TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı

Dava Konusu İstem: Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken 05/03/2017 tarihinde emekli olan davacının, 09/12/2015 tarihli sosyal medya (...) paylaşımı nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma neticesinde 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarılmasına" ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile tüm haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ... tarihli paylaşımı nedeniyle, Emniyet Genel Müdürlüğü ... Daire Başkanlığına yapılan ihbar neticesinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada, TCK'nın 299/3'üncü maddesi kapsamında Adalet Bakanlığından kovuşturma izni istenmesi aşamasında, dava konusu paylaşımın düzenlenen 26/07/2017 tarihli fezleke kapsamına dahi alınmadığı ve bu paylaşım nedeniyle davacı hakkında herhangi bir kamu davasının açılmadığı, ancak konu ile ilgili olarak hazırlanan disiplin soruşturması raporunda, fezleke düzenlendiğinden fiilin işlendiğinin sübut bulduğu ve getirilen teklif doğrultusunda dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının diğer paylaşımları nedeniyle hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan dolayı açılan kamu davasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; "...iddianamede bahsedilen paylaşımların hakaret niteliğinde görünmediği, kaba söylem ve eleştiri niteliğinde olduğu, nitekim Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere siyasiler ve üst düzey bürokratlar ile kamuya mal olmuş kişilerin diğer insanlara nazaran ağır eleştirilere daha fazla katlanmak zorunda olmalarının demokratik toplumun bir gereği olduğu da gözetilerek sanık tarafından yapılan paylaşımların Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturmadığı gözetilerek 5271 sayılı CMK 223/2-a maddesi gereğince" davacının beraatine hükmedildiği, anılan kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kesinleştiği, her ne kadar disiplin soruşturması raporunda, davacı hakkında kovuşturma izni alınması istemiyle düzenlenen fezleke ile kovuşturma yapılmasına izin verilmesi istenildiğinden Cumhurbaşkanına hakaret fiilini işlediği sübuta erdiğinden bahisle davaya konu ceza teklifi yapılmış ve bu yönde işlem tesis edilmiş ise de; işbu davaya konu paylaşım anılan fezlekeye konu edilmediğinden söz konusu tespitin hatalı olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca, davacı hakkında bu paylaşımla ilgili kamu davası açılmasına gerek görülmediği, kaldı ki dava açılması gerekli görülen diğer paylaşımlarla ilgili yargılama neticesinde de, bu paylaşımların hakaret niteliğinde görünmediği, kaba söylem ve eleştiri niteliğinde olduğundan beraat kararı verildiği hususları dikkate alındığında, işbu davaya konu paylaşımın "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu haliyle davacının fiilinin, anılan Kanun hükmündeki suç tanımına da uymadığı, diğer bir ifadeyle, 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesiyle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının 09/12/2015 tarihli sosyal medya (...) paylaşımları nedeniyle devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı, hukuka aykırı olduğu saptanan işlem dolayısıyla davacının varsa yoksun kaldığı tüm özlük ve mali haklarının davalı idarece tazmini gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle varsa mahrum kalınan hakların iadesi isteminin kabulüne karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu belirtilerek, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Davalı idare tarafından; disiplin cezası verilmesinin, ceza davasının sonucuna bağlı olmadığı, davacının yaptığı sosyal medya paylaşımlarının 657 sayılı Kanun'un 125/E - g maddesi uyarınca, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" niteliği taşıdığından, hakkında tesis edilen memurluktan çıkarma cezasının hukuka uygun olduğu belirtilerek, hukuka aykırı olan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi

Dava, ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken ... tarihinde emekli olan davacının, 09/12/2015 tarihli sosyal medya (...) paylaşımları nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma neticesinde 657 sayılı Kanun’un 125/E-(g) maddesi uyarınca “Devlet Memurluğundan Çıkarılmasına” ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile tüm haklarının iadesi istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlıkta; ...İdare Mahkemesi’nin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 09/12/2015 tarihli sosyal medya paylaşımları nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada, Adalet Bakanlığından kovuşturma izni istenmesi aşamasında, dava konusu paylaşımın düzenlenen 26/07/2017 tarihli fezleke kapsamına dahi alınmadığı ve bu paylaşım nedeniyle davacı hakkında herhangi bir kamu davası açılmadığı, davacının diğer paylaşımları nedeniyle hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan dolayı açılan kamu davasında, ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iddianamede bahsedilen paylaşımların hakaret niteliğinde görülmedikleri, kaba söylem ve eleştiri niteliğinde bulundukları, dolayısı ile eylemin Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturmadığından bahisle davacının beraatine hükmedildiği, anılan kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararı ile kesinleştiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca, davacı hakkında işbu davaya konu paylaşımla ilgili kamu davası açılmasına gerek görülmediği, dava açılması gerekli görülen diğer paylaşımlarla ilgili yargılama neticesinde de beraat kararı verildiği hususları dikkate alındığında, davacının fiilinin “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu haliyle davacının fiilinin anılan Kanun hükmündeki suç tanımına uymadığı, diğer bir ifade ile 657 sayılı Kanun’un 125/E-(g) maddesiyle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan “tipiklik” şartının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, davalı idarenin istinaf istemi reddedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, yapılan soruşturma neticesinde diğer paylaşımları nedeniyle “Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan açılan kamu davasında tensip zaptı ara kararı gereğince davanın mağdura 10/01/2018 tarihinde yapılan tebligat ile ihbar edildiği, T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Hukuk Hizmetleri Başkanlığının 17/01/2018 tarihli yazısı ile mağdurun şikayet ve davaya katılma talebinin bulunmadığının bildirildiği, kovuşturma aşamasında aksi yönde mahkemesine herhangi bir talebin de iletilmediği, bu itibarla karar tebliği üzerine mağdur vekilinin istinaf yetkisinin bulunmadığı, CMK 260. maddesine göre katılan sıfatını almış ya da bu talepleri red edilmiş veya karara başlanmamış kişilerin istinaf etme hakkına sahip olduğu” gerekçesiyle anılan beraat kararının kesinleştiği ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararından anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamanın eklenmesi suretiyle temyize konu kararın onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.