DANIŞTAY
ÜÇÜNCÜ DAİRE
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
Dava konusu istem: Davacı adına, kısmen komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği ve alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporunun esas alındığı inceleme raporuna dayanılarak önceki yıldan devreden indirilebilecek katma değer vergisinin azaltıldığı da gözetilmek suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2017 yılının Ocak ila Eylül dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacı hakkındaki saptamalardan sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği sonucuna varıldığı, öte yandan, davacının faturalarını kayıtlarına aldığı ... Petrokimya Ürünleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... İnşaat Malzemeleri Elektrik Alüminyum Maden Nakliye İthalat İhracat Limited Şirketi, ..., ... Güneş Enerji Üretim Anonim Şirketi ve ... hakkındaki tespitlerin, düzenledikleri faturaların gerçeği yansıtmadığını gösterdiği, dava konusu tarhiyatın önceki yıldan devreden indirilebilecek katma değer vergisi yönünden bağlı olduğu 2016 yılının Ocak ve Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla azaltıldığı gerekçesiyle cezalı vergi azaltılmıştır.
İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
Davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Temyize konu hüküm fıkrasının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Dava Dairesi kararının temyiz konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.