DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Dava konusu istem: Bahçelik 2. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Kayseri ili Melikgazi ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; uygulama ile arazinin yerinde korunduğu, bu sebeple arazi toplulaştırma uygulaması ile davacıya eşdeğer yerden ve eşdeğer özellikli alandan tahsis yapıldığı, tahsis işleminin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olduğu, dava konusu kadastro parselleri için toprak derecelendirmesinin parsel endeksi değerinin toprağın etüt değeri, verimlilik ve konum değerleri gibi parametrelerin göz önünde bulundurularak hesaplandığı, dönüşüm tablolarında toprak derecelendirmelerinin dikkate alındığı ve bununla ilgili dönüşüm hesaplarının doğru yapıldığı, dava konusu kadastro parsellerinden yapılan kesinti miktarının yasal sınırlar içinde kaldığı, toplulaştırma ile oluşturulan arazinin tarım yapmaya elverişli olduğu, toplulaştırma ilanı sonrasında inşa edilen yapıların yasal olarak korunması zorunluluğunun bulunmadığı, bu itibarla toplulaştırma ilanı sonrası inşa edildiği tespit edilen yapının toplulaştırma kapsamında göz önünde bulundurulmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, sabit tesislere ilişkin tüm bilgi ve belgelerin ilgili kurumlara verildiği, uydu fotoğraflarında sabit tesislerin açıkça görüldüğü, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, sabit tesislerinin korunacağına dair teminat verilmesine rağmen keyfi işlem yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.