TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Valiliği...
(... Dairesi Başkanlığı)

Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı mülkiyeti Hazine'ye ait 10.528,54 m² taşınmazın 2.000,00 m²'lik kısmının işyeri ve bahçe yapılarak davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 10/12/2015 - 20/01/2017 dönemi için 198.214,79 TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; taşınmazın İmar mevzuatı uygulaması ile Hazine adına tescil edildiğinin çekişmesiz olduğu, davalı idarece, davacının, öncesinde dava dışı gerçek kişiye ait taşınmaz üzerinde yapı sahibi/kullanıcı olduğu savının aksinin ortaya konulamadığı, imar uygulaması sonrasında gerçekleştirilen parselasyon işlemi ile meydana gelen yeni hukuki duruma göre, Hazine adına tescil edilen taşınmaz üzerinde kalan yapının kullanımından dolayı, 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi kapsamında davacının işgalci sayılması mümkün olmadığından, davacıdan ecrimisil istenilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Davalı İdare tarafından, davacının sözü edilen taşınmazda fuzuli işgali nedeniyle düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinde hukuka aykırırlık bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Cevap verilmemiştir.

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.