DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Dava konusu istem: Aksaray ili, Merkez ilçesi, Sultanhanı Beldesinde bulunan ... parsel sayılı Hazine taşınmazının tarafına satışının yapılabilmesi için, 3083 sayılı Kanun kapsamında üçüncü kişiye yapılan tahsis işleminin iptal edilerek taşınmazın tekrar Hazine adına tescil edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesince; Danıştay bozma kararına uyularak verilen kararda, davacının dava konusu edilen arazi dağıtım projesinin iptalini istemekte, hukuken korunabilir kişisel ve meşru bir menfaati bulunmadığından, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, davanın reddi yolundaki istinaf başvurusuna konu mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu Hazine taşınmazını satın alma hakkı bulunduğu, bu hususun kesinleşmiş yargı kararı ile de ortaya konulduğu, idarenin işlemi yapmaktan kaçınması durumunda işlemin gereğinin sağlamak için dava açmasın hukuken korunması gereken bir yararının varlığının açık olduğu, mülkiyet hakkı ile yarışan değil, mülkiyet hakkının yer değiştireceği yenilik doğuran bir hakkın kullanımının engellenmesi söz konusu olduğundan dava açmada hukuki yararı ve menfaatinin mevcut olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
1- Davalı idareler tarafından, cevap verilmemiştir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 02/05/2024 tarih ve E: 2024/627, K: 2024/2708 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.