DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 19/04/2016 tarihinde yapılan denetimde, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal ettiğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 84.575,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ...-... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 19/04/2016 tarihinde yapılan denetimde, 3 adet dispanser bulunan yazarkasalardan 01/01/2016-25/04/2016 tarihleri arasındaki döneme ilişkin mali hafıza raporu alındığı, ... ... ve ve ... seri numaralı ödeme kaydedici cihazların incelenmesinden söz konusu dönemde toplam 868.876 litre satış yapıldığının tespit edildiği, bu satışlara karşılık (motorin) alış faturaları sorulduğunda ...arih ve ... seri numaralı 9100 kg (11.080 litre), ... tarih ve ... seri numaralı 11.032 litre, ...tarih ve ... seri numaralı 14.862 litre miktarlı 3 adet fatura olmak üzere toplam 36.974 litrelik alış faturası ibraz edildiği, davalı Kurum kayıtlarında yapılan araştırmada, davacının 01/01/2016-25/04/2016 tarih aralığında düzeltilmiş otıomasyon bilgilerine bakıldığında davacının dönem başı stokunun 13.669 litre, dönem içi tanka dolumlarının 23.933 litre olduğu, pompa satışlarının 34.024 litre ve dış satışların ise 60.009 litre olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından ibraz edilen toplam 36.974 litrelik alış faturasına karşılık otomasyon sisteminden geçmiş 94.000 litre satışın olduğu, ödeme kaydedici cihazlara göre söz konusu dönemde toplam 868.876 litre satışın yapıldığı, davacı şirketin, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde akaryakıt ikmal ettiğinin sabit olduğu, ancak davalı idarece idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya koyulmadığı anlaşıldığından, herhangi bir kriter gözetilmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "İdari para cezaları" başlıklı 19. maddesinde, bir kısım fiillere yönelik idari para cezaları fıkralar halinde sayıldıktan sonra, yukarıda belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verileceğinin kurala bağlandığı, kanun koyucunun bu düzenlemeyle, Kanun'a aykırı hiçbir fiilin yaptırımsız kalmamasını sağlamayı amaçladığı;
Anayasa Mahkemesinin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E: 2015/109, K: 2016/28 sayılı kararıyla; 5015 sayılı Kanun'un 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin, "Aşağıdaki hallerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir:" bölümünün, 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesine ve iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, Anayasa Mahkemesince iptal kararının yürürlüğü 03/05/2016 tarihinden itibaren dokuz ay ertelenmesine rağmen bu süre içerisinde, iptal edilen kısma ilişkin yeni bir yasal düzenleme yürürlüğe girmediğinden davalı idare tarafından, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmek fiilini işlediğinden bahisle davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası gereğince idari para cezası uygulandığı;
5015 sayılı Kanun'un Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen anılan hükmü, bayilerin, bayisi olduğu dağıtıcı dışında başka bir dağıtıcıdan ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmamasına yönelik yükümlülüğe ilişkin olmayıp, bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle verilecek idari para cezasının maktu olarak düzenlenmesi adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmayacağından, bu fiili işleyenler hakkında uygulanacak ceza maddesine ve miktarına yönelik bir iptal kararı olduğu, söz konusu yükümlülüğe aykırı davranan bayiler hakkında Kurumca ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak işlem tesis edilebileceği;
Bu itibarla, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmeme yükümlülüğüne ilişkin olarak bu yükümlülüğün hukuka aykırı olduğundan bahisle verilmiş bir iptal kararı bulunmadığından, belirtilen yükümlülüğe riayet etmeyen bayilere, bu ihlal nedeniyle verilecek cezayı özel olarak ayrıca düzenleyen kanun maddesinin iptali nedeniyle oluşan hukuki durum dikkate alındığında, Kanun'un 19. maddesinde özel olarak sayılmayan ihlaller nedeniyle uygulanacak cezaları düzenleyen aynı maddenin yedinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararında fiilin sübut bulup bulmadığına ilişkin somut bir değerlendirme yapılmadığı, ön araştırma ve soruşturma prosedürü atlanarak tutanak ve kolluk evrakları üzerinden cezalandırma yoluna gidildiği, haklı bir gerekçe belirtilmeden ve objektif kriterlere dayanılmadan üst sınırdan idari para cezası verilmesinin ölçülülük ilkesi ile bağdaşmadığı, adli yönden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bayisi olduğu dağıtım şirketinden almış olduğu faturalı akaryakıtı sattığı, yasa dışı herhangi bir işlem veya eylemi olmadığı, alım ve satımlarının usulüne uygun olduğu, otomasyon sisteminin düzgün çalıştığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.