TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu

Dava konusu istem: e-Devlet kapısından kendisi üzerine kayıt yapılmasına izin verilmeyen kişilere ait IMEI kayıt belgeleri tutarlı, doğru ve/veya tam olmayan bazı kayıtların iptal edilmemesi ve söz konusu kayıt belgelerinin Kuruma geç iletilmesi nedeniyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 47. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacı şirkete 2012 yılı net satış tutarının %0,005'i (yüzbinde beşi) oranında 223.113,23 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin... tarih ve... sayılı Bilgi teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketçe mevzuat gereği e-Devlet kapısından kendisi üzerine kayıt yapılmasına izin verilmeyen kişilere ait yolcu beraberinde yurtdışından getirilen cihazlarla ilgili tutarlı, doğru veya tam olmayan IMEI kayıtlarının iptal edilmediği ve söz konusu kayıt belgelerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna geç iletildiğinin anlaşıldığı, bu fiili nedeniyle davacı şirket hakkında idari para cezası uygulanması gerekirken ihlal fiilinde ortaya çıkan rakamların toplam kayıt sayısına oranla düşük olması nedeniyle uyarı yaptırımı uygulanmasının kanunilik ilkesine ve hukuka aykırı olduğunun ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla ortaya koyulduğu, ihlalin tespiti halinde kanunda belirtilen idari para cezası yaptırımını uygulamak konusunda bağlı yetki içinde bulunan idarenin bu kararının aleyhe karar verme yasağı kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı şirket hakkında 2012 yılı net satışlarının yüzbinde beşi oranında idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu idari işlemin, idarenin serbest irade ve tasarrufu ile tesis edilmediği, mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesini teminen bağlı yetki kapsamında Kurul tarafından karar alındığı, Kurul kararında bu hususa açıkça yer verilip işlemin gerekçesi olarak ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının gösterildiği, ancak; ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, istinaf incelemesi devam ederken 26/06/2018 tarihli dilekçeyle davacı tarafından davadan feragat edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, dolayısıyla idari işlemin hukuki sebebini oluşturan yargı kararının ortadan kalktığı, başka bir anlatımla kararın icrası amacıyla tesis edilen işlemin dayanaksız kaldığı anlaşıldığından, anılan yargı kararının uygulanmasını teminen tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare tarafından, davacı şirketin mevzuatı ihlal ettiğinin sabit olduğu, dava konusu işlemin yargı kararı üzerine tesis edildiği, dayanağı yargı kararı iptal edilen işlemin, iptalinin değil ancak yok hükmünde olduğunun tespitinin istenebileceği, işlemin tesisinde kusuru bulunmayan davalı idareye yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yüklenemeyeceği ileri sürülmektedir.

Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.

Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.