Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirkete, bayisine ait akaryakıt istasyonunda 14/05/2019 tarihinde yapılan denetimde bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve tutarlı veriler içermediği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.250.000,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 14/05/2019 tarihinde yapılan denetimde, "... İstasyonda bulunan otomasyon sisteminde 12/04/2019-12/05/2019 tarihleri arasında akaryakıt dolum miktarlarının sorgulamasının yapıldığı, ancak belirtilen tarihlere ait herhangi bir dolum işleminin olmadığı, farklı tarih aralıkları girildiğinde yine herhangi bir dolum işleminin olmadığının görülmesi üzerine istasyona otomasyon hizmeti veren LİNK isimli servisi ile irtibata geçildiği, bu husus sorulduğunda, nedenini bilmediklerini fakat kendi sistemlerinde 49.147 litre motorin girişlerinin olduğunu belirtikleri, buna ilişkin ekran görüntüsünün elektronik ortamda istasyon çalışanının telefonuna iletildiği, belirtilen tarihler aralığına ilişkin alış faturalarının talep edildiği, istasyona ait muhasabe servisinin kapalı olduğu alış faturalarının daha sonra Müdürlüğe ibraz edileceğinin istasyon çalışanınca ifade edildiği..." şeklinde tespitlerde bulunularak tutanağa bağlandığı, ilgili mevzuat uyarınca dağıtıcı lisansı sahiplerinin bayilerinde otomasyon sistemi kurmak ve sistemin sağlıklı çalışmasını sağlamakla yükümlü olduğu, otomasyon sisteminde yaşanan arızaların otomasyon sistemini kuran şirkete veya bayiye bildirilmiş olmasının davalı idareye bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, soruşturma sürecinin usulüne uygun olarak yürütüldüğü ve dosya kapsamından eylemin sabit olduğunun anlaşıldığı, davacı şirketin de bayisinin böyle bir eylemi gerçekleştirmediği iddiasının bulunmadığı dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, akaryakıt dolumunun otomasyon sistemine yansımadığının fark edilmesi üzerine ilgili otomasyon şirketi yetkililerinin bayiye yönlendirildiği, arızanın giderilerek sistemin çalışır hale gelmesinin sağlandığı, arıza dönemlerinde bayiye kesinlikle akaryakıt ikmali yapılmadığı, başka dağıtıcıdan akaryakıt ikmalinin engellendiği, satışların durdurulduğu, ellerinde olmayan ve önüne geçilemez elektrik/internet bağlantısı sorunları nedeniyle otomasyon sisteminin arıza vermesinin normal olduğu, Kurum kayıtlarında yer alan otomasyon verilerinde akaryakıt dolum ve satışlarının birbiriyle uyuşmadığı ileri sürülmüş ise de bu hususun somut bilgi ve belgelerle desteklenmediği, aynı olay nedeniyle bayisi hakkında başlatılan soruşturmanın sonlandırılıp şirketlerine idari para cezası verilmesinin hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.