Dava konusu istem: Muğla Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığınca açık ihale usulüyle ... tarinde gerçekleştirilen... ihale kayıt numaralı "Muğla İli Menteşe İlçesi Kent Meydanı ve Otopark Yapılması" ihalesi kapsamında yüklenici firmalarla alt yüklenicilik sözleşmesi imzalayan davacı tarafından, anılan sözleşme uyarınca yaptığı işin karşılığını alamadığından ve usulsüz hak ediş ödemeleri nedeniyle anılan Belediyenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle 5.000.000,00 TL maddi zararının (fazlaya ilişkin hakları ile manevi zarara ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) 6. hak ediş raporunun düzenlendiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih, E:..., K:... sayılı kararda; davacının tazminini talep ettiği zararın, davalı idarenin daha önce usulsüz hak ediş raporları düzenlenmesi, sözleşmesinin süresinin uzatılmaması nedeniyle sözleşme hükümleri gereği cezai şart uygulanması ve hak ediş ödemelerinin ana yüklenicinin haciz dosyalarına mahsup edilmesinden kaynaklı olarak sözleşme konusu işin yaptığı kısmının karşılığı olan ve ödenmeyen bedele ilişkin olduğu, söz konusu zararın ihale sürecine ait bir zarar olmadığı, ihaleden sonra imzalanan ve özel hukuk sözleşmesi niteliğindeki yapım işi ve alt yüklenici sözleşmelerinin uygulanması aşamasında ortaya çıkan ve sözleşmenin ifasından kaynaklandığı, özel hukuk hükümlerine tabi olan sözleşmelerin uygulanması aşamasında ortaya çıkan zararın tazminine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargının görevine girdiği anlaşıldığından, davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, talep edilen tazminatın Belediye personelinin haksız fiilinden doğduğu ve hizmet kusuruna dayalı olduğu, dolayısıyla bakılan davada görevli yargı yerinin idari yargı mercileri olduğu, davalı idarenin personel seçiminde gerekli dikkat ve özeni göstermiş ve gerekli önlemleri zamanında almış olsaydı böyle bir zararın doğmamış olacağı ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.