Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararı ile FETÖ/PDY’nin terör örgütü olmadığının ortaya konulduğu, anılan kararla kesinleşen eylemlerin tekrar terör örgütü suçlamasına dayanak yapılamayacağı, 15 Temmuz 2016 tarihi öncesinde cemaat olarak adlandırılan oluşumun terör örgütü olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş yargı kararının bulunmadığı, 26 Mayıs 2016 tarihli MGK toplantısından önceki yasal faaliyetlerin suç delili olarak gösterilemeyeceği, aksi durumda hukuki güvenlik, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ile öngörülebilirlik ilkelerinin ihlal edilmiş olacağı, terör suçlamasının 15 Temmuz 2016 tarihinden önceki eylemlere geriye dönük olarak uygulanamayacağı, irtibat ve iltisak kavramlarına son derece geniş, muğlak ve temel hakları ihlal eden anlamlar yüklendiği, bu durumun kanunların öngörülebilir olması gerektiği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, üyesi olduğu tarihte sendikanın yasal kuruluş olduğu ve hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı, sendika üyeliğinin anayasal bir hak olup, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğunu göstermeyeceği, ... hesabındaki hareketlerin rutin bankacılık faaliyetleri olduğu, çocuğunu Devlet tarafından teşvik verilen özel bir okula gönderdiği, Devletin izni ile kurulan ve çalışmalarına devam eden özel eğitim kurumlarına eğitim ücreti ödemesinin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi, öngörülebilirlik ilkesinin ve milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.