İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:...sayılı, davacının temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU: Davacı tarafından, 12/10/2016 tarihinde Kozan Devlet Hastanesi'nde geçirdiği sağ kalça ameliyatı sonucunda daimi iş göremez duruma geldiği ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 101.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla, temyizi istenen kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, bakılmakta olan davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrası ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açıldığı, yargılama kapsamında hesaplanacak tazminatın tahsilinin talep edildiği, talebi tamamen reddedildiği için temyiz kesinlik sınırından bahsedilemeyeceği, hak arama hürriyetinin ihlal edilmemesi adına temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,

2. Temyiz isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,

3. Adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY:

Bakılmakta olan dava; davacı tarafından, 12/10/2016 tarihinde Kozan Devlet Hastanesi'nde geçirdiği sağ kalça ameliyatı sonucunda daimi iş göremez duruma geldiği ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 101.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği, aynı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasında ise bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E: 2023/36, K: 2023/142 sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan...” ibaresinin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen yasa kurallarının yargı yerince çözümlenmekte olan uyuşmazlıklarda uygulanması mümkün değildir. Zira, Anayasa Mahkemesince bir kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşecektir.
Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca, bakılan davada 2023 yılında verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı hakkında temyize tabilik hususu yönünden temyiz parasal sınırına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle, davacının anılan karara ilişkin temyiz isteminin esasının temyiz merciince değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılması suretiyle uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yönde verilen Daire kararına katılmıyoruz.