Dava konusu istem: Kars ili, Merkez ... Mahallesi ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı tarafından; taşınmazının Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca "Korunması Gerekli Kültür Varlığı" olarak tapuya tescil edilmesine ilişkin 26/11/2002 tarihli kaydın kaldırılması talebiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkin Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapmış olduğu itirazın reddi yönündeki Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

Danıştay Dördüncü Dairesinin 09/11/2023 tarihli, E: 2023/11544, K: 2023/6135 sayılı bozma kararı sonrasında, bozma kararına uyularak yeniden yapılan inceleme neticesinde bilirkişi raporunda davaya konu yapının inşa edildiği dönemin mimari özellikleri, mahalledeki geleneksel yapılar ile komşu yapıların nitelikleri, kentsel doku, yapının konumu ile mimari özelliklerinin belirtildiği, söz konusu bu yapının bulunduğu mahaldeki yapılar ile mimari biçimleniş, malzeme kullanımı, yapım tekniği gibi nitelikleri bakımından benzerlik gösterdiği ve korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğu sonuç ve kanatine varıldığından, söz konusu taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmesine ilişkin işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, bozma kararına uyularak 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 45'inci maddesine göre yeniden yapılan inceleme sonucunda, istinaf incelemesine konu olan kararın sonucu itibarıyla hukuka ve yargılama usûlüne uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir nedenin de bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı belirtilerek istinaf başvurusunun kararda yer verilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararının gerekçesiz olduğu, bilirkişi raporunun olduğu gibi karara yazıldığı, caddede bulunan yapıların çoğunun 1900'lü yıllarda iken Ruslar tarafından yapıldığı, 1950'lerde yapılan dava konusu taşınmazın aynı özellikleri taşımadığı, betonarme yapı olduğu, benzetmeden yola çıkarak tescil kaydı konulmaması gerektiği, yapının kolon ve kirişlerinin ayrıldığı, yaşamak için sağlıklı koşullar barındırmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.