TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

Dava konusu istem: ... Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında,Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, ... Mahallesinde yer alan ve davacıya ait ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; toplulaştırma işlemi yapılmadan önce davacıya ait bulunan taşınmazlar ile toplulaştırma sonrasında davacıya ait olan taşınmazların yerinin aynı olduğundan toplulaştırma uygulaması ile davacıya eş değer yerden ve eş değer özellikte alan tahsisi yapıldığı, taraflar arasında ihtilaf olan hususun toplulaştırma işlemi nedeniyle ... sayılı parselde yapılan düzenleme ortalık payı kesintisi olduğu, toplulaştırma sonucunda kesinti yapılan alandaki ağaçların 8-9 yaşlarında olduğu, dolayısıyla gerek toplulaştırma işlemi başında gerek de sabit tesis tutanağının düzenlendiği tarihte ... sayılı taşınmazda herhangi bir sabit tesisin bulunmadığı, diğer taraftan, toplulaştırma işleminin 27/02/2010 tarihinde başladığı ve 2017 yılının Nisan ayında bittiği göz önüne alındığında yaklaşık 7 yıl süre ile davacıdan taşınmazını kullanmamasını beklemenin mülkiyet hakkına karşı ağır bir külfet oluşturacağı, ... sayılı parselden yapılan kesintinin meyve bahçesini sulayan su kuyusunun ve pompanın bulunduğu alanda yapıldığı, toplulaştırma işlemine esas düzenleme ortaklık payının kesileceğinden kuşku bulunmamakta ise de, kesinti yapılan alanda tüm parseli besleyen su kuyusunun ve pompası bulunduğundan anılan parselin başka bir yerinden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının hakkaniyete daha uygun düşeceği anlaşıldığından, mevcut hali ile yapılan toplulaştırma işleminin ... sayılı parseli kapsayan bölümünde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Davalı idare tarafından, davacının kuyuyu yaptırdıktan sonra idareye hiçbir başvuru yapmadığı, parsel sınırları boyunca sabit tesisler olduğundan, tarlanın başka bir bölümünden kesinti yapılamayacağı ileri sürülmektedir.

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.