DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Dava konusu istem: Batman İli, Beşiri İlçesi, ... (...) Köyü'nde ... Kısım Arazi Toplulaştırma ve T.İ.G.H projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle yapılan 24/06/2020 tarihli itirazın zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının hissedarı olduğu eski parseller ile toplulaştırma sonrası yeni parseller dikkate alındığında yeni parsellerin eski yerlerinde olduğu ve birbiri üzerinde çakışık ya da bitişik olduğu, davacı ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı eski ... ve ... nolu parseller ile bu parseller karşılığında tahsisi yapılan ... ve ... nolu iki yeni parsele dönüştüğü ve birbirine eşdeğer olduğu, yapılan toplulaştırma işlemi ile davacının toplulaştırma işlemine dahil edilen taşınmazının birbirine bitişik tek parça halinde fakat iki parsel olarak ve eski müşterekler korunarak verildiği, 3083 sayılı Kanun uyarınca yapılan toplulaştırma işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu ... ve ... parseller yönünden istinaf başvurusuna konu kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varıldığı, ... ada ... sayılı kadastral parsel yönünden ise; söz konusu taşınmazın, kadastral hali ile Maliye Hazinesinin tam mülkiyetinde bulunduğu, ne kadastral halinde ne de toplulaştırma neticesi oluşan parsellerde davacının, herhangi bir mülkiyet bağının bulunmadığının görüldüğü, bu durumda, davacının mülkiyete ilişkin iddialarının arazi toplulaştırma işleminin iptali istemiyle açılan işbu davada karşılanmasının mümkün olmadığı ve anılan taşınmaz bakımından hukuken korunabilir meşru bir menfaatinin bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin ... ada ... parsele isabet eden kısmı yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, esasının incelenmesi suretiyle reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerde istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazların dört tarafının Hazine arazisi olduğu ve öncelikle bu arazilerin toplulaştırmaya tabi tutularak taşınması gerektiği halde bu konuda bilirkişilerce bir değerlendirme yapılmadığı, yeraltı suyu araştırma etüt raporu bulunan hissesinin kendisinden alınarak mağdur edildiği, eksik inceleme sonucu verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Cevap verilmemiştir.
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.