TEMYİZ EDEN (DAVALI):... Kurulu

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararı ile meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, Giresun Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme başvurusunun reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

Danıştay Beşinci Dairesinin 28/03/2022 tarih ve E: 2019/710, K: 2022/1530 sayılı kararıyla;
Davacının Giresun Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde hakkındaki ihbar ve şikayetler üzerine yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... dosya sayılı soruşturma evrakı uyarınca verilen ...tarih ve... sayılı soruşturma izni üzerine başlatılan inceleme üzerine 10/07/2012 tarihli soruşturma raporuna istinaden, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; davacı hakkında düzenlenen disiplin soruşturma raporunda davacının eylemlerinin ayrı ayrı değerlendirilerek 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 68. maddesinde düzenlenen yer değiştirme cezasının önerildiği, yine 2802 sayılı Kanun'un 71. maddesi uyarınca davacının yazılı savunmasının istenilmesine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve ...esas, ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının (A) maddesinde, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Yer Değiştirme Cezası" başlıklı 68. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde yer alan, "Madde tayin ve deliller elde edilmemiş olsa bile, rüşvet aldığı kanısını uyandırdığı" isnadı ile "bu cümleden olarak" ibaresinin ardından sûbuta erdiği iddia edilen fiillerin sıralandığı, (B) maddesinde anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Yaptığı iş ve davranışları ile görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırdığı" isnadı ile "bu cümleden olarak" ibaresinin ardından sûbuta erdiği iddia edilen fiillerin sıralandığı, (C) maddesinde, aynı maddenin 2.fıkrasının (a) bendinde yer alan" Kusurlu veya uygunsuz hareket ve ilişkileriyle mesleğin şeref veya nüfuzunu veya şahsi onur veya saygınlığını yitirdiği" isnadı ile "bu cümleden olarak" ibaresinin ardından sûbuta erdiği iddia edilen fiillerin sıralandığı, yine (D) maddesinde, aynı maddenin 2. fıkrasının (c) bendinde yer alan, "Hatır ve gönüle bakarak veya kişisel duygulara kapılarak görev yaptığı kanısını uyandırdığı" isnadı ile "bu cümleden olarak" ibaresinin ardından sûbuta erdiği iddia edilen fiillere yer verilerek savunma istenildiği ve yine davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının (A) maddesinde de, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Yer Değiştirme Cezası" başlıklı 68. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde yer alan, "Yaptığı iş ve davranışları ile görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırdığı" isnadı ile "bu cümleden olarak" ibaresinin ardından sûbuta erdiği iddia edilen fiillerin sıralandığı, (B) maddesinde anılan maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan "Kusurlu veya uygunsuz hareket ve ilişkileriyle mesleğin şeref veya nüfuzunu veya şahsi onur veya saygınlığını yitirdiği" isnadı ile "bu cümleden olarak" ibaresinin ardından sûbuta erdiği iddia edilen fiillerin sıralandığı, (C) maddesinde, aynı maddenin 2. fıkrasının (c) bendinde yer alan "Hatır ve gönüle bakarak veya kişisel duygulara kapılarak görev yaptığı kanısını uyandırdığı" isnadı ile "bu cümleden olarak" ibaresinin ardından sûbuta erdiği iddia edilen fiillerin sıralanmasından sonra 2802 sayılı Kanun'un 71. maddesi uyarınca davacının yazılı savunmasının istenilmesine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarih ve... esas, ... sayılı kararına istinaden verdiği savunmasına yer verildiği halde, netice olarak davacının, anılan fiillerin karşılığı olarak "yer değiştirme disiplin cezasıyla" değil, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin son fıkrası hükmünün uygulanması suretiyle "meslekten çıkarma cezası" ile cezalandırıldığının anlaşıldığı,
Bu durumda, kararda yer verilen mevzuat hükümleri ile yapılan değerlendirme ve açıklamalar ışığında, savunma istem yazılarının içeriğinin Anayasa ve Kanunlar ile koruma altına alınan savunma hakkının kullanılmasını mümkün kılabilecek nitelikte olmadığı, savunma istem yazılarında yer alan disiplin soruşturmasına konu fiillerin hukuki nitelendirmeleri ile soruşturma sonucunda davacıya verilen cezanın farklı olduğu ve nihayetinde davacının daha ağır bir cezayla cezalandırıldığı anlaşıldığından, uyuşmazlıkta, anayasal güvence altında bulunan savunma hakkının usulüne uygun şekilde kullandırıldığından söz etmeye olanak bulunmadığı,
Dolayısıyla, davacının 2802 sayılı Kanun'un 69/son maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme başvurusunun reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/06/2020 tarih ve E: 2018/1744, K: 2020/828 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle, dava konusu kararın iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare tarafından, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların teklif edilen ceza ile bağlı bulunmadığının bilinen bir disiplin hukuku ilkesi olduğu, müfettiş raporunda teklif edilen nihai cezanın 2802 sayılı Kanun'un 69/2. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası olduğu hususunun dikkate alınmadığı, davacının da kendisi hakkında müfettiş raporunda teklif edilen “meslekten çıkarma cezası”ndan haberdar olarak savunma vermiş olmasının, savunma hakkının kısıtlandığı iddiasını dayanaksız kıldığı, temyize konu kararda, savunma istem yazısı eksik irdelenerek hüküm kurulduğu, zira söz konusu savunma istemi yazısında sadece eylemlerden söz edilerek herhangi bir ceza teklifi ibaresine yer verilmediği gibi, 2802 sayılı Kanun'un 68. maddesinin bahsinin bile söz konusu yazıda geçmediği, dava konusu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda da 2802 sayılı Kanun’un 68. maddesine değinilmediği, sadece söz konusu maddede geçen başlıklara soruşturma isnadı başlıkları olarak yer verildiği, bu durumun da, davacının 68. madde uyarınca cezalandırılmasının teklif edildiği veya yer değiştirme cezası verileceği anlamına gelmediği, savunma hakkının Anayasa'ya uygun olarak kullanılabilmesi için, savunması istenen ilgiliye, kendisine isnat edilen fiillerin neler olduğunun açıkça ortaya konulması ve savunma yapması için gerekli sürenin tanınması gerektiği, olayda davacıya savunma yapması için hakkındaki tüm isnat olunan fiillerin (oluş, yer ve zaman bakımından) açık ve net bir şekilde bildirildiği, bu konuda mevzuatın öngördüğü bütün olanakların sağlanarak savunmasını yapması için yeterli sürenin tanındığı, önerilen ceza maddelerinden farklı ceza verildiği gerekçesi ile savunma hakkının kısıtlandığı sonucuna varılmasının hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, her ne kadar davalı idare tarafından, davacının kendisi hakkında müfettiş raporunda teklif edilen “meslekten çıkarma cezası”ndan haberdar olarak savunma verdiği ileri sürülmüş ve temyize konu Daire kararında bu teklife yer verilmediği görülmüş ise de, 10/07/2012 tarihli inceleme ve soruşturma raporunda, davacının eylemleri ayrı ayrı değerlendirilerek 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 68. maddesinde düzenlenen yer değiştirme cezasının yanında bazı soruşturma maddelerinde belirtilen hususlardan dolayı 2802 sayılı Kanun’un 69/2. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının da teklif edildiği, ancak davacıya anılan Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası verildiği anlaşılmıştır.
2802 sayılı Kanun'un söz konusu maddeleri incelendiğinde, 68. maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olma veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8. maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymenin meslekten çıkarılmayı gerektireceği kuralına yer veren 69/2. maddesi ile disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiilin suç teşkil etmemesi ve hükümlülüğü gerektirmemesi durumunda bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görülmesi halinde meslekten çıkarma cezası verilmesini düzenleyen 69. maddesinin son fıkrasında aynı cezalar öngörülmüşse de, anılan fıkraların uygulanma şartlarının birbirinden farklı olduğu, dolayısıyla savunma hakkının usulüne uygun şekilde kullandırıldığından söz etmeye olanak bulunmadığı anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni olarak görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 28/03/2022 tarih ve E: 2019/710, K: 2022/1530 sayılı kararının ONANMASINA,

3. Kesin olarak, 11/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

X- Dava, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, Giresun Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme başvurusunun reddine ilişkin aynı Dairenin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, hâkim ve savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiş, "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin 1. fıkrasında, "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." şeklinde tanımlanmış, 2. fıkrasında, "68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir..." hükmüne; son fıkrasında da, "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa'nın 129. maddesinin 2. fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlilerine savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hüküm altına alınmış, aynı doğrultudaki 2802 sayılı Kanun'un "Savunma hakkı" başlıklı 71. maddesinde de, hâkim ve savcılar hakkında, savunmaları alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği, soruşturmayı yapanın veya Hâkimler ve Savcılar Kurulunun üç günden az olmamak üzere, verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan ilgilinin savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı hükmü düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacının, Giresun Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde hakkındaki ihbar ve şikayetler üzerine yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda düzenlenen 10/07/2012 tarihli soruşturma raporunda, davacının 5 ana başlık ve 5 alt başlık altındaki eylemleri ayrı ayrı değerlendirilerek hakkındaki iddiaların sübuta erdiği ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 68. maddesinde düzenlenen yer değiştirme cezasının yanında bazı soruşturma maddelerinde belirtilen hususlardan dolayı 2802 sayılı Kanun’un 69/2. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının da teklif edildiği, 2802 sayılı Kanun'un 71. maddesi uyarınca davacının yazılı savunmasının istenilmesine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve ... esas,... sayılı kararının, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin... tarih ve ... sayılı yazısıyla davacıya bildirildiği, yine davacının bilgi edinme hakkı kapsamında yaptığı başvuru üzerine... tarih ve ... sayılı yazıyla soruşturma raporunun bir suretinin davacıya gönderildiği ve davacının da 26/04/2013 tarihli dilekçesiyle, soruşturma raporuna göre yazılı savunmasını sunduğunu belirterek savunmasını yaptığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, ayrıntılı olarak isnat edilen eylemlere ve 2802 sayılı Kanun’un 69/2. maddesi uyarınca da olsa meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması önerisine yer veren soruşturma raporuna istinaden savunma yapan davacının temyizen bakılan davaya konu disiplin cezası verilmeden önce savunmasının usul ve mevzuata uygun olarak istenildiği, dolayısıyla savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceğinden, davacıya verilen disiplin cezasının salt bu husus gerekçe gösterilerek hukuka aykırı olduğunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Daire kararında hukuki isabet görülmediği sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.