TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

Dava konusu istem: Davacı adına, ihtiyacının üzerindeki kasa nakit fazlasını ortaklarına faizsiz kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.

Davacı şirketin nakit ihtiyacından fazla miktardaki kasa mevcudunun, ortaklara örtülü olarak dağıtıldığı hususunun açıkça ve hukuken geçerli şekilde tespit edilmediği, inceleme döneminde bakiyelerin yüksek seyrettiğine ilişkin yapılan tespitin tek başına transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunulduğunu göstermeyeceğinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.

İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile şirketin transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu sabit olduğundan yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY:
Davacı adına, 2018 hesap döneminde “100-Kasa Hesabı”nda izlenen yüksek tutarda ihtiyaç fazlası nakit paranın ortaklara karşılıksız kullandırarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2018 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi ile verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetin esas olduğu, muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'un 13. maddesinde, kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı kurala bağlanmıştır. Kurumların kendi ortakları da ilişkili kişi olarak ifade edilmiştir.
Amacı, ilişkili kişilerle mal veya hizmet alım ya da satımında bulunan gerçek kişi veya kurumların gelirlerinin eksiksiz ve doğru olarak beyan edilmesini sağlamak ve bu yolla vergi matrahının aşındırılmasını önlemek olan transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında, ödünç para alınmasının ve verilmesinin de mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği kuralda belirtilmiştir.
Bakılmakta olan davada, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile kurumun, "100-Kasa Hesabı" hareketleri incelenerek her bir gün itibarıyla kasada bulunan yüksek nakit tutarları tespit edilmiş; şirket yetkilisinin ifadesi doğrultusunda günlük ortalama nakit ihtiyacının ne olduğu belirlenerek bunu aşan kasa hesabında kalan tutarların ortağa faizsiz şekilde örtülü kazanç olarak dağıtıldığı sonucuna varılmış ve söz konusu tutarların T.C. Merkez Bankası reeskont faiz oranı dikkate alınarak adatlandırılması neticesinde hesaplanan faiz gelirinin davacının kazancına eklenmesi suretiyle bulunan matrah farkı üzerinden dava konusu cezalı tarhiyat yapılmıştır.

Davada uygulanacak ilgili yasa kuralları ile tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket yetkilisinin delil niteliğini haiz beyanıyla da sabit olan günlük ihtiyacın üzerinde kasada yer alan nakdin atıl tutulması, iktisadi ve ticari icaplara uygun düşmediğinden; kasada yer alan nakit fazlalığının ortaklara kullandırılmadığının ispatının davacıya düştüğünün kabulü gerekir. Dolayısıyla davacının aksi yönde herhangi bir delil sunamadığı göz önünde bulundurulduğunda, nakit fazlalığının ortaklara kullandırıldığının kabulü ile yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer alan tespitlerden, davacı şirketin günlük ihtiyacı aşan tutarda kasasında bulundurduğu paranın ortaklara kullandırılarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yaptığı anlaşıldığından, Vergi Dava Dairesinin kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.