Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ..
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve itirazın reddi yoluyla 29/05/2019 tarihinde kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''...Soruşturma aşamasında ifadeleri alınan M. D., M. Ü., O.Ö., H. D., M., T., G. Ö., birbirlerini doğrular nitelikte ve tutarlı bir şekilde sanık hakkında örgüt mensubu olduğunu ve sanığın örgüt hiyerarşisi içinde bulunduğunu gösterir şekilde aynı cemaat evinde kaldıklarını, örgüt içerisinde ortaokul öğrencileri ile ilgilendiğini, ev abisi olduğunu beyan etmişler ve sanığı teşhis etmişlerdir. 07/09/2017 tarihli HTS inceleme tutanağına göre; sanığın farklı tarihlerde haklarında FETÖ ile iltisaklı oldukları gerekçesiyle adli işlem yapılan kişilerle irtibatının bulunduğu tespit edilmiştir. Sanık gerek soruşturma gerekse de kovuşturma aşamasında alınan savunmasında; maddi durumu iyi olmadığı için örgüt evlerinde kaldığını, ev abiliği yaptığını, üniversitedeyken kod adının ... olduğunu, mahrem yapıya geçince kod adının ... olarak belirlendiğini, mahrem yapıdaki yerinin öğretmen olarak adlandırıldığını, Tuzla Piyade Okulu'nda kursiyer teğmenlerle ilgilendiğini, evlerde kalan kişilerden himmet adı altında para toplandıklarını beyan ettiği....'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.