TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Valiliği

Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ... plakalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek-2/3-A maddesi uyarınca trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile araç sürücüsü diğer davacı ...'a 6.700,00 TL trafik para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; dava konusu işlemlerin düzenlenmesinin dayanağı olan ve 23/06/2021 tarihinde trafik ekiplerince düzenlenen tutanağın Mahkeme dosyasına sunulan örneğinin, tutanağın tamamını gösterir şeklinde olmadığı, bu nedenle sunulmuş olan tutanaktan; trafikten men edilen araçla ücret karşılığı ticari yolcu taşımacılığı yapıldığına ilişkin bir tespit yapılıp yapılmadığının, araç sürücüsü ve yolcunun beyanlarının alınıp alınmadığının ve yine bu kişilerin tutanağı imza edip etmediklerinin anlaşılamadığı, söz konusu tutanağın dosyaya sunulan mevcut haliyle kişilerin cezalandırılması için yeterli olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

Davacılar vekili tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde; "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları; (d) bendinde ise, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, esas faaliyet konusu ticari yolcu taşımacılığı olmayan davacı şirket adına kayıtlı araç ile ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın personel servis taşımacılığı yapıldığından bahisle dava konusu işlemlerin tesis edildiği, yapılan taşımacılığın ticari nitelikte olduğuna dair bir tespitin de bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının aracının 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin davacının esas iştigal alanına ilişkin ticari faaliyetinin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlem niteliğinde olmadığı, diğer bir ifadeyle kendi personelini taşıma işini 60 gün süreyle yapmasa da esas ticari faaliyetine devam edebileceğinde kuşku bulunmadığı ve diğer davacı hakkında uygulanan idari para cezasına konu tutarın da temyiz için öngörülen parasal sınırı aşmadığı görülmekte olup temyize konu kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,

2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın ilgili tarafa iadesine, kesin olarak, 10/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.