DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
TEMYİZ EDEN (DAVALI):...Belediye Başkanlığı
Dava konusu istem: İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselin güneyindeki 4.400,00 m²'lik dolgu alanın eğitim tesisi olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edilmesi nedeniyle 01/12/2010-30/11/2015 dönemi için 130.700,00 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 5272 sayılı Belediye Kanunu'nun 79. maddesinin 2. fıkrası uyarınca denizden doldurma suretiyle kazanılan alanların Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılmak şartıyla Büyükşehir belediyesinin tasarrufuna bırakılmasının ve dolayısı ile bu alanların fuzulen işgal edilmesi halinde ecrimisil tahakkuk ettirme yetkisinin Büyükşehir Belediyesine ait olmasının, söz konusu alanların Büyükşehir Belediyesince doldurulmuş olma şartına bağlandığı belirtilerek, ecrimisile konu alanın davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesince doldurulduğu hususunun hukuken geçerli, somut ve kesin bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, alana ilişkin tasarruf ve ecrimisil tahakkuk ettirebilme yetkisi olmaksızın tahakkuk ettirilen dava konusu ecrimisilde hukuka uygunluk bulunmadığı, ecrimisile konu alanın 13/07/2005-31/03/2010 tarihileri arasında davacı tarafından fuzulen işgal edilmesi nedeniyle düzenlenen... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile açılan davada verilen, ... tarih ve K:... sayılı kararda, taşınmazdaki dolgunun belediye tarafından yapıldığı dolayısıyla da bu yerdeki tasarruf ve ecrimisil tahakkuk ettirebilme yetkisinin kendilerine ait olduğu hususu hukuken geçerli, somut ve kesin bir şekilde ortaya konulmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptali yolunda verilen kararın Danıştay Onyedinci Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E: 2015/13734, K: 2016/1982 sayılı kararı ile onandığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Dolgu alanının 06/06/2005 tarihli olur ile idarelerine devredildiği, davacının eğitim tesisleri olarak işgal ettiği alanın tespit edilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının işgalci konumunda olduğu ileri sürülmektedir.
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu deniz dolgu alanının Maliye Bakanlığının 06/06/2005 tarihli oluru ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tasarrufuna bırakıldığı, söz konusu alanın davalı Büyükşehir Belediyesince 13/07/2005 tarihinden itibaren ecrimisile konu edilmeye başlanıldığı, alanın davalı idareye devrine ilişkin işlemin geçersizliğine ya da feshine yönelik bir iddia da ileri sürülmediğine göre, tasarrufu altındaki taşınmaz için davalı idarece ecrimisil istenebileceğinden, davalı idarenin ecrimisil tahakkuk ettirme yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi karararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.