TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Valiliği
(... İl Müdürlüğü)

Dava konusu istem: İstanbul ili, Adalar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın 1.200,51 m²'sinin araç park yeri ve depolama alanı olarak 02/05/2013 - 25/04/2018 tarihleri arasında davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 189.245,63 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmazın, Ada'nın anakara ve diğer adalar ile bağlantısının sağlanma noktası olarak kullanıldığı, bu açıdan çöplerin günübirlik naklinin buradan sağlandığı, kamu araçlarının park yeri olarak kullanıldığı dikkate alındığında, 1580 sayılı Kanun'un 15/a maddesinde öngörülen görevlerin ifası sürecinde mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın kullanılmış olması nedeniyle davacı kurumun anılan taşınmaz üzerinde fuzuli şagil olarak tanımlanması hukuksal olarak olanaklı olmayıp, davacı kurum eyleminin 2886 sayılı Kanun kapsamında yer almadığından, davalı idarenin mülkiyetinde olan taşınmazın, davacı tarafından kamu hizmetine yönelik olarak kullanılması nedeniyle ecrimisil istenemeyeceğinden, dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

İstinaf dilekçesinde ileri sürülen hususların Bölge İdare Mahkemesince dikkate alınmadığı, "Tabiat Varlıkları Ve Doğal Sit Alanları İle Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmelik" ile "Ecrimisil İşlemlerinin Uygulanması Hakkındaki 2014/21 sayılı Genelge doğrultusunda ecrimisil işlemlerinin yürütüldüğü, hukuka ve mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

Dava; İstanbul ili, Adalar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın 1.200,51 m²'sinin "araç park yeri ve depolama alanı" olarak 02/05/2013 - 25/04/2018 tarihleri arasında davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 189.245,63 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin ...Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin görev ve sorumlulukları" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ''Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır...'' hükmü, (b) bendinde, "Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımın yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir; sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabilir ve işletebilir; mabetlerin yapımı, bakımı, onarımını yapabilir; kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir; bu amaçla bakım ve onarımını yapabilir, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa edebilir; cemevlerinin yapım, bakım ve onarımını yapabilir. (Değişik ikinci cümle: 12/11/2012-6360/17 md.) Gerektiğinde, sporu teşvik etmek amacıyla gençlere spor malzemesi verir, amatör spor kulüplerine ayni ve nakdî yardım yapar ve gerekli desteği sağlar, her türlü amatör spor karşılaşmaları düzenler, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan öğrencilere, sporculara, teknik yöneticilere ve antrenörlere belediye meclisi kararıyla ödül verebilir. Gıda bankacılığı yapabilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesince davalı idarenin mülkiyetinde olan taşınmazın, davacı tarafından 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca kamu hizmetine yönelik kullanılması nedeniyle davacının fuzuli şagil olarak nitelendirilmesinin hukuken mümkün olmadığından bahisle dava konusu işlemin iptali yönünde verilen karar, Bölge İdare Mahkemesince de hukuka uygun bulunarak istinaf isteminin reddine karar verilmişse de, dava konusu taşınmazın işgal biçimi ile Belediye Kanunu'nda belediyelerin görev ve sorumluluklarının yer aldığı 14. maddesinde yer alan düzenleme arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığı, dolayısıyla davacının işgalini ortadan kaldırır nitelikte bir kamu hizmeti oluşturmayacağı sonucuna varıldığından, davalıya idareye ait taşınmazın davacı tarafından kullanımına ilişkin eylemin 2886 sayılı Kanun kapsamında ecrimisil alınması gerektiren haller arasında yer aldığı görüşüyle Dairemizce verilen aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.