DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait istasyonda 24/11/2016 tarihinde yapılan denetimde, otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmadığının ve bu kapsamda bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.026.994,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...-... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren...'e ait akaryakıt istasyonunda 24/11/2016 tarihinde yapılan denetime istinaden yapılan soruşturma kapsamında, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda dağıtıcı lisans sahibi olan davacı şirketin sözleşmeli bayisi bulunan akaryakıt istasyonunda 01/11/2016-18/11/2016 tarihleri arasında otomasyon sisteminde 7 adet olmak üzere toplam 41.758 litre motorin dolumu yapıldığı, söz konusu dolumlara ait fatura istenildiğinde dağıtıcıdan gönderilen fatura ibraz edilemediğinin 24/11/2016 tarihinde yapılan denetimlerde tespit edildiği, bu durumun Kurum yetkililerince tespit edilmek suretiyle tutanak altına alındığı, bu durumda dağıtıcı şirketin mevzuatta belirtilen şekilde otomasyon sistemini uygulamadığı ve bu kapsamda yükümlülüklerini yerine getirmediği, Kurumca belirlenen usul ve esaslara uygun denetimi sağlayamadığı ve söz konusu dağıtıcı dışı akaryakıt ikmali aykırılığına ilişkin bildirimi süresi içerisinde yapmaması nedeniyle davacı şirkete idari para cezası uygulanmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, ön araştırma ve soruşturma aşaması yapılmadan doğrudan soruşturma yapılmasının usule ve hukuka aykırı olduğu, şirketin belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde mevzuatın kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirdiği, bayilik sözleşmesi imzalandıktan sonra istasyonda tadilat işlemlerine başlandığı, petronet tank ve otomasyon sistemleri istasyonda kurularak çalışır vaziyette teslim edildiği, motorin tanklarına bağlı otomasyon sisteminde ilk kez 01/11/2016 tarihinde tanka herhangi bir dolum olmamasına rağmen dolum yapılmış gibi hayali verilerin düştüğünün fark edildiği, bunun üzerine derhal satışların durdurulduğu ve akaryakıt ikmali yapılmadığı, 02/11/2016 tarihinde teknik servis yetkililerinin arızanın giderilmesi adına bayiye yönlendirildiği, teknik servis raporunda tank topraklamasının olmadığının ve bu nedenle otomasyon sisteminin hayali dolum algıladığının belirtildiği, yine 09/11/2016-10/11/2016 tarihlerinde tanka dolum olmamasına rağmen otomasyon sisteminin dolum yapılmış gibi veriler algıladığının fark edilerek arızanın giderildiği, arızanın giderilmesine rağmen otomasyon sisteminde bir takım önem arz etmeyen hataların devam ettiği ve satış ve ikmal yapılmamasına rağmen dönem başı ile dönem sonu stok verilerinin birbiriyle örtüşmediğinin tespit edildiği, 15/11/2016 tarihinde arızanın giderilmesi için yapılan müdahalede tank probunun arızalı olduğu tespit edilerek prob siparişi verildiği, arızanın devam etmesi, tanka dolum yapılmamasına rağmen otomasyon sisteminin hata vermesi üzerine 20/11/2016 tarihinde tekrar teknik servis yetkilileri ile irtibat kurularak söz konusu arızanın probun değiştirilmesi suretiyle giderildiği, teknik servis raporlarıyla da sabit olmak üzere, bayi otomasyon sisteminin hayali dolumlar algıladığı, söz konusu tarihler arasında tespit edilen 41.758 litre dolumun gerçeği yansıtmadığı, işbu hayali dolumlara karşılık bir faturanın zaten bulunamayacağı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.