Dava konusu istem: Davacı hakkında tahakkuk ettirilen ecrimsil bedellerinin tahsili amacıyla düzenlenen ...arih ve ... sayılı, 1.907.353,80 TL tutarlı ödeme emrinin, ... takip dosya numaralı ve 598.281,26 TL tutarlı 3. kaleminin iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından, adına düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinin düzeltilmesi veya kaldırılması istemiyle yasal süresi içerisinde başvuru yapılmadığı gibi UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme neticesinde de ödeme emrinin dayanağı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmış herhangi bir davanın da bulunmadığının tespit edilmesi üzerine yapılan değerlendirmede anılan tahakkuk işlemlerine konu ecrimisil alacaklarının kesinleştiği belirlenmiş, öte yandan, davacı tarafından ödeme emrine konu amme alacağının zamanaşımına uğradığı ileri sürülmekle birlikte, taşınmaz mahallinde İstanbul Valiliği Defterdarlık Tespit ve İmar Takip Koordinatörlüğü tarafından haksız işgale yönelik yapılan ilk tespit tarihinin 11/04/2013 tarihi olması bu tarihten geriye dönük olarak en fazla beş yıl geriye doğru gidilerek (12/04/2008 tarihine kadar) ecrimisil talep edildiği ve tespit tarihinden itibaren de 5 yıllık süre içerisinde davacı adına ecrimisil ihbarnamesi (23/03/2018 tarihli) düzenlenmesi nedeniyle zamanaşımına ilişkin itiraz yerinde görülmemiş, bu itibarla ileri sürülen hukuka aykırılıkların ödeme emrine karşı açılan davada, "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi olanağının bulunmaması nedeniyle kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen davaya konu ödeme emrinin 598.281,26 TL tutarlı 3. kalemi yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, dava konusu işlemin ... Gayrımenkul AŞ'ye (...) adına düzenlenmesi gerekirken kendileri adına düzenlenen işlemin iptalinin gerektiği, fuzuli işgal bulunmadığı, ecrimisil borçlarının bulunmadığı, ecrimisil alacağının zamanaşımına uğradığı, belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Cevap verilmemiştir.

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.