Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 13/09/2024 tarih ve E: 2024/22, K: 2024/24 sayılı kararıyla; ... vekili Av.... tarafından, Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 21/09/2022 tarih ve E: 2022/741, K: 2022/1487 sayılı kararı ile Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 30/03/2022 tarih ve E: 2021/1847, K: 2022/1123 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle, aykırılığın, dava konusu işlemin iptali, davacının yoksun kaldığı maaş ve döner sermaye ücretlerinin ödenmesi yolundaki Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştay'a gönderilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi ...'nun açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'a 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek" bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişik 5. fıkrasında ise, dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemlerin, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletileceği; ilgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verileceği; aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu kurala bağlanmıştır.
Anılan maddenin gerekçesinde de, bölge idare mahkemesi dairelerinin benzer konularda birbiriyle çelişen kararlar vermesini önlemek amacıyla bu tür kararların Danıştay Başkanlığına gönderilmesinin sağlanması konusunda bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevlendirildiği belirtilmiştir.
Bu kapsamda, yukarıda yer verilen Kanun metni ve gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amacın, aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukukî istikrarın sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
İncelemeye konu başvuruda giderilmesi istenen aykırılık, Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi ile Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi kararları arasında ortaya çıkmış olup, söz konusu aykırılığın, KPSS sonucuna göre yerleştirildikleri kamu kurumunda göreve başlatılmayan davacıların bu işlemlerin iptali istemiyle açtıkları davalarda verilen iptal kararları sonucunda göreve başlatılmaları üzerine, yoksun kaldıkları parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtıkları tam yargı davalarında, dava açma süresinin hesaplanması hususundan kaynaklandığı anlaşılmıştır.
2576 sayılı Kanun'un 05/08/2017 tarih ve 30145 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7035 sayılı Kanun ile değişik "Dairelerin Görevleri" başlıklı 3/D maddesinin 3. fıkrasında, "Gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak bölge idare mahkemesi daireleri arasındaki iş bölümü, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

Belirtilen Kanun hükmü uyarınca bölge idare mahkemeleri idari ve vergi dava daireleri aralarındaki iş bölümünün yeniden belirlenmesi amacıyla toplanan Hâkimler ve Savcılar Kurulunun iş bölümü kararı ile, memurların açıktan atanmasına ilişkin davalar ile ilgili uyuşmazlıkları çözümleme görevi, Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesine verilmiş; yine aynı tarihli Kurul kararının "Ortak Hükümler" kısmının 2. maddesinde, "İptal davasıyla birlikte açılan tam yargı davaları ile idari işlemin uygulanmasından doğan zararların tazmini istemiyle açılan tam yargı davalarına karşı yapılacak istinaf başvuruları uyuşmazlığın esasına bakmaya görevli idari dava dairesince görülür." düzenlemesine yer verilmiştir.
Uyap kayıtlarının incelenmesinden; aykırılığın giderilmesi istemine konu olaylar benzer olmasına rağmen uyuşmazlıkların, Konya Bölge İdare Mahkemesinin 1. ve 4. İdari Dava Dairelerince çözümlendiği görülmektedir. Her iki uyuşmazlıkta da mahkemenin verdiği iptal kararı üzerine göreve başlatılan davacılar iptal edilen işlemden dolayı yoksun kaldıkları parasal haklarının tazmine karar verilmesini istemekle birlikte, Afyonkarahisar İdare Mahkemesince her iki davacının dosyasında da verilen "iptal, kabul" kararlarına karşı yapılan istinaf başvuruları üzerine dosyaların gönderildiği Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, E: 2021/1847 sayılı dosyada uyuşmazlığın esasını inceleyerek "istinaf kabul, süre ret" kararı vermiş, E: 2021/1863 sayılı dosyayı ise, -göreve başlatılmama işleminin iptali yolundaki Mahkeme kararının istinaf incelemesini yapan 4. Dairenin görevli olduğundan bahisle- Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesine göndermiştir. Bu nedenle, anılan dosyanın istinaf istemi Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin E: 2022/741 sayılı esasına kayıtlı dosyada çözümlenmiş ve Kurulumuzdan, 1. ve 4. Daire kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi talep edilmiştir.
Aykırılığın giderilmesi istemine konu tam yargı davalarının açılmasının dayanağı olan iptal davalarının, aynı nitelikte uyuşmazlıklar olmalarına rağmen, -bir şekilde- istinaf incelemelerinin Konya Bölge İdare Mahkemesinin farklı dairelerince yapılmış olduğundan bahisle, sonradan açılan ve tamamen benzer nitelikteki tam yargı davalarının istinaf incelemesi aynı bölge idare mahkemesinin farklı dairelerince yapılmıştır. Yani, benzer nitelikte olmalarına rağmen, istinaf incelemeleri hataen farklı Dairelerce yapılmış olan iptal davaları üzerine açılan tam yargı davaları hataen farklı Dairelerce çözümlenmiştir.
Bu nedenle, benzer olaylara ilişkin uyuşmazlıkların iş bölümü kararına aykırı şekilde görevsiz Dairelerce çözümlenmesi sonucunda verilen kararlar arasında, 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesi kapsamında giderilmesi gereken bir aykırılık olup olmadığı ortaya konulmalıdır.
2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin gerekçesinde, bölge idare mahkemesi dairelerinin benzer konularda birbiriyle çelişen kararlar vermesini önlemek amacıyla bu tür kararların Danıştay Başkanlığına gönderilmesinin sağlanması konusunda bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevlendirildiği belirtilmiştir.
Bu kapsamda, yukarıda yer verilen Kanun metni ve gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amacın, aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukukî istikrarın sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim, 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinde yer alan "bölge idare mahkemeleri daireleri" ibaresinden, yetkili ve görevli dairelerin kastedildiğine ve kanun koyucunun, -aynı nitelikteki uyuşmazlıkların farklı değerlendirilmesi nedeniyle- yetkisiz ve görevsiz yargı yerlerince verilen kararlar arasındaki, süregelme ihtimali olmayan aykırılığın giderilmesi durumunu düzenlemediğine kuşku bulunmamaktadır.
Bu durumda, usul hükümlerinin yanlış uygulanması sebebiyle, Hakimler Savcılar Kurulunun iş bölümü kararına aykırı şekilde, Bölge İdare Mahkemesi dairelerinin, görevleri dışındaki uyuşmazlıklar hakkında verdikleri kararların madde kapsamına girmediği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi kapsamına bulunmayan aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, kesin olarak 21/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

X- Çoğunluk kararıyla "... Kanun metni ve gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amacın, aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukukî istikrarın sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim, 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinde yer alan "bölge idare mahkemeleri daireleri" ibaresinden, yetkili ve görevli dairelerin kastedildiğine ve kanun koyucunun, -aynı nitelikteki uyuşmazlıkların farklı değerlendirilmesi nedeniyle- yetkisiz ve görevsiz yargı yerlerince verilen kararlar arasındaki, süregelme ihtimali olmayan aykırılığın giderilmesi durumunu düzenlemediğine kuşku bulunmamaktadır. ... usul hükümlerinin yanlış uygulanması sebebiyle, Hakimler Savcılar Kurulunun iş bölümü kararına aykırı şekilde, Bölge İdare Mahkemesi dairelerinin, görevleri dışındaki uyuşmazlıklar hakkında verdikleri kararların madde kapsamına girmediği sonucuna varılmıştır." gerekçesine yer verilerek aykırılığın giderilmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
2576 sayılı Kanunun 3/C maddesinde "c) Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek." bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
Anılan hükme göre aykırılığın giderilmesinin şartları;

1. Benzer olayların bulunması,

2. Aynı ya da farklı bölge idare mahkemesi dairelerinin kesin nitelikte kararlarının bulunması,

3. Kesin nitelikteki bu kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması,
4. Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun talebi,
5. Bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların istemleri üzerine, istemin bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunca uygun görülmesi,
şeklinde açık bir şekilde düzenlenmiş olup, aykırılık ya da uyuşmazlıkların Danıştay tarafından giderilebilmesi için söz konusu aykırılık/uyuşmazlığın "süregelen nitelikte" olması zorunluğu bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, olayda 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinde yer alan aykırılığın/uyuşmazlığın giderilmesi için öngörülen şartların gerçekleştiği ve istem hakkında işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle, istemin reddi yolundaki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.