Rekabet Kurumu Başkanlığından,

Dosya SAYI:
2016-4-33 (Soruşturma)

Karar SAYI:
17-28/477-205

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

C. BAŞVURUDA

BULUNANLAR: - Nişikli Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Temsilcisi: Av. Cevahir Cem YARIM
İğneada Cad. Hamdi Bey Mah. No: 8/B Demirköy/Kırklareli

D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN:
- Lüleburgaz Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası
Temsilcisi: Av. Umut KAHRAMAN
Büyük İstanbul Otogarı İstasyon Binası Kat: 2 Bayrampaşa/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Lüleburgaz Belediyesi Şehirlerarası Otobüs Terminali’ni
işleten Lüleburgaz Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasının, şikâyetçi firmaya
yazıhane kiralamayı reddetmek suretiyle hâkim durumunu kötüye kullandığı
iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 27.06.2016 tarih ve 4160
sayı ile intikal eden başvuruda
- 2016 yılının Nisan ayı itibarıyla Lüleburgaz Şehirlerarası Otobüs Te rminali’nin
(OTOGAR) faaliyete açılacağı duyumu üzerine 24.04.2016 tarihinde Nişikli Turizm
Sanayi ve Ticaret A.Ş. (NİŞİKLİ) tarafından Lüleburgaz Belediye Başkanı’na sözlü
olarak yazıhane talebinde bulunulduğu, ancak Belediye Başkanının yazıhane
başvurusu için kendilerini OTOGAR’ın işletme hakkını 10 yıllığına alan Lüleburgaz
Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasına (ODA) yönlendirdiği,
- ODA’ya yazıhane tahsisi talebiyle yapılan 25.04.2016 tarihli başvurunun, şekil
şartlarını taşımadığı gerekçesiyle, yeniden yapılması talebi üzerine 27.04.2016
tarihinde şekil şartına uygun yazılı başvurunun yapıldığı,
- ODA tarafından 25.05.2016 tarihinde verilen cevabi yazıyla, ilgili konu hakkında
görüşmek üzere NİŞİKLİ yetkililerinin ODA merkezine davet edildikleri ve 27.05.2016
tarihinde ODA Başkanı Kenan KOÇ ve bazı yönetim kurulu üyeleri ile yapılan karşılıklı
görüşmede kendilerine yazıhane verilmeyeceğinin belirtildiği,
- Yazıhane tahsisi talebinin reddine gerekçe olarak, OTOGAR’da 20 yıldır faaliyet
gösteren esnaflar ın bulunduğunun ve NİŞİKLİ’ye yazıhane tahsis edilmesinin bu
firmalara karşı haksızlık olacağının belirtildiği,
- NİŞİKLİ yetkilisine OTOGAR’da acentelik faaliyeti gösteren Harun YILMAZ tarafından
telefonla aranmak suretiyle, şehrin içindeki bilet satış şubelerinin kapatılacağı, şehir
içi ücretsiz servis araçlarının kaldırılacağı ve NİŞİKLİ’nin bu kurallara uymakla

17-28/477-205
2/39
yükümlü olduğunun bildirildiği,
- İlgili belediyeye ve ilçe trafik k omisyonuna ara durak müsaadesi alabilmek için
başvuruda bulunulduğu ancak söz konusu başvurulara cevap alınamadığı,
- Buna karşın ODA Başkanı K enan KOÇ’a 30.09.2015 tarihli İl Trafik Komisyonu
kararıyla yedi adet araç ile Kırklareli - Lüleburgaz arasında yolcu taşımacılığı yapmak
üzere izin verildiği, dolayısıyla ilgili hatta K enan KOÇ ile aralarında rakiplik ilişkisi
bulunduğu,
- ODA’nın, gerçeğe aykırı beyanda bulunarak NİŞİKLİ’ye yazıhane tahsisi yapıldığı ve
NİŞİKLİ’nin kas ıtlı olarak otogara girmediği yönünde şikâyette bulunması üzerine
başvuru sahibi teşebbüse ait 6 adet araca hukuka aykırı olarak trafik cezası kesildiği,
- Karşılaşılan uygulamalar nedeniyle NİŞİKLİ yolcularının mağdur edildiği ve
teşebbüsün her geçen gün yolcu ve gelir kaybı yaşadığı
belirtilerek OTOGAR’ın işletme hakkını elinde bulunduran ODA ’nın NİŞİKLİ’ye yazıhane
tahsis etmemek ve bu yolla başvuru sahibi firmayı pazar dışına itmek suretiyle 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ’u (4054 sayılı Kanun) ihlal ettiği ileri
sürülmektedir.

G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 27.06.2016 tarih ve 4160 sayılı yazı ile giren
başvurudaki iddialara yönelik hazırlanan rapor Rekabet Kurulunun (Kurul) 04.08.2016
tarihli toplantısında görüşülmüş, 16-26/452-M(1) sayı ile söz konusu iddialara iliş kin

önaraştırma yapılması gerektiğine karar verilmiştir.
(3) Şikayete yönelik inceleme ve değerlendirmeleri içeren 04.11.2016 tarih ve 2016-4-33/ÖA
sayılı Önaraştırma Raporu Kurul’un 16.11.2016 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 16-
39/644-M sayılı kararla 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca 4054 sayılı Kanun'un

6. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak ODA hakkında soruşturma

açılmasına karar verilmiştir.
(4) Kurul’un almış olduğu s oruşturma kararının ardından, 22.11.2016 tarih ve 12627 sayılı
yazı ile 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tarafa soruşturma
açıldığına dair bildirimde bulunulmuş, ODA’nın birinci yazılı savunması 22.12.2016 tarih
ve 7334 sayılı yazı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(5) Soruşturma Heyeti tarafından hazırlanan 16.05.2017 tarihli ve 2016 -4-33/SR-01 sayılı
Soruşturma Raporu tarafa tebliğ edilmiş, tarafın ikinci yazılı savunması, 23.06.2017 tarih
ve 4511 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. İkinci yazılı savunmaya karşı hazırlanan
10.07.2017 tarih ve 2016-4-033/EG sayılı Ek Görüş Kurul üyelerine; 10.07.2017 tarih ve
2016-4-33/EG-1 sayılı Ek Görüş ise soruşturma tarafına tebliğ edilmiştir. Soruşturma
tarafı Ek Görüş’ü 13.07.2017 tarihinde tebellüğ etmiş olup üç üncü yazılı savu nması
09.08.2017 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Kurul’un 22.08.2017 tarihli
toplantısında, tarafın sözlü savunma talebinden vazgeçtiğini belirttiği 15.08.2017 tarih ve
5870 sayılı yazısı da dikkate alınarak, 4054 sayılı Kanun ’un 46. maddesine göre sözlü

savunma toplantısı yapılmasına gerek olmadığına karar verilmiş ve Kurul 07.09.2017
tarihli toplantısında, 17-28/477-205 sayılı nihai kararını vermiştir.

17-28/477-205
3/39
(6) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Soruşturma Raporu’nda Raportör Hale GÜNDÜZ
tarafından;

1. Lüleburgaz Belediyesi Şehirlerarası Otobüs Terminalini işletme hakkını elinde
bulunduran ODA’nın Lüleburgaz kalkışlı ve varışlı tarifeli yolcu taşımacılığı
hizmetleri pazarında hâkim durumda bulunduğu,

2. ODA’nın, NİŞİKLİ’nin yazıhane kiralama talebini reddettiği,

3. Bununla birlikte, ODA’nın NİŞİKLİ’nin yazıhaneleri kiralama talebini reddetmesinin,
yazıhane kiralamanın tarifeli yolcu taşımacılığı pazarında faaliyet göstermek
bakımından vazgeçilmez olmaması ile söz konusu eylemin ilgili ürün pazarlarında
mevcut ve potansiyel rekabetin dışlanmasına yol açarak etkin rekabetin yok
edilmesine ve tüketici zararına yol açmaması nedenleriyle 4054 Kanun’un ihlali
anlamına gelmeyeceği,

4. Dolayısıyla ODA bakımından 4054 sayılı Kanun kapsamında ilave bir işlem tesisine
yer olmadığı
kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır.
(7) Raportör Noyan DELİBAŞI tarafından ise Lüleburgaz Belediyesi Şehirlerarası Otobüs
Terminalini işletme hakkını elinde bulunduran ODA’nın

1. Lüleburgaz kalkışlı ve varışlı tarifeli yolcu taşımacılığı hizmetleri pazarında hâkim
durumda bulunduğu,

2. NİŞİKLİ’nin yazıhane kiralama talebini reddettiği,

3. NİŞİKLİ’nin yazıhaneleri kiralama talebini reddetmesinin, yazıhane kiralamanın
acentelik hizmetleri pazarında faaliyet göstermek bakımından vazge çilmez olması
ile söz konusu eylemin ilgili ürün pazarlarında mevcut ve potansiyel rekabetin
dışlanmasına yol açarak etkin rekabetin yok edilmesine ve tüketici zararına yol
açtığı,

4. NİŞİKLİ ile sözleşme yapmayı reddederek 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini i hlal
ettiği, bu nedenle adı geçen teşebbüs hakkında 4054 sayılı Kanun’un 16.
maddesinin üçüncü fıkrası ve Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve
Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına
İlişkin Yönetmelik’in 5 . maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idari para
cezası uygulanması gerektiği

sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
(8) 10.07.2017 tarih ve 2016-4-33/EG sayılı Ek Görüş’te ise Soruşturma Raporu’ndaki Karşı
Görüşte yer verilen ODA'nın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği yönündeki
sonuçta değişikliğe gidilerek herhangi bir işlem tesis edilmesine yer olmadığı kanaatine
ulaşıldığı belirtilmiştir.

I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Taraf
(9) ODA kamu kurumu niteliğin de meslek kuruluşudur. ODA, 22.03.2016 tarihinde
OTOGAR’ın işletme hakkını ihale yoluyla edinmiş olup bu tarihten itibaren faaliyetlerine
başlamıştır. “Büyükşehir Belediye Sınırları Dışında Yolcu Terminali İşletmeciliği” faaliyeti
için gerekli olan T2 yetk i belgesine sahip olan ODA, OTOGAR’ın tek işletmecisi
konumundadır.

17-28/477-205
4/39
I.2. Taraflardan Elde Edilen Bilgiler
I.2.1. ODA’dan Edinilen Bilgiler
(10) 12.10.2016 tarihinde ODA ile yapılan görüşmede, OTOGAR içerisinde 8 adet şehir içi ve
8 adet şehirlerarası olmak üzere toplam 16 adet yazıhane bulunduğu; her bir yazıhane
sahibinin 10 adet firmaya kadar acentelik anlaşması yapabileceği ve bu yolla
OTOGAR’da en fazla 80 adet şehir içi taşıma şirketi, 80 adet şehirlerarası taşıma
şirketinin faaliyet göstermesinin mümkün hale geleceği ifade edilmiştir. Mevcut durumda
şehirlerarası yolcu taşımacılığı pazarında yaklaşık 30 firma faaliyet göstermekte ve 50
firma için daha OTOGAR’da yer bulunmaktadır. Ancak pazarda faaliyet göstermek
isteyen tüm bu firmaların OTOGAR’da bir y azıhanesi veya acentesi bulunmak
zorundadır. Zira aşağıda ayrıntılarına yer verildiği üzere Karayolu Taşıma Yönetmeliği’ne
(YÖNETMELİK) göre yolcu taşımacılığı yapan firmalar belirli bir kalkış ve varış noktasına
sahip olmak zorundadır. OTOGAR bünyesindeki tüm yazıhaneler kiralandığı için taşıma
şirketlerinin zorunlu olarak bu yazıhanelerde faaliyet gösteren acentelerle birlikte
çalışması gerekmektedir.
(11) Yapılan görüşmelerde OTOGAR’da yazıhane kiralama talebinde bulunup bu talebi geri
çevrilmiş olan tek firmanın NİŞİKLİ olduğu ifade edilmiştir. Yazıhane tahsisi yetkisi ODA
yönetim kurulunda olup tahsisin, güvene dayalı olarak ve Lüleburgaz’da uzun yıllardır
faaliyet gösteren kişilere öncelik vermek suretiyle yapıldığı ileri sürülmektedir.
(12) Öte yandan yazıhane tahsisi sürecinde gazete vb. herhangi bir yayın organından duyuru
yapılmamış olup, ilçede faaliyet gösteren tüm taşıma şirketleri telefonla aranmak suretiyle
yazıhane taleplerinin olup olmadığı sorulmuştur.
I.2.2. NİŞİKLİ’den Elde Edilen Bilgiler
(13) NİŞİKLİ ile yapılan görüşmede, yeni OTOGAR açılmadan önce, Lüleburgaz Belediye
Başkanlığından aldığı yetki ile ilçede faaliyet göstermekle birlikte hâlihazırda, ODA’ya
yaptığı başvuruların gayri resmi olarak geri çevrilmesi neticesinde Lüleburgaz kalkış ve
varışlı hatlarda çalışamadığı ifade edilmiştir. NİŞİKLİ, OTOGAR açılışından sonra
Lüleburgaz’da sadece A Pamukkale Taşımacılık Turizm Tic. Ltd. Şti’ye (PAMUKKALE)
servis hizmeti vermek suretiyle faaliyet göstermiş ancak söz konusu servislerin trafik
ekipleri tarafından bağlanmasının ardından bu hizmeti de verememeye başlamıştır.
(14) NİŞİKLİ tarafından OTOGAR’da şehirlerarası alanda faaliyet gösteren sekiz adet
yazıhanenin tahsis edilmesi sürecinin tamamen şeffaflıktan uzak ve oldubittiye getirilerek
gerçekleştirildiği, hatta ODA’nın yazıhaneleri dolu göstermek amacıyla yazıhanelerin bir
kısmını akrabalarına tahsis ettiği ileri sürülmüştür. Buna göre OTOGAR’da Kenan
KOÇ’un babası Ali KOÇ’un, yeğeni Yiğit KOÇ’un ve kardeşi Uğur KOÇ’un yazıhanesinin
bulunmakta olduğu, bunlardan bir kısmının sadece kâğıt üstünde faal olduğu iddia
edilmektedir.
(15) Öte yandan Lüleburgaz -Kırklareli ve Lüleburgaz -Çorlu hatlarındaki faaliyeti sona eren
NİŞİKLİ, Lüleburgaz’ı ara durak olarak kullanamadığı için yurtiçi yolcu t aşımacılığında
elde ettiği gelirlerinin yaklaşık %50’sini ve yurtdışı seferlerinden olan gelirlerinin yaklaşık
%15’ini kaybettiğini ifade etmektedir.

17-28/477-205
5/39
(16) NİŞİKLİ, OTOGAR açılmadan önce D4 yetki belgesi kapsamında Lüleburgaz’dan
Kırklareli’ne günde 24 sefer, D1 yetki belgesi kapsamında Lüleburgaz’dan Çorlu’ya günde
12 sefer ve yine D1 yetki belgesi kapsamında Lüleburgaz’dan Tekirdağ’a günde sekiz
sefer gerçekleştirdiğini, bu seferler için bilet satışının aylık (…..) TL karşılığında Şafak
GÜL’den kiralanan yaz ıhane aracılığıyla yapıldığını, OTOGAR açıldıktan sonra
kendilerine yazıhane kiralanmadığı ve kendileri de herhangi bir acente ile anlaşmadıkları
için artık bilet satışı yapamadıklarını dolayısıyla söz konusu seferlerin iptal edildiğini
belirtmektedir.
(17) YÖNETMELİK’in 60. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “D4 yetki belgeleri hariç tarifeli
yolcu taşımacılığı yetki belgesi sahiplerine taşıma hattı verilebilmesi için; kendilerinin
veya acentelerinin, seferlerin başladığı kalkış ve bittiği varış noktalarındaki en az bir yolcu
terminaline bağımsız olarak veya birlikte sahip olmaları veya bu terminalin kullanma
hakkını haiz olmaları zorunludur.” ifadesine dayanarak D4 yetki belgesi kapsamında
gerçekleştirilen seferler için OTOGAR’da yazıhane kiralamaları veya acente ile
çalışılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak NİŞİKLİ tarafından, şirketlerinin anonim
şirket statüsünde olduğu ve bu nedenle gerçek usulde vergi mükellefi oldukları
gerekçesiyle OTOGAR’dan alınacak yolcular için bilet kesilmesi gerektiği belirtilmektedir.
(18) NİŞİKLİ’nin terminalde bir yere sahip olma zorunluluğu nun bulunduğu, D4 yetki belgesi
sahipleri için YÖNETMELİK’te getirilen istisnanın, NİŞİKLİ’nin anonim şirket olmasından
ötürü pratik olarak NİŞİKLİ için durumu değiştirmediği iddia edilmektedir. Nitekim NİŞİKLİ,
şoförleri aracılığıyla bilet satışı yapmanın operasyonel olarak zor olduğunu, bilet satışını
gerçekleştirmek için yazıhane ihtiyacı olduğunu belirtmektedir. Yazıhane talebinin reddi
sonrasındaki dönem olan 2016 yılı da dahil son üç yılda NİŞİKLİ’nin Lüleburgaz kalkış ve
varışlı hatlarda faaliyet hacminde gerçekleşen değişime ve Lülebu rgaz’dan sağladığı
gelire ilişkin bilgilere aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir.
Tablo 1: NİŞİKLİ’nin Son 3 Yıla Ait Faaliyet Bilgileri
Yıl Sefer Sayısı Yolcu Adedi Bilet Tutarı (TL)
2014 (…..) (…..) (…..)
2015 (…..) (…..) (…..)
2016 (…..) (…..) (…..)
Kaynak: NİŞİKLİ’nin Cevap Yazısı

Tablo 2: NİŞİKLİ’nin Son 3 Yıla Ait Taşımacılık ve Acentelik Faaliyeti Gelirleri (TL)
Yıl Gelir Gider Kâr
2014 (…..) (…..) (…..)
2015 (…..) (…..) (…..)
2016 (…..) (…..) (…..)
Kaynak: NİŞİKLİ’nin Cevap Yazısı
(19) Yukarıdaki tablolara bakıldığında NİŞİKLİ’nin taşımacılık faaliyetleri kapsamında
Lüleburgaz’da gerçekleştirdiği sefer sayısı nın 2016 yılında bir önceki yıla göre % (…..),
taşıdığı yolcu sayısı nın %(…..) ve bilet satışından elde ettiği gelir in %(…..) oranında
azaldığı görülmektedir . Halihazırda NİŞİKLİ şehirlerarası ve uluslararası taşımacılık
faaliyetleri kapsamında Lüleburgaz’da hizmet verebilmek için internet üzerinden bilet
satışına devam etmekte ve biletini internetten alan müşterilerini önce Lüleburgaz’dan
Kırklareli’ne servis aracılığıyla götürmekte, taşımacılık hizmetini buradan vermektedir.

17-28/477-205
6/39
(20) NİŞİKLİ’nin Lüleburgaz’daki toplam gelirlerine bakıldığında ise 2015 yılında taşımacılık
faaliyetinden sağladığı gelirin yaklaşık (…..) olduğu görülmekte olup, NİŞİKLİ tarafından
aradaki farkın acentelik hizmetlerinden sağlanan gelir olduğu belirtilmiştir. NİŞİKLİ’nin
yazıhane kiralayamamasının teşebbüs üzerindeki en olumsuz etkisinin acentelik
faaliyetinden olan komisyon gelirlerindeki kayıp olduğu görülmektedir. Nitekim NİŞİKLİ,
OTOGAR açılmadan önce Lüleburgaz ilçesinde PAMUKKALE’nin acenteliğini yaptığını
ve OTOGAR’ın açılmasıyla birlikte bu imkânın elinden alındığını belirtmektedir.
I.3. Uyuşmazlık Hakkında Açıklama ve Tespitler
(21) OTOGAR’da yaşanan durumu daha iyi yorumlayabilmek adı na Tablo 3’te taraflar
arasında gelişen olayların gelişimine ihale şartnamesinden başlayarak kısaca yer
verilmektedir:
Tablo 3: Uyuşmazlığın Kronolojik Süreci
22.03.2016: Lüleburgaz Belediyesi ile ODA arasında kira sözleşmesinin imzalanması
15.04.2016: OTOGAR bünyesindeki 7 adet şehirlerarası taşımacılık ve 8 adet şehir içi taşımacılık
yazıhanesinin muhtelif acentelere kiralanması
24.04.2016: NİŞİKLİ‘nin kendilerine yazıhane tahsis edilmesi amacıyla Lüleburgaz Belediyesi
Başkanı ile görüşmesi ve kendilerine belediyenin yetkili olmayıp ODA’ya başvurmaları gerektiğinin
bildirilmesi
24.04.2016: Lüleburgaz Belediye Başkanı’nın NİŞİKLİ’yi ODA’ya yönlendirmesi üzerine NİŞİKLİ‘nin
ODA’ya yapmış olduğu yazıhane tahsisi müracaatı
27.04.2016: ODA’nın yazıhane talebiyle yapılan başvurunun gerekli olduğu ileri sürülen şekil şartını
taşımadığı ve antetli kağıtla başvurulması gerektiği bildiriminin üzerine NİŞİKLİ tarafından yeni bir
başvuru yapılması
16.05.2015: ODA’ya yapılan başvuruya ilişkin cevabın gecikmesi üzerine NİŞİKLİ tarafından
Lüleburgaz Belediye Başkanlığına yazılı başvuru yapılması
20.05.2016: Lüleburgaz Belediyesi tarafından NİŞİKLİ’ye gönderilen ve OTOGAR işletmesinin
ODA’da olduğunu belirten cevabi yazı
25.05.2016: 27.04.2016’da NİŞİKLİ tarafınd an yapılan başvuruya cevaben ODA’nın, talep
sahiplerini kira koşullarının görüşülmesi ve yazılı olarak tutanak altına alınması için NİŞİKLİ
yetkililerinin ODA merkezine davet etmesi.
27.05.2016: ODA yönetim kurulu ve NİŞİKLİ yetkililerinin gerçekleştird iği toplantıda NİŞİKLİ’ye
yazıhane tahsisi yapılmayacağının sözlü olarak belirtilmesi.
30.05.2016: Yazıhane taleplerinin sonuçsuz kalması üzerine NİŞİKLİ’ye Lüleburgaz ilçesinde uygun
bir noktanın ara durak veya kalkış durağı olarak kullanılmasına izin talebinin Lüleburgaz Belediyesi
ve Lüleburgaz İlçe Trafik Komisyonuna iletilmesi
27.06.2016: Rekabet Kurumuna başvurulması
01.07.2016: OTOGAR’da boş olan son yazıhanenin Uğur KOÇ tarafından kiralanması
Kaynak: Başvuru ve Soruşturma Sürecinde Elde Edilen Bilgi ve Belgeler
(22) Mevcut durumda başvuru sahibi teşebbüs hem OTOGAR’da yazıhane kiralayamadığı ve
bir acenteyle çalışmadığı için hem de ilçe sınırları içerisinde başka herhangi bir noktada
durak müsaadesi alamadığı için ilçede faaliyet göstermekte güçlük çekmektedir.
NİŞİKLİ’den edinilen bilgilere göre, Lüleburgaz’dan yolcu almalarının herhangi bir yolu
bulunmamaktadır. Zira başvuru sahibi teşebbüsün otobüsleri, Lüleburgaz’da yolcu
indirdiklerinin tespit edilmesi halinde trafik ekiplerince idari para cezasına çarptırılmakta
ve bu durum devam ettiği için büyük miktarlarda ceza ödemek durumunda kalmaktadır.

17-28/477-205
7/39
(23) Diğer taraftan Lüleburgaz ilçesinde kalkış ve varış yapmak söz konusu bölgede yolcu
taşımacılığı yapan firmalar bakımından önemlidir. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine
göre 2015 yılı itibarıyla Kırklareli ilinin nüfusu 346.973 olup bu nüfusun yaklaşık 95 bini il
merkezinde ve yaklaşık 143 bini Lüleburgaz ilçesinde yaşamaktadır. Hâlihazırda Merkez
ilçe haricinde Lüleburgaz’a nüfus açısından en yakın ilçenin yaklaşık 48 bin ile Babaeski
ilçesi olduğu düşünüldüğünde Kırklareli ili içerisinde Lüleburgaz ilçesinin stratejik önemi
anlaşılmaktadır.
(24) OTOGAR’da şehir içi ve şehirlerarası taşımacılık kapsamında faaliyet gösteren
yazıhaneler sırasıyla aylık 1.500 TL ve 3.000 TL kira ödemektedir. Her iki türden yazıhane
kiralamış olan bir yazıhane işletmecisi aylık toplam 4.500 TL kira ödemektedir. Söz
konusu acenteler, acentelik hizmeti verdikleri yolcu taşıma şirketlerinden kesilen bilet
üzerinden komisyon almaktadır. Komisyon ücre tleri taşıma şirketlerinin gider kalemleri

arasında önemli bir paya sahip olabil mekte ve bu ücretlerin yüksek bir düzeyde
belirlenmesi neticesinde taşıma şirketi önemli ölçüde maliyet artışıyla
karşılaşabilmektedir. Bu durum sefer sayısı yüksek firmaların doğrudan yazıhane
kiralayarak faaliyet gösterenlerinin acente aracılığıyla faaliyet gösterenlerine karşı
rekabetçi avantaj elde etmesine yol açabilmektedir . Öte yandan acentelik hizmetleri
pazarında sağlanan katma değeri göstermesi açısından aşağıdaki tabl oda OTOGAR’da
faaliyet gösteren acentelerin taşıma şirketlerinden aldıkları komisyon tutarlarına yer
verilmiştir. Söz konusu komisyon gelirleri taşıma hizmeti sağlayan teşebbüsler adına
kesilen bilet fiyatının belirli bir yüzdesi alınarak hesaplanmaktadır. Dolayısıyla söz konusu
gelirlerin tamamı, aşağıdaki tablolardan görüldüğü üzere taşıma hizmeti sağlayan
teşebbüslerden elde edilmektedir.
Tablo 4: Ali KOÇ
Acente
Sahibi /
Yazıhane
Kiracısı
Yazıhane
No
Hizmet Verilen
Teşebbüsler
Aldığı Komisyon Aylık/Yıllık Ödediği
Kira Bedeli
(TL) Tutar (TL) Dönem
ALİ KOÇ Z 01
Z 02
TRUVA -
2016 Yılı (…..)

S.S. 46 Nolu
Saray Kale
Birlik Otobüsleri
Mot. Taş. Koop.
-
NAİL VARDAR -
Özgür
YAYLAGÜL -

S.S. 86 Nolu
Öztrakyalılar
Otobüsleri Mot.
Taş. Koop.
-
Görkey Turizm
San. Ve Tic.
Ltd. Şti.
-
Yiğit KOÇ -
Toplam Komisyon Geliri: (…..)
Kaynak: Ali KOÇ Cevabi Yazı

17-28/477-205
8/39
Tablo 5: Erdoğan YILMAZ
Acente
Sahibi /
Yazıhane
Kiracısı
Yazıhane
No
Hizmet Verilen
Teşebbüsler
Aldığı Komisyon Aylık/Yıllık Ödediği
Kira Bedeli
(TL) Tutar (TL) Dönem
Erdoğan
YILMAZ
Z 11
Z 12
PAMUKKALE (…..)
Temmuz/Aralık
2016
(…..) BALIKESİR
ULUDAĞ
(…..)
BUZLU (…..)
Toplam Komisyon Geliri: (…..)
Kaynak: Erdoğan YILMAZ Cevabi Yazı
Tablo 6: Özkan YAYLAGÜL
Acente
Sahibi /
Yazıhane
Kiracısı
Yazıhane
No
Hizmet Verilen
Teşebbüsler
Aldığı Komisyon Aylık/Yıllık Ödediği
Kira Bedeli
(TL) Tutar
(TL) Dönem
Özkan
YAYLAGÜL
Z 09
Z 10
HAS TUR (…..) 2016
(…..) İSTANBUL
SEYAHAT
(…..) Mayıs/Temmuz
2016
Toplam Komisyon Geliri: (…..)
Kaynak: Özkan YAYLAGÜL Cevabi Yazı
Tablo 7: ÖZLEM TUR
Acente Sahibi
/ Yazıhane
Kiracısı
Yazıhane
No
Hizmet Verilen
Teşebbüsler
Aldığı Komisyon Aylık/Yıllık Ödediği
Kira Bedeli
(TL) Tutar (TL) Dönem
ÖZLEM TUR
Z 03
Z 04
NİLÜFER - 2016 (…..)
Toplam Komisyon Geliri: (…..)
Kaynak: ÖZLEM TUR Cevabi Yazı
Tablo 8: Taner ÇOLAKOĞLU
Acente Sahibi /
Yazıhane
Kiracısı
Yazıhane
No
Hizmet Verilen
Teşebbüsler
Aldığı Komisyon Aylık/Yıllık Ödediği
Kira Bedeli
(TL) Tutar (TL) Dönem
Taner
ÇOLAKOĞLU
Z 05
Z 06
KONTUR (…..) 2016
(…..)
METRO
(…..) Nisan/Aralık
2016
Toplam Komisyon Geliri: (…..)
Kaynak: Taner ÇOLAKOĞLU Cevabi Yazı

17-28/477-205
9/39
Tablo 9: TRAKYA FATİH
Acente Sahibi
/ Yazıhane
Kiracısı
Yazıhane
No
Hizmet Verilen
Teşebbüsler
Aldığı Komisyon Aylık/Yıllık Ödediği
Kira Bedeli
(TL) Tutar (TL) Dönem
TRAKYA
FATİH
Z 07
Z 08
İSTANBUL
SEYAHAT
(…..) (…..)
(…..)
RİZE SES (…..) (…..)
Toplam Komisyon Geliri: (…..)
Kaynak: TRAKYA FATİH Cevabi Yazı
Tablo 10: Uğur KOÇ
Acente Sahibi
/ Yazıhane
Kiracısı
Yazıhane
No
Hizmet Verilen
Teşebbüs
Aldığı Komisyon
Aylık/Yıllık Ödediği
Kira Bedeli
Tutar (TL) Dönem
Uğur KOÇ
Z 14
Z 16
LÜKS YONCA
(…..) (…..)
(…..)
Toplam Komisyon Geliri: (…..)
Kaynak: Uğur KOÇ Cevabi Yazı
Tablo 11: AS MAKİNA TURİZM VE SEYAHAT LTD. ŞTİ.
Acente
Sahibi /
Yazıhane
Kiracısı
Yazıhane
No
Hizmet Verilen
Teşebbüs
Aldığı Komisyon Aylık/Yıllık Ödediği
Kira Bedeli
(TL) Tutar
(TL) Dönem
AS MAKİNA
TURİZM
VE
SEYAHAT
LTD. ŞTİ.
Z 13 Bulunmamaktadır - - (…..)
Toplam Komisyon Geliri: 0 TL
Kaynak: ODA’dan Gelen Cevabi Yazı

Tablo 12: 21 NO’LU LÜLEBURGAZ BİRLİK MOTORLU TAŞIYICILAR KOOPERATİFİ
Acente Sahibi /
Yazıhane
Kiracısı
Yazıhane
No
Hizmet Verilen
Teşebbüs
Aldığı Komisyon Aylık/Yıllık
Ödediği Kira
Bedeli Tutar
(TL) Dönem
21 NO’LU
LÜLEBURGAZ
BİRLİK
MOTORLU
TAŞIYICILAR
KOOPERATİFİ
Z 15 Bulunmamaktadır - - (…..)
Toplam Komisyon Geliri: 0 TL
Kaynak: ODA’dan Gelen Cevabi Yazı

17-28/477-205
10/39
(25) Yukarıda yer alan tablolara bakıldığında, OTOGAR’da faaliyet gösteren acentelerin hangi
firmalar adına bilet satışı gerçekleştirdikleri ve bilet satışı karşılığında acentelere ödenen
komisyon miktarları görülmektedir. OTOGAR’da geçerli olan yazıhane kiralarıyla ve diğer
olası giderlerle (personel, ısınma, elektrik vb.) karşılaştırıldığında acentelik faaliyetinden
elde edilen gelir oranının ciddi seviyelere ulaşabileceği tahmin edilmektedir. Acentelerden
ve taşıma şirketlerinden edinilen bilgilere göre söz k onusu komisyon gelirleri bilet
fiyatlarının belirli bir yüzdesine tekabül etmektedir.
(26) Aidat bedeli olarak OTOGAR’a ödenen aylık 500 TL’lik (yıllık 6.000 TL) tutar da dikkate
alındığında yazıhane işletmecilerinin /acentelerin kira ve aidat maliyetlerinin ge nellikle
yıllık (…..) TL olduğu, bu durumdan farklı olarak UĞUR KOÇ tarafından yıllık (…..) TL
kira ve aidat giderleriyle birlikte yaklaşık (…..) TL’lik maliyete katlanıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan söz konusu acentelerin komisyon gelirlerine bakıldığında, 2016 yılı içerisinde
ÖZLEM TUR’un (…..) TL, Erdoğan YILMAZ’ın (…..) TL, Taner ÇOLAKOĞLU’nun (…..)
TL, TRAKYA FATİH’in (…..) TL, Özkan YAYLAGÜL’ün (…..) TL, Ali KOÇ’un (…..) TL,
Uğur KOÇ’un ise (…..) TL gelir elde ettiği görülmektedir. Söz konusu rakamlar OTOGAR
bünyesindeki acentelik hizmetleri pazarının büyüklüğünü ortaya koymaktadır.
Şehirlerarası hatlarda faaliyet gösteren PAMUKKALE, METRO, NİLÜFER, İSTANBUL
SEYAHAT, RİZE SES, KONTUR, HASTUR, BUZLU, BALIKESİR ULUDAĞ, TRUVA gibi
otobüs firmalarının bilet satışları karşılığında kesilen komisyon tutarları birçok acente için
kira ve aidat maliyetinin oldukça üzerinde gelir sağlanmasına yol açmakt adır1. Nitekim,
satılan bilet adedine bakıldığında ilgili coğrafyada yoğun faaliyet gösteren
PAMUKKALE’nin de OTOGAR’ın faaliyete başladığı dönemde yazıhane kiralama talebi
olduğu, ancak bu talebinin kabul görmediği, PAMUKKALE’nin şu an Erdoğan
YILMAZ’dan acentelik hizmeti aldığı kendilerinden istenen bilgi ve belgeler karşılığında
tarafımıza bildirilmiştir.
(27) Uğur KOÇ da dahil olmak üzere tüm acente sahipleri 15.04.2016 tarihinde ODA ile
yazıhane kira sözleşmesi akdetmiştir. Lüleburgaz’da ODA yetkilileri tarafından Z2, Z4, Z6
gibi çift numaralı yazıhanelerin şehirler arası taşımacılık firmalarına hizmet veren
acentelere, Z1, Z3, Z5 gibi tek numaralı yazıhanelerin ise şehir içi taşımacılık firmalarına
hizmet veren acentelere tahsis edildiği belirtilmektedir. Ayrıca karayolu taşımacılığı
mevzuatı uyarınca tek bir acente 10 adet taşıma şirketine kadar acentelik hizmeti
verebilmektedir. Dolayısıyla OTOGAR’da F1 veya F2 belgeli bir acente, kiralamış olduğu
çift numaralı bir yazıhanede 10 adet taşıma firmasına kadar hizmet verebilmektedir. Buna
ek olarak, YÖNETMELİK’te 04.05.2016 tarihinde yapılan değişiklik ile D4 yetki belgeli
taşıma şirketlerine verilen acentelik hizmetinin, 10 adet olarak belirlenen anlaşmalı şirket
haddini etkilemeyeceği yönünde bir uygulamaya geçilmiş, acentelerin sınırsız sayıda D4
belgeli taşıma şirketine hizmet verilebilmesinin önü açılmıştır. LÜKS YONCA’dan başka
bir taşıma şirketiyle anlaşması bulunmayan Uğur KOÇ tarafından 01.07.2016 tarihinde,
ikinci bir çift numaralı yazıhane (Z16) kiralanmıştır.

17-28/477-205
11/39
I.4.Taşıma Şirketlerinden Edinilen Bilgi ve Belgeler
(28) Lüleburgaz ilçesinde yolcu taşımacılığı yapan şirketlere bu ilçedeki faaliyetlerinin
büyüklüğü, hangi acente ile çalışıldığı, bilet satışı yapılırken yazıhane kiralamak veya
acente ile çalışmak tercihlerini nasıl belirledikleri, acentelere ödenen komisyon miktarı,
OTOGAR’da yazıhane kiralamak için başvuruda bulunup bulunulmadığı, yazıhane
kiralamak ile acentelik sözleşmesi yapmak arasındaki ekonomik farklar, bu farkların
taşımacılık hizmetinin rekabetçi yapısı üzerinde ne gibi etkiler doğurduğu yönünde sorular
yöneltilmiş olup ilgili şirketler tarafından verilen cevaplara aşağıda yer verilmektedir.
I.4.1. A Pamukkale Taşımacılık Turizm Tic. Ltd. Şti. (PAMUKKALE)
(29) PAMUKKALE tarafından gönderilen cevabi yazıda; şirketin Lüleburgaz ilçesinde Ocak
2014’ten beri faaliyet gösterdiği, belirli bir otobüs terminalinde hizmet verecekse öncelikli
olarak acenteyi değil kendi yazıhanesi aracılığıyla hizmet vermeyi tercih ettiği, bölgede
tanınmanın ve hizmet kalitesini gösterebilmenin en etkili yolunun kendi öz mal varlığı ile
faaliyet göstermek olduğu, ancak ODA tarafından PAMUKKALE’ye yer tahsisi
yapılmadığından acente aracılığıyla faaliyet gösterildiği, bununla birlikte şirketin kendi
malı ile faaliyet göstermek istemesinin kar odaklı bir yaklaşım olmayıp, tamamen hizmet
odaklı olduğu ifade edilmektedir.
(30) Bunun yanı sıra şirketin yazıhane kiralayıp biletlerini kendi adına satmasının hem şirket
için hem de yolcular için avantaj yaratabileceği, ancak şube tahsisi yapılmadığından
acente ile çalışıldığı, Ocak 2014 -Haziran 201 6 arasında şirketin acentesinin NİŞİKLİ
olduğu, OTOGAR’da yer tahsisi için yapılan yazıhane başvurusuna karşılık yer tahsisi
yapılmadığı, 28.06.2016’da Erdoğan YILMAZ ile acentelik sözleşmesi yapıldığı, bu
tarihten beri % (…..) komisyon karşılığında ilgili şahıstan acentelik hizmeti alındığı
belirtilmektedir.
I.4.2. İstanbul Seyahat Turizm Tic. A.Ş. (İSTANBUL SEYAHAT)
(31) İSTANBUL SEYAHAT tarafından gönderilen cevabi yazıda; şirketin Lüleburgaz ilçesinde
2004’ten beri faaliyet gösterdiği, çalışılmak istenilen bölgede kira giderleri, personel maaş
giderleri, ortak giderler gibi maliyetler uygun görüldüğü takdirde şirket adına şube tescili
yapılarak faaliyet gösterildiği, şu anda TRAKYA FATİH acentesi ile % (…..) komisyon
ödemek suretiyle çalışıldığı, maliyetler y üksek olduğu için OTOGAR’da acente ile
çalışmayı tercih ettikleri ve yazıhane kiralamak için herhangi bir girişimleri olmadığı, sefer
sayısını, çalışılan hatları ve bilet fiyatlarını belirleyebildikleri sürece acente ile
çalışılmasının firmanın rekabetçi gücüne zarar vermediği belirtilmektedir.
I.4.3. Metro Turizm Seyahat Org. ve Tic. A.Ş. (METRO)
(32) METRO’dan gelen cevabi yazıda; şirketin yaklaşık 15 yıldır Lüleburgaz kalkış ve varışlı
hatlarda faaliyet gösterdiği, Lüleburgaz’da yaklaşık olarak PAMUKKALE’ni n % (…..),
İSTANBUL SEYAHAT’in % (…..) ve METRO’nun % (…..) aralığında pazar payına sahip
olduğu, ilçede en fazla yolcu hareketinin İstanbul yönünde olduğu, OTOGAR’da TANER
ÇOLAKOĞLU ile acentelik sözleşmesi bulunduğu, bilet satışlarının bir acente aracılığıyla
yapılmasının sektörde yaygın bir uygulama olduğu, METRO’nun Türkiye genelinde
(…..)’den fazla noktada (…..) adet F1 yetki belgeli acenteden hizmet aldığı, firmaların
yoğun sefer düzenledikleri bölgede kendi yapılarını kurdukları ve kendi adlarına yazıhane
kiralama yoluna gittiklerinin bilindiği ancak bu durumda dahi söz konusu firmanın o yörede
tanınan bir acenteyle işletme sözleşmesi yaparak işletmeye verdiğine de sıklıkla
rastlanıldığı, acente ile çalışmanın önemli ölçüde maliyet avantajı oluşturduğu,
acentelerin birden fazla firmaya hizmet vermek suretiyle söz konusu maliyetin üzerinde
kazanç sağlamalarının mümkün olduğu, Lüleburgaz, Babaeski gibi transit seferlerin fazla
olduğu başka bir deyişle ilk kalkış ve son varış noktası olmayıp genelde ara durak olarak

17-28/477-205
12/39
kullanıldığı, bu tür transit otogarlarda firmaların kendi alt yapısını kurmalarının yüksek
maliyetli olduğu, acenteyle çalışmanın daha pratik ve ekonomik olduğu, OTOGAR’da
yazıhane kiralamak için herhangi bir girişimlerinin olmadığı,
(33) Yazıhane kiralama girişiminde bulunulmamasında kira, ortak giderler, personel maaşı ve
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primleri, vergi ödemeleri, personel çıkartılması
durumunda kıdem ve ihbar tazminatı gibi maliyetlerin etkili olduğu, bunun yanı sıra
yazıhane kiralanması durumunda ticaret odasında şube açıp Ulaştırma Bakanlığından
alınacak olan F1 belgesine o şubeyi işlettirmek gibi ek maliyetler oluşacağı, merkezden
uzak olan bir bölgede personelin sevk ve idaresinin güç olduğu ve bunun için ayrı bir
yönetici istihdam edilmesi gerektiği, bu gibi nedenlerle ilgili yörede tanınan ve bilinen bir
acenteyle çalışmanın avantajlı olduğu belirtilmektedir.
(34) Bunlara ilave olarak, acentelere hak ediş usulüne göre kesilen bilet tutarı üzerinden,
biletin acente veya internet aracılığ ıyla satılmasına bağlı olarak % (…..) ile % (…..)
arasında değişen oranlarda ödeme yapıldığı belirtilmektedir.
I.4.4. Çanakkale Truva Turizm Tic. Ltd. Şti. (TRUVA)
(35) TRUVA’dan gelen cevabi yazıda; TRUVA’nın 2001 yılından bu yana Lüleburgaz’da
faaliyet gösterdiği, Ali KOÇ ile acentelik ilişkisi bulunduğu, OTOGAR’ın açıldığı dönemde
yazıhane kiralama girişiminde bulunulmadığı, acenteye yaz aylarında yaklaşık (…..) TL
ile (…..) TL arası, kış aylarında ise (…..) TL ile (…..) TL arası komisyon ödenmek suretiyle
bilet satışlarının gerçekleştirildiği, yazıhane kira ve personel giderleri nedeniyle yazıhane
kiralamak yerine acenteyle çalışmanın daha avantajlı olduğu belirtilmektedir.
I.4.5. Has Turizm Seyahat ve Tic. A.Ş. (HASTUR)
(36) HASTUR’dan gelen cevabi yazıda; HASTUR’un 27.04.2016 tarihinden bu yana
Lüleburgaz’da hizmet verdiği, OTOGAR’da acente olarak Özkan YAYLAGÜL ile
çalışıldığı, 2016 yılı içerisinde Lüleburgaz kalkış ve varışlı hatlarda (…..) TL’lik bilet satışı
gerçekleştirildiği, (…..) TL komisyo n ödendiği, kira ve işçilik giderlerinin yüksekliği
nedeniyle acente ile çalışmanın daha avantajlı olduğu belirtilmektedir.
I.4.6. Huntur Ulaşım Turizm Sey. Ltd. Şti. (HUNTUR)
(37) HUNTUR’dan gelen cevabi yazıda; HUNTUR’un yalnızca 04.11.2014 ile 19.11.2017
tarihleri arasında Bulgaristan’a yolcu taşımacılığı yapmak üzere Lüleburgaz’da hizmet
verdiği ve bu tarihten beri ilgili ilçede herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, faaliyette
bulunulduğu dönemde ÖZLEM TUR ile acentelik ilişkisinde bulunulduğu, söz konus u
acente ile yapılan anlaşma gereğince acenteye bilet tutarının % (…..) komisyon bedeli
olarak ödendiği belirtilmektedir.
I.4.7. Kontur Turizm Nakliyat Petrol ve Dinlenme Tesisleri Ltd. Şti. (KONTUR)
(38) KONTUR’dan gelen cevabi yazıda, KONTUR’un 23 yıldır Kon ya, İstanbul, Çorlu,
Lüleburgaz, Babaeski ve Edirne hattında faaliyet gösterdiği, günde (…..) gidiş, (…..)
dönüş olmak üzere Lüleburgaz’a (…..) seferinin olduğu, her gün ortalama (…..) ile (…..)
arasında yolcu taşındığı, TANER ÇOLAKOĞLU ile acentelik sözleşmesi yapıldığı, acente
hizmetini yetersiz buldukları tüm hatlarda acentelik sözleşmesini tek taraflı fesih
haklarının bulunduğu, 2016 yılında söz konusu acenteye (…..) TL ödeme yapıldığı,
OTOGAR’ın açıldığı dönemde yazıhane kiralama girişiminde bulunulmadığı, bunun temel
nedeninin günlük tek sefer ile hizmet verildiği ve yazıhane kiralamanın ekonomik olmadığı
ancak günde (…..) veya (…..) sefer olsaydı yazıhane tutmanın da düşünülebileceği,
mevcut acente ile çalışılmasının rekabetçi avantaj yarattığı belirtilmektedir.

17-28/477-205
13/39
I.4.8. Lüks Ak-sel Seyahat Petrol Ürünleri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (LÜKS AKSEL)
(39) LÜKS AKSEL tarafından gönderilen cevabi yazıda, 20.05.2016’da Erdoğan YILMAZ’la
acentelik sözleşmesi yapıldığından beri OTOGAR’da faaliyet gösterildiği, 2016 yılında
(…..) TL tutarında bilet kesildiği ve aynı yılda (…..) TL komisyon ödendiği, herhangi bir
merkezde acente açılmasının veya acentelik anlaşması yapılmasının tama men faydamaliyet hesabıyla ilişkili olduğu, acentelik hizmetleri piyasasında genel olarak bilet
tutarının %20’si oranında komisyon ödendiği, OTOGAR’da yazıhane kiralamak için
herhangi bir girişimde bulunulmadığı, Lüleburgaz’dan günlük (…..) adet araç kaldırıldığı
için yazıhane kiralamanın gelirden daha çok maliyet ortaya çıkardığı, acente ile
çalışmanın da beklenen verimi karşıladığı ve yolculara gerekli saygıyı gösterdiği, bu
nedenle mevcut durumun LÜKS AKSEL için faydalı olduğu belirtilmektedir.
I.4.9. Balıkesir Uludağ Turizm Taş. İnş. Tic. Ltd. Şti. (BALIKESİR ULUDAĞ)
(40) BALIKESİR ULUDAĞ tarafından gönderilen cevabi yazıda, OTOGAR’daki faaliyetlerinin
07.06.2016 tarihinde başladığı, halihazırda günde (…..) seferlerinin bulunduğu,
OTOGAR’da Erdoğan YILMAZ i le yapılan acentelik sözleşme si kapsamında hizmet
verdikleri, 2016 sonuna kadar geçen sürede (…..) TL tutarında bilet satıldığı, bunun
yaklaşık %(…..) tekabül eden (…..) TL’lik kısmının acente komisyonu olarak ödendiği,
belirli bir bölgede yazıhane kiralama kararının ilgili bölgedeki sefer sayısı dikkate alınarak
verildiği, Lüleburgaz’ın transit bir hat olarak kullanılmasından dolayı acente ile çalışmanın
kendileri açısından daha rasyonel olduğu ve bu nedenle OTOGAR’da yazıhane kiralamak
için başvuruda bulunulmadığı belirtilmektedir.
I.5. İlgili Pazar
I.5.1. İlgili Ürün Pazarı
(41) Karayolları trafiğini düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlar başlıklı

3. maddesinde terminal tanımı; “İnsan veya eşya taşımalarında, araçların indirme,
bindirme, yükleme, aktarma yaptıkları ve ayrıca bilet satışı ile bekleme, haberleşme, şehir
ulaşımı ve benzeri hizmetlerin yapıldığı yerdir” şeklinde yapılmaktadır. Adı geçen
Kanun’un 17. ve 18. maddeleri ile sırasıyla 5393 ve 5216 sayılı Belediye ve Büyük şehir
Belediye Kanunlarının ilgili maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, belediye sınırları
içerisinde karayolları kenarında yapılacak veya açılacak terminallerin belediyelerin
imtiyazı olarak addedildiği, ayrıca açılacak terminaller için belediyelerden izin alınmasının
gerektiği ve bu izin alınırken karayolu yetkili birimlerinin onayının da bulunması gerektiği
anlaşılmaktadır.
(42) Bu çerçevede, gerek şehirlerarasında yolculuk yapacak kişiler açısından gerekse
karayolu ile yolcu taşımacılığı yapan otobüs fi rmaları açısından ilk kalkış ve sefere
başlangıç hizmetlerinde kullandıkları terminal hizmetinin veriliş şekli ve yerinin yasal

düzenlemelerle sınırlanmış olması nedeniyle söz konusu hizmetin talep yönünden başka
bir ürünle ikame edilemeyeceği, dolayısıyla ilgili ürün pazarının “şehirlerarası otobüs
terminali işletmeciliği pazarı” olarak tespit edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
(43) Diğer taraftan şehirlerarası otobüs terminali işletmeciliği hizmetinden faydalanan ve bu
hizmet bedelini maliyetlerine aktaranlar, şehirlerarası otobüs firmalarıdır. Bu nedenle söz
konusu hizmetlerden doğrudan etkilenen pazar ise “şehirlerarası karayolu ile yolcu
taşımacılığı hizmetleri pazarı” olarak belirlenmiştir2.

2 Aynı doğrultuda bkz. Kurul’un 11.06.2009 tarih ve 09-27/596-140 sayılı; 23.12.2009 tarih ve 09-60/1470-
388 sayılı kararları.

17-28/477-205
14/39
(44) YÖNETMELİK uyarınca D4 yetki belgesi; tarifeli olarak 100 km’ye kadar şehirlerarası
yolcu taşıma ve mesafeye bakılmaksızın il içi ticari yolcu taşıma yetkisi vermektedir.
Taraflardan gelen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde hem ODA başkanı Kenan
KOÇ’un hem de NİŞİKLİ’nin 100 km’ye kadar olan mesafede (Kır klaeli-Lüleburgaz
hattında), halk arasında “indi -bindi” olarak tabir edilen şekilde yolcu taşımacılığı hizmeti
verdiği anlaşılmaktadır. Söz konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için YÖNETMELİK’in

60. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tarifeli yolcu taşımacı lığı yetki belgesi sahiplerinin
seferlerin başladığı ve bittiği noktalarda sahibinin veya acentesinin otogarda en az bir
yolcu terminaline bağımsız olarak veya birlikte sahip olmaları veya bu terminalin kullanma
hakkını haiz olmaları zorunlu iken bu zorunl uluk, D4 yetki belgesi kapsamında yapılan
tarifeli taşımacılık faaliyetleri için Resmi Gazete’de 04.05.2016 tarihinde yayımlanan
değişiklikle kaldırılmıştır. Dolayısıyla ilgili hatta faaliyet gösterebilmek için yazıhane
kiralama veya acente ile çalışma zor unluluğu ortadan kalkmıştır. Ancak bu tip hatlarda
bilet satışı yapabilmek için ilgili kalkış noktalarında acente bulundurma zorunluluğu halen
devam etmektedir. Söz konusu hususlar birlikte değerlendirildiğinde D4 yetki belgesi
kapsamında 100 km’ye kadar ş ehirlerarası ve mesafeye bakılmaksızın şehir içi yolcu
taşımacılığı hizmetinin diğer yetki belgeleriyle verilen yolcu taşımacılığı hizmetinden
farklılaştığı görülmektedir. Dolayısıyla dosya kapsamında tarafların hizmetleri dikkate
alındığında, “şehir içi y olcu taşımacılığı pazarı”nın ayrı bir ilgili ürün pazarı olarak
tanımlanmasında fayda bulunmaktadır.
(45) Öte yandan, YÖNETMELİK uyarınca F1 yetki belgesi yurt içi yolu taşımacılığı konusunda
acentelik yapma yetkisi ; F2 yetki belgesi ise uluslararası ve yurtiç i yolcu taşımacılığı
alanında acentelik yapma yetkisi vermekte olup otogarlarda acentelik faaliyetinde
bulunmak için söz konusu yetki belgelerinden en az birine sahip olmak gerekmektedir.
Tarifeli yolcu taşımacılığı hizmeti verebilmek için YÖNETMELİK’in 60 . maddesinin 1.
fıkrasında “t arifeli yolcu taşımalarında kalkış ve varışların bir terminalden yapılması
esastır. Terminal ve ara duraklar dışında yolcu indirilip bindirilmez.” şeklinde belirtildiği
üzere terminalden hizmet alınması zorunludur. Söz konusu hizmeti alabilmenin yolu ise
terminal sınırları içerisinde faaliyet gösteren F1 - F2 yetki belgeli teşebbüslerden acentelik
hizmeti almak veya söz konusu yetki belgelerine sahip olunmak suretiyle terminal
içerisinde yazıhane kiralamaktır.
(46) Acentelik hizmetleri, terminalin fiziki imkânlarından faydalanılmak suretiyle
gerçekleştirilmekte ve hem şehir içi hem de şehirlerarası tarifeli yolcu taşımacılığı için
girdi niteliği taşımaktadır. Terminal içerisindeki yazıhaneleri kiralayan acenteler, acentelik
hizmetleri kapsamında taşıma şirketleri adına bilet satışı gerçekleştirmekte ve bu
faaliyetleri karşılığında bilet tutarı üzerinden komisyon geliri elde etmektedir. Acenteler,
YÖNETMELİK’in 44. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 10 adet tarifeli taşıma şirketine
kadar hizmet verebilmekte olup bu durum ölçek ekonomisi yaratmaktadır. Bu sayede çok
sayıda firma yazıhane kiralama ve işletme maliyetine katlanmadan belirli bir bölgede
acente ile anlaşma k suretiyle bu bölgeye otobüs seferleri düzenleyebilm ekte ve bilet
satışlarını gerçekleştirebilmektedir. Acenteler ise birçok sayıda firma adına bilet kesmek
ve buradan komisyon elde etmek suretiyle kira ve personel gibi giderlerini
karşılayabilmektedir. Dolayısıyla “acentelik hizmetleri ” dosya kapsamında ayrı bir ilgili
ürün pazarı olarak tanımlanmış ve bu pazar otogar işletmeciliği faaliyetlerinin alt pazarı
ve yolcu taşımacılığı hizmetlerinin ise üst pazarı olarak değerlendirilmiştir.

17-28/477-205
15/39
I.5.2. İlgili Coğrafi Pazar
(47) Şehirlerarası karayolu ile yolcu taşıma hizmetleri niteliği gereği iller arası seferler şeklinde
gerçekleştirilmektedir. Karayolu ile yolcu taşıması yapan otobüslerin terminal hizmetlerini
aldıkları coğrafi bölgeler, seferlerin başlangıcının yapıldığı veya sona erdiği il ve ilçe
merkezleri olarak ortaya çıkmaktadır. Bir başka deyişle idari sistem içerisinde bütünlük
gösteren ve karayolu ile yolcu taşımacılığında seferlerin başlangıç ve bitiş noktasını
oluşturan il ve ilçe merkezleridir.
(48) Benzer bir durum şehir içi taşıma hizmetleri açısından da geçerli olabilmektedir. Belirli bir
kilometrenin üzerindeki çevre ilçelere yolculuk etmek, nitelik itibarıyla aynı olmasa da
büyük ölçüde şehirlerarası seyahat etme ile benzer özellikleri taşımaktadır. Öncelikle
çevre ilçelere ulaşım sağlayan taşıtlar ilçe nin otobüs terminalini veya kendilerine özel
olarak tahsis edilmiş ara durakları kullanmaktadır. Bu nedenle, Lüleburgaz’dan
Kırklareli’ne seyahat etmek isteyen yolcuların öncelikli olarak geldikleri nokta OTOGAR
olmaktadır. Şikâyet konusu uygulamanın OTOGAR’a ilişkin olması ve rekabetin ortadan
kaldırıldığı iddia edilen ilgili hizmetin Lüleburgaz kalkışlı ve Lüleburgaz varışlı hatlardaki
yolcu taşımacılığı ve acentelik hizmetleri olması göz önünde bulundurularak ilgili coğrafi
pazar, “Lüleburgaz ilçesi” olarak tespit edilmiştir.
I.6. İlgili Mevzuat
I.6.1.4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu (Karayolu Taşıma Kanunu)
(49) Karayolu Taşıma Kanunu’nun terminallere ilişkin 32. maddesi aşağıdaki hükmü amirdir:
“Madde 32 - Düzenli seferli yolcu taşımalarında kalkış ve varışların bir terminalden
yapılması esastır. Ancak yeri ve zamanı önceden belirlenen ve nitelikleri yönetmelikte
tespit edilen ara duraklarda da yolcu indirmesi ve bindirmesi yapılabilir.
Yolcu taşımacılarının, en az bir yolcu terminaline bağımsız olarak veya birlikte sahip
olmaları veya bu terminalin kullanma hakkını haiz olmaları zorunludur. Aynı
terminalden, nitelik ve niceliğine göre birden fazla taşımacı yararlanabilir. Eşya
taşımacılığında terminal bulundurma zorunluluğu aranmaz. Terminallerin özelli kleri
yönetmelikle belirlenir.”
(50) Bu hükümden de anlaşıldığı üzere, tarifeli seferlerde taşımacıların tek bir terminali
kullanmaları esası getirilmiştir. Bunun mümkün olmadığı durumlarda ne yapılması
gerektiğine ilişkin detaylar aşağıda açıklanacağı üzere yönetmelikle belirlenmiştir.
I.6.2. Karayolu Taşıma Yönetmeliği (YÖNETMELİK)
(51) 11.06.2009 tarih ve 27255 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
YÖNETMELİK’in 33. maddesinde terminallere ilişkin kriterler belirlenmiştir. Buna göre
“Terminallerde bulunması gereken asgari fiziki özellikleri aşağıda belirtilen şekilde
olması şarttır:
a) Yurtiçi ve uluslararası yolcu terminalleri: 1) Terminallerin en az 2.000 metrekare
alan üzerinde, belediye imar planına uygun, yol ağlarıyla bağlantısı olan varsa
belediye altyapısıyla irtibatlanmış yoksa bu tür altyapıları oluşturulmuş, taşıtlar için
peronlar, park yerleri, gerektiğinde bunların bakım ve ikmal yapabilecekleri alanları
bulunan, açık ve kapalı alanlarında yeterli yangın önleme, söndürme ve alarm ile
aydınlatma sistemleri ve araçları bulunan, çevre düzenlemesi yapılmış, engellilerin
ihtiyaçlarını karşılayan ve çevreleri güvenlik açısından yeterli ihata duvarı veya tel
örgü ile çevrilmiş bir altyapıya sahip olması ve terminale giriş çıkışların karayolu
trafiğini olumsuz etkilememesi şarttır. Bu terminallerde, yolcuların şehir içi ulaşımını
sağlayan servis araçları, ticari taksiler ile özel otomobiller için indirme, bindirme ve
park yapacakları yeterli bir alan da bulunmalıdır. 2) (1) numaralı alt bentte be lirtilen

17-28/477-205
16/39
altyapı üzerine inşa edilecek üst yapıların ise; sıcaktan ve soğuktan korunmuş bir
ortamda, yolcular için bilet satış yeri, yeterli sayıda bay ve bayan tuvaleti ile oturma
yerleri, haberleşme ve iletişim, acil sağlık yardımı, polis ve zabıta birim i, beslenme,
ibadet, emanet ve benzeri asgari ihtiyaçları karşılayacak şekilde rahat, sağlıklı ve
güvenli olması şarttır.”
(52) YÖNETMELİK’in 60. vd. maddeleri şehirlerarası yolcu terminallerine ilişkindir. Bu
hükümlere aşağıda yer verilmektedir:
“Terminal kullanma zorunluluğu ve ara duraklar
MADDE 60 – (1) Tarifeli yolcu taşımalarında kalkış ve varışların bir terminalden
yapılması esastır. Terminal ve ara duraklar dışında yolcu indirilip bindirilmez.
(2) (Değişik: RG -4/5/2016-29702) D4 yetki belgeleri hariç tarifeli yolcu taşımacılığı
yetki belgesi sahiplerine taşıma hattı verilebilmesi için; kendilerinin veya
acentelerinin, seferlerin başladığı kalkış ve bittiği varış noktalarındaki en az bir yolcu
terminaline bağımsız olarak veya birlikte sahip olmaları vey a bu terminalin kullanma
hakkını haiz olmaları zorunludur.
(3) Tarifeli yolcu taşımacılığı yetki belgesi sahiplerinin kalkış ve varış noktaları dışında
yolcu indirip bindirebilmeleri için kendilerinin veya acentelerinin ara durak tanımına
uygun bir yere sahip veya kullanım hakkını haiz olmaları zorunludur. Yeri ve zamanı
önceden belirlenen ara duraklarda da yolcu indirilip, bindirilerek bilet satışı yapılabilir.
Ara duraklarda bilet satışı yapılabilmesi ve yolcu alınabilmesi için yetki belgesi
sahibine ait bir şube veya acentesi olması şarttır.
(4) Ara duraklar seyahatin başladığı ilk kalkış ve son varış yeri olarak kullanılamaz.
(5) (Değişik: RG -31/12/2011-28159) Yolcu taşımacılığı yetki belgesi sahiplerinin
belediye sınırları içinde terminal dışındaki yerle rde yolcu indirilip bindirilebilmesi için
Büyükşehirlerde Ulaşım Koordinasyon Merkezinin, diğer yerlerde ilgili belediyenin
izin vermesi gerekir.
Terminalin bulunmadığı yerleşim birimlerinde yapılacak uygulama
MADDE 61 – (1) Yolcu terminalinin bulunmadığı yerleşim birimlerinde, tarifeli yolcu
taşımacılığında kullanılmak üzere ilgili mahalli makamlarca yolcuların asgari
ihtiyaçlarını karşılayacak fiziki şartları haiz bir yer tahsis edilir veya belirlenir. Tahsis
edilen veya belirlenen bu yerle ilgili mülki veya mahalli makamlarca düzenlenen resmi
belgenin tarifeli yolcu taşımacılığı yetki belgesi sahibi/sahipleri tarafından Bakanlığa
verilmesi halinde bu yerler ara durak veya kalkış veya varış noktası olarak
kullanılabilir.
Terminallerde yer bulunmaması halinde yapılacak uygulama
MADDE 62 – (1) Yolcu terminallerinde yer bulunmaması veya terminal işletmecileri
tarafından yer tahsis edilememesinin/edilmemesinin belgelenmesi hallerinde; bu
Yönetmeliğin 61 inci maddesi hükümleri uygulanır.”
(53) YÖNETMELİK hükmünden de anlaşılacağı üzere tarifeli yolcu taşıyan firmaların veya
acentelerinin kalkış ve varış yerlerinde terminal kullanma zorunluluğu bulunmaktadır.

gereği yasaklanmıştır. Yolc u taşıyan firmalara terminal dışında bir yer tahsis
edilebilmesinin koşulu ise YÖNETMELİK’in 61. ve 62. maddelerinde açıklanmaktadır.
Buna göre, mevcut yolcu terminalinde yer yoksa yahut terminal işletmecisi tarafından yer
tahsis edil(e)miyorsa, ilgili mah alli makamlarca terminal olarak kullanılmak üzere başka
bir yer tahsis edilmesi gerekmektedir.

17-28/477-205
17/39
I.6.3. Yolcu Taşıyan Firmaların Sahip Olması Gereken Belge Türleri
(54) Soruşturma konusu iddiaların daha iyi anlaşılabilmesi bakımından, YÖNETMELİK’in 6.
maddesi uyarınca şehir içi ve şehirlerarası hatlarda yolcu taşımacılığı yapan firmalar ile
bu firmaların biletlerini satan aracı teşebbüsler ve bunların durakladığı terminalleri işleten
şirketlerin sahip olması gereken bazı yetki belgesi türlerine aşağıda yer verilmektedir:
D1: Tarifeli olarak şehirlerarası ticari yolcu taşımacılığı yapma yetkisi verir.
D2: Tarifesiz olarak yurtiçi yolcu taşımacılığı yapma yetkisi verir.
D4: Tarifeli olarak 100 km’ye kadar şehirlerarası yolcu taşıma ve mesafeye
bakılmaksızın il içi ticari yolcu taşıma yetkisi verir.
F1: Yurt içi yolu taşımacılığı konusunda acentelik yapma yetkisi verir.
F2: Uluslararası ve yurtiçi yolcu taşımacılığı alanında acentelik yapma yetkisi verir.
T2: Büyükşehir Belediyesi sınırları dışında kalan yerleşim birimlerinde yolcu terminali
işletmeciliği yapma yetkisi verir.
(55) Buna göre, uygulamada genellikle, F1 belgeli kişiler T2 belgeli işletmeciler ile alt kira
sözleşmesi yaparak otogarda yazıhane kiralamakta ve burada acenteliğini yaptıkları D1
veya D4 belgeli şirketlerin biletlerini satmaktadır.
I.7. Değerlendirme
I.7.1. İddialara İlişkin Değerlendirme
(56) İnceleme konusu dosyanın esasını Lüleburgaz otogarını işleten Lüleburgaz Şoförler ve
Otomobilciler Esnaf Odasının, şikâyetçi firmaya yazıhane kiralamayı reddetmek suretiyle
hâkim durumunu kötüye kullandığı iddiası oluşturmaktadır. Sözleşme yapmayı reddetme
eyleminin pazardaki etkisine ve ihlal niteliği arz edip etmediğine ilişkin değerlendirmelerin
yapılabilmesi için öncelikle ret eylemini gerçekleştiren firmanın ilgili ürün pazarında hâkim
durumda olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, sözleşme
yapmanın reddine ilişkin rekabetçi endişeler genellikle alt-üst pazar şeklinde ikili bir pazar
yapısı içinde anlamlı olmakta; hâkim durumdaki teşebbüsün kendisinden mal veya hizmet

satın almayı talep eden alıcı ile alt pazarda rekabet halinde olduğu durumlarda sözleşme
yapmanın reddi güçlü rekabetçi kaygıları gündeme getirmektedir. Bu bakımından
sözleşme yapmayı reddettiği iddia edilen teşebbüsün hâkim durum analizi yapılırken alt
ve üst pazar şeklinde bir ayrımın dikkate alınması inceleme konusu dosya bakımından
daha isabetli olacaktır.
I.7.1.1. Hâkim Durum Değerlendirmesi
(57) 4054 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı üçün cü maddesinde hâkim durum, belirli bir
piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız
hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücü olarak ifade edilmiştir. Bu tanım çerçevesinde OTOGAR’ın
işletmecilik faaliyetlerini yürüten ODA’nın müşterilerinden ve tüketicilerden bağımsız
hareket etme yeteneğinin bulunup bulunmadığı hâkim durum analizinin esaslı unsurudur.

17-28/477-205
18/39
(58) Karayolu Taşıma Kanunu’nun terminallere ilişkin 32. mad desi ve anılan Kanunu’na
dayanılarak çıkarılan YÖNETMELİK’in 60. maddesi uyarınca tarifeli yolcu taşımalarında
kalkış ve varışların bir terminalden yapılması esas olup, terminal ve ara duraklar dışında
yolcu indirilip bindirilmesi mümkün değildir. Kanun’un aynı maddesinin ilerleyen
fıkralarında tarifeli yolcu taşımacılığı yetki belgesi sahiplerine taşıma hattı verilebilmesi
için; kendilerinin veya acentelerinin, seferlerin başladığı kalkış ve bittiği varış
noktalarındaki en az bir yolcu terminaline bağımsız olarak veya birlikte sahip olmaları
veya bu terminalin kullanma hakkını haiz olmaları zorunlu getirilmekte; ara durakların
seyahatin başladığı ilk kalkış ve son varış yeri olarak kullanılamayacağı
düzenlenmektedir.
(59) Karayolu Taşıma Kanunu ve YÖNETMELİK’in bahse konu hükümleri karayolu ile yolcu
taşımacılığı bakımından otogarların zorunluluğunu açık biçimde ortaya koymaktadır.
Buna göre taşımacılık firmalarının, faaliyetlerini yürütebilmek için belediyelerin ve/veya
özel işletmelerin kontrolünde bulunan otog arlarda, faaliyet belgelerinde kalkış ve varış
yeri olarak gösterebilecekleri bir terminal kullanım hakkına (yazıhanelere) sahip olmaları
veya bu hakka sahip olan bir acente ile çalışmaları elzemdir.
(60) Öte yandan YÖNETMELİK’in 62. maddesi yolcu terminallerinde yer bulunmaması veya
terminal işletmecileri tarafından yer tahsis edilememesinin/edilmemesinin belgelenmesi
hallerinde YÖNETMELİK’in 61. maddesinin işletilebileceğini düzenlemektedir. Böylelikle,
taşıma firmalarına terminalde yer tahsisinin mümkün olmadığı hallerde mahalli
makamlarca yolcuların asgari ihtiyaçlarını karşılayacak fiziki şartları haiz bir yer tahsis
edilmesi mümkün olmaktadır. Bununla birlikte terminallerin kuruluş ve işletme ayrıcalıkları
belediyelerin yetki ve imtiyazında ya da izninde olduğu veya bizzat belediyeler tarafından
özelleştirmeler sonucunda işletim hakları devredildiği için mevcut bir terminal varken,
ikincisi için gerekli izinlerin alınması idari açıdan pek mümkün olmamak tadır. Nitekim
NİŞİKLİ 30.05.2016 tarihinde yazıhane taleplerinin sonuçsuz kalması üzerine Lüleburgaz
Belediyesi ve Lüleburgaz İlçe Trafik Komisyonuna, Lüleburgaz ilçesinde uygun bir
noktanın ara durak veya kalkış durağı olarak kullanılmasına ilişkin izin talebinde
bulunmuş ancak olumlu yanıt alamamıştır. Bu noktada yedi kişiden oluşan ilçe trafik
komisyonunun iki üyesinin ilgili Belediye ile Lüleburgaz Şoförler ve Otomobilciler Esnaf
Odası üyelerinden oluşmakta olduğunu belirtmekte fayda bulunmaktadır.
(61) Dolayısıyla yasal ve sözleşmelere dayalı hukuki çerçeve ve fiili durum göz önüne
alındığında Lüleburgaz otogarını işleten ODA’nın ; Lüleburgaz şehirlerarası otobüs
terminali işletmeciliği pazarında tek terminal işletmecisi olması, aynı zamanda ihtiyacı
karşılayan ve hali hazırda boş kapasiteli bir terminal varken yapım ve işletim masrafları
yüksek olacak rakip bir terminal işletmesinin pazara girmesi nin rasyonel olmaması
nedenleriyle, ilgili pazarda hukuki ve fiili tekel benzeri niteliğini haiz olduğu ve
rakiplerinden bağımsız davranma sonucunun doğal olarak ortaya çıktığı
değerlendirilmektedir3.
(62) Söz konusu konumu nedeniyle ODA’nın, terminal hizmetlerinin müşterisi konumundaki
otobüs firmaları ve otobüs sahiplerinden de bağımsız olarak fiyat belirleme yetki si
bulunmaktadır. Bu nedenle rekabet hukukunda hâkim konum değerlendirmelerinde esas
alınan niteliksel ve niceliksel kıstasların Lüleburgaz otogarını işleten ODA için geçerli
olduğu, bu nedenle ODA’nın Lüleburgaz ilçesi otobüs terminali işlet meciliği pazar ında
hâkim durumda olduğu kanaatine varılmıştır.

3 Benzer bir değerlendirme için bkz. 06.07.2001 tarih ve 01 -31/313-91 sayılı İstanbul Otogar kararı ile
02.12.2013 tarih ve 13-67/928-390 sayılı Volkan Metro kararı.

17-28/477-205
19/39
I.7.1.2. Sözleşme Yapmanın Reddine İlişkin Değerlendirme
(63) Kurul’un sözleşme yapmayı reddetmenin konu alındığı kararları incelendiğinde sözleşme
yapmanın reddinin ihlal olup olmadığına ilişkin değerlendirmede, hâkim durumdaki bir
firma tarafından reddetme eyleminin gerçekleştirilmesi, ret eyleminin rekabeti kısıtlayıcı
bir etki yaratması ve eylemin nesnel olarak haklı bir gerekçeye dayanmaması koşullarının
arandığını belirtmek mümkündür.
(64) Öte yandan Hâkim Duru mdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki
Davranışlarının Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz’ da (KILAVUZ), sözleşme yapmayı
reddetme iddiaları değerlendirilirken ihlalin tespiti için üç koşulun birlikte varlığını n
arandığı belirtilmektedir. Bu çerçevede;
- reddetme, alt pazarda rekabet etmek için vazgeçilmez bir ürüne ya da hizmete ilişkin
olmalı,
- reddetmenin alt pazarda etkin rekabeti ortadan kaldırması muhtemel olmalı,
- reddetmenin tüketici zararına yol açması muhtemel olmalıdır.
(65) Bunun yanı sıra Kanun’un 6. maddesinin uygulanmasında Kurul, hâkim durumdaki
teşebbüsün, incelemeye konu davranışına ilişkin olarak sunduğu haklı gerekçe iddialarını
da göz önünde bulundurmaktadır. Dolayısıyla kararın devam eden bölümlerinde inceleme
konusu dosya çerçevesindeki eylemler;
- reddetme eyleminin varlığı
- reddetmenin alt pazarda rekabet etmek için vazgeçilmez bir ürüne ya da hizmete
ilişkin olması,
- reddetmenin alt pazarda etkin rekabeti ortadan kaldırmasının muhtemel olması,
- reddetmenin tüketici zararına yol açmasının muhtemel olması,
- reddetmenin herhangi bir haklı gerekçeye dayanmaması
koşulları bakımından incelenecektir.
I.7.1.2.1. Reddetme Eyleminin Varlığına İlişkin Değerlendirme
(66) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi hâkim durumda bulunan teşebbüslerin bu durumlarını
bilhassa ticarî faaliyet alanlarına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı
olarak engel olmak ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan
eylemlerde bulunmak yolu ile kötüye kullanmalarını yasaklamıştır. Tekel konumunda olan
bir teşebbüsün rakiplerle sözleşme yapmaktan imtina etmek suretiyle onların faaliyetlerini
zorlaştırması da bu kapsama dâhil edilmektedir. KILAVUZ’un 35. vd. paragraflarında
sözleşme serbestisi vurgulandıktan sonra i stisnai bazı durumlarda hâkim durumdaki
teşebbüslerin sözleşme yapmayı reddetmelerinin rekabeti kısıtlayabileceğine; bu
nedenle söz konusu teşebbüse sözleşme yapma yükümlülüğü getirilebileceğine dikkat
çekilmiştir. Buna göre bir teşebbüsün ürettiği mal ya da hizmetler ile sahip olduğu maddi
ya da gayri maddi işletme unsurlarını diğer teşebbüslere sağlamaması ya da bunların
diğer teşebbüsler tarafından kullanılmasına doğrudan veya dolaylı olarak izin vermemesi
sözleşme yapmayı reddetme olarak ele alınmaktadır.

17-28/477-205
20/39
(67) KILAVUZ’a göre sözleşme yapmayı reddetme, hâkim durumdaki teşebbüsün, kendisine
yöneltilen sözleşme yapma talebini herhangi bir sebep göstermeksizin reddetmesi
şeklinde doğrudan reddetme ya da makul olmayan ertelemeler, ürün arzının azaltılması
ve makul olmayan şartlar ileri sürülmesi gibi davranışlar yoluyla dolaylı olarak reddetme
şeklinde de ortaya çıkabilmektedir. Hâkim durumdaki teşebbüsün, sözleşme yapmayı
reddettiği teşebbüs ile alt pazarda rekabet ediyor olması halinde sözleşme yapmayı
reddetme davranışının rekabeti kısıtlayıcı sonuçlar ortaya çıkarması daha muhtemeldir.
(68) Kurul’un sözleşme yapmanın reddi eylemini değerlendirdiği kararlara bakıldığında
karşımıza 03.05.2012 tarihli ve 12 -24/710-198 sayılı Cine 5 kararı 4 çıkmaktadır. Bu
kararda sözleşme yapmanın reddi eyleminin, mevcut sözleşme ilişkisinin sona
erdirilmesi, ilk defa sözleşme yapma talebinin reddi, fikri mülkiyet hakkı lisanslamasının
reddi, birlikte işlerlik bilgilerinin verilmesinin reddi, tek taraflı ya da uyumlu ret halleri gibi
çeşitli alt kategorilere ayrılabildiği ve mevcut dosya kapsamında ise Digital Platform
İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin eyleminin ilk defa sözleşme yapma talebinin doğrudan reddi
olarak kabul edildiği belirtilmiştir.
(69) Kurul’un CNR/NTSR kararında5 ise CNR’nin NTSR’ye fuar yeri kiralarken fahiş derecede

yüksek fiyat artışı talep ettiği iddiası incelenmektedir. Kararın gerekçesinde, CNR’nin
NTSR’ye önerdiği fiyatın yalnızca bir teklif fiyatı niteliğinde olduğu, çünkü taraflar arasında
üzerinde mutabakata varılmış bir sözleşme bulunmadığı, fiyat konusunun müzakere
edilip edilmediği; indirim talep edilip edilmediği gibi hususların netliğe kavuşmadığı bu
nedenle hâkim durumun kötüye kullanılması eyleminin tespit edilemediği belirtilmiştir.
(70) Solmaz Mercan kararında ise Kurul, Şişecam’ın cam arzını kısmak suretiyle şikâyetçiye
cam tedarikini kesmesi eylemini 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca rekabet ihlali
olarak değerlendirmiştir6.
(71) Lüleburgaz Otogarı’nda şikâyet edilen duruma bakıldığında OTOGAR’ın işletme hakkını
22.03.2016 tarihinde alan ODA’nın herhangi bir ihale duyurusunda bulunmadan
OTOGAR bünyesindeki yedi adet şehirlerarası taşımacılık ve sekiz adet şehir içi
taşımacılık yazıhanesini muhtelif acentelere kiraladığı, NİŞİKLİ’nin y azıhane talebinde
bulunduğu ilk tarih olan 24.04.2016’da OTAGAR bünyesinde bulunan sekiz adet
yazıhaneden yedi tanesinin dolu olmasına, bir diğer ifade ile bir adet boş yazıhane
bulunmasına karşın, NİŞİKLİ’yi önce başvurunun şekil şartlarına uygun olmadığı
gerekçesiyle oyaladığı, daha sonra da yazıhane tahsis etmekten imtina ederek
acentelere yönlendirdiği görülmektedir.
(72) Benzer şekilde PAMUKKALE tarafından Kurum’a intikal ettirilen yazıda, 27.04.2016
tarihinde yaptı kları başvuruya yönelik şifahen verilen ce vapta, şube tahsisi
yapılamayacağı, otogardaki şubelerin yerel esnaflara tahsis edildiği, ODA’nın görevinin
bu esnafların haklarını korumak olduğu, bu esnaflardan herhangi biri ile acentelik
konusunda anlaşmaları gerektiğinin belirtildiği ifade edilmektedir.
(73) ODA’nın davranışlarına bakıldığında yazıhane tahsisi yapılan yedi firmaya başvuru usulü,
başvuruda karşılanması beklenen şe kil şartları türünden şartlara dikkat etmeksizin yer
tahsis ettiği, buna karşın NİŞİKLİ ve PAMUKKALE’nin başvurularının önce şekil şartlarını
taşımadığı gerekçesiyle geciktirdiği daha sonra yazıhanelerden biri boş olmasına karşın
yer tahsis etmek yerine söz konusu teşebbüslerin acentelere yönlendirdiği görülmektedir.

4 Danıştay 13. Dairenin 12.04.2011 tarih ve 2008/8249 E., 2011/1525 K. sayılı kararı ile iptal ettiği
27.05.2008 tarih ve 08-35/466-166 sayılı Kurul kararı üzerine alınan yeni karar.
5 19.09.2007 tarih ve 07-74/896-333 sayılı Kurul kararı.
6 05.06.2007 tarih ve 07-47/506-181 sayılı Kurul kararı.

17-28/477-205
21/39
(74) Bu çerçevede ODA’nın yazıhane kiralamaya yönelik başvuruyu mak ul olmaya n bir
şekilde önce ertelemesi ve sonrasında ye r tahsisi yapmayı reddetmesi sözleşme
yapmanın reddi eyleminin olayda gerçekleştiği kanaatini oluşturmuştur.
I.7.1.2.2. Reddetmenin Alt Pazarda Rekabet Etmek İçin Vazgeçilmez Bir Ürüne ya
da Hizmete İlişkin Olması Koşulunun Değerlendirilmesi
(75) Vazgeçilmezlik koşulunun değerlendirilmesine ilişkin olarak KILAVUZ’da 7, reddetmeye
konu unsurun alt pazarda etkin bir şekilde rekabet edebilmek için nesnel olarak gerekli
olmasının arandığı ifade edilmektedir. Yine aynı KILAVUZ’da, nesnel gerekliliğin ise
reddetmenin olumsuz sonuçlarını –en azından uzun vadede - telafi edebilmek için alt
pazardaki rakiplerin başvurabilecekleri mevcut ya da potansiyel bir ikamesinin
bulunmaması halinde söz konusu olacağı belirtilmekte dir. Bu noktada vazgeçilmezlik
şartının, hem mal veya hizmete hem de söz konusu mal veya hizmeti tedarik eden
teşebbüslere ilişkin olduğu vurgulanmalıdır.
(76) Söz konusu KILAVUZ değerlendirmesine göre üst pazardaki mal veya hizmetin alt
pazardaki mal veya hizm etin üretilebilmesi için vazgeçilmez olmasının yanında, üst
pazardaki ürünü tedarik eden teşebbüsün de vazgeçilmez olması gerekmektedir.
Dolayısıyla reddedilen mal veya hizmetin vazgeçilmez olabilmesi için söz konusu
ürünlerin alternatif kanallardan temin edilebilirliğinin de sorgulanması gerekmektedir8.
(77) İlgili unsurun mevcut veya potansiyel ikamesinin olup olmadığını değerlendirirken Kurul,
hâkim durumda bulunan teşebbüsün rakiplerinin öngörülebilir bir gelecekte söz konusu
unsuru etkin bir şekilde tekrar oluşturup oluşturamayacaklarını göz önünde
bulundurmaktadır. Genel olarak, eğer söz konusu unsur bir doğal tekelin sonucuysa,
önemli şebeke etkileri veya tek kaynaktan temin edilebilecek bir bilgi söz konusuysa ilgili
unsurun rakipler tarafından tekrar olu şturulmasının olanaksız olduğu
değerlendirilmektedir. Bununla birlikte Kurul, her bir dosya bakımından pazarın dinamik
yapısını ve ilgili unsurun sağladığı pazar gücünün sürdürülebilirliğini ayrıca göz önünde
bulundurmaktadır.
(78) Konuya Kurul kararları çerçevesinde bakıldığında; Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.'nin,
Eskihisar ve Topçular'da bulunan iskelelerindeki rampalardan feribot taşımacılığı yapmak
amacıyla yararlanmak isteyen şikâyetçinin talebini reddetmek suretiyle rekabeti ihlal ettiği
iddiasını incelediği kararında 9; bir limana erişimin reddedilmesinin, alternatif bir liman
yapmanın pazarda faaliyet göstermek isteyen rakipler açısından imkânsız olmaması
nedeniyle, ihlal olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Söz konusu kararda;
“unsurun benzerinin kurulmasının sadece giriş yapmak isteyen teşebbüs için değil, aynı
zamanda, diğer teşebbüsler için de zor olması gerektiği” şeklindeki kriterle birlikte
değerlendirildiğinde, şikâyetçi için makul görülmese bile, çoğu müteşebbis için mümkün
olan bir yatırım miktarı ile piyasaya girilebiliyor olması, iskelelerin zorunlu unsur olmadığı
anlamına gelmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.

7 Bkz. KILAVUZ, para.44
8 Kurul’un 18.2.2016 tarihli ve 16-05/116-51 sayılı Solgar Vitamin kararı, para.33
9 09.01.2003 tarih ve 03-03/25-7 sayılı Kurul kararı.

17-28/477-205
22/39
(79) Öte yandan Kurul Paşabahçe kararında10 nesnel olarak gerekli olma kriterinden
anlaşılması gerekenin, sunumu reddedilen girdi olmadan alt pazara hiçbir rakibin
giremeyeceği ya da faaliyetlerine devam edemeyeceği olmadığını; girdinin sunumunun
reddedilmesi sonucu ortaya çıkan olumsuz durumla baş edebilmek için rakibin alt
pazarda mevcut veya potansiyel bir ikameye güvenemeyeceği durum olduğunu
belirtmiştir. Kurul’a göre bu bağlamda rakiplerin görülebilir bir zaman uzaklığında etkin bir
biçimde sunumu reddedilen girdinin benzerini elde edip edemey eceği göz önünde
bulundurulmaktadır. Kurul ayrıca girdinin benzerini elde etmekten anlaşılması gerekenin,
rakiplerin hâkim durumda bulunan teşebbüse alt pazarda rekabetçi baskı uygulamalarını
sağlayabilecek nitelikteki girdiyi tedarik edebilecekleri etkin alternatif temin kaynaklarının
oluşturulması olduğunu belirtmiştir. Bu genel yaklaşımın ardından yaptığı
değerlendirmede Kurul, mal vermeyi reddetse bile alternatif temin kanallarının
Paşabahçe markası için geçerli olduğu ve Paşabahçe’nin aynı pazarda faaliyet gösteren
rakiplerinin de alt pazardaki teşebbüsün ihtiyacını karşılayabilecek nitelikte olması
gerekçeleri ile Paşabahçe ürünlerinin nesnel olarak gerekli olmadığı değerlendirmesinde
bulunmuştur.
(80) Kurul’un bahse konu kararında dikkat çektiği bir başka konu da süregelen bir sözleşmenin
sona erdirilmesi ile yeni bir sözleşme nin reddi arasındaki ayrımdır. Kurul, girdiyi talep
eden teşebbüse hâkim durumdaki teşebbüsün daha önceden girdi sağladığı ve

sonrasında girdiyi talep eden teşebbüsün bu girdiyle bağl antılı özel yatırımlar yaptığı
durumlarda girdinin “gerekli” olarak nitelendirilmesinin daha olası olduğunu belirtmiş
ancak dosya özelinde yaptığı değerlendirmede böyle bir tespite yer vermemiştir.
(81) Antalya Liman kararında11 ise Kurul, şikâyetçinin, Ortadoğ u Antalya A.Ş. tarafından
işletilen 8 ve 9 no'lu rıhtımlardan yararlanamamasına karşın, Liman sınırları içerisinde
bulunan Balıkçı Barınağını kullanmak suretiyle faaliyetlerini devam ettirebildiği, ayrıca,
şikâyetçinin alternatiflerinin Ortadoğu Antalya A.Ş. tarafından işletilen rıhtımlara nazaran
daha az avantajlı olması veya biraz daha maliyetli olmasının mal vermenin reddedilmesi
nedeni ile şikâyetçi açısından pazardaki tüm rekabetin ortadan kalkmış olduğu ve söz
konusu firmanın pazardan çıkma tehlikesi ile karşı karşıya bulunması unsurunun
gerçekleştiği anlamına gelmeyeceği değerlendirmesinde bulunmuştur.
(82) Bu çerçevede Kurul ’un içtihadı göz önüne alındığında iki koşulun karşılanıp
karşılanmadığına bakılması gerekmektedir: (i) redde konu olan mal veya hiz met için,
daha az avantajlı olsa da, mevcut alternatif temin kaynaklarının, ikamelerin var olup
olmadığı ve (ii) hakim durumdaki teşebbüs ile eşit etkinlikte olduğu varsayılan rakipler
tarafından potansiyel ikame imkanlarının yaratılmasının teknik, hukuki veya ekonomik
açıdan imkansız olup olmadığı.
(83) Yukarıda yer verilen genel ilkeler çerçevesinde Lüleburgaz Otogarı’nın karayolu ile yolcu
taşımacılığı hizmetleri alt pazarında nesnel olarak gerekli olup olmadığına ilişkin analizin
başlangıç noktasını şüphesiz terminal işletmelerine Karayolu Taşıma Kanunu ve bu
Kanun kapsamında çıkarılan YÖNETMELİK tarafından atfedilen önem oluşturmaktadır.
Terminallerin yasal niteliklerine ilişkin bu özelliği hem mevcut hem de potansiyel ikame
imkânlarını doğrudan etkileyen bir durumdur.

10 02.09.2010 tarih ve 10-57/1155-439 sayılı Kurul kararı.
11 30.11.2010 tarih ve 10-74/1529-585 sayılı Kurul kararı.

17-28/477-205
23/39
(84) Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliğinin, terminal kullanımına ilişkin kararın önceki
bölümlerinde daha ayrıntılı yer verilen düzenlemelere aşağıdaki tabloda toplulaştırılmıştır.
Tablo 13: Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği’nin Terminal İşletilmesine Yönelik Hükümleri
Düzenleme Madde/Fıkr
a No
İçerik Önemi
Karayolu
Taşıma
Kanunu
Madde 32
Fıkra: 1/2
Düzenli seferli yolcu taşımalarında kalkış ve varışların
bir terminalden yapılması esastır. Ancak yeri ve
zamanı önceden belirlenen ve nitelikleri yönetmelikte
tespit edilen ara duraklarda da yolcu indirmesi ve
bindirmesi yapılabilir.
Yolcu taşımacılarını n, en az bir yolcu terminaline
bağımsız olarak veya birlikte sahip olmaları veya bu
terminalin kullanma hakkını haiz olmaları zorunludur.
Terminal sahipliğinin
karayolu taşımacılığı
yapan firmalar
bakımından kanuni
zorunluluk niteliğinde
olması.
Karayolu
Taşıma
Yönetmeliği
Madde 60
Fıkra:
1-5
(1)Tarifeli yolcu taşımalarında kalkış ve varışların bir
terminalden yapılması esastır. Terminal ve ara
duraklar dışında yolcu indirilip bindirilmez.
(2) Tarifeli yolcu taşımacılığı yetki belgesi sahiplerine
taşıma hattı verilebilmesi için; kendilerinin veya
acentelerinin, seferlerin başladığı kalkış ve bittiği varış
noktalarındaki en az bir yolcu terminaline bağımsız
olarak veya birlikte sahip olmaları veya bu terminalin
kullanma hakkını haiz olmaları zorunludur.
(3) Tarifeli yolcu taşımacılığı yetki belgesi sahiplerinin
kalkış ve varış noktaları dışında yolcu indirip
bindirebilmeleri için kendilerinin veya acentelerinin ara
durak tanımına uygun bir yere sahip veya kullanım
hakkını haiz olmaları zorunludur. Yeri ve z amanı
önceden belirlenen ara duraklarda da yolcu indirilip,
bindirilerek bilet satışı yapılabilir. Ara duraklarda bilet
satışı yapılabilmesi ve yolcu alınabilmesi için yetki
belgesi sahibine ait bir şube veya acentesi olması
şarttır.
(4) Ara duraklar seyah atin başladığı ilk kalkış ve son
varış yeri olarak kullanılamaz.
(5) (Değişik: RG -31/12/2011-28159) Yolcu taşımacılığı
yetki belgesi sahiplerinin belediye sınırları içinde
terminal dışındaki yerlerde yolcu indirilip
bindirilebilmesi için Büyükşehirlerde Ula şım
Koordinasyon Merkezinin, diğer yerlerde ilgili
belediyenin izin vermesi gerekir.
Terminal dışında
belirlenen ara durakların
seferlerin ilk kalkış ve
varış yeri olarak
kullanılamaması, bu
nedenle de terminallere
ikame niteliği
taşımaması.
Karayolu
Taşıma
Yönetmeliği

Madde 61
Fıkra: 1
(1) Yolcu terminalinin bulunmadığı yerleşim
birimlerinde, tarifeli yolcu taşımacılığında kullanılmak
üzere ilgili mahalli makamlarca yolcuların asgari
ihtiyaçlarını karşılayacak fiziki şartları haiz bir yer
tahsis edilir veya belirlenir. Tahsis edilen veya
belirlenen bu yerle ilgili mülki veya mahalli makamlarca
düzenlenen resmi belgenin tarifeli yolcu taşımacılığı
yetki belgesi sahibi/sahipleri tarafından Bakanlığa
verilmesi halinde bu yerler ara durak veya kalkış veya
varış noktası olarak kullanılabilir.
Yolcu terminallerinin
bulunmadığı ya da yer
tahsisinin sağlanmadığı
hallerde, alternatif yer
tahsisi hususunda yetkinin
mahalli makamlara
tanınmış olması.
Madde 62
Fıkra 1
Yolcu terminallerinde yer bulunmaması veya terminal
işletmecileri tarafından yer tahsis
edilememesinin/edilmemesinin belgelenmesi
hallerinde; bu Yönetmeliğin 61 . maddesi hükümleri
uygulanır.
(85) Yukarıdaki tabloda yer verilen bilgilerin açıkça işaret ettiği husus, genel olarak
terminallerin karayolu ile tarifeli yolcu taşımacılığı iktisadi faaliyeti için kanuni zorunluluk
niteliğindedir. Bu anlamda yazıhane kiralamayan veya acentelik ilişkisi tesis edemeyen
firmaların otogarda faaliyet göstermeleri, dolayısıyla iktisadi faaliyetlerine devam etmeleri
mümkün görünmemektedir.

17-28/477-205
24/39
(86) Lüleburgaz Otogarı özelinde değerlendirildiğinde, OTOGAR yönetimi ile sözleşme
imzalamak isteyen teşebbüslerin yolcu taşımacılığı hizmetlerinin sunumunun devamı
açısından bahse konu OTOGAR’ın önemi açık olmakla birlikte, OTOGAR’a erişimin tesis
edilebilmesi bakımından acentelik sözleşmesi yapılması gibi alternatif imkânlar da
bulunmaktadır. Her ne kadar doğrudan yazıhane kiralamak yerine acente aracılığıyla
çalışmak NİŞİKLİ’ye acente komisyonu gibi ilave maliyetler çıkarsa da ürün ün daha
maliyetli de olsa bir alternatifi mevcuttur. Dolayısıyla acente ile çalışma imkanının
bulunması hizmetin vazgeçilmez olarak değerlendirilmesine engel teşkil etmektedir. Zira
hem yukarıda verilen Kurul kararlarında hem de doktrinde alternatif kaynak lardan daha
az avantajlı koşullarda (örneğin daha maliyetli) ürün temin ediliyor olması halinde bile
vazgeçilmezlik koşulunun yerine gelmeyeceği kabul edilmektedir12.
(87) Bu çerçevede bu hususun değerlendirilmesinde önemli olanın, vazgeçilmez olduğu iddia
edilen ürüne erişmek isteyen teşebbüslere erişim sağlanması durumunda bu
teşebbüslerin daha çok rekabet edip edemeyeceklerinin olmadığı anlaşılmaktadır. Son
olarak bakılmasında fayda olan husus, sözleşme yapmanın reddine rağmen erişim
talebinde bulunan teş ebbüs ile aynı hizmeti veren teşebbüslerin alternatif temin
kaynaklarına erişerek piyasadaki faaliyetlerine devam edip etmediğidir. Eğer erişim talebi
reddedilen teşebbüsle aynı hizmeti veren teşebbüsler başka kaynaklardan hizmete erişip
faaliyetlerine devam edebiliyorlarsa, redde konu ürünün vazgeçilmez olmadığı sonucuna
ulaşılabilecektir.
(88) İnceleme konusu olayda NİŞİKLİ ile aynı hizmet pazarında faaliyet gösteren ve NİŞİKLİ
gibi yazıhane kiralama talebi reddedilen PAMUKKALE, Erdoğan YILMAZ’dan acentelik
hizmeti almak suretiyle yolcu taşımacılığı hizmetini vermeye devam edebilmiştir. Bunun
yanında METRO ve METRO gibi yolcu taşımacılığı yapan şirketlerin bazıları da tarifeli
yolcu taşımacılığı faaliyetinin devamı için yazıhane kiralamanın şart olmadığını, dah ası
acente ile çalışmanın kendileri açısından daha rasyonel olduğunu beyan etmektedirler.
(89) Bu çerçevede hem D4 kapsamında yapılan kısa mesafeli hem D1 kapsamında yapılan
uzun mesafeli tarifeli “yolcu taşımacılığı hizmeti”nin sunumu bakımından yazıhane
kiralamanın vazgeçilmez olmadığı, pazarda alternatif hizmet verme yollarının da mevcut
olduğu değerlendirilmektedir.
(90) Öte yandan acentelik hizmetleri bakımından yazıhane kiralamanın vazgeçilmez olup
olmadığının değerlendirilmesinde de fayda bulunmaktadır. Yukarı da yer verildiği üzere
soruşturma konusu olay bakımından iki farklı ilgili ürün pazarı tanımlanmış olup bunlardan
biri de acentelik hizmetleridir. Acentelik hizmetleri karşılığında teşebbüslerin yolcu
taşımacılığı yapan otobüs firmalarından aldıkları bilet satış gelirlerinin belirli bir oranı
şeklinde aldıkları komisyon gelirleri yoluyla kayda değer bir gelir elde ettikleri
bilinmektedir. Söz konusu hizmetin verilmesi bakımından yazıhaneye erişim vazgeçilmez
nitelikte görülmekle birlikte bunun için otogarda yazıhane kiralamaktan başka bir yol
bulunup bulunmadığının da araştırılması gerekmiştir. Bununla birlikte acentelik hizmeti
yolcu taşımacılığı hizmetinden bağımsız ele alındığında ekonomik değeri olmayan ve
yolcu taşımacılığı hizmeti verilmesinde sunulan ara bir hizmet niteliğindedir. Nitekim
Ulaştırma Bakanlığı tarafından iletilen görüşte aşağıdaki ifadeler ile F1 ve F2 yetki belgesi
kapsamında yapılan faaliyetlerin yolcu taşımacılığından bağımsız düşünülemeyeceği,
yolcu taşımacılığı faaliyetleri yoksa ko misyon dahi alınamayacağı, piyasanın işleyişinde
olağan kabul edilen komisyon alınmasının hukuki bir dayanağının da olmadığı
anlaşılmaktadır:
“Bu itibarla, F türü yetki belgesi sahipleri, tarifeli yolcu taşımacılığı alanında
Bakanlığımızdan/Bölge Müdürlüklerimizden B1 veya D1 yetki belgesi almış

12 Case C-7/97, Oscar Bronner v. Mediaprint, para.43; Case C-418/01, IMS Health v. NDC Health, para.28.

17-28/477-205
25/39
olan firmaların belirledikleri ve Bakanlık/Bölge Müdürlüklerinden görülmüştür
şerhi aldıkları ücret t arifelerinde belirlenmiş bedeller üzerinden acentelik
sözleşmesi yaptıkları firmalar (B1 veya D1 yetki belgeli) adına bilet satmaya
yetkili bulunmakta olup, kendi adlarına bilet düzenleyemez ve yolcu
taşımacılığı yapamaz/yaptıramazlar.
Ayrıca, KTK'nın yuka rıda belirtilen 10 uncu maddesi çerçevesinde yolcu
taşıma faaliyet alanında komisyonculuk yapılmasına yönelik herhangi bir
düzenleme ve yetki belgesi türü bulunmamaktadır. Bu nedenle, sadece
acentelik yapmak üzere düzenlenen F1 ve F2 yetki belgesi kapsamın da
yapılacak faaliyetlerde komisyon ücreti alınması mümkün bulunmamaktadır”.
(91) Dolayısıyla söz konusu pazarda rekabetin kısıtlanmasının yine yolcu taşımacılığı hizmeti
pazarında etkisi bağlamında de ğerlendirilmesi gerektiği değerlendiri lmektedir. Bu
bakımdan NİŞİKLİ’nin yazıhane kiralama talebinin reddedilmesinin ara hizmet
niteliğindeki acentelik hizmetine etkisinden ziyade bu hizmetin sunumunun nihai ürün
pazarındaki etkileri bağlamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Nihai hizmetin verilmesi
bakımından is e acentelik hizmetinin doğrudan NİŞİKLİ tarafından verilmesi yahut
NİŞİKLİ’nin acentelik hizmetini bir başka teşebbüsten almak suretiyle vermesi arasında
olası maliyet ve gelir farklılıkları dışında belirgin bir farklılık bulunmadığı
değerlendirilmektedir. Bu bakımdan acentelik faaliyeti yapamamasının hem yolcu
taşımacılığı hizmetinin verilmesi hem de diğer faaliyetleri bakımından vazgeçilmez
nitelikte olmadığı değerlendirilmektedir.
(92) Öte yandan ODA tarafından yapılan savunmada NİŞİKLİ’nin Lüleburgaz’da acen telik
hizmeti verebilmek için tek yolunun yazıhane kiralamak olmadığı ve şerefiye bedelini
ödemek suretiyle kiracılık sıfatını haiz bir acentenin haklarını devralabileceği ileri
sürülmüştür. Bu bağlamda, mevcut acentelerden biriyle işbirliği veya gelir pay laşımı
yoluna gidilebileceği ifade edilerek, Kırklareli Terminali’nde 7 -8 yıl önce İSTANBUL
SEYAHAT’in Hasan HERSEK’e 250.000 TL şerefiye bedeli ödeyerek kiracılık hakkını
devralması ve Kırklareli Belediyesinin bir yıllık kira bedeli karşılığında söz konus u devir
işlemine izin vermesi bu hususa örnek olarak gösterilmiştir.
(93) Ayrıca şehir içindeki acente ofislerinin Lüleburgaz Belediyesi tarafından kapatıldığı,
Belediye ile NİŞİKLİ arasındaki ihtilaftan ODA’nın sorumlu olmadığı, acentelik hizmeti
verebilmek için yukarıda sayılan imkânların bulunduğu, acentelerden biriyle anlaşılması
halinde kira sözleşmesinin devralınabileceği hususuna ilişkin hükmün Kamu İhale
Kanunu’nda da yer aldığı belirtilmiştir.
(94) Söz konusu savunmalara ilişkin olarak; ODA ile acenteler a rasında imzalan kira
sözleşmesinin 14. maddesinde yer alan “Kiracı mecuru hiçbir şekilde, başkasına devir,
temlik ve ciro edemez. Yine başkasına kiraya veremez ve kısmen de olsa mecurdan
başkasını yararlandıramaz, yanına ortak alamaz. Kiracı, kiralayanın i zni olmadan
sözleşmenin bir kısmını veya tamamını devredemez, ortak alamaz, kiraya verilen yeri
genişletemez, değiştiremez ve amacı dışında kullanamaz.” hükmünün değerlendirilmesi
gerekmektedir. Bu hükmün ikinci fıkrası ve savunmada belirtilen hususlar bir likte
değerlendirildiğinde OTOGAR’da bulunan yazıhane kiracılarından birine şerefiye bedeli
ödemek ve ODA’nın iznini almak suretiyle yazıhane kira sözleşmesinin devralınabileceği
anlaşılmaktadır.

17-28/477-205
26/39
(95) Kendilerine yazıhane kiralanması talebiyle Lüleburgaz Belediyesine ve ODA’ya başvuran
NİŞİKLİ’nin yukarıda belirtilen seçeneği denemediği, herhangi bir yazıhane kiracısına
bedel ödemek kaydıyla “kira sözleşmesini devralma” yönünde bir teklif sunmadığı
anlaşılmaktadır. Her ne kadar böyle bir işlemin ODA'nın iznin e tabi olduğu anlaşılsa da,
bu seçeneğin denenmesi halinde ODA'nın yaklaşımının ne olacağı bilinmemektedir.
Şerefiye bedeli ödemek suretiyle yazıhaneye erişim imkânının bulunduğu dikkate
alındığında, yazıhaneye erişim için alternatif kanalların bulunduğu anlaşılmaktadır.
(96) Savunmada örnek olarak, İSTANBUL SEYAHAT tarafından Kırklareli Terminali’ndeki bir
acenteye 7-8 yıl önce 250.000 TL ve terminal işletmecisi olan Kırklareli Belediyesine bir
yıllık kira bedeli kadar teminat ödendiği belirtilmiştir. NİŞİKLİ tarafından böyle bir talepte
bulunulmadığı için söz konusu bedellerin Lüleburgaz pazarı için ve güncel fiyatlarla ne
kadar olacağı bilinmemektedir. Bununla birlikte, hizmeti daha maliyetli hale getirme
ihtimali bulunsa bile bu imkânın kullanılabilmesi ihti mal dahilindedir. Bir başka deyişle
alternatif temin kaynağının daha maliyetli olması bu kaynakların kullanılamayacağı
anlamına gelmemektedir.
(97) Bu bağlamda yazıhaneye erişim için alternatif yolların bulunduğu, söz konusu alternatifin
denenmesi halinde bu ta lebin reddedileceğine ilişkin bir emare olmadığı, dolayısıyla
ODA’nın inisiyatifinde olan yazıhane kiralanması işleminin acentelik hizmeti verilebilmesi
için de zorunlu unsur teşkil etmediği kanaatine ulaşılmaktadır. NİŞİKLİ’nin, söz konusu
alternatifi kullanarak yazıhane kiracısı sıfatını haiz olması halinde hem kendi biletlerini
satabileceği hem de çeşitli yolcu taşımacılarına acentelik hizmeti verebileceği, dolayısıyla
yetkisi dâhilindeki bütün hizmetleri verebileceği anlaşılmaktadır.
(98) Ayrıca OTOGAR dışındaki ofislerde bilet satılamadığı hususuna ilişkin olarak; NİŞİKLİ ile
Lüleburgaz Belediyesi arasındaki ihtilafın ODA’nın sorumluğunda olmadığı ileri
sürülmüştür. ODA, söz konusu ihtilaftan kendisinin sorumlu olmadığı yönündeki
savunmasında haklı olmakla birlikte, Belediye'nin OTOGAR dışındaki ofislere yönelik
yaklaşımının OTOGAR bünyesindeki yazıhanelerin önemini artırdığı
değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, Belediye’nin bu husustaki görüşünü değiştirmesi
halinde NİŞİKLİ'nin ilçe sınırları içerisinde bilet satması mümkün olabilecektir. Söz
konusu durumun, OTOGAR bünyesindeki yazıhanelerin zorunlu unsur olduğu yönündeki
iddiayı zayıflattığı değerlendirilmektedir.
I.7.1.2.3. Reddetme Sonucunda Yolcu Taşımacılığı Hizmetleri Pazarında Etkin
Rekabetin Ortadan Kalkmasına İlişkin Değerlendirme
(99) Doktrinde söz konusu koşulun, hakim durumdaki teşebbüsün sağladığı mal veya hizmetin
vazgeçilmez olması gerektiğine ilişkin koşulun doğal bir sonucu olduğu belirtilmektedir.
Zira redde konu mal veya hizmet vazgeçil mez değilse, reddetmenin rekabet üzerinde
önemli bir etkide bulunacağını söylemek oldukça zor olacaktır. Nitekim KILAVUZ’da,
redde konu olan unsurun vazgeçilmez nitelikte olduğunun tespit edilmesi halinde, etkin
rekabetin ortadan kalkmasının muhtemel olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği
belirtilmektedir.
(100) Esasında bu noktada yukarıda vazgeçilmezlik koşulunu karşılamadığı değerlendirilen
yazıhaneye doğrudan erişimin engellenmesinin, yolcu taşımacılığı hizmetleri pazarında
etkin rekabetin ortadan kalkması için yeterli olmayacağı sonucuna ulaşmak mümkündür.
Bununla birlikte vazgeçilmezlik koşulundan bağımsız olarak söz konusu koşulun
karşılanıp karşılanmadığı da değerlendirilecektir.

17-28/477-205
27/39
(101) Gerek yazında ve gerekse uygulamada etkin rekabetin ortadan kalkması na ilişkin farklı
değerlendirmelerin yapıldığı görülmekle birlikte, öncelikli olarak sözleşme yapmayı talep
eden teşebbüsün ilgili pazardan dışlanıp dışlanmadığı nın ele alındığını söylemek
mümkündür. Bunun yanında söz konusu değerlendirme yapılırken rakipl erin değil
rekabetin ne şekilde etkilendiği dikkate alınmaktadır. Zira rekabet hukukundan beklenen
rakiplerin değil rekabetin korunmasıdır.
(102) Sözleşme yapmayı reddetmenin pazardaki etkin rekabet üzerindeki etkisine yönelik Kurul
kararlarına bakıldığında ise, Kurul’un değerlendirmelerinde hakim durumdaki teşebbüsün
alt pazarda faaliyetinin bulunup bulunmadığı hususuna odaklandığı görülmektedir.
Örneğin cam elyaf ürünlerinin sağlayıcısı durumunda bulunan Cam Elyaf’ın başvuru
sahibi teşebbüse mal vermeyi reddet tiği iddiasının incelendiği kararda 13 Kurul, hakim
durumdaki teşebbüsün başvuru sahibi teşebbüsün faaliyet gösterdiği alanlarda herhangi
bir faaliyetinin bulunmamasından dolayı, alt pazar(lar)da rekabetin ortadan kalkmasından
herhangi bir yarar elde edemeye ceği, aksine rekabetin sınırlı olduğu bir alt pazarda
pazarlık gücünün olumsuz yönde etkileneceği, dolayısıyla şikâyete konu olayda Cam
Elyaf’ın şikâyetçiyi piyasadan dışlama amacının olmadığı sonucuna ulaşmıştır.
(103) Benzer bir değerlendirmeye Kurul ’un, GE J enbacher GmbH&Co OHG ve Topkapı’nın
satış sonrası bakım onarım hizmeti sunmayı ve yedek parça temin etmeyi reddettiği
iddiasının incelendiği kararında14 görmek mümkündür. Kurul’un değerlendirmesine göre
“Bir mal vermeyi red eyleminin rekabet hukuku kapsamın da ihlal olarak nitelenebilmesi
için söz konusu davranışın bir rakibe karşı yapılması belirleyici olmaktadır. Zira hem üst
hem de alt pazarda faaliyet gösteren bir teşebbüsün üst pazar ürününü alt pazardaki
alıcılara sağlamayarak, alt pazar rekabetini orta dan kaldırması/önemli ölçüde azaltması
söz konusu olabilmektedir. Aynı doğrultuda, Danıştay 13. Dairesi verdiği bir kararda,
teşebbüsün rakibine/rakiplerine mal vermeyi reddettiği durumda, bu davranışının rekabeti
kısıtlama amacı taşıdığının açık olduğunu, fakat faaliyetinin olmadığı bir alt pazardaki
müşterilerine mal vermediğinde rekabeti kısıtlama ve ekonomik sömürü amaçlarının
olduğunun söylenemeyeceğini” ifade etmiştir.
(104) Dolayısıyla gerek Kurul’un içtihadı ve gerekse etkin rekabetin kısıtlanması koşuluna ilişkin
genel yaklaşım göz önüne alındığında, pazardaki etkin rekabetin kısıtlanması koşulu
bakımından, tekel durumunun tesisi şartı aranmaksızın, hâkim durumdaki teşebbüsün
rakiplerinin iktisadi faaliyetlerini anlamsızlaştıran sürekli ve kaçınılması imkânsız olan
giriş engelleri yaratıp yaratmadığı yakından incelenmelidir.
(105) Mevcut olay Kurul ’un yukarıda yer verilen kararlarındaki yaklaşımı çerçevesinde
değerlendirildiğinde, ODA’nın tek faaliyetinin üst pazardaki otogarın işletilmesi olduğu, alt
pazarda hem acentelik hizmetlerinde hem de yolcu taşımacılığı hizmetlerinde herhangi
bir faaliyetinin olmadığı dikkate alındığında yolcu taşımacılığı hizmetleri pazarındaki
rekabetin azaltılmasından herhangi bir menfaati olmayacağı değerlendirilebilecektir.
(106) Bununla birlikte ODA başkanı Kenan KOÇ’un Kırklareli -Lüleburgaz hattında D4 belgesi
ile yolcu taşımacılığı hizmeti verdiği bilinmektedir. Yine aynı şahsın acentecilik hizmetleri
pazarında faaliye t gösteren teşebbüsler arasında akrabalık ilişkisi mevcut olup söz
konusu teşebbüslerin bazıları ile NİŞİKLİ arasında Kırıkkale-Lüleburgaz arasındaki yolcu
taşımacılığı hizmetleri pazarında rakiplik ilişkisi bulunmaktadır. Bu çerçevede pazardaki
rekabetin reddetme eyleminden etkilenip etkilenmediğinin değerlendirilmesi
gerekmektedir.

13 01.09.2015 tarih ve 15-34/518-165 sayılı karar.
14 17.11.2011 tarih ve 11-57/1471-528 sayılı karar.

17-28/477-205
28/39
(107) Yukarıda yer verildiği üzere YÖNETMELİK uyarınca D4 yetki belgesi; tarifeli olarak 100
km’ye kadar şehirlerarası yolcu taşımacılığı ile mesafeye bakılmaksızın il içi ticari y olcu
taşımacılığı yetkisi vermektedir. Söz konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için
YÖNETMELİK’in 60. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tarifeli yolcu taşımacılığı yetki
belgesi sahiplerinin seferlerin başladığı ve bittiği noktalarda sahibinin veya ace ntesinin
otogarda en az bir yolcu terminaline bağımsız olarak veya birlikte sahip olmaları veya bu
terminalin kullanma hakkını haiz olmaları zorunlu iken bu zorunluluk D4 yetki belgesi
kapsamında yapılan tarifeli taşımacılık faaliyetleri için Resmi Gazete’ de 04.05.2016
tarihinde yayımlanan değişiklikle kaldırılmıştır. Dolayısıyla ilgili hatta faaliyet
gösterebilmek için yazıhane kiralama veya acente ile çalışma zorunluluğu ortadan
kalkmıştır. Söz konusu hususlar birlikte değerlendirildiğinde D4 yetki belges i
kapsamındaki, 100 km’ye kadar şehirlerarası ve mesafeye bakılmaksızın şehir içi yolcu
taşımacılığı hizmetinin, diğer yetki belgeleriyle verilen yolcu taşımacılığı hizmetinden
farklılaştığı görülmektedir. Dolayısıyla her ne kadar D4 yetki belgesi kapsamın da verilen
hizmet bakımından ODA Başkanı ile NİŞİKLİ arasında bir rakiplik ilişkisi bulunmaktaysa
da söz konusu hizmetin devamı için OTOGAR’da yazıhane kiralanmasına veya
OTOGAR’daki acentelerden biri ile çalışılmasına ihtiyaç olmadığı için rekabetin
etkilenmesinin muhtemel olmadığı değerlendirilmektedir. Anonim şirket statüsünden
dolayı bilet kesme zorunluluğu olan NİŞİKLİ’nin bu ihtiyacını otogar dışında yerleşik
acenteler aracılığı ile karşılamasının önünde herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır.
(108) Öte yandan aşağıdaki tabloda görüleceği üzere, OTOGAR’ın işletim hakkının Lüleburgaz
Belediyesi tarafından ODA’ya devredilmesinden önce Lüleburgaz ilçesini kalkış -varış
veya ara durak noktası olarak kullanan ve şehirlerarası yolcu taşımacılığı alanında
faaliyet gösteren firmaların (PAMUKKALE, İSTANBUL SEYAHAT, METRO, HUNTUR,
KONTUR) yeni OTOGAR’ın açılmasından ve ODA tarafından yönetilmeye
başlanmasından sonra da faaliyetlerine devam ettiği; bu süreçte faaliyetlerinde azalma
olan tek teşebbüsün NİŞİKLİ olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra OTOGAR’ın açılması
ile birlikte pazara yeni girişler olmuş; bu süreçte BALIKESİR ULUDAĞ pazarda faaliyet
göstermeye başlamıştır.
Tablo 14: Şehirlerarası Yolcu Taşımacılığında Faaliyet Gösteren Teşebbüsler
OTOGAR’ın Açılışından Önce OTOGAR’ın Açılışından Sonra
PAMUKKALE PAMUKKALE
NİLÜFER NİLÜFER
METRO METRO
İSTANBUL SEYAHAT İSTANBUL SEYAHAT
TRUVA TRUVA
HASTUR HASTUR
KONTUR KONTUR
LÜKS AKSEL LÜKS AKSEL
HUNTUR* BALIKESİR ULUDAĞ**
* HUNTUR faaliyetlerine OTOGAR’ın açılmasından yaklaşık bir buçuk yıl önce, 04.11.2014
tarihinde son vermiştir.
** OTOGAR açılışından sonra BALIKESİR ULUDAĞ faaliyetlerine başlamış olup yolcu taşımacısı
sayısı artmıştır.
(109) Bu bilgiler ışığında uzun mesafe li tarifeli yolcu taşımacılığı pazarındaki rekabetin
reddetme eyleminden etkilenmediği değerlendirilmektedir.

17-28/477-205
29/39
(110) Acentelik hizmetleri pazarındaki rekabete bakıldığında ise OTOGAR’ın açılması ile
birlikte acente sayısının arttığı, NİŞİKLİ’nin söz konusu paza ra girememesinin teşebbüs
sayısında bir azalmaya yol açmadığı, sadece bu faaliyeti yapan teşebbüslerin değiştiği
görülmektedir. Rekabet hukukunun temel amacı teşebbüs yahut kişilerin değil rekabetin
korunmasıdır. Dolayısıyla pazardaki rekabet etkilenmediği sürece müdahale
edilmemesinin daha uygun bir seçenek olduğu değerlendirilmektedir.
I.7.1.2.4. Reddetme Eylemi Sonucunda Tüketicilerin Zarar Görmesine İlişkin

(111) Hâkim durumdaki teşebbüsün reddetme davranışının ihlal olarak nitelendirilebilmesi için
gerekli olan koşullardan bir diğeri reddetme eyleminin tüketici zararına yol açmasıdır.
Burada korunan tüketici menfaati, etkin rekabetin varlığı halinde ortaya çıkan t üketici
refahı olup bunun meşru rekabete dayanmayan yollarla azaltılmasının önlenmesi
amaçlanmaktadır.
(112) KILAVUZ’da tüketici refahındaki azalmanın fiyat artışı, ürün kalitesinde ve yenilik
düzeyinde düşüş, mal ve hizmet çeşitliliğinde azalış şeklinde görüle bileceği ifade
edilmektedir. Diğer taraftan 4054 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde açıkça belirtildiği
üzere, Türk rekabet politikasında tüketici refahı bakımından sadece fiyatlardaki düşme
gibi kısa dönemli etkinlikler dikkate alınmamakta, aynı zamanda ü retim maliyetlerinde
azalma sağlayan maliyet etkinlikleri ve teknolojik gelişme ve inovasyona yol açan dinamik
etkinlikler de dikkate alınmaktadır. Dolayısıyla, tüketici refahının olumsuz etkilenip
etkilenmediğine ilişkin analiz kapsamında, fiyat hareketle ri yanında ve bunların tüketici
refahı üzerindeki etkileri yanında etkinlik ve maliyet kazanımlarına da bakılmalıdır.
(113) Dosya konusu olayda ODA tarafından NİŞİKLİ’ye yazıhane kiralanmaması sonucunda
öncelikle tüketici refahının en önemli unsuru olan hizmet fiyatının değişip değişmediğine
bakılmasında fayda görülmektedir. Aşağıdaki tabloda OTOGAR’ın açılmasından önceki
ve sonraki süreçte hizmet fiyatı bilgisine yer verilmektedir:
Tablo 15: Kırklareli-Lüleburgaz Hattı Bilet Fiyatları (TL)
2015 2016 2017
ŞAMPİYON HERSEKLİ 10,00 10,00 12,00
TRAKYA FATİH 10,00 10,00 12,00
Kenan KOÇ 8,00 8,00 12,00
NİŞİKLİ 10,00 10,00 -
Kaynak: Teşebbüslerden Gelen Bilgiler
(114) Tablodaki verilerden D4 belgesi kapsamında Kırklareli -Lüleburgaz hattında faaliyet
gösteren firmaların otogarın açıldığı tarih olan 2016 yılında herhangi bir fiyat artışı
yapmadıkları, ancak 2017 yılında %20 ile %50 arasında değişen oranlarda zam yaptıkları
görülmektedir. Zam oranı dikkate değer görülmekle birlikte, bilet fiyatlarındaki artışın salt
rekabetteki azalmadan kaynaklandığı şeklinde bir yo rum yanıltıcı olabilecektir. Nitekim
OTOGAR’ın faaliyetine başladığı yıl olan 2016 yılında zam yapılmamıştır. Bunun yanı
sıra 2016 yılı içerisinde döviz kurundaki artışın önemli bölümü ithal edilen ve varil fiyatı
dövize endeksli akaryakıt fiyatlarını etkilemiş olması kuvvetle muh temeldir. Zira 2015
sonu itibarıyla 2,9 TL civarında olan ABD Doları kuru 2017 yılı başında 3,9 TL’ye
yaklaşmış olup Nisan–Mayıs 2017 döneminde 3,5-3,6 TL bandına gerilemiştir.
Dolayısıyla 2015 sonu ile 2017 başı arasında sadece döviz kuru kaynaklı maliyet artışı
%30 civarındadır. Öte yandan tüketici zararının tek kriteri fiyatlar değildir. OTOGAR’ın
faaliyet göstermeye başladığı tarihten bugüne acentelik hizmetleri pazarındaki kalitede
düşme, acente kiralarında artış veya acentelik hizmetleri komisyonlarında yükselme
olmadığı gibi, yolcu taşımacılığı pazarında da bilet fiyatında olağanın dışında bir artış,

17-28/477-205
30/39
sefer sayısında azalma veya müşteriye yönelik hizmetlerde bir kötüleşme t espit
edilememiştir.
(115) Dolayısıyla, sözleşme yapmanın reddedilmesi yoluyla, terminal hizmetleri ya da karayolu
ile yolcu taşımacılığı hizmetleri pazarında tüketici zararına yol açacağı varsayılan
herhangi bir etki tespit edilememiştir.
(116) Acentelik hizmetleri bakımından konuya bakıldığında ise, acentelik hizmetini kendisi
sunmayıp üçüncü kişilerden alan, bir diğer ifade ile söz konusu hizmetin müşterisi
konumunda bulunan METRO, İSTANBUL SEYAHAT, NİLÜFER ve HASTUR gibi
firmalardan gelen cevabi yazılarda hizmet sunumu ve kalitesi anlamında herhangi bir
müşteri memnuniyetsizliği durumu bildirilmemiştir. Acentelik hizmetinin fiyatı olarak
nitelendirilebilecek komisyon tutarlarına bakıldığında ise aşağıdaki tablo ile
karşılaşılmaktadır:
Tablo 16: PAMUKKALE Tarafından Lüleburgaz’da Ödenen Komisyon Tutarları (Aylık Bazda, TL)
NİŞİKLİ Erdoğan YILMAZ
Oca.14 (…..) Tem.16 (…..)
Şub.14 (…..) Ağu.16 (…..)
Mar.14 (…..) Eyl.16 (…..)
Nis.14 (…..) Eki.16 (…..)
May.14 (…..) Kas.16 (…..)
Haz.14 (…..) Ara.16 (…..)
Tem.14 (…..)
Ağu.14 (…..)
Eyl.14 (…..)
Eki.14 (…..)
Kas.14 (…..)
Ara.14 (…..)
Oca.15 (…..)
Şub.15 (…..)
Mar.15 (…..)
Nis.15 (…..)
May.15 (…..)
Haz.15 (…..)
Tem.15 (…..)
Ağu.15 (…..)
Eyl.15 (…..)
Eki.15 (…..)
Kas.15 (…..)
Ara.15 (…..)
Oca.16 (…..)
Şub.16 (…..)
Mar.16 (…..)
Nis.16 (…..)
May.16 (…..)
Haz.16 (…..)
Kaynak: Pamukkale’den Elde Edilen Bilgiler.
(117) Tablodan görüleceği üzere, sefer sayısının en yoğun olduğu aylar karşılaştırıldığında,
PAMUKKALE’nin 2016 yılında Erdoğan YILMAZ’a ödediği acentelik komisyonunun bir
önceki yıl NİŞİKLİ’ye ödediği komisyon tutarlarından daha düşük olduğu görülmekte olup
fiyat anlamında da bir tüketici zararının ortaya çıkmadığı anlaşılmaktadır.

17-28/477-205
31/39
I.7.1.2.5. Reddetmeye İlişkin Haklı Gerekçenin Varlığına İlişkin Değerlendirme
(118) Hâkim durumdaki teşebbüslerin ihlal şüphesi uyandıran davranışlarını yasaklama
kapsamı dışına çıkaran haklı gerekçelerin varlığ ı, diğer ihlal türlerinde olduğu gibi
reddetme eylemleri bakımından da ihlal iddiasını yasaklama kapsamı dışına
çıkarabilecektir.
(119) Gerek teorik olarak ve gerekse içtihat hukuku düzleminde ele alındığında; sözleşme
yapmanın reddine ilişkin olarak hakim duru mdaki teşebbüsler tarafından öne sürülmesi
muhtemel görülen haklı gerekçelerden bazılarına aşağıdaki tabloda yer verilmiştir:
Tablo 17: Sözleşmenin Reddi Bakımından İleri Sürülebilecek Olası Savunmalar
Nesnel Zorunluluk Gerekçesi Etkinlik Gerekçesi RKVG
Devam Eden Bir Sözleşmesel İlişkinin Sona
Erdirilmesi Bakımından;
 Karşı tarafın yükümlülüklerini yerine
getirebilmek adına yeterli ticari garantiyi
sunamaması,
 Hâkim durumdaki teşebbüsün dikey bütünleşik
bir yapı içinde alt pazarda kendisinin faaliyet
göstermek istemesi.
Mal Vermeye Başlamanın Reddi Bakımından;
 Yeterli ticari güvencenin sunulmaması,
 Zorunlu unsur bakımından kapasite
sınırlamasının mevcudiyeti ya da zorunlu
unsurun kullanımının ekonomik değerinin
azalmasına yol açacak maliyetler yaratacak
olması,
 Talep edenin teknik yetersizliği
 Alıcının
- zayıf kredi derecesi
- ticari hayattaki olumsuz ünü
- mal arzı için genel kabul görmüş koşulları kabul
etmemesi,
 Stok, hammadde ve kapasite sınırı nedeni ile

talep edilen miktarın karşılanamaması,
 Hâkim durumdaki teşebbüsün altyapısına zarar
verebilecek nitelikteki teknik uyumsuzluk,
 Sağlık ve güvenlik gerekçelerinin varlığı,
 Kamunun mal veya hizmetin arzına yönelik
kısıtlamaları.
Mal Vermeye Başlamanın Reddi
Bakımından:
- Dinamik etkinlik kazançları
(Yapılan yatırımların karşılığının
alınabilmesi ve yenilik
motivasyonunun yok edilmemesi
için gerekli olan kısıtlamaların
varlığı)
- Mal verme ya da benzeri bir
yükümlülüğün pazarın
yapısında yaratacağı
değişikliğin rakiplere avantaj
sağlamak suretiyle
yatırımlarına zarar vereceği
iddiası.
-YOK
(120) Dolayısıyla yukarıda yer verilen gerekçelerin herhangi birinin varlığı ihlal şüphesi doğuran
davranışı yasaklama kapsamı dışına çıkara bilecektir. Yukarıda yer verilen sözleşme
yapmanın reddine ilişkin olası haklı gerekçeler içinde de yer bulan ve ODA tarafından da
dile getirilen tek gerekçe, sözleşme yapmayı talep eden şikayetçinin mali yükümlülüklerini
yerine getiremeyeceği, zira söz konusu teşebbüsün yüksek borç yükü altında olduğudur.
(121) Bununla birlikte NİŞİKLİ tarafından gönderilen cevabi yazıda, daha önce OTOGAR
bünyesinde gösterdiği faaliyetlere ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığı, Vergi Dairesine
ve bankaya olan diğer borçlarını taksitlendirme yoluyla yeniden yapılandırdığı ve
ödemesine devam ettiği bildirilmiştir.

17-28/477-205
32/39
(122) Öte yandan, ODA tarafından talep edilen yazıhane kirası NİŞİKLİ ölçeğindeki teşebbüsler
bakımından çok yüksek olmayıp, NİŞİKLİ’nin bunu ödeyememesi halinde ODA’nın
PAMUKKALE gibi halihazırda yazıhane kiralamaya istekli başka teşebbüslere yazıhaneyi
kiraya vermesi de mümkündür. Bunun yanı sıra ODA tarafından korunmaya çalışılan
meşru menfaatin, orantılılık ilkesine uygun olması, bir başka deyişle makul biçimde ve
zorunlu olanın ötesine geçmeden elde edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda ODA
tarafından ileri sürülen, şikayetçinin yüksek borç yükü altında olması nedeniyle mali
yükümlülüklerini yerine getiremeyeceği gerekçesi haklı gerekçe olarak kabul edilmemiştir.
(123) Bu çerçevede yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmelerden hareketle;
- ODA’nın Lüleburgaz ilçesi şehirlerarası otobüs terminali işletmeciliği üst pazarında
hâkim durumda olduğu,
- NİŞİKLİ’nin yazıhane kiralama talebini önce oyalamak suretiyle daha sonra da şifahen
reddettiği,
- Reddetme eyleminin haklı bir gerekçeye dayanmadığı,
- Buna karşın yazıhane kiralamanın tarifeli yolcu taşımacılığı ve acentelik pazarlarında
faaliyet göstermek bakımından vazgeçilmez olmadığı,
- Aynı zamanda söz konusu eylemin ilgili pazarlarda mevcut ve potansiyel rekabetin
dışlanmasına yol açarak etkin rekabetin yok edilmesine ve tüketici zararına yol
açmadığı,
- Dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlal edilmediği
sonucuna ulaşılmıştır.
I.7.2. Savunmaların Değerlendirilmesi
I.7.2.1. Otogarda Faaliyet Göstermenin Tek Yolunun Yazıhane Kiralamak
Olmadığına İlişkin Savunma
(124) ODA tarafından yapılan savunmada, NİŞİKLİ için OTOGAR’dan taşıma mevzuatı
kapsamında yararlanmanın tek yolunun ODA’nın yer tahsis etmesi olmadığı, NİŞİKLİ’nin
sekiz adet F1 ve F2 belgeli acente ile anlaşabileceği, ancak NİŞİKLİ’nin acentelerle
görüşmeye yanaşmadığı, METRO, PAMUKKALE, NİLÜFER, İSTANBUL SEYAHAT gibi
NİŞİKLİ’den oldukça büyük olan firmalar acente ile çalışmayı kabul ederken NİŞİKLİ’nin
yazıhane tal ep edip acente ile çalışmaya yanaşmamasının anlaşılamadığı, özetle
NİŞİKLİ’nin taşımacılık faaliyetini devam ettirmek için yazıhane kiralanmasının şart
olmadığı, diğer firmalar gibi acente ile sözleşme yapmasının tüm faaliyetlerinin devamı
için yeterli olduğu ifade edilmektedir.
(125) ODA’nın da savunmasında yer verdiği gibi NİŞİKLİ’nin OTOGAR’da faaliyet göstermekte
olan acentelerle çalışmak yönünde herhangi bir girişimi olmamış, NİŞİKLİ öncelikli olarak
yazıhane kiralamak suretiyle faaliyet göstermek konusunda ısrarcı olmuştur. Zira acente
yoluyla çalışmak kira maliyeti dışında otobüs taşımacılığı yapan firmaların gelirlerinin
%15-20’si arasında değişen acentelik komisyonu gibi ilave maliyetler ortaya
çıkarmaktadır. Diğer taraftan doğrudan yazıhane kiralanması yoluyla faaliyet gösterilmesi
halinde ilave komisyon maliyetinden kurtulmanın yanı sıra acentelik hizmeti yoluyla diğer
otobüs firmalarından komisyon geliri elde etme imkânı da bulunmaktadır. Bu gerekçeler
göz önünde bulundurulduğunda NİŞİKLİ’nin öncelikli olarak yazıhane kiralamak
konusunda ısrarcı olması anlaşılabilecektir. Bununla birlikte rekabet hukuku çerçevesinde
NİŞİKLİ’nin yazıhane talebinin reddedilmesi eyleminin ihlal olarak değerlendirilebilmesi
için söz konusu hizmetin vazgeçilmez nitelikte olması gerekmektedir.

17-28/477-205
33/39
(126) Mevcut olay bakımından NİŞİKLİ’nin yolcu taşımacılığı faaliyetini acentele r yoluyla
devam ettirebilmesi, ilgili mevzuat çerçevesinde, halen mümkündür. Nitekim NİŞİKLİ ile
benzer faaliyeti gösteren teşebbüsler faaliyetlerine bu şekilde devam edebilmektedir. Bu
bakımdan söz konusu savunma kabul edilebilir bulunmuştur.
I.7.2.2. İlgili Ürün ve Coğrafi Pazar ile ODA’nın Hakim Durumuna İlişkin Savunma
(127) ODA temsilcisi tarafından pazarın tespitine ilişkin olarak;
- Belediye sınırları içerisinde bu lunan terminaller için belediyeden ve yetkili karayolu
birimlerinden izin alınması gerektiği, gerek yolcuların gerekse de taşıma şirketlerinin

yönünden başka bir hizmetle karşılanamayacağı ve hizmetin veriliş yerlerinin yasal
olarak sınırlandırılmış olması nedenleriyle ilgili ürün pazarının “şehirlerarası otobüs
terminali işletmeciliği pazarı” olduğu, k arayolu ile yolcu taşımacılığı hizmetlerinin
niteliği gereği terminal hi zmetlerinin arz edilmesinde il ve ilçe merkezlerinin komşu
bölgelerden rekabet şartları bakımından tamamen farklı olduğu ve ilgili coğrafi pazarın
“Lüleburgaz ilçesi” olarak kabul edilmesi gerektiği,
- Hakim durum tespitine ilişkin olarak ise, ODA’nın alt ki racı sıfatını haiz acentelerden
müteşekkil müşterilerden ve tüketicilerden bağımsız hareket edebilme yeteneğinin
değerlendirilmesi gerektiği, Karayol u Taşıma Kanunu’nun terminallere ilişkin 32.
maddesinin tarifeli yolcu taşımacılığında kalkış ve varışların bir terminalden yapılması
gerektiğini esas kılmakta olduğu, terminal ve ara duraklar dışında yolcu indirip
bindirilemeyeceğinin hükme bağladığı, yine yürürlükteki mevzuata göre tarifeli yolcu
taşımacılığı yetki belgesi sahiplerine taşıma hattı verilebilme si için; kendilerinin veya
acentelerinin, seferlerin başladığı kalkış ve bittiği varış noktalarındaki en az bir yolcu
terminaline bağımsız olarak veya birlikte sahip olmaları ya da bu terminalin kullanma
hakkını haiz olmaları gerektiği, ara durakların kalk ış veya varış yeri olarak
kullanılamayacağının düzenlendiği, hukuki çerçeve dikkate alındığında OTOGAR
işletmecisi olan ODA’nın ilgili pazarda tek terminal işletmecisi olduğu, ODA’nın hakim
durum analizinde dikkate alınması gereken kıstasları haiz olduğu v e ilgili pazarda
hakim durumda olduğu
ifade edilmektedir. Söz konusu savunmalar kararda yer alan tespitlerle uyumlu olup ilave
bir değerlendirme ihtiyacı bulunmamaktadır.
I.7.2.3. ODA’nın Alt Pazarda Faaliyetinin Bulunmaması Nedeniyle Sözleşme
Yapmayı Reddetmesinin İhlal Olamayacağına İlişkin Savunma
(128) ODA savunmasında, ODA’nın hakim durumunun terminal işletmeciliği pazarında söz
konusu olduğunu ve terminal işletmeciliği pazarının alt pazarı niteliği taşıyan Lüleburgaz
merkezli yolcu taşımacılığı pazarında ve acentelik alanında hiçbir faaliyetinin
bulunmadığını, faaliyet göstermediği bir pazardaki rekabet ortamını bozmanın ODA’ya
herhangi bir fay dasının olmayacağını ileri sürmektedir. Bunun yanında sözleşme
yapmanın reddine ilişkin rekabetçi endişelerin genellikle alt -üst pazar gibi ikili bir pazar
yapısı içinde anlamlı olduğunu iddia etmektedir.

17-28/477-205
34/39
(129) Sözleşme yapmanın reddedilmesinde temel motivasyo n genellikle, üst pazarda hakim
durumda olan teşebbüsün dikey bütünleşik yapı içerisinde alt pazarda rekabetçi avantaj
elde etmesi ve rakiplerini piyasa dışına itmesidir. Mevcut olay bakımından alt pazarlardan
şehirlerarası yolcu taşımacılığı pazarında ODA ’nın dikey bütünleşik yapı içerisinde
olduğu bir teşebbüs bulunmadığından rekabeti bozma motivasyonunun daha düşük
olacağı kabul edilebilecektir. Bununla birlikte hem şehir içi yolcu taşımacılığı pazarında
ODA başkanı Kenan KOÇ’un faaliyetinin olduğu hem d e alt pazarda acentelik faaliyeti
gösteren teşebbüslerden bazıları ile ODA yönetiminin arasında akrabalık bağının
bulunduğu bilinmektedir. Dolayısıyla hem şehir içi yolcu taşıma cılığı pazarında hem de
acentelik hizmetleri pazarında doğrudan veya dolaylı ol arak bir rakiplik ilişkisinden
bahsetmek mümkündür.
(130) Öte yandan sözleşme yapmanın reddi durumu genellikle üst pazarda hakim durumda
olan ve aynı zamanda alt pazarda da faaliyeti bulunan bir teşebbüsün, alt pazarda
rakipleri ile sözleşme yapmaktan kaçınmak s uretiyle bunların alt pazarda rekabet
edebilmelerini engellem esi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, KILAVUZ’da
hâkim durumdaki teşebbüsün kendisiyle rekabet içerisinde bulunmayan müşterilerine
yönelik olan davranışlarının da alt pazardaki teşeb büslerin bir kısmının pazardan
dışlanmasına yol açabileceği kabul edilmektedir. Ayrıca aralarında rakiplik ilişkisi olmasa
dahi hakim durumdaki teşebbüsün sözleşme yapmaktan kaçınmasının kötüye kullanma

olarak değerlendirildiği ve ilgili teşebbüse sözleşme yapma yükümlülüğünün getirildiği

Avrupa Topluluğu Adalet Divanı kararları bulunmaktadır 15. Dolayısıyla söz konusu
savunmanın kabul edilemeyeceği değerlendirilmektedir.
I.7.2.4. Sözleşme Yapmayı Reddetmenin İhlal Olması İçin Gerekli Şartların
Oluşmadığına İlişkin Savunma
(131) ODA savunmasında, mevcut olay açısından sadece ilk koşul olan hakim durum
koşulunun gerçekleştiği ni ve diğer üç koşulun sağlanmadığı nı, NİŞİKLİ’ye yazıhane
tahsis edilmemesinin alt pazardaki rekabeti ortadan kaldırmadığını, NİŞİKLİ’nin acenteler
ile sözleşme yapmak gibi piyasaya alternatif erişim yolu olmasına karşın bu yola
başvurmadığını, bunun yanında NİŞİKLİ’nin faaliyet gösterdiği döneme kıyasla Kırklareli-
Lüleburgaz hattında bilet fiyatlarının düştüğünü ve sefer sayısının da arttığını, dolayısıyla
piyasadaki rekabetin azalmadığı nı ifade etmektedir. Kırklareli-Lüleburgaz hattında bilet
fiyatlarının düştüğü ve sefer sayısının arttığı bilgisi söz konusu hatta faaliyet gösteren
firmalardan elde edilen bilgilerle çelişmektedir. Zira OTOGAR’ın açılmasından önce 8-10 TL arasında olan bilet fiyatı soruşturma döneminde 12 TL’dir. Öncelikle rekabet artmışsa
dahi bunun bilet fiyatlarına yansımasını görmek mümkün olmamıştır. Bununla birlikte bilet
fiyatlarındaki artışın, salt rekabetteki azalmadan kaynaklanmayabileceği, son bir yıl
içerisinde döviz kurundaki artış nedeniyle büyük bölümü ithal edilen ve varil fiyatı dövize
endeksli akaryakıt fiyatlarından etkilenmesinin de muhtemel olduğu
değerlendirilmektedir.

15 ATAD Syfait’te kararında, United Brands and United Brands Continental v Commission kararlarındaki
değerlendirmesine atıf yaparak söz konusu kararlardakine benzer şekilde hakim durumdaki teşebbüsün,
uzun s üren ticari ilişki içerisinde olduğu müşterilerinin ürün taleplerini karşılamayı reddetmesinin 82.
maddenin ihlali olabileceğini değerlendirmiştir.
Ayrıntı için bkz.:
http://curia.europa.eu/juris/document/document.jsf;jsessionid=9ea7d0f130d6c1fee5bd5fac49218db3b59d
973a05ed.e34KaxiLc3eQc40LaxqMbN4Pax4Se0?text=&docid=68185&pageIndex=0&doclang=EN&mode
=lst&dir=&occ=first&part=1&cid=216554. par. 49.

17-28/477-205
35/39
I.7.2.5. ODA’nın Yazıhane Tahsisi Yapma Sürecinde Firmaların Güveni lirliğinin
Esas Alındığına İlişkin Savunma
(132) Yapılan savunmada, Lüleburgaz Belediyesi ile 10 yıllığına yapılan kira sözleşmesi
uyarınca OTOGAR’ın kiracısı konumunda olan ODA’nın kiralama hakkına sahip olduğu
yazıhaneleri uzun yıllardır bu işi yürüten kişilere alt kira sözleşmesi yoluyla kiraladığı;
sözleşme yaparken Lüleburgaz’da her biri uzun yıllardır acentelik hizmeti veren ve bu
sektörü iyi bilen kişilerin sözleşme imzalamaya davet edildiği ifade edilmektedir.
(133) Öncelikle her hizmet gibi acentelik hizmetinin belirli bir tecrübe ve bilgi birikimi gerektirdiği
kabul edilmekle birlikte önemli bir know -how, yatırım yah ut tecrübe gerektirmediği
değerlendirilmektedir. Dolayısıyla söz konusu işi uzun yıllardır yapmanın hizmet kalitesi
anlamında firmalar arasında dışlayıcı bir uygulamaya dayanak teş kil etmesinin makul
olmayacağının altı çizilmelidir . Dahası bu türden bir önceliklendirmenin pazara yeni
girişleri engelleyebilecek ve pazardaki hizmet kalitesinin azalmasına yol açabilecek
nitelikte olduğu değerlendirilmektedir. Bunun yerine pazardaki tüm teşebbüsl erinin
katılımının sağlandığı ve kriterlerin daha objektif olarak belirlendiği daha şeffaf bir
sözleşme süreci piyasanın işleyişindeki aksaklıkları çok daha aza indirgeyebilecektir.
(134) Öte yandan ODA’nın aynı konuya ilişkin olarak savunmasında yazıhane tahsisi yapılırken
sözleşmeye davet edilen esnafların, Belediyeye, Vergi Dairesine ve SGK’ya olan
yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri konusunun araştırıldığı, bu araştırmada
NİŞİKLİ’nin son üç yılda mali yükümlülüklerini layıkıyla yerine getirmediğinin görüldüğü,
NİŞİKLİ’nin Vergi Dairesine, SGK’ya ve personeline yüklü miktarda borcu olduğunun
öğrenildiği ve bu hususların bir arada değerlendirilerek yazıhane tahsisi yapıl madığı ileri
sürülmektedir. Bu hususa ilişkin olarak NİŞİKLİ’den yapılan açıklamada vergi borçlarının
bulunduğu, ancak taksitlendirme yoluyla bu borcun yeniden yapılandırıldığı ve
ödemelerde bir sorun olmadığı, bankadan kullanılan kredi karşılığında da teminat
gösterildiği ifade edilmiştir.
(135) Öncelikle hizmet sağlayan her teşebbüsün kendisi açısından en güvenilir olduğunu
düşündüğü müşteri ile çalışmak istemesi makul kabul edilecektir. Anca k mevcut olayda
ODA’nın sözleşme metni üzerinde göründüğü kadarıyla yazıhane kirası olarak belirlediği
tutar akaryakıt, personel gibi diğer maliyetlere kıyasen fahiş bir fiyat olmayıp, şehirlerarası
yolcu taşımacılığı yapan NİŞİKLİ ölçeğinde bir teşebbüsün bu tutarı ödemekte güçlük
çekeceği olası görünmemektedir. Bunun yanı sıra ODA’nın yazıhane kiraladığı
teşebbüslerin NİŞİKLİ’den daha küçük ölçekte firmalar olması dikkate alındığında ödeme
güçlüğü gibi bir sıkıntının NİŞİKLİ için göz önünde bulundurulurke n bu teşebbüsler
bakımından sorun olarak görülmemesi ise çelişkili bir durum arz etmektedir.
I.7.2.6. ODA’nın Yazıhane Tahsisi Yapmaması Neticesinde Rekabetin Azalmadığı
Aksine Arttığı Yönündeki Savunma
(136) Savunmada Lüleburgaz ilçesi şehirlerarası yolcu taşım acılığı pazarında rekabetin
kısıtlanmış olduğu iddiasının gerçek dışı olduğu, Kırklareli -Lüleburgaz hattın da
ŞAMPİYON HERSEKLİ, KOÇ TURİZM ve FATİH TURİZM’in taşımacılık yaptığı, yolcu
talebini fazlasıyla karşılayacak arz bulunduğu, bilet fiyatının 15 TL o lduğu, söz konusu
hatta NİŞİKLİ’nin de yolcu taşıyabildiği, NİŞİKLİ’nin web sayfasından Kırklareli -
Lüleburgaz hattında karşılıklı olarak düzenlemekte olduğu seferlerine bilet alınabildiği ileri
sürülmektedir.

17-28/477-205
36/39
(137) Öncelikle pazardaki teşebbüs sayısının azalmadığı, hatta OTOGAR’ın açılmasından bu
yana geçen süreçte pazara yeni girişler in de olduğu işbu kararda da ifade edilmektedir.
NİŞİKLİ dışında pazarda faaliyeti azalan yahut bazı hatlarda duran bir teşebbüs ise
bulunmamaktadır. Ancak bilet fiyatlarınd a bir artış olduğu teşebbüslerden elde edilen
bilgilerde mevcuttur. Dolayısıyla rekabetin teşebbüs sayısı ve hizmet kalitesi anlamında
azalmadığı kabul edilebilecekse de bu durumun bilet f iyatlarına yansıtılmadığı
değerlendirilmektedir.
I.7.2.7. Alt Pazarda Rekabetin Ortadan Kalkmadığı ve Tüketici Zararı Oluşmadığı
Savunması
(138) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin sözleşme yapmayı reddetmek suretiyle ihlal edildiği
kanaatine ulaşabilmek için aranan şartların dosya konusu olayda söz konusu olmadığı

iddia edilerek:
 ODA’nın hâkim durumda olduğu,
 Ancak ODA’nın faaliyetinin alt pazarlar olan yolcu taşımacılığı ve acentelik
hizmetleri pazarında herhangi bir rekabet kısıtı yaratmadığı,
 Lüleburgaz-Kırklareli hattında sefer sayılarının arttığı ve bilet fiyatlarında
mevsimsel nedenlerden ötürü makul bir artış gerçekleştiği,
 Söz konusu hattın NİŞİKLİ tarafından domine edildiği döneme kıyasla çok
daha fazla sayıda alternatif ve sefer bulunduğu,
 Fiyat artışlarının birinci yazılı savunma tarihinden çok sonra gerçekleştiği,
 Sayılan nedenlerden dolayı tüketicinin zararına bir durum oluşmadığı
ileri sürülmüştür.
(139) Kararın “I.7.1. İddialara İlişkin Değerlendirme” başlıklı bölümünde de ifade edildiği üzere
OTOGAR’ın açılmasından sonra NİŞİKLİ haricindeki tüm yolcu taşımacıları pazardaki
faaliyetlerine devam etmiş, bunun yanı sıra BALIKESİR ULUDAĞ firması pazara girmiştir.
Bilet fiyatlarındaki artışın ise döviz kuru, petrol fiyatları, enflasyon gibi çeşitli etmenlerle
açıklanabileceği yine yukarıda aynı bölümde değerlendirilen hu suslar arasındadır.
Dolayısıyla şehir içi taşımacılık kapsamında Kırklareli-Lüleburgaz hattı bilet fiyatlarındaki
artışın kabul edilebilir bir artış olduğu belirtilmiştir. Bu noktada ek bir değerlendirme
yapmaya gerek görülmemekte, alt pazarda rekabetin ortadan kalkmadığına ve tüketicinin
zarar görmediğine yönelik savunma kabul edilebilir bulunmaktadır.
I.7.2.8. Yazıhane Kiralanmasının Zorunlu Unsur Niteliği Taşıyıp Taşımadığına ve
PAMUKKALE’nin Mevcut Durumdan Zarar Görmediğine İlişkin Savunma
(140) ODA tarafından yapılan savunmada;
 NİŞİKLİ’nin tıpkı METRO, NİLÜFER, İSTANBUL SEYAHAT ve benzeri firmalar gibi
hizmet verebileceği,
 OTOGAR’da NİŞİKLİ’nin faaliyet göstermesi halinde hem acentelerin ciddi bir
hakediş kazanacağı hem de ODA’nın ciddi tutarda garaj giriş -çıkış geliri elde
edeceği,
 NİŞİKLİ gibi küçük bir firmaya yazıhane tahsis edilmesinin büyük firmalar için
haksızlık olacağı,
 ODA’nın amacı rekabeti kısıtlamak olsaydı ŞAMPİYON HERSEKLİ’yi de
OTOGAR’a almaması gerektiği ancak adı geçen firmanın Lüleburga z-Kırklareli
hattında faaliyetlerine devam ettiği,

17-28/477-205
37/39
 Acenteyle anlaşmayı talep etmesi durumunda NİŞİKLİ’nin Kırklareli Terminali'nde
PAMUKKALE’den aldığı hakedişten daha düşük bir oran üzerinden OTOGAR'da
faaliyet gösterebileceği
belirtilmiştir.
(141) YÖNETMELİK’in 60. maddesinde yer alan “…kendilerinin veya acentelerinin,…en az bir
yolcu terminaline bağımsız veya birlikte sahip olmaları veya bu terminalin kullanma
hakkını haiz olmaları gerektiği” şeklindeki hükmün; yolcu taşımacısı firmaların acenteyle
çalışma alternatifi bulunduğunu, yanı sıra bir yazıhaneye birden fazla acentenin birlikte
sahip olabileceğini ya da yolcu taşımacısının bir yazıhanenin mülkiyet veya kiracılık
hakkını ya da daha basit seviyede kullanm a hakkını alarak faaliyette bulunabileceğini
gösterdiği belirtilmiştir. Kırklareli’ndeki bir firmanın Kırklareli Terminali’nde boş yazıhane
bulunmamasına rağmen terminalde kiraladığı bir ofis için Ulaştırma Denizcilik ve
Haberleşme Bakanlığından F2 belgesi alması ve acentelik hizmeti vermesi örnek olarak
gösterilmiştir. Söz konusu örnekte adı belirtilmeyen firmanın iki adet acenteyle bu
acentelerin yazıhanelerini müşterek kullanma konusunda anlaşma yaptığı ve bu yolla
yazıhane ihtiyacını karşıladığı, iyi niyetli ve paylaşımcı olunması halinde tüm firmaların
OTOGAR’da faaliyet gösterebileceği ifade edilmiştir.
(142) Önceden NİŞİKLİ’den acentelik hizmeti alan PAMUKKALE’nin, şu an Erdoğan
YILMAZ’dan bu hizmeti almak suretiyle önceki döneme göre çok daha uygun bir or an
üzerinden hak ediş ödediği ve pazara sonradan girmesine rağmen önceki döneme göre
çok daha fazla yolcu taşıyarak pazarın lideri olduğu, hak ediş bedelinin %33 olduğu büyük
illerdeki terminallere kıyasla OTOGAR’da talep edilen hak ediş bedellerinin makul olduğu
ileri sürülmüştür.
(143) Yukarıda sayılan savunmalardaki hususlara kararın birçok yerinde değinilmiş olmakla
birlikte özetle; NİŞİKLİ, OTOGAR’da faaliyet gösteren yazıhanelerden biriyle acentelik
sözleşmesi imzalayarak yolcu taşımacılığı pazarında faaliy et gösterebilecek ve kendi
biletlerini satabilecektir. Bu durumda NİŞİKLİ’nin anlaştığı acenteye hak ediş ödemesi
gerekmekte olup söz konusu durumun NİŞİKLİ'nin ilgili pazarda rekabet etmesinin
önünde engel yaratmadığı değerlendirilebilecektir. Keza OTOGAR ’da faaliyet gösteren
tüm firmalar bu şekilde çalışmakta olup çoğu firma bunun kendileri için dezavantaj değil
avantaj yarattığını belirtmiştir.
(144) NİŞİKLİ’nin acentelik hizmetleri kapsamında başka firmaların biletlerini satması
mümkündür. Ancak NİŞİKLİ’nin, belirtilen imkânları kullanma yönünde bir talebi
bulunmadığı, diğer bir ifadeyle pazarda bulunan alternatif temin kaynaklarının
kullanılmadığı, ODA’nın yetkisinde olan yazıhane kiralama işleminin zorunlu unsur niteliği
taşımadığı bu nedenle söz konusu sav unmanın işbu kararda varılan kanaate uygun
olduğu ve kabul edilebileceği değerlendirilmektedir.
I.7.2.9. ODA’nın Davranışının Sözleşme Yapma Serbestisi Kapsamında Olduğu,
Reddetme Eylemine İlişkin Haklı Gerekçesi Bulunduğu Savunması
(145) Sözleşme yapma serbes tisinin haklı gerekçe oluşturduğu, nitekim NİŞİKLİ’nin Vergi
Dairesine, SGK’ya ve personeline olan borçlarını aksattığı, buna ilişkin belgeleri sunması
gerekenin ODA değil NİŞİKLİ ya da Rekabet Kurumu olduğu, bu durumu ODA’nın
araştırmasının etik olmadığı ve resmi kurumlardan cevap alınamayabileceği, devlete ve
personeline borcu olan NİŞİKLİ’nin OTOGAR’a olan borcunu da aksatabileceği ileri
sürülmüştür.

17-28/477-205
38/39
(146) Yukarıda I.7.1.2. numaralı bölüm de inceleme konusu olayda haklı gerekçenin varlığına
ilişkin değerlendirme yapılmı ştır. Diğer yandan ODA’nın iddia ettiğinin aksine,
KILAVUZ’un 31. paragrafında da belirtildiği üzere, incelemeye konu davranışın meşru bir
menfaati korumak için vazgeçilmez olduğunu ispat etme yükü hâkim durumdaki teşebbüs
üzerindedir. Sayılan nedenlerle söz konusu savunma kabul edilmemiştir.
I.7.2.10. NİŞİKLİ’nin Kırklareli Firması Olduğuna İlişkin Savunma
(147) Esasen NİŞİKLİ’nin bir taşımacılık firması olduğu ve OTOGAR’dan esas beklentisinin
kendi taşımacılık faaliyetine lojistik destek sağlamak olduğu, NİŞİKLİ’nin acentelik
faaliyeti gösterdiği coğrafi pazarın ise Kırklareli olduğu belirtilmiştir.
(148) Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca verilen acentelik yapma yetkisinin belirli
bir coğrafi pazarla sınırlandırılmadığı, acentelik yetki belgelerinden F1 ve F2’ye sahip olan
her gerçek ve tüzel kişinin Lüleburgaz’d a faaliyet gösterebileceği gör üldüğünden bu
savunmanın muteber olmadığı değerlendirilmiştir.
I.7.2.11. NİŞİKLİ'ye Yazıhane Tahsis Edilmemesinin Tüketici Zararına Yol Açmadığı
Savunması
(149) Savunmada:
 NİŞİKLİ’nin acente olarak faaliyet göstermemesi sebebiyle OTOGAR’da rekabetin
taşıyıcı firmalar aleyhine kısıtlandığı ve bu durumun bilet fiyatlarına yansıyarak nihai
tüketicinin zarar görebileceği yönündeki iddianın zorlama bir yorum olduğu,
 Tüm Türkiye’deki terminallerde uygulanan hak ediş oranlarıyla karşılaştırıldığında
OTOGAR’da uygulanan hak ediş oranlarının en uygun oranlar arasında olduğu,
 PAMUKKALE’nin NİŞİKLİ’ye bilet fiyatı üzerinden %(…..) oranında hak ediş ödediği
ancak Erdoğan YILMAZ’la %(…..) oranı üzerinden anlaştığı
ifade edilmiştir.
(150) Yolcu taşımacısı firmaların bilet fiyatlarını belirlerken acente hak edişlerinin iddia edilenin
aksine belirleyici olmadığı, bilet fiyatlarının temel belirleyicisinin akaryakıt giderleri ve araç
içi hizmetlerin çeşitliliği olduğu ve acentelerin bilet fiyatlarının artması yönünde bir baskı
uygulama gücü bulunmadığı ileri sürülmüştür. Türkiye geneli hak ediş oranlarının %20-
28 bandında olduğu ve OTOGAR’da da bu oranların geçerli olduğu belirtilmiştir. Ayrıca
OTOGAR’ın açılışından sonra acentelik hizmetleri kalitesinde düşme, acente kiralarında
ve hizmet komisyonlarında artış ve bilet fiyatlarında olağan dışı artış, sefer sayısında
azalma, müşteriye yönelik hizmetlerde kötüleşme vb. olumsuzluklar meydana gelmediği
ifade edilmiştir.
(151) Söz konusu savunma üzerine PAMUKKALE tarafından ödenen hak ediş tutarları
bakımından her iki acenteye ödenen komisyon oranlarının daha detaylı değerlendirilmesi
gereği hâsıl olmuştur. Bu bağlamda, PAMUKKALE tarafından 2015 yılının son altı ayında
NİŞİKLİ’ye ödediği ve 2016 yılının son altı ayında Erdoğan YILMAZ’a ödediği komisyon
oranları karşılaştırılmıştır. Mevsimsel etkilerin en aza indirilmesi amacıyla ilgili yılların aynı
dönemlerinde ödenen komisyonlar analize tabi tutulmuştur. Sonuç olarak
PAMUKKALE’nin 2015 yılının son altı ayında satılan bilet tutarı üzerinden ortalama
%(…..) hak ediş ödediği, 2016 yılının son 6 ayında ise satılan bilet tutarı üzerinden
ortalama %(…..) hak ediş ödediği görülmüştür. Öte yandan PAMUKKALE’nin satılan bilet
adedinde aynı dönemde % (…..)’lik artış olduğu görülmüştür . Karşılaştırılan dönemler
itibarıyla, Erdoğan YILMAZ’a ödenen komisyon oranı NİŞİKLİ’ye ödenen komisyon
oranından düşüktür. Söz konusu farkın artık PAMUKKALE’nin acentesinden şehir içi
servis hizmeti almamasından kaynaklanmış olabileceği ileri sürülebileceği gibi, her iki
acenteye de ödenen oranların çeşitli firmalarca piyasa fiyatı olarak değerlendirilebilecek

17-28/477-205
39/39
%20 civarında olduğu da görülmektedir. Sonuç olarak, PAMUKKALE tarafından ödenen
komisyon oranının azalmış olduğu değerlendirildiğinde ODA’nın tüketici zararı
oluşmadığına yöne lik savunması kabul edilebile cek nitelikte bulunmuştur. Kararın
“Reddetme Eylemi Sonucunda Tüketicilerin Zarar Görmesine İlişkin Değerlendirme”
başlıklı bölümünde de NİŞİKLİ'ye yazıhane tahsis edilmemesinin tüketici zararına yol
açmadığı tespiti yapılmıştır.

(152) 16.11.2016 tarihli ve 16 -39/644-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile
ilgili olarak düzenlenen Rapor’a, Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara ve
incelenen dosya kapsamına göre; Lüleburgaz Şoförler ve Oto mobilciler Esnaf Odasının
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal etmediğine dolayısıyla aynı Kanun’un 16.
maddesi uyarınca adı geçen teşebbüse idari para cezası uygulanmasına gerek
olmadığına, OYBİRLİĞİ ile gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün iç inde Ankara
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, karar verilmiştir.