Rekabet Kurumu Başkanlığından,

(Yargı Kararları Üzerine)

Dosya SAYI:
2007-1-10 (Soruşturma)

Karar SAYI:
17-14/207-85

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

B. RAPORTÖRLER: Zeynep MADAN, Burak SAĞLAM, Emine TOKGÖZ,
Zekeriya TURAN

C. BAŞVURUDA

BULUNAN: - Bis Enerji Elektrik Üretim A.Ş.
Bursa Organize Sanayi Bölgesi Gri Cad. 3. Sok No: 1,16140
Nilüfer, Bursa

D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN:
- Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ)
Bilkent Plaza A-2 Blok 06800 Bilkent, Ankara
(1) E. DOSYA KONUSU: Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.’nin, elektrik üretimi ve
satışı alanında faaliyet gösteren Bis Enerji Elektrik Üretim A.Ş.’nin üretim
yapabilmek için ihtiyacı olan doğal gazı haksız bir şekilde keserek teşebbüsün
faaliyetlerini zorlaştırmak ve ayrımcılığa sebep olmak suretiyle 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
- Doğal gaz iletim ve toptan satış faaliyetleri bakımından ülke genelinde tekel olan
Boru Hatları İle Petrol Taşıma A.Ş'nin (BOTAŞ), Bis Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'nin
(BİS ENERJİ) üretim yapabilmesi için ihtiyacı olan doğal gazı haksız bir şekilde
keserek teşebbüsün faaliyetlerini zorlaştırmak ve ayrımcılığa sebep olmak
suretiyle hâkim durumunu kötüye kullandığı,
- Bursa OSB’de faaliyet gösteren BİS ENERJİ ile Bursa Organize Sanayi Bölgesi
(BOSB) arasında ve BOSB ile de BOTAŞ arasında akdedilmiş olan doğal gaz
tedarik sözleşmeleri çerçevesinde BİS ENERJİ’nin BOSB yoluyla BOTAŞ’tan
kesintili tarife üzerinden doğal gaz alımı yaptığı,
- Doğal Gaz Tedarik Sözleşmesi’nin 11. maddesinde, “Bölge’nin ve/veya Botaş’ın
ihtiyaç duyması halinde Müşteri’ye yapılan gaz arzı, gazın kesilmesi ile ilgili
ihbarlar yapıldıktan sonra durdurulacaktır.” hükmünün yer aldığı,
- BOTAŞ’ın sözleşmedeki bu hükme dayanarak 13.02.2004 tarihinde BOSB
aracılığıyla BİS ENERJİ’ye yaptığı gaz kesme bildiriminde; “doğal gaz iletim
sisteminde arz-talep dengesinin kurulamadığını, arz-talep dengesinin
oluşturulması için teşebbüsün kullandığı doğal gazın kesileceği”ni bildirdiği,
- Anılan bildirimi takiben 14.02.2004 tarihinde BİS ENERJİ’nin doğalgazının kesildiği
ve kesintinin 16.02.2004 tarihinde sona erdiği,
- Sözleşmedeki bu hükmün BOTAŞ’ın istediği zamanda ve keyfi olarak gazı
kesmesine cevaz vermediği,

17-14/207-85
2/24

- Sözleşmeye aykırı olarak gaz kesintisi yapıldığı, gaz kesme işleminin
gerekçelerinin açık bir şekilde ortaya konulması gerekirken bunun yapılmadığı, fiili
şartlar oluşmadan gaz kesintisi yapılarak BOTAŞ'ın iyi niyet kurallarına aykırı
davrandığı,
- BİS ENERJİ gibi kesintili tarifeden gaz alan ve aynı güzergâh üzerinde Uşak’ta
bulunan Hitit Seramik San. ve Tic. A.Ş. (HİTİT SERAMİK) ve Unpaş Seramik San.
ve Tic. A.Ş’nin (UNPAŞ SERAMİK) aynı dönemde gazının kesilmediği,
- BOTAŞ’ın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun)
anlamında teşebbüs niteliğine sahip olduğu ve doğal gaz iletiminde tekel
konumunda, toptan satış pazarında ise hâkim durumda bulunduğu
belirtilerek bu uygulamaların 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ikinci fıkrasının (b)
bendine aykırı olduğu iddia edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 09.01.2007 tarih ve 171 sayı ile
giren ve yukarıda özetlenen başvuru üzerine hazırlanan İlk İnceleme Raporu Kurul’un
15.03.2007 tarih ve 07-23 sayılı toplantısında görüşülerek, BOTAŞ hakkında
önaraştırma yapılmasına gerek olmadığına 07-23/217-72 sayı ile karar verilmiştir.
(4) BİS ENERJİ tarafından mezkûr Kurul kararı hakkında açılan dava sonucunda, Danıştay

13. Dairesi, 01.06.2010 tarih ve 2007/8875 E., 2010/4589 K. sayılı kararı ile Rekabet

Kurulunca soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma

verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesi ile 07-23/217-72 sayılı Kurul

kararının iptaline karar vermiştir.
(5) Danıştay’ın iptal kararı üzerine konuya ilişkin olarak düzenlenen 17.08.2010 tarih ve
2007-1-10/İİ-10-264.HU sayılı İlk İnceleme Raporu, 26.08.2010 tarihli Kurul

amacıyla 4054 sayılı Kanun'un 40. maddesinin birinci fıkrası uyarınca önaraştırma

yapılmasına karar verilmiştir.
(6) Söz konusu karar üzerine hazırlanan 05.10.2010 tarih ve 2007-1-10/ÖA-10-264.HU
sayılı Önaraştırma Raporu ve Danıştay'ın iptal kararı ile tüm dosya münderecatında yer
alan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda Kurul, 14.10.2010 tarih ve 10-65/1372-
510 sayılı kararı ile şikâyet konusu uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde
yasaklanan faaliyetlerden olmadığı, BOTAŞ’ın piyasadaki rekabeti kısıtlamak veya
ortadan kaldırmak amacıyla hareket etmediği kanaatine varıldığı gerekçesi ile 4054
sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar
vermiştir.
(7) Anılan kararın iptali istemiyle BİS ENERJİ tarafından açılan dava sonucunda, Kurul’un
14.10.2010 tarih ve 10-65/1372-510 sayılı kararı, Danıştay 13. Dairesinin 22.03.2016
tarih ve 2011/1129 E., 2016/778 K. sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
(8) Mezkûr mahkeme kararı çerçevesinde hazırlanan 05.08.2016 tarih ve 2007-1-10/BN
sayılı Bilgi Notu, Kurul’un 10.08.2016 tarihli ve 16-27/457-M sayılı toplantısında
görüşülerek 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca BOTAŞ hakkında soruşturma

açılmasına karar verilmiştir.

17-14/207-85
3/24

(9) Soruşturma açılmasına ilişkin kararın ardından, 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin

ikinci fıkrası uyarınca soruşturma kararı ve ileri sürülen iddiaların türü ve niteliği
hakkında yeterli bilgi, hakkında soruşturma yürütülen BOTAŞ’a 16.08.2016 tarih ve
9020 sayılı yazıyla tebliğ edilerek 30 gün içinde ilk yazılı savunmasının iletilmesi talep
edilmiştir. BOTAŞ tarafından gönderilen ilk yazılı savunma 4054 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen süre içinde 09.09.2016 tarih ve 5383 sayı ile
Kurum kayıtlarına ulaşmıştır.
(10) Soruşturma kapsamında 15.12.2016 tarihinde BOTAŞ merkezine gidilerek, BOTAŞ
Genel Müdür Yardımcısı ve iletim, arz güvenliği, pazarlama gibi alanlarda görevli diğer
şirket görevlileri ile bir görüşme gerçekleştirilmiştir.
(11) Yürütülen soruşturma ile ilgili olarak hazırlanan 18.01.2017 tarih ve 2007-1-10/SR sayılı
Soruşturma Raporu ve ekleri, 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesi gereğince Rekabet

Kurulu üyeleri ile soruşturma tarafına tebliğ edilmiş ve soruşturma tarafı teşebbüsün

ikinci yazılı savunması talep edilmiştir.
(12) Soruşturma Raporu’na karşı sunulan ve özetle ilk yazılı savunmaya ilave bir hususun
bulunmadığının belirtildiği ikinci yazılı savunma, Kanun’un 45. maddesinin ikinci
fıkrasında belirlenen süre içinde olmak üzere 22.02.2017 tarih ve 1187 sayı ile Kurum
kayıtlarına girmiştir. Söz konusu savunmaya ilişkin olarak Soruşturma Heyetince
hazırlanan 28.02.2017 tarih ve 2007-1-10/EG sayılı Ek Yazılı Görüş, yine Kanun’un 45.

edilmiştir.
(13) Soruşturma tarafı BOTAŞ’ın üçüncü yazılı savunması 4054 sayılı Kanun’un 45.
maddesinde öngörülen süre içinde, 30.03.2017 tarihinde 2220 sayı ile Kurum kayıtlarına
intikal etmiştir.
(14) 18.04.2017,2007-1-10/BN sayılı Bilgi Notu, Kurul’un 20.04.2017 tarihli toplantısında
görüşülmüş ve 17-13/165-M sayı ile hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsün sözlü

savunma toplantısı yapılması yönünde talebinin olmadığından bilgi alınarak, 4054 sayılı
Kanun’un 46. maddesine göre sözlü savunma toplantısı yapılmasına gerek olmadığına,

nihai karar toplantısının 27.04.2017 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Bu
çerçevede Kurul, 27.04.2017 tarihli toplantısında 17-14/207-85 sayı ile soruşturmaya
ilişkin nihai kararını vermiştir.
(15) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: Soruşturma Raporu’nda; BOTAŞ’ın 4054 sayılı Kanun'un 6.
maddesini ihlal etmediği ve soruşturma konusu şikâyetin reddedilmesi gerektiği ifade
edilmiştir.

I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Teşebbüs: BOTAŞ
(16) BOTAŞ, 15.08.1974 tarihinde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na bağlı olarak Irak’tan
Ceyhan’a ham petrol taşımak üzere kurulmuş, tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk
ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı bir İktisadi Devlet Teşekkülüdür. 1987 yılından bu
yana BOTAŞ’ın ham petrol boru hattı faaliyeti, doğal gaz taşımacılığı ve ticareti
faaliyetlerini de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. BOTAŞ, 09.02.1990 tarihli ve 397
sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile doğal gaz ithalatı, iletimi (şehir dağıtımı dışında),
ticareti ve tarifelerinde tekel statüsü elde etmiştir. 1995 yılında şirket bağımsız şirket
statüsünü kazanarak Kamu İktisadi Teşekkülü şeklinde yeniden yapılandırılmıştır.

17-14/207-85
4/24

(17) 1974 yılında kurulan ve 1995 yılında Kamu İktisadi Teşekkülü haline getirilen BOTAŞ'a,
sektörün rekabete açık olmaması nedeniyle tekel hakkı ile birlikte büyük yatırımların
gerçekleştirilmesini içeren bir kamu hizmeti yükümlülüğü de verilmiştir. İthalata imkân
veren yüksek basınçlı doğal gaz boru hatlarının inşası, bu hatların işletilmesi ve kaynak
çeşitlendirmesine yönelik yeni yatırımlara ilişkin faaliyetler bu dönemde Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı’nın (ETKB) koordinasyonunda kamu-özel sektör işbirliğiyle
yürütülmekte ise de ithalat hizmetlerinin tamamı BOTAŞ vasıtasıyla gerçekleştirilmiştir.
(18) 02.05.2001 tarih ve 24390 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4646 sayılı Doğal Gaz
Piyasası Kanunu (4646 sayılı Kanun) ile doğal gazın kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete
dayalı esaslar çerçevesinde tüketicilerin kullanımına sunulması için doğal gaz
piyasasının serbestleştirilerek mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir doğal gaz
piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin
sağlanması amaçlanmıştır. Bu çerçevede ithalat, iletim, depolama, toptan satış ve şehir
içi dağıtım faaliyetleri doğalgaz piyasası faaliyetleri olarak sayılmış ve bu faaliyetlerde
bulunacak teşebbüslere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (EPDK) lisans alma
mecburiyeti getirilmiştir.
(19) 4646 sayılı Kanun ile doğalgaz iletim faaliyeti BOTAŞ’ın elinde bırakılmış olup BOTAŞ,
ülkemiz doğal gaz iletim şebekesinin “sistem işletmecisi”dir. Öte yandan şikâyet konusu
eylemin gerçekleştiği dönemde, 4646 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesiyle de özel
teşebbüslerin ithalat imkânlarına kısıtlama getirilmiş olup, doğal gaz ithalatı münhasıran
BOTAŞ tarafından gerçekleştirilmiştir. 2006 yılında Türkiye'de 30,1 milyar metreküp
doğalgaz tüketilmiştir. Söz konusu miktarın 862 milyon metreküpü yerli üretimden
karşılanmıştır. Bu çerçevede, 2006 yılındaki tüketimin %96,5'i ithalat, %3,5'ü yerli
üretimden karşılanmıştır. İthalatın ve ithal edilen gazın toptan satışının tamamının
BOTAŞ tarafından yapılması ve bu pazara girişin önünde hukuki engellerin bulunması
nedeniyle, BOTAŞ’ın ilgili eylemin gerçekleştiği dönemde doğalgaz ithalatı ve toptan
satışı konusunda hâkim durumda olduğu açıktır.
(20) BOTAŞ günümüzde de doğal gaz piyasasında tanımlanmış olan gaz ithalat, ihracat,
depolama, iletim, toptan satış, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticareti, petrol iletimi
faaliyetlerini sürdürmektedir. BOTAŞ’ın 6 ülke ile 9 ayrı uzun dönemli doğal gaz ve LNG
anlaşması mevcut olup, halen 5 ülkeden 7 anlaşma kapsamında doğal gaz ithal
edilmektedir. 2015 yılı sonu itibarıyla ülkemizin toplam doğal gaz ithalatının %83,84’ü
BOTAŞ tarafından gerçekleştirilmiştir. 2015 yılında toplam 48.808,45 milyon Sm3 olarak
gerçekleşen doğal gaz arzının ise %83,18’i BOTAŞ, %16,04’ü diğer ithalat lisansı sahibi
şirketlerce (ithalat gerçekleştirmiş olanlar), %0,78’i ise üretim gerçekleştiren toptan satış
şirketlerince karşılanmıştır. Bu bağlamda ülkemizin doğal gaz tüketiminin yaklaşık
%99’u ithalat yoluyla karşılanmaktadır1.
(21) BOTAŞ’ın soruşturma konusu dönemde, bu dönemde serbestleşme (miktar ya da
kontrat devirlerinin) henüz gerçekleşmemiş olduğundan, doğal gaz ithalat ve dolayısıyla
toptan satış pazar payı ise %100’dür.

1 EPDK 2015 Doğal Gaz Sektör Raporu,
http://www.epdk.gov.tr/TR/Dokumanlar/Dogalgaz/YayinlarRaporlar/Yillik, s. 11,23.

17-14/207-85
5/24

I.1.1. Enerji Arz Güvenliği ve BOTAŞ’ın Enerji Arz Güvenliği Faaliyetleri
(22) Yukarıda yer verildiği ve BOTAŞ ile yapılan görüşmede de vurgulandığı üzere, ülkemiz
doğal gazda net ithalatçı konumunda olup, tüketiminin çok büyük payını boru hatları ile
buna ek LNG olarak ve büyük ölçüde uzun vadeli sözleşmelerle tedarik etmektedir.
Enerji arz güvenliği, enerji kaynaklarının ekonominin ana girdisi ve sosyal hayatın
vazgeçilmez bir parçası olması dolayısıyla, tüm ülkelerin enerji politikalarında birincil
öneme sahiptir. ETKB’nin 2015-2019 Stratejik Planı’nda da enerji arz güvenliğinin
önemi şu şekilde ifade edilmiştir2:
“Arz güvenliğinin ana bileşenleri üretim ve ithalat, iletim, depolama ve dağıtım
altyapısının sağlanması ve talebin yönetilmesi olarak görülmektedir. Arz güvenliği
her ne kadar tipik olarak arzın sağlanmasına odaklanılmasını çağrıştırsa da, talep
tarafının ve arz ile talebi fiziki olarak buluşturan altyapının dikkate alınmadığı
yapılarda arzı güvenceye almak mümkün olmamaktadır. Burada arz, talep ve
aralarındaki iletim fonksiyonu olarak tüm bileşenler, birbirini bütünleyen konular
olarak görülmekte ve proaktif bir arz güvenliği yönetimi için tamamının birlikte ele
alınması gerekmektedir.”
(23) Arz güvenliği stratejimizden de anlaşılacağı gibi, enerji arz güvenliğinin bileşenlerinden
biri de talebin yönetilmesidir. BOTAŞ, sistem işletmecisi olarak arz güvenliği görevini
4646 sayılı Kanun’a ve Doğal Gaz İletim Şebekesi İşleyiş Yönetmeliği’ne (Şebeke
İşleyiş Yönetmeliği) dayanılarak çıkarılan ve EPDK’nın 17.08.2004 tarihli kararıyla
01.09.2004 tarihinden itibaren yürürlüğe giren “BOTAŞ İletim Şebekesi İşleyiş
Düzenlemelerine İlişkin Esaslar” (ŞİD) çerçevesinde yerine getirmektedir. Şebeke
İşleyiş Yönetmeliği’nin 10. maddesi şu şekildedir:
“İletim şirketi;
a) İletim şebekesinde doğal gaz kaçağı olması, iletim şebekesi güvenliğinin ciddi
bir risk altında olması ve iletim şebekesindeki doğal gazın teslim edildiği
takdirde basınç ve kalitesinin can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturması
hallerinde derhal,
b) Sistem dengesinin bozulması durumunda, şebeke işleyişi ile ilgili
düzenlemelerde belirlenen sürelerde haber vermek koşulu ile… giriş ve çıkış
noktalarındaki teslimlerde kesinti veya azaltma yapma hakkına sahiptir.”
(24) Doğal gaz tüketiminden elektrik üreticileri ciddi pay almaktadır. 2015 yılına bakıldığında
doğal gaz ile elektrik arasındaki karşılıklı bağımlılık3 nedeniyle elektrik üretiminde
kullanılan doğal gazın, toplam gaz tüketiminin %39’una karşılık geldiği anlaşılmaktadır.
Bu sebeple BOTAŞ, arz güvenliği faaliyetlerini Enerji Bakanlığı çatısı altında kurulan
“Enerji Arz Güvenliği Koordinasyon Kurulu” vasıtasıyla EPDK ve Enerji Üretim A.Ş.
(EÜAŞ), Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ; elektrik iletim sistem işletmecisi), Türkiye
Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. (TETAŞ) işbirliğiyle gerçekleştirmektedir.

2 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2015-2019 Stratejik Plan,
http://sp.enerji.gov.tr/ETKB_2015_2019_Stratejik_Plani.pdf
3 EPDK 2015 Doğal Gaz Sektör Raporu, s. 64.

17-14/207-85
6/24

(25) BOTAŞ’ın arz güvenliğine ilişkin görevini yerine getirirken uyguladığı ve
uygulanmasında EPDK’nın denetimine tabi olduğu ŞİD’in tanımlar kısmında arz-talep
dengesizliğinin kritik seviyeye ulaştığı iki zaman tanımlanmış ve 14. Bölümde bu
zamanlarda yapılacaklara ilişkin ayrıntılı düzenlemeler getirilmiştir:
- “Sınırlı Kapasite Günü”: Taşıtanların Doğal Gaz giriş miktarının artması ve/veya
Doğal Gaz çekiş miktarlarının azalması nedeniyle sistem dengesinin bozulduğu
Gün.
- “Zor Gün”: Taşıtanların, Doğal Gaz çekiş miktarlarının artması ve/veya giriş
miktarlarının azalması ve/veya herhangi bir Giriş Noktasındaki Doğal Gaz girişinin
durması nedeniyle sistem dengesinin bozulduğu Gün.
(26) Her ne kadar ŞİD, soruşturmaya konu şikâyetin gerçekleştiği dönemde yürürlükte
olmasa da, bahse konu dönemdeki uygulamalar ve arz güvenliği meselesine yaklaşım
günümüzdeki ile aynıdır. BOTAŞ ile yapılan görüşmede de ifade edildiği üzere,
günümüzde de özellikle kışın gerçekleşen “sınırlı kapasite günü” ya da “zor gün” gibi
dönemlerde sistem dengesinin sağlanmasında benzer sorunlarla karşılaşılmaktadır.
Sistemin esnekliğinin altyapı yatırımları ile artırılması söz konusu olsa da harici
problemlere olan müdahale sınırlı kalmaktadır. Örneğin Kasım-Aralık 2016 tarihlerinde
İran’dan gaz çekişi bu ülkedeki gaz sahasında yaşanan bir arıza sebebiyle yarı yarıya
düşmüş ve buna bağlı olarak yurt içinde gaz kesintisine gidilmiştir4.
(27) Rekabet Kurumu tarafından yayımlanmış olan Doğal Gaz Sektör Araştırması’nda 2012
yılında tecrübe edilen “Zor Gün” ile ilgili şu değerlendirmeler yapılmıştır5:
“13 Şubat 2012 tarihinde tüm Kuzey Yarım Küre ile beraber ülkemizde de etkili
olan çetin kış koşulları ile gaz talebinin hızla artması, Azeri ve İran gazındaki
kesintiler, altyapı yatırım eksikliği ve sınırlı depo kapasitesinin etkisiyle BOTAŞ
tarafından “zor gün” ilan edilmiştir. Sıcaklık değerleri ile altyapı sorunları yanında
krizi tetikleyen bir başka etken gaz bazlı elektrik santrallerinin çoğunlukla fiyat
belirleyici olmasından dolayı gaz fiyatlarındaki artışın otomatik olarak elektrik
fiyatlarına yansıyor olmasıdır.
Bu dönemde yaşanan doğal gaz tedarik kesintisi ve yüksek doğal gaz talebi
nedeniyle BOTAŞ, konutlarda özellikle ısınma açısından bir sıkıntı yaşanmaması
için her yıl belirlenen kısıntı prosedürüne göre kesintilere gitmiş ve elektrik arzında
zorunlu düşüş yaşanmıştır…”
(28) Özetle BOTAŞ, gazı ithal etmek, taşımak ve bu gazın ticaretini yapmak yanında iletim
sistem işletmecisi sıfatıyla ülkemiz enerji arz güvenliği ile ilgili sorumluluklar da yerine
getirmekte ve bu süreçte ETKB ve EPDK ile koordine halinde ve bunların denetimine
tabi olarak faaliyet göstermektedir. Belirlenen kısıntı prosedüründe öncelik kamu
santralleri olup, özel sektöre ait elektrik üretim santrallerine yapılan gaz arzı ancak
kamu santrallerindeki kesinti kapasitesinin sistem güvenliği için yeterli olmaması halinde
kesilmektedir.

4 “Rusya’yı beklerken İran gazı kesti” http://www.haberturk.com/ekonomi/enerji/haber/1164397-rusyayibeklerken-iran-gazi-kisti; “İran gazı kesti, BOTAŞ’tan açıklama geldi”
http://enerjienstitusu.com/2016/11/26/iran-gazi-kesti-botastan-aciklama-geldi/;
http://www.dunya.com/sektorler/enerji/dogalgazda-talebi-karsilamak-icin-yeni-onlem-haberi-342772
5 Rekabet Kurumu Doğal Gaz Sektör Araştırması, 2012, s. 101-2.
http://www.rekabet.gov.tr/File/?path=ROOT%2f1%2fDocuments%2fSekt%25c3%25b6r%2bRaporu%2fse
ktorrapor8.pdf

17-14/207-85
7/24

I.2. Şikâyetçi BİS ENERJİ ve BİS ENERJİ-BOTAŞ İlişkisi
(29) Şikâyetçi BİS ENERJİ, 1992 yılında ortaklarının faaliyet alanları için elektrik ve ısı
ihtiyaçlarını karşılamak üzere elektrik enerjisi üretim ve iletim tesisleri kurup işletmek
için “Elektrik Üretim Otoprodüktör Grubu” adı altında kurulmuş bir anonim şirkettir. Şirket
unvanı 2005 yılında Bis Enerji Elektrik Üretim A.Ş. olarak değiştirilmiştir.
(30) BOSB içerisinde faaliyet gösteren BİS ENERJİ, şikâyete konu olan 2004 yılında 362
MW kurulu güce sahip doğalgaz santral ile elektrik üretimi yapmakta olan bir “organize
sanayi bölgesi (OSB) katılımcısı”dır.
(31) Günümüz verilerine göre, BİS ENERJİ, 486 MW kurulu gücü ile yıllık net satılan elektrik
enerjisinin %(…..) kısmını organize sanayi bölgesi içindeki müşterilerine, %(…..) kısmını
organize sanayi dışındaki serbest piyasadan serbest tüketici niteliği ile elektrik alan
abonelere, %(…..) kısmını toptan satış şirketlerine ve %(…..) kısmını Elektrik Piyasası
Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği (DUY) çerçevesinde organize toptan elektrik
piyasalarında satmaktadır. BİS ENERJİ’nin yıllık cirosu yaklaşık (…..) TL olup, ülkemizin
ilk 500 sanayi tesisi sıralamasında 127. sırada; Bursa’daki ilk 250 sanayi tesisi
sıralamasında da 11. sırada yer almaktadır.
(32) 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun “OSB’lerin ihtiyacı olan elektrik, su,
kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi alt yapı ve
genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardan satın alarak
dağıtım ve satışını yapma, üretim tesisleri kurma ve işletme hakkı sadece OSB’nin yetki
ve sorumluluğundadır.” şeklindeki 20. maddesi ve 4646 sayılı Kanunu’nun 8. maddesine
göre OSB’ler, “serbest tüketici” olarak toptan satın aldıkları doğal gazı sınırları
içerisindeki katılımcılara dağıtmaktadır. Dolayısıyla 4646 sayılı Kanun’a göre “serbest
tüketici” olan BOSB, BİS ENERJİ bakımından bir “kullanıcı birliği”; BİS ENERJİ ise bir
“OSB katılımcısı”dır. Bursa OSB sınırlarında soruşturma döneminde BİS ENERJİ gibi
doğal gazdan elektrik üretimi gerçekleştiren diğer üç katılımcı Zorlu Elektrik Üretim A.Ş.,
Entek Elektrik Üretimi A.Ş. ve Bosem Entek Elektrik Üretim A.Ş.’dir.
I.3. İlgili Pazar
I.3.1. İlgili Ürün Pazarı
(33) Doğalgaz piyasası temel faaliyetler bakımından üretim, iletim, depolama, dağıtım,
toptan ve perakende satış olmak üzere sınıflandırılmaktadır. Dosya konusu şikâyetin,
4646 sayılı Kanun’un “Tanımlar” kısmında “kullanıcı birliği” olarak tarif edilen ve
mülkiyetindeki dağıtım şebekesiyle üyelerinin doğal gaz ihtiyacını karşılayan organize
sanayi bölgelerini ve kooperatiflerini ilgilendirdiği dikkate alınarak, dosya kapsamında
ilgili ürün pazarı “doğal gaz toptan satış pazarı” olarak tanımlanmıştır.
I.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
(34) BOTAŞ’ın doğal gaz tedarikini iletim ve dağıtım şebekesinin imkân verdiği ölçüde ülke
çapında gerçekleştirmesi ve doğal gaz tedariki hizmetlerinin icrası bakımından ülkenin
herhangi bir bölgesinde rekabet koşullarının diğer bölgelerden farklılık göstermesini
gerektiren hususların mevcut olmaması nedeniyle, dosya kapsamında ilgili coğrafi pazar
“Türkiye” olarak tanımlanmıştır.

17-14/207-85
8/24

I.4. Kurul’un 14.10.2010 tarih ve 10-65/1372-510 sayılı Kararı
(35) Danıştay 13. Dairesi’nin 22.03.2016 tarih ve 2011/1129 E., 2016/778 K. sayılı kararı ile
iptal edilen Kurul’un 14.10.2010 tarih ve 10-65/1372-510 sayılı kararında özetle:
- Eylemin gerçekleştiği dönemde BOTAŞ’ın, serbest tüketicilerle “kesintili” veya
“kesintisiz” gaz satış sözleşmeleri yaptığı, kesintisiz gaz satış sözleşmelerinde
satış fiyatının daha yüksek olduğu, müşterinin gazının mücbir sebepler dışında
kesilemediği, kesintili gaz satış sözleşmelerinde ise BOTAŞ'ın gerektiğinde gaz
tedarikini kesebilme hakkına sahip olduğu,
- BOTAŞ ile BOSB arasında 14.06.2002 tarihinde Doğal Gaz Satış Sözleşmesi’nin
(Kesintili/Kesintisiz) imzalandığı,
- Bu sözleşmenin “Gaz Arzının Kesilmesi” başlıklı 15. maddesinde, “İşbu
sözleşmeye göre Bursa OSB elektrik üretimi amaçlı gaz kullanımı için kesintili
müşteri olarak doğalgaz kullanacak olup, her sözleşme yılı için BOTAŞ ihtiyaç
duyması halinde Bursa OSB'nin ‘Elektrik üretimi amaçlı gaz kullanımı için’ gaz
arzını kesebilecektir” düzenlemesinin yer aldığı,
- BOTAŞ tarafından BOSB'ye gönderilen 13.02.2004 tarihli faks mesajında,
doğalgaz arzı kaynaklı sorunlar nedeniyle iletim sisteminde arz-talep dengesinin
kurulamadığı, bu dengenin oluşturulması için kesintili statüden kullanılan gazın
14.02.2004 tarihinde saat 10: 00'da kesileceği, sorunlar giderildikten sonra gaz
arzının yeniden sağlanacağının belirtildiği,
- BİS ENERJİ'ye ait iki santralin gazının 14.02.2004 tarihinde sırasıyla saat 15: 15 ve
16: 10'da kesildiği,
- BOTAŞ’ın 16.02.2004 tarihinde saat 20: 00 itibarıyla Bis-2’den 21: 30 itibarıyla da
Bis-1'den (iki ayrı gaz giriş hattı) kesintili tarifeden gaz arzına tekrar başladığı,
- BOTAŞ’ın BOSB’ye gönderdiği 28.06.2004 tarihli yazıda gaz arzının Haziran 2004
tarihinden itibaren kesintisiz tarife üzerinden verileceğini belirttiği,
- BOSB’nin BOTAŞ’a gönderdiği 01.07.2004 tarihli yazısından, herhangi bir kategori

değişikliği yapılmamasını talep ettiği, BOTAŞ’ın ise 07.07.2004 tarihli yazısı ile
BOSB’nin bu talebine cevap verilemeyeceğini belirttiği,
- 01.07.2004 tarihinden itibaren BOTAŞ’ın BOSB’ye kesintisiz tarifeden gaz arzına
başladığı ve BOSB’nin BİS ENERJİ’yi kesintisiz tarifeden faturalandırması üzerine
BİS ENERJİ’nin bu durumun sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek yapılan

fazla ödemenin iadesini talep ettiği ve ayrıca BOTAŞ’a yazı göndererek yapılan bu

kategori değişikliğinin mevzuat ve sözleşmelere aykırı olduğunu belirttiği,
- BOTAŞ’ın BOSB’ye gönderdiği 27.08.2004 tarihli yazıda, kesintili tarifeden
kesintisiz tarifeye geçilmesiyle ilgili açıklamalarda bulunulduğu, bu açıklamalarda
özetle;
 Kesintili kategorinin, ülkede henüz doğal gaz yer altı depolama sistemi olmadığı
için özellikle kış döneminde şehirlerin artan gaz çekişlerinin sistemde yarattığı
arz-talep dengesizliğine bağlı basınç düşmeleri sonucunda belirli noktalara
gazın ulaştırılmasında yaşanan sıkıntıların giderilmesi ve şehirlere kesintisiz
gaz arzı sağlayabilmek için oluşturulmuş bir müşteri statüsü olduğu, dolayısıyla
kesintili kategorinin, müşterilere düşük fiyattan gaz satışını amaçlayan bir

dengesizliğini gidermek üzere geliştirilen bir yöntem olduğu,

17-14/207-85
9/24

 Bu itibarla mevcut arz imkanları, iletim sistemin kapasitesi ve kesintili müşteri
portföyü birlikte değerlendirilmek suretiyle bir simülasyon yapıldığı ve düşük
kapasiteli çok sayıda kesintili müşteri yerine büyük kapasiteli az sayıda kesintili
müşteri portföyü oluşturulmasının, böyle bir kesinti gerektiğinde uygulamaya
başlama sürecinin asgariye çekilmesi, sistemin işletme güvenliği ve kontrolü
açısından daha uygulanabilir olduğunun belirlendiği, buna bağlı olarak da
değişik sektörlerde bulunmaları sebebiyle, içinde doğal gazı buhar-proses,
seramik üretimi ve/veya elektrik üretimi amaçlı olarak kullanan birçok tesisin
bulunduğu göz önüne alınarak, toptan gaz satışı yapılan OSB'lere kesintisiz
kategoriden gaz arzı sağlanmasının kararlaştırıldığı ve ilk kez gaz kullanacak
OSB'lerle imzalanan sözleşmelerde ve gaz kullanan OSB'lerle yapılan
sözleşme yenilemelerinde uygulamaya başlandığı,
 Söz konusu uygulamanın, BOSB'ye münhasır bir uygulama olmayıp, gaz arz ve
iletim imkânları çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde aynı tipteki
müşterilere yapılan bir uygulama olduğunun
ifade edildiği,
- BİS ENERJİ’nin Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı davanın,
BOTAŞ’ın yaptığı gaz kesintisinin sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı bir
yönünün bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkeme tarafından 09.03.2005
tarihinde reddedildiği,
- BİS ENERJİ’nin 19.02.2004 tarihli yazısıyla EPDK’ya başvurarak söz konusu gaz

kesintisinin mücbir sebep sayılmasını ve dolayısıyla kesinti dönemi için elektrik

piyasasındaki yükümlülüklerinin askıya alınmasını talep ettiği,
- EPDK’nın 03.06.2004 tarihli yazısı ile BOTAŞ ile BİS ENERJİ arasındaki
anlaşmanın kesintili bir anlaşma olduğu ve BOTAŞ’ın ihbar süresine uyarak kesinti
yapma hakkının bulunduğu ve yapılan kesintinin mücbir sebep değil, anlaşma
hükümleri sonucunda ortaya çıkan bir durum olduğunu belirterek BİS ENERJİ’nin
talebini reddettiği
tespit ve açıklamalarına yer verilmiştir.
(36) Bahse konu Kurul kararında şikâyetin reddedilmesi sonucuna ulaşılırken aşağıdaki
değerlendirilmelerde bulunulmuştur:
- BOTAŞ’ın gazın tedarikini hangi hallerde kesebileceği ile ilgili konunun, taraflar

arasında imzalanan sözleşme hükümleri ve bunların yorumlanma ve
uygulanmasında ortaya çıkan bir ihtilaf olduğu, bu konunun Mahkemelerde
görülmesi gerektiği, nitekim bu hususun BİS ENERJİ tarafından Ankara 2. Asliye
Ticaret Mahkemesi'nde dava konusu yapıldığı, Mahkemenin BOTAŞ'ın yaptığı gaz

kesintisinde sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı bir yönün bulunmadığına

karar verdiği, Mahkeme kararı çerçevesinde BOTAŞ'ın gazı kesmesinin
sözleşmeye aykırı olarak değerlendirilmemesi nedeniyle HİTİT SERAMİK'in

gazının kesilmemesinin de rekabet kuralları karşısında ayrımcılık olarak
değerlendirilemeyeceği,

17-14/207-85
10/24

- İletim sisteminde arz ve talebin belli eşikler içerisinde dengelenmesi görevinin
BOTAŞ tarafından yürütüldüğü ve doğal gaz pazarının yapısal özelliklerden olan
“al ya da öde koşulu”6, depolama tesislerinin yetersizliği, tedarikçi sayısının
nispeten az olması ve hava koşullarının gaz nakli ve tüketimi üzerindeki etkileri
gibi hususların arz-talep dengelenmesinde titiz bir uygulama ve programlama
gerektirdiği,
- Gaz satış kategorisinin BOTAŞ tarafından değiştirilmesi ile ilgili olarak, kesintili ve
kesintisiz kategorideki müşteri portföyü oluşturmanın iletim sistemindeki arz ve
talebin dengelenmesi bakımından önemli ve gerekli olduğu, EPDK'nın bu konuda
bir düzenleme yapmayarak bu hususu sistem işletmecisi BOTAŞ'ın inisiyatifine
bıraktığı,
- BOTAŞ’ın hangi müşterilerle kesintili, hangi müşterilerle kesintisiz gaz satım
anlaşması yapacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, kesintili fiyatlar
hesaplanırken kesintisiz fiyatlar üzerinden %3 indirim7 yapılacağının EPDK kararı
ile belirlenmiş olduğu,
- BOTAŞ'ın sözleşmelerde yer alan hükümler uyarınca, müşterileri arasında
kategori değişikliğine gidebileceği sonucuna ulaşıldığı,
- BOTAŞ'ın kesintili ve kesintisiz kategorideki müşteri portföyünü, müşterilerin
isteğine veya fiyat avantajına göre değil, iletim sisteminde ortaya çıkacak
dengesizlikleri göz önüne alarak en pratik şekilde oluşturmaya çalıştığı,
- Bu bağlamda BOSB ve şikâyetçi BİS ENERJİ'nin kategorisini değiştirmesinin
rekabet ihlali olarak değerlendirilemeyeceği,
- BOTAŞ’ın BOSB ile yaptığı Sözleşme’nin süresinin dolmasına 6 ay kala kategori
değişikliğine gitmesinin Sözleşme’nin ihlali olup olmadığı hususunun ise
mahkemelerce incelenmesi gerektiği,
- Şikâyet konusu uygulamanın 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesinde yasaklanan
faaliyetlerden olmadığı,
- BOTAŞ’ın piyasadaki rekabeti kısıtlamak veya ortadan kaldırmak amacıyla
hareket etmediği
ifade edilerek bu bağlamda 4054 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına gerek olmadığı hususlarına yer verilmiştir.

6 İthalat sözleşmelerinde “al ya da öde” koşulu ile miktar riski ithalatçıda kalırken fiyat endeksi
uygulamasıyla fiyat riski ihracatçıda kalmaktadır.
7 EPDK’nın 4646 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesine dayanarak tesis ettiği 27.01.2004 tarih ve 291
sayılı kararı.

17-14/207-85
11/24

b. Gaz kesintisinin akabinde sözleşme ile düzenlendiği şekilde teşebbüsün kesintili
tarifeden doğal gaz alımı yerine daha pahalı olan kesintisiz tarifeden doğal gaz
alımına zorlandığı,

c. Söz konusu tarihlerde aynı hat üzerinde bulunan HİTİT SERAMİK ve UNPAŞ
SERAMİK’in doğal gazlarının kesilmeyerek ayrımcı uygulamaları ile BOTAŞ’ın
hâkim durumunu kötüye kullandığı
iddialarının aydınlatılması gerekmektedir.
I.6. Değerlendirme
I.6.1. 14.02.2004-17.02.2004 Tarihleri Arasında BOTAŞ Tarafından Gerçekleştirilen
Gaz Kesintisinin Rasyonel Gerekçelere Dayanmadığı İddiası
(39) Dosya mevcuduna göre BİS ENERJİ, şikâyete konu 2004 yılında BOSB içerisinde
faaliyet gösteren ve doğal gaz kullanarak elektrik üretimi yapmakta olan bir OSB
katılımcısıdır. Bursa Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü (BOSB Müdürlüğü), 4562
sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bir tüzel kişilik
olup, 4562 sayılı Kanun’un 20. maddesi uyarınca BOSB sınırları içinde doğal gaz
dağıtım ve satış faaliyetini sürdürmektedir.

17-14/207-85
12/24

(40) BOTAŞ ile BOSB Müdürlüğü arasında imzalanmış olan Doğal Gaz Satış Sözleşmesi’ne
(DGSS) göre BOTAŞ, doğal gazı BOSB Müdürlüğü’ne toptan satmakta ve BOSB
Müdürlüğü de satın aldığı bu gazı kendi sorumluluk bölgesindeki kullanıcılara dağıtıp
satmaktadır. Şikâyetçi BİS ENERJİ, 4562 sayılı Kanunu'nun 20. maddesi çerçevesinde
doğal gazı BOSB Müdürlüğü'nden satın almakta olup BİS ENERJİ ile BOTAŞ arasında
doğrudan doğal gaz alım-satım ilişkisi bulunmamaktadır.
(41) Eylemin gerçekleştiği dönemde piyasada tek toptan satıcı konumunda olan BOTAŞ’ın
“şehir içi doğalgaz dağıtım şirketleri” ve “serbest tüketiciler” olmak üzere esas olarak iki
müşteri portföyü bulunmaktadır. BOTAŞ serbest tüketiciler ile “kesintili” veya “kesintisiz”
doğalgaz satışı sözleşmeleri yapmaktadır. Kesintisiz gaz satış sözleşmelerinde satış
fiyatı daha yüksek olup, müşterinin gazı mücbir sebepler dışında kesilememektedir.
Kesintili gaz satış sözleşmelerinde ise BOTAŞ gerektiğinde müşteriye gaz tedarikini
kesebilme hakkına sahiptir.
(42) BOSB Müdürlüğü ile BOTAŞ arasında 14.06.2002 tarihinde imzalanmış olan DGSS,
Kesintili/Kesintisiz kategorisinde olan bir satış sözleşmesidir. Söz konusu sözleşmenin
“Gaz Kullanım Amacı" başlıklı 3. maddesinde "Satın alınan Gaz Madde 2'de belirtilen
Tesis'lerde "buhar-proses (buhar) amacıyla “kesintisiz" ve "elektrik üretimi için proses"
amacıyla “kesintili” olarak kullanılacaktır." düzenlemesi yer almaktadır. Belirtilen 3.
maddede atıf yapılan ve DGSS'nin Özel Şartlar bölümünde yer alan “Gazın
Kullanılacağı Tesis” başlıklı 2. maddesinde ise “BURSA OSB içindeki Elektrik Üretimi
için Gaz kullanacak Tesis'ler, BİS-1, BİS-2, BİS-3, Zorlu-l, Zorlu-2 ve BOSEN'dir.”
düzenlemesi yer almaktadır. Dolayısıyla DGSS’nin 2. maddesi ve 3. maddesindeki
düzenlemeler ile şikâyetçi BİS ENERJİ'nin kesintili kategoriden doğal gaz kullanacağı
taraflarca kararlaştırılmıştır.
(43) Yine DGSS'nin Özel Şartlar bölümünde “Gaz Arzının Kesilmesi” başlıklı 15.
maddesinde “İşbu Sözleşme'ye göre, Bursa OSB, "elektrik üretimi amaçlı gaz kullanımı
için" kesintili müşteri olarak doğal gaz kullanacak olup, her sözleşme yılı için BOTAŞ
ihtiyaç duyması halinde Bursa OSB'nin ‘elektrik üretimi amaçlı gaz kullanımı için’ gaz
arzını kesebilecektir. Gaz arzının kesilmesi ile ilgili ihbarlar BOTAŞ tarafından Bursa
OSB'ye 8 (sekiz) saat önceden yapılacaktır. Ancak arz koşullarında ani değişiklikler
olması halinde bu ihbar süresi koşullara bağlı olarak azaltılabilecektir.” düzenlemesi yer
almaktadır. Dolayısıyla BOTAŞ, kesintili müşterilerinin doğal gaz arzını ihtiyaç
duyulması halinde kesebilmektedir.
(44) BOTAŞ’ın ilk yazılı savunmasında soruşturma döneminde uygulanan kesintinin
zaruretini oluşturan teknik sebeplere ayrıntılı bir şekilde yer verilerek söz konusu
kesintiye yönelik süreç ve teknik gerekçeler özetlenmiştir.

17-14/207-85
13/24

(45) Şekil 1’de de yer verildiği üzere 2004 yılı Şubat ayı döneminde BOTAŞ Ana İletim
Şebekesi’ne,
- Rusya Batı Hattı
- Rusya Mavi Akım
- İran ile boru hatları
- Cezayir ile Nijerya’dan ithal edilen LNG’nin gazlaştırıldığı Marmara Ereğlisi
Gazlaştırma Terminali
olmak üzere 4 ana giriş noktasından ithalat yapılmaktadır.

Şekil 1: Soruşturmaya Konu Dönem Olan 2004 Yılındaki Arz-Talep Dengesi Görünümü

Kaynak: BOTAŞ’ın Birinci Yazılı Savunması.
(46) Bu ana giriş noktalarından alınabilen maksimum gaz miktarları ise aşağıda Tablo 1’de
sunulmuştur:
Tablo 1: Soruşturma Döneminde Gaz Ana Giriş Noktalarının Günlük Kapasite Miktarları
Gaz Ana Giriş Noktası Maksimum Kapasite (Sm3/gün)
Rusya-Batı Hattı (…..)
Marmara Ereğlisi-LNG (…..)
Rusya-Mavi Akım (…..)
İran (…..)
TOPLAM (…..)
Kaynak: BOTAŞ’ın Birinci Yazılı Savunması.

17-14/207-85
14/24

(47) Savunmada yer verilen açıklamalara göre, giriş noktalarından alınan doğal gazın nihai
tüketici noktalarına istenilen basınç ve miktarda ulaştırılabilmesi için iletim şebekesinde
CS-I Kırklareli, CS-2 Ambarlı, CS-3 Gebze ve CS-5 Eskişehir olmak üzere 4 faal
kompresör istasyonu mevcuttur. 2002 yılı öncesinde sadece Batı Hattı’ndan alınan
doğal gazın Ankara'ya kadar ulaştırılması için kurulmuş olan CS-4 Bursa kompresör
istasyonu ise İran ve Rusya Mavi Akım’ın devreye girmesiyle hizmet dışı kalmıştır. Doğu
arz kaynaklarından (Rusya Mavi Akım ve İran Gazı) kontrat şartlarında maksimum
miktarda doğal gaz alımında CS-5 Eskişehir kompresör istasyonunun önemli bir görevi
vardır. Şöyle ki CS-5 Eskişehir kompresör istasyonu 6,3 MW gücünde iki üniteden
oluşmaktadır. Kış aylarında tam kapasitede çalıştırılmakta ve doğu arz kaynaklarından
maksimum (…..) milyon Sm3 kadar (Rus Gazı Mavi Akım (…..) milyon Sm3 ve İran gazı
(…..) milyon Sm3) doğal gaz alınabilmektedir. CS-5 Eskişehir kompresör istasyonunun
bir ünitesinde arıza olması halinde ise İran Gaz arz kaynağındaki doğal gaz alımı (…..)
milyon Sm3 kadar azalmaktadır.
(48) Yine savunmada yer verilen açıklamalara göre, 2004 yılı Şubat ayı şartlarında BOTAŞ
Marmara Ereğlisi LNG Terminali’nde stok seviyesine bağlı olarak iletim şebekesine gün
bazında maksimum (…..) milyon Sm3 doğal gaz verilebilmektedir. Stok seviyesi LNG
gemi programındaki gerçekleşmelere göre değişmektedir. Terminale LNG getirecek bir
sonraki LNG gemisinin teslimat tarihine göre terminaldeki LNG stokunun gün bazındaki
kullanımı belirlenmektedir. Şöyle ki; terminale LNG teslimatı yapan Nijerya LNG ve
Cezayir Sonatrach şirketleri tarafından bir ay öncesinden aylık gemi geliş ve LNG
teslimat tarihleri konusunda mutabakat yapılmaktadır. LNG teslimat miktarlarında ve
teslimat tarihlerinde zorunlu değişiklikler olması halinde yeni teslimat tarihine yetecek
kadar terminaldeki LNG stokunda kullanılabilir miktar yeniden tespit edilmektedir. Bu
nedenle, böyle bir durum oluşması halinde, LNG stokunun gün bazına düşen
kısmındaki azalma kadar iletim şebekesine teslim edilen doğal gaz miktarı zorunlu
olarak azaltılmaktadır.
(49) Bu bilgilendirmelerden sonra, BOTAŞ savunmasında soruşturmaya konu 14.02.2004-
17.02.2004 tarihindeki doğal gaz kesintisi öncesi arzda aşağıdaki aksaklıkların
yaşandığı belirtilmektedir:

a. CS-5 Eskişehir kompresör istasyonunun 07.02.2004-10.02.2004 tarihleri arasında
yapılan rutin kontrolleri esnasında, istasyondaki 1 No’lu ünitenin gaz jeneratörünün
kanatçıklarında hasar oluştuğu ve söz konusu ünitenin kullanılamayacağı tespit
edilmiştir. Dolayısıyla CS-5 Eskişehir kompresör istasyonunda tek ünite ile İran
gazı arz kaynağından alınabilecek doğal gaz miktarı ancak (…..) milyon Sm3
olarak gerçekleşmiştir.
b. Cezayir/Sonatrach şirketi ile 28.01.2004 tarihinde sağlanan mutabakat
çerçevesinde, Marmara Ereğlisi LNG Terminali’ne 17.02.2004 tarihinde LNG
teslimatı yapacak olan Excel LNG gemisinde gecikme olduğu ve 22.02.2004
tarihinde teslimat yapabileceği bilgisi 10.02.2004 tarihinde alınmıştır. İşletme
raporlarında 12.02.2004 tarihinde Marmara Ereğlisi LNG Terminali’ndeki mevcut
stok (…..) Sm3'tür. Buna göre 22.02.2004 tarihine kadarki 10 gün boyunca LNG
Terminalinden günlük giriş miktarı (…..) milyon Sm3 olarak gerçekleşmiştir.

17-14/207-85
15/24

(50) BOTAŞ’ın savunmasında, bahse konu tarihlerde Türkiye'nin günlük tüketim tahmininin
(…..) Sm3/gün olduğu, bununla birlikte yukarıda anlatılan aksaklıklar sebebiyle Tablo
1’de verilen teorik kapasiteler yerine iletim şebekesine teslim edilebilecek maksimum
toplam doğal gaz miktarının aşağıdaki Tablo 2’de sunulduğu üzere, maksimum (…..)
Sm3 olarak geçekleştiği ifade edilmiştir:
Tablo 2: Soruşturma Dönemi’nde Gaz Ana Giriş Noktalarında Gerçekleşen İthalat Miktarları
Gaz Ana Giriş Noktası Gerçekleşen İthalat Miktarı (Sm3/gün)
Rusya-Batı Hattı (…..)
Marmara Ereğlisi-LNG (…..)
Rusya-Mavi Akım (…..)
İran (…..)
Toplam (…..)
Kaynak: BOTAŞ’ın Birinci Yazılı Savunması.
(51) Savunmada bu durumun sonucu olarak, günlük 11-15 milyon Sm3 kadar arz açığının
oluşacağı, iletim şebekesi stokunun kontrolsüz olarak azalacağı, azalan stok miktarı
doğrultusunda şebekedeki basınç profilinin düşeceği, basınç profilinin düşmesi ile
Trakya, Marmara ve Ege Bölgelerindeki iletim şebekelerinden kesintisiz tarifeden doğal
gaz kullanan tüketicilere ve yüksek basınçta doğal gaz kullanan kombine çevrim
santrallerine doğal gaz tesliminin yapılamayacağı, doğal gaz kombine çevrim
santrallerinin teslimat miktarında azalma olması halinde, TEİAŞ tarafından yönetilen
ulusal elektrik iletim şebekesinde de arz-talep dengesinin sağlanamayacağı hususları
dikkate alınarak acil bir değerlendirme yapıldığı ifade edilmiştir. Değerlendirme
neticesinde, CS-5 Eskişehir kompresör istasyonundaki ünite arızasının giderilmesine ve
Marmara Ereğlisi LNG Terminali’ndeki kargo teslim tarihinin netleşmesine kadar CS-1
Kırklareli ve CS-5 Eskişehir kompresör istasyonu arasındaki iletim hatlarından beslenen

kesintili statüdeki otoprodüktör santrallerinin doğal gaz arzlarının geçici olarak

durdurulmasına karar verildiği ve alınan bu önlem çerçevesinde, BİS ENERJİ’nin
gazında kesintiye gidildiği belirtilmektedir.
(52) Dosya kapsamında BOTAŞ merkezinde yapılan görüşmede, BOTAŞ Genel Müdür
Yardımcısı tarafından; gerçekleştirilen bu kesintilerin ETKB’nin Müsteşar Yardımcısı
başkanlığında, EPDK, EÜAŞ, TEİAŞ, TETAŞ, Enerji İşleri Genel Müdürlüğü ve
BOTAŞ’ın Genel Müdürlerinden oluşan Enerji Arz Güvenliği Koordinasyon Kurulu çatısı

altında alınan kararlar kapsamında gerçekleştirildiği ifade edilmiştir. Ayrıca %99’u ithal
edilen ve dışarıya bağlı olunan bir enerji kaynağında bu tür tedbir ve uygulamaların
rasyonel ve basiretli bir işletmeciliğin temel unsurlarından olduğu belirtilmiştir.
(53) BOTAŞ’ın ilk yazılı savunmasında bahse konu kesinti döneminde sorunun acilen
çözümüne ilişkin olarak ayrıca:
- CS-5 Eskişehir kompresör istasyonundaki devre dışı kalan ünitenin bir an evvel
yeniden işletmeye alınmasını sağlamak üzere CS-4 Bursa kompresör
istasyonundaki benzer özelliklere sahip jeneratörün demontajı yapılarak Eskişehir
kompresör istasyonundaki üniteye montajına başlandığı,
- Cezayir’in Sonatrach şirketi ile görüşmelerde bulunularak, 14.02.2008-18.02.2004

edildiği,

17-14/207-85
16/24

- Marmara Ereğlisi LNG Terminali stokunun LNG gemisinin teslimatının yapılacağı
22.02.2004 tarihi öncesine kadar tamamen kullanıldığı ve bu doğrultuda LNG
teslimat tarihinin bir gün öncesine kadar, terminaldeki stok gazının maksimum
seviyede kullanılarak 21.02.2004 tarihi itibarıyla terminal stoklarında bir günlük
doğal gaz stoku ((…..) Sm3) kaldığı,
- LNG kargo teslimatı ile ilgili olarak Sonatrach şirketi tarafından gönderilen ve
BOTAŞ kayıtlarına 16.02.2004 tarihinde giren faks bildiriminde, 18-19.02.2004
tarihinde Hassi R'Mel adlı LNG kargosunun teslim edileceği bilgisinin gelmesi ve
CS-5 Eskişehir kompresör istasyonundaki jeneratör montajının 17.02.2004
tarihinde tamamlanacağının anlaşılması üzerine kesinti işleminin 17.02.2004

tarihinde kaldırılmasına karar verildiği
ifade edilmiştir.
(54) Özetle savunmada da yer verildiği üzere, BOTAŞ tarafından kesintilerin arz-talep
dengesinin sağlanması amacıyla yapıldığı, kesintilerinin haklı teknik gerekçeleri
bulunduğu, kesintilerin en kısa sürede sonlandırılması için LNG tedariki ve kompresör
montajı konularında gereken tedbirlerin de acilen alındığı ve bu bağlamda BİS
ENERJİ’ye uygulanan gaz kesintisinin keyfi olmadığı anlaşılmaktadır.
(55) BOTAŞ Genel Müdür Yardımcısı ile yapılan görüşmede de özel sektör elektrik
üreticilerine yapılan kesinti uygulamasının müşteri ile imzalanmış doğal gaz alım satım
anlaşması hükümlerine göre yapıldığı, soruşturma konusu olayda arz ve talebe göre
önceden haber verilerek kesinti yapılabileceğinin sözleşmede belirtildiği, sözleşmelere
aykırı bir fiillerinin olmadığı ve ayrıca anılan dönemde arzda oluşan azalmayı
dengelemek için gaz arzının kesileceğinden, kesintili müşterilerinin, önceden gönderilen
yazılar ile, bilgilendirildiği ifade edilmiştir.
I.6.2. BİS Enerji’nin Kesintili Tarifeden Doğal Gaz Alımı Yerine Daha Pahalıya Olan
Kesintisiz Tarifeden Doğal Gaz Alımına Zorlandığı İddiası
(56) Danıştay 13. Dairesinin 2011/1129 E., 2016/778 K. sayılı kararındaki iptal
gerekçelerinden biri de, BOTAŞ’ın yaptığı kesintinin, şikâyetçi BİS ENERJİ’yi kesintisiz
tarifeye geçmeye zorlama amaçlı olup olmadığının tespitinin yapılmadığıdır. Söz konusu
hususlara ilişkin olarak BOTAŞ’ın savunmasında;
- Soruşturmaya konu dönemde DGSS’lerin “kesintili” ve “kesintisiz” olmak üzere iki
farklı kategoride olduğunu, “kesintili” kategorideki müşteri grubunun, özellikle kış
döneminde şehirlerin artan gaz çekişlerinden kaynaklı arz-talep dengesizliği
nedeni ile iletim sisteminde oluşan basınç düşüşleri sonucunda belirli noktalara
gazın ulaştırılmasında yaşanan sıkıntıların giderilmesi ve şehirlere sürekli
kesintisiz gaz arzının sağlanabilmesi için gaz arzının durdurulması suretiyle iletim
sisteminin işletim sürekliliğini ve emniyetini muhafaza edebilmek amacıyla
oluşturulduğunu ve böylece bu iki kategori ile iletim sistemine belli bir seviyede
esneklik kazandırıldığını,

17-14/207-85
17/24

- Bununla birlikte, ülkenin doğal gaz ihtiyacını karşılamak ve arz güvenliğini
sağlamak amacıyla, BOTAŞ tarafından yapılan doğal gaz ithalat anlaşmalarıyla,
doğal gazı mevcut ve potansiyel tüketim noktalarına ulaştıran/ulaştıracak yeni boru
hatlarının ve kompresör istasyonu yatırımlarının tamamlanmasıyla ulusal gaz arz
ve iletim sisteminin belirli bir noktaya geldiği, bununla birlikte mevcut gaz arz
imkanları ve iletim sisteminin kapasitesi çerçevesinde, kesintili müşteri portföyü ve
kesinti uygulamaları ile OSB'lere yapılmış olan kesintilerde OSB katılımcılarından
gaz kullanım amacı ve tüketimi farklı olan irili-ufaklı tesislerin kesinti işlemlerinin
fiiliyatta çok zor gerçekleşmesi sebebiyle, bu tesisler üzerinden iletim sistemine
sağlanması öngörülen faydanın yeterince sağlanamadığı tespitlerinin dikkate
alınarak bir simülasyon çalışması yapıldığı,
- Söz konusu simülasyon çalışması sonucunda, ulusal iletim sisteminin işletme
güvenliğinin ve kontrolünün sağlanabilmesi açısından ihtiyaç duyulan kesinti
uygulamasına geçişin zamanında ve en hızlı şekilde gerçekleştirilebilmesinin,
düşük kapasiteli çok sayıda kesintili müşteri yerine büyük kapasiteli az sayıda
kesintili müşteri portföyü oluşturmakla daha kolay sağlanabileceğinin tespit
edildiği,
- Söz konusu tespitler çerçevesinde, BOTAŞ Yönetim Kurulu tarafından alınan
30.01.2004 tarih ve 2004/03-46 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile BOTAŞ tarafından
şikâyetçi BİS ENERJİ'nin de içinde bulunduğu BOSB Müdürlüğü'ne ve diğer
OSB'lere kesintili kategoriden gaz satışı uygulamasının sonlandırıldığı ve kesintisiz
kategoriden doğal gaz satışına devam edildiği
belirtilmektedir.
(57) BOTAŞ’ın hangi müşterilerle kesintili, hangi müşterilerle kesintisiz gaz satım anlaşması
yapacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte, soruşturma
döneminde kesintili fiyatlar hesaplanırken kesintisiz fiyatlar üzerinden %3 indirim

yapılacağının EPDK kararı ile belirlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
(58) EPDK'nın 27.01.2004 tarih, 291 sayılı Kurul kararı ile doğalgaz piyasası faaliyetlerine
ilişkin tarifelerin (iletim, depolama, toptan satış, taşıma, abonelere uygulanacak
perakende satış ve hizmet bedelleri) hesaplama yöntemleri belirlenmiştir. Bu kararda
BOTAŞ'ın uygulayacağı tarifelere esas olacak hesaplamalar ve azami satış fiyatları da
formüller halinde EPDK tarafından belirlenmiştir. Örneğin, söz konusu kararın 3.
maddesinde BOTAŞ tarafından serbest tüketicilere ve dağıtım şirketlerine toptan gaz
satış fiyatının üst sınırı Şubat 2004 ayı için 212,73 TL/m³ olarak belirlenmiş, Mart 2004
ayından itibaren de; İçinde Bulunulan Ay Fiyatı = Bir Önceki Ay Fiyatı * (1 + Kurdaki
Değişim + BOTAŞ Alım Fiyatındaki Değişim) şeklinde özetlenebilecek bir tavan satış
fiyat formülü oluşturulmuştur. Öte yandan aynı kararın 12. maddesinde, doğal gaz satış
fiyatlarına ilişkin belirlenen bu hesaplama yöntemlerinin kesintisiz tarifeler için geçerli
olduğu, kesintili fiyatlar hesaplanırken kesintisiz fiyatların üzerinden %3 indirim
yapılacağı belirtilmiştir.
(59) Tarifeler arasında kategori değişikliği ile ilgili açık bir düzenleme olmaması nedeniyle,

değerlendirmede doğalgaz piyasasının işleyişi ve BOTAŞ ile BOSB arasında yapılan

sözleşme hükümleri önem kazanmaktadır.

17-14/207-85
18/24

(60) Doğalgaz iletim şebekesi doğal tekel olarak kabul edilmekte ve bu faaliyet bir teşebbüs
(sistem operatörü) tarafından yürütülmektedir. İletim faaliyetinde bulunan teşebbüsün
başlıca görevi iletim sistemindeki arz ve talepten kaynaklanan dengesizliklerin
giderilerek, doğalgazın belirlenen basınç altında büyük müşteriler ve tüketim
merkezlerine naklini sağlamaktır. 4646 sayılı Kanun'un 4. maddesinin dördüncü
fıkrasının c (9). bendinde; “Mevcut, planlanan ve yapımı devam etmekte olan ulusal
iletim şebekesi BOTAŞ'a ait olur. İletim şirketlerince mevcut hatlarla bağlantılı sistem
oluşturacak şekilde inşa edilecek iletim amaçlı yeni boru hatları mülkiyeti kendilerine ait
olmak üzere yatırımı yapan diğer iletim şirketlerince işletilir.” şeklinde düzenleme
getirilmiştir. Öte yandan, aynı Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının c (5).
bendinde; “İletim şirketleri, doğal gazın akışı ve sistemin işlemesi için gerekli ayarlama
ve diğer her türlü hizmetlerin yerine getirilmesi hususunda kendilerinin sahip olduğu
kısımdan sorumludur.” hükmüne yer verilmiştir. İletim sisteminde arz ve talebin belirli
eşikler içerisinde dengelenmesi görevi BOTAŞ tarafından yürütülmektedir. Doğal gaz
pazarının genel özelliklerinden olan, ithalat sözleşmelerindeki “al ya da öde” koşulu,
depolama tesislerinin yetersizliği, nispeten tedarikçi sayısının az olması, hava
koşullarının gaz nakil ve tüketim üzerindeki etkileri gibi hususlar ulusal doğalgaz arz
talebinin dengelenmesinde titiz bir programlama ve uygulama gerektirmektedir. İletim
sisteminde arz açığı tahmin edildiğinde veya fiilen arz açığı ortaya çıktığında sistemdeki
dengeyi (basınç) sağlamak amacıyla bazı müşterilere gaz satışı durdurulmaktadır.
(61) Kesintili ve kesintisiz kategorideki müşteri portföyü oluşturmanın iletim sistemindeki arz
ve talebin dengelenmesi bakımından önemli ve gerekli olduğu, EPDK'nın bu konuda bir
düzenleme yapmayarak, bu hususu sistemin işleticisi BOTAŞ'ın inisiyatifine bıraktığı
anlaşılmaktadır. Ayrıca BOTAŞ'ın sözleşmelerde yer alan hükümler uyarınca müşterileri
arasında kategori değişikliğine gidebileceği anlaşılmaktadır.
I.6.3. Ayrımcı Uygulamaları ile BOTAŞ’ın Hâkim Durumunu Kötüye Kullandığı
İddiası
(62) BOTAŞ’ın BİS ENERJİ ile aynı hat üzerinde bulunan HİTİT SERAMİK ve UNPAŞ
SERAMİK’in doğal gazını kesmeyerek ayrımcı uygulamalarda bulunduğu ve böylelikle
hâkim durumunu kötüye kullandığı yönündeki iddiaya ilişkin olarak BOTAŞ
savunmasında, Uşak Organize Sanayi Bölgesi'nde (Uşak OSB) faaliyet gösteren HİTİT
SERAMİK ve UNPAŞ SERAMİK tesislerinin doğal gazı elektrik üretimi amacıyla değil;
başka (buhar, proses) amaçla kullanan tesisler olduğunu, kesintili müşterilerin gazı
elektrik üretimi için kullandığı ve bu nedenle de söz konusu teşebbüslere 14.02.2004-
17.02-2004 tarihleri arasında kesinti uygulanmadığını ifade etmektedir. Benzer şekilde
Uşak OSB içerisinde faaliyet gösteren bir başka katılımcı şirket olan ve doğal gazı
elektrik üretim amaçlı kullanan otoprodüktör müşterisi Ak Enerji Elektrik Üretim A.Ş.’nin
(AK ENERJİ) gaz arzının da aynı kapsamda kesildiği BOTAŞ tarafından ilk yazılı
savunmalarında belirtilmektedir. Bu bağlamda BOTAŞ’ın doğal gaz kesintisinin keyfi
olmadığı, söz konusu kesintinin kesintili müşteri tanımı çerçevesinde yapıldığı ve
özellikle BİS ENERJİ’ye yönelik olmadığı, aynı kategoriye giren tüm tesislerin bu
kapsamda yer aldığı ve bu bağlamda gaz kesintisi eyleminin herhangi bir ayrımcılık
içermediği anlaşılmaktadır.
(63) BOTAŞ Genel Müdür Yardımcısı ile yapılan görüşmede de söz konusu kesinti
döneminde arz-talep dengesini oluşturabilmek amacıyla kesinti uygulamasına gidildiği,
yapılan doğal gaz kesintisinin elektrik üretimi yapan organize sanayi bölgesi
kuruluşlarına yönelik olduğu, öncelikle yedekli kamu santrallerinden başlanarak
sonrasında ise organize sanayi bölgesindeki özel sektör elektrik üreticilerine de kesinti
uygulandığı ve dolayısıyla BİS ENERJİ’ye yönelik her hangi bir ayrımcı uygulamanın
söz konusu olmadığı ifade edilmiştir.

17-14/207-85
19/24

I.7. BOTAŞ’ın Savunmasında Yer Alan Diğer Hususlar
I.7.1. BİS ENERJİ Tarafından DGSS kapsamında İdare Mahkemeleri ve Ticaret
Mahkemelerinde Açılan Davalara İlişkin BOTAŞ’ın Açıklamaları
(64) BOTAŞ’ın savunmasında, BİS ENERJİ tarafından açılan birçok davaya ve sonuçlarına
da yer verilmiştir. Bunlardan ilki BİS ENERJİ’nin daha pahalı olan kesintisiz tarifeye
geçişe zorlanması nedeniyle kendisinden fazla tahsilat yapıldığı iddiası ile BOTAŞ ve
BOSB Müdürlüğü aleyhine açtığı alacak davasıdır. Söz konusu dava BOTAŞ açısından
husumet yönünden (Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/312 K. sayılı kararı)
ve BOSB açısından ise esastan haksız bulunduğu için (Bursa 1. Ticaret Mahkemesi'nin
2008/119 K. sayılı kararı) reddedilmiş ve söz konusu hüküm Yargıtay tarafından da
onanmıştır. Yine aynı sebeple BOTAŞ’a karşı diğer müşterileri tarafından açılan benzer

nitelikteki davalar da reddedilmiş olup buna ilişkin ilk derece mahkemesi ve Yargıtay
kararları savunmada sunulmuştur.
(65) Savunmada yer verilen başka bir dava BİS ENERJİ tarafından BOTAŞ aleyhine Ankara
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2004/221 E. sayılı dosya üzerinden açılan ve “geçerli
bir gerekçe olmaksızın keyfi nitelikli uygulanan Doğal Gaz kesintisine ilişkin el atmanın
önlenmesine ve zararın kesinti tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte
tahsili” talepli davadır.
(66) Anılan dava da reddedilmiş olup, Mahkeme’nin ret kararının gerekçesinde; “davacı
şirketin basiretli bir tacir olarak Sözleşmeyi imzaladığı bu nedenle Sözleşmenin ‘Gaz
Arzının Kesilmesi’ başlıklı maddesi uyarınca gerekli tedbirleri almakla yükümlü
bulunduğu, BOTAŞ'ın ise doğal gaz arz kaynaklarından kaynaklanan problemler
nedeniyle Doğal Gaz İletim Sistemindeki arz-talep dengesini oluşturmak için gaz
kesintisi uygulaması yaptığı ve bu uygulamanın Sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına
aykırı bir yönünün bulunmadığı, bu nedenlerle davacının iddia ve taleplerinin yerinde

olmadığı sonucuna varılarak davanın reddine dair karar verilmesi gerekmiştir” şeklinde

hüküm kurulmuştur. BOTAŞ’ın savunmasında yer alan bilgilere göre, söz konusu

Mahkeme hükmü temyiz aşaması ve karar düzeltme aşamalarında Yargıtay tarafından
onanarak kesinleşmiştir. Yine aynı sebeple BOTAŞ’a karşı diğer müşterisi (AK ENERJİ)
tarafından açılan benzer nitelikteki dava da reddedilmiştir.
(67) Diğer taraftan BOTAŞ tarafından tesis edilen ve organize sanayi bölgelerine Haziran
2004 tarihinden itibaren sadece kesintisiz kategoriden gaz arzı sağlanacağı yönünde

alınan karar gereği, başlangıç tarihi 01.01.2004 olan yeni dönemde doğal gaz kullanımı
yapan BOSB için Haziran 2004 tarihinden itibaren doğal gaz kullanımının tamamının
kesintisiz kategoriden olacak şekilde faturalandırılacağı şeklindeki idari işlemin ve bu
işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemlerin iptali talebi ile BOTAŞ aleyhine
Ankara 3. İdare Mahkemesi nezdinde 2004/3304 E. sayılı dosya üzerinden BİS ENERJİ
tarafından dava açılmış olup, bu dava da Mahkemece reddedilmiştir.

17-14/207-85
20/24

(68) Mahkemenin ret kararının gerekçesinde “BOTAŞ Genel Müdürlüğünün belirli noktalara
gazın ulaştırılmasında sıkıntıların giderilmesi ve ısınma ve mutfak amaçlı gazın
kullanıldığı şehirlere (konutlara) sürekli-kesintisiz gaz arzı sağlayabilmek amacıyla
sistemin emniyet unsuru olarak kullanılan kesintili kategorinin istisnai bir durum olduğu,
genel haliyle kesintisiz gaz satışının BOTAŞ'ın yürüttüğü ticari faaliyetin ana unsuru
olarak kabul edildiği göz önünde bulundurulduğunda, Bursa OSB ile BOTAŞ arasında
akdedilen 14.06.2002 tarihli Doğal Gaz Satış Sözleşmesi'nin Özel Şartlar Bölümünün
“Fiyat” başlıklı 511-(a) maddesinde yer alan ‘BOTAŞ'ın Doğal Gaz Satış Fiyat Tarifeleri
üzerinden her türlü değişikliği yapma hakkı vardır’ şeklindeki düzenleme kapsamında
değişiklik yapıldığı dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesi ile

davanın reddine karar verildiği ifade edilmiştir. BOTAŞ’ın savunmasında yer alan
bilgilere göre, söz konusu dava BİS ENERJİ tarafından temyiz edilmiş ve Danıştay 13. Dairesi tarafından verilen karar ile BİS ENERJİ’nin temyiz talebi reddedilerek İlk Derece

Mahkemesi hükmü onanmış ve akabinde karar kesinleşmiştir.
I.8. Genel Değerlendirme
(69) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi “Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde
ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına
yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar yoluyla kötüye
kullanması”nı yasaklamaktadır. Aynı maddenin (b) bendi ile “eşit durumdaki alıcılara
aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya
dolaylı olarak ayırımcılık yapılması” ve (d) bendi ile de “belirli bir piyasadaki hâkimiyetin
yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal
veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler”
yasaklanmıştır.
(70) Hakim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki
Davranışlarının Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz’da8 (KILAVUZ) da belirtildiği gibi
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin uygulanmasında Rekabet Kurulu, hâkim durumdaki
teşebbüsün, incelemeye konu davranışına ilişkin olarak sunduğu haklı gerekçe
iddialarını da göz önünde bulundurmaktadır. Kurul tarafından dikkate alınacak haklı

gerekçe savunmaları, nesnel gereklilik ve etkinlik başlıkları altında sınıflandırılmaktadır.
Kurul, nesnel gereklilik gerekçesini değerlendirirken öncelikle davranış ile korunan
meşru bir menfaatin bulunup bulunmadığını ve davranışın, korumaya çalıştığı menfaatin
ortaya çıkması için vazgeçilmez olup olmadığını göz önünde bulundurmaktadır. Ayrıca
incelemeye konu davranışın nesnel olarak gerekli kabul edilebilmesi için hâkim
durumdaki teşebbüsün bu davranışı kendisi dışındaki sebeplerden (örneğin; ilgili kamu
otoriteleri tarafından belirlenen sağlık ve güvenlik gereksinimleri gibi) kaynaklanmalı ve
teşebbüs söz konusu menfaati korurken rekabeti zorunlu olandan fazla
sınırlamamalıdır. İncelemeye konu davranışın meşru bir menfaati korumak için
vazgeçilmez olduğunu ispat etme yükü hâkim durumdaki teşebbüs üzerindedir.
(71) Dosya münderecatında yer alan ve yukarıda ayrıntıları ile açıklanan hususlar
değerlendirildiğinde, soruşturma konusunu BOTAŞ’ın doğal gazın toptan satışı
pazarında sahip olduğu pazar gücünü ayrımcılık yapmak ve elektrik üretim
piyasasındaki rekabeti bozmak amacıyla kullandığı iddialarının oluşturduğu
görülmektedir. Bu noktada değerlendirilmesi gereken husus, BOTAŞ’ın ayrımcılık
yaparak ve/veya belirli bir piyasada sahip olduğu hâkimiyetin sağladığı avantajlardan
yararlanarak başka bir piyasadaki rekabet koşullarını bozarak hâkim durumunu kötüye
kullanıp kullanmadığıdır.

8 Par. 30-33.

17-14/207-85
21/24

(72) Hâkim durumun kötüye kullanılması kavramı çerçevesinde incelemeye konu davranışın
bir ihlal olarak kabul edilmesi için, davranışı gerçekleştiren teşebbüsün ilgili pazarda
hâkim durumda olması ve davranışın bir kötüye kullanma niteliği taşıması
gerekmektedir. Kurul, bu iki temel unsurdan birinin bulunmadığının açıkça
gösterilebildiği durumlarda diğer unsura ilişkin analize yer vermeyebilir9. Bu çerçevede
hâkim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin olarak yapılacak değerlendirmelere,
incelemeye konu teşebbüsün hâkim durumda olup olmadığından ya da incelemeye
konu davranışın kötüye kullanma niteliğinde olup olmadığından başlanabilecektir.
(73) Dosya kapsamında da şikâyete konu faaliyetin, bir kötüye kullanma niteliği taşıyıp
taşımadığının tespiti ile değerlendirmeye başlanacaktır. Yukarıda yer verildiği gibi
Danıştay 13. Dairesi’nin iptal kararını oluşturan gerekçeler de BOTAŞ’ın yaptığı gaz
kesintisinin haklı teknik gerekçelerinin olup olmadığı ve BİS ENERJİ’ye ayrımcılık
yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılması gereğine işaret etmektedir. Bu çerçevede
kötüye kullanma davranışının bulunmadığının tespit edilmesi halinde, anılan iki şarttan
birisinin ortaya çıkmaması nedeniyle 6. madde anlamında bir ihlalden söz
edilemeyecektir. Bu bağlamda dosya konusu olaya ilişkin olarak öncelikle kötüye
kullanma eyleminin varlığı irdelenmiş olup, bu değerlendirmelere aşağıda yer
verilmektedir.
(74) BOTAŞ’ın I.6.1 numaralı başlık altında yer verilen açıklamalarına göre, BİS ENERJİ ile
BOTAŞ arasında doğrudan doğal gaz alım-satım ilişkisi bulunmayıp, BİS ENERJİ
Organize Sanayi Bölgesi Kanunu'nun 20. maddesi çerçevesinde doğal gazı, BOSB
Müdürlüğü ile BOTAŞ arasında 14.06.2002 tarihinde imzalanmış olan DGSS ise
kesintili/kesintisiz kategorisinde olan bir satış sözleşmesi çerçevesinde BOSB
Müdürlüğü'nden satın almaktadır. Yine aynı bölümde yer verilen bilgilerden DGSS’nin 2.
maddesi ve 3. maddesindeki düzenlemeler ile şikâyetçi BİS ENERJİ'nin kesintili
kategoriden doğal gaz kullanacağının taraflarca kararlaştırıldığı, ayrıca DGSS'nin “Gaz
Arzının Kesilmesi” başlıklı 15. maddesi uyarınca BOTAŞ’ın ihtiyaç duyması halinde
mümkün olduğu ölçüde önceden haber vererek BOSB’nin “elektrik üretimi amaçlı gaz
kullanımı için” gaz arzını kesebileceği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda salt sözleşmesel
açıdan bakıldığında BOTAŞ’ın BİS ENERJİ’nin gazını kesmesi konusunda gerekli
koşullar gerçekleştiği durumda sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı ve BOTAŞ’ın,
kesintili müşterilerinin doğal gaz arzını ihtiyaç duyulması halinde kesebileceği
anlaşılmaktadır. Nitekim söz konusu husus I.7.1 numaralı başlık altında yer verilen

birçok mahkeme kararı ile de teyit edilmiştir.
(75) Gerek önaraştırma döneminde yapılan tespit ve değerlendirmeler, gerekse de
BOTAŞ’ın ilk yazılı savunmasından, şikâyete konu dönem olan Şubat 2004 tarihinde
BOTAŞ’ın 4646 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği iletim sistem işletmesi görevini
güvenli bir şekilde yerine getirebilmek amacıyla belli tedbirler aldığı görülmektedir. 4646
sayılı Kanun’un 4. maddesinin 4. fıkrasının c (5). bendine göre, “İletim şirketleri, doğal
gazın akışı ve sistemin işlemesi için gerekli ayarlama ve diğer her türlü hizmetlerin
yerine getirilmesi hususunda kendilerinin sahip olduğu kısımdan sorumludur. Ayrıca,
iletim şirketleri kendi sorumlu olduğu hatlarda, gaz iletiminin güvenli bir biçimde, verimli
ve en az maliyet ile gerçekleştirilmesine yönelik her türlü tedbiri almaya ve bu Kanunda
öngörülen diğer hususları yerine getirmeye mecburdur.”

9 KILAVUZ, Par. 9.

17-14/207-85
22/24

(76) Yukarıda da açıklandığı üzere, BOTAŞ Şubat 2004 tarihindeki gibi doğal gaz çekiş
miktarlarının artması ve/veya giriş miktarlarının azalması ve/veya herhangi bir giriş
noktasındaki doğal gaz girişinin durması nedeniyle, sistem dengesinin bozulduğu
günlerde, yani sistem dengesi ve ulusal arz güvenliğinin sekteye uğrama/çökme riski
olan günlerde, ilgili mevzuat çerçevesinde üzerine düşen sorumlulukları yerine
getirmektedir. Şubat 2004 tarihinde beklenmedik şekilde İran gazında kesinti olması ve
kompresör istasyonunda arıza meydana gelmesi üzerine günlük maksimum kapasite
miktarında (…..) milyon Sm3 arz açığının oluştuğu ve bu sebeple de BİS ENERJİ’nin
doğal gazının kesildiği anlaşılmaktadır. Kesintinin gerçekleşmesinden önce de kesintinin
bir an önce sonlandırılması için ilgili kompresör istasyonunda montaj çalışması,
Cezayir’den yeni LNG kargosu için anlaşma sağlanması ve Marmara Ereğlisi’ndeki stok
gazının maksimum seviyede kullanılması gibi acil tedbirlere başvurulmuştur.
Cezayir’den olumlu cevabın alınmasının hemen akabinde de yapılan kesintinin
17.02.2004 tarihinde durdurulmasına karar verilmiştir. Buna göre BOTAŞ, kesintili
müşteri portföyüne arz açığının ortaya çıkardığı acil durum sebebiyle başvurmuş;
Cezayir’in Sonatrach şirketinden LNG kargo teslimatıyla ilgili olumlu cevap alınmasıyla
beraber hızlı bir şekilde kesintiye son vermiştir. Dolayısıyla BOTAŞ, 4646 sayılı
Kanun’un kendine verdiği görevi etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirmek için teknik
sebeplerle BİS ENERJİ’nin doğal gaz arzını kesmiş, arz açığı ile ilgili ve planlamadaki
belirsizliklerin ortadan kalkmasıyla beraber ise derhal kesintiye son vermiştir.
(77) Bu bağlamda BOTAŞ’ın kesinti eylemi; gerek nesnel gereklilik (gaz giriş noktaları ve
kompresörlerdeki maddi problemler) gerekse de meşru menfaat (ulusal arz güvenliği
meşru menfaate güçlü bir örnektir) açılarından haklı gerekçe koşulunu sağlamakta olup,
soruşturmaya konu eylemin bu bakımdan 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal eder
nitelikte olmadığı değerlendirilmektedir.
(78) Söz konusu tarihlerde aynı hat üzerinde bulunan HİTİT SERAMİK ve UNPAŞ
SERAMİK’in doğal gazında herhangi bir kesintiye gidilmeyerek BOTAŞ’ın hâkim
durumunu ayrımcı uygulamaları ile kötüye kullandığı iddialarına ilişkin olarak, öncelikle
BİS ENERJİ ile HİTİT SERAMİK ve UNPAŞ SERAMİK’in eşit konumda bulunmadıkları
sonucuna ulaşılmıştır. Şöyle ki BOTAŞ’ın BOSB ile akdettiği Doğal Gaz Satış
Sözleşmesi’nin “Gaz Kullanım Amacı" başlıklı 3. maddesinde “Satın alınan Gaz Madde
2'de belirtilen Tesis'lerde "buhar-proses (buhar) amacıyla “kesintisiz" ve "elektrik üretimi
için proses" amacıyla “kesintili” olarak kullanılacaktır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu
çerçevede faaliyetleri nedeniyle BİS ENERJİ’nin “kesintili” kategoriye, HİTİT SERAMİK
ve UNPAŞ SERAMİK’in “kesintisiz” kategoriye girdiği anlaşılmaktadır. HİTİT SERAMİK
ve UNPAŞ SERAMİK, buhar ve proses amaçlı gaz tüketen tesisler olup, BOTAŞ’ın
kesintili müşteri portföyüne dahil değildirler.
(79) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (b) bendinde eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit
hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan ya da dolaylı olarak
ayrımcılık yapılması kötüye kullanma olarak sayılmıştır. Ayrıca anılan hükmün
uygulanabilmesi için hâkim durumdaki teşebbüsün muhataplarının eşit durumda
olduklarının, eşdeğer işlemlerle eşit koşullardaki muhataplara farklı fiyatlar
uygulandığının ve bu suretle müşteriler arasında farklılıklar yaratıldığının ispatlanması
gerekmektedir.

17-14/207-85
23/24

(80) Ayrımcı uygulamalardan bahsedebilmek için eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak,
yükümlülük ve edimler için farklı şartlar öne sürülmesi gerekmektedir. Şikâyetin konusu
BİS ENERJİ ile aynı hat üzerinde bulunan HİTİT SERAMİK ve UNPAŞ SERAMİK’in
doğal gazının kesilmemesi suretiyle BOTAŞ’ın hâkim durumunu kötüye kullandığı
iddiasıdır. Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, rekabet hukuku bağlamında
yasak olan ayrımcı uygulamaların tespitinde aranan eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit
hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar öne sürülmesi şartın şikâyet konusu olayda
sağlanmamıştır.
(81) Öncelikle BOTAŞ, BİS ENERJİ gibi elektrik üretim santraline sahip olan ve Uşak
OSB’de bulunan AK ENERJİ’ye doğal gaz arzını da tıpkı BİS ENERJİ’ye olduğu gibi
kesmiştir. İkinci olarak yukarıda anlatıldığı üzere, kesinti/kısıntı prosedürüne göre özel
sektör santralleri ikincil olarak kesintiye maruz bırakılmakta olup, sınırlı kapasite
günlerinde öncelik, kamu santrallerinde yapılacak arzın kesilmesine verilmektedir.
(82) Dolayısıyla, gerek aynı bölgedeki elektrik santralleri bakımından gerekse de kamu-özel
santralleri ayrımı bakımından BİS ENERJİ, elektrik üretimi ve toptan satış piyasasında
herhangi bir rakibine kıyasla dezavantajlı konuma düşürülmüş değildir. Bu bağlamda
BOTAŞ’ın soruşturma konusu dönemde doğal gaz arzını kesmesinin salt BİS
ENERJİ’ye yönelik bir davranış olmadığı ve 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal
eder nitelikte de olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
(83) BOTAŞ, kesintili müşteri portföyünü rasyonelleştirmek saiki ile çok sayıdaki küçük
ölçekli tesisler yerine az sayıdaki büyük ölçekli tesislerden oluşan yeni bir kesintili
müşteri portföyü oluşturmuştur. Bu rasyonelleştirme kararı BOTAŞ bünyesinde
gerçekleşen bir simülasyon çalışması sonucu alınmış olup, anılan çalışma sonucunda
düşük kapasiteli tesislerde zor zamanlarda arz kesintisine gidilmesinin sisteme
sağladığı faydanın yeterli olmadığı ortaya konmuştur.
(84) Söz konusu tespitler sonucunda, BOTAŞ Yönetim Kurulu’nun 30.01.2004 tarih ve
2004/03-46 sayılı kararı ile gerek BOSB gerek diğer OSB Müdürlüklerinin “kesintili”
kategorilerinin sonlandırılarak “kesintisiz” kategoriye geçirilmelerine karar verilmiştir.
Söz konusu Yönetim Kurulu kararının tarihi ve içeriği dikkate alındığında, BOTAŞ’ın
BOSB’yi ve dolayısıyla BİS ENERJİ’yi kesintili kategoriden kesintisiz kategoriye geçirme
işleminin salt BİS ENERJİ’ye yönelik önceden planlanmış bir davranış olmadığı, bir
simülasyon çalışmasının sonuçları dikkate alınarak BOTAŞ Yönetim Kurulu tarafından
tüm OSB’leri içine alacak şekilde belirlenmiş bir karar olduğu anlaşılmaktadır.
(85) Soruşturma konusu dönemde, her ne kadar 4646 sayılı Kanun’da toptan satış
fiyatlarının taraflarca serbestçe belirleneceği düzenlenmiş olsa da piyasadaki rekabet
koşullarının henüz oluşmaması sebebiyle Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin
Geçici 2. maddesine göre, BOTAŞ’ın toplam yıllık ithalat miktarı yıllık ulusal tüketimin
%20’sine düşünceye kadar BOTAŞ’ın toptan satışını yapacağı doğal gazın fiyatları
EPDK tarafından belirlenmekteydi. Bu çerçevede alınmış olan 27.01.2004 tarih ve 291

sayılı EPDK kararı ile BOTAŞ’ın toptan satış tarifelerinin hesaplama esasları
belirlenmiştir. Bu hesaplama esasları “kesintisiz” tarifeler için geçerli olup, “kesintili”
müşterilere kesintisiz fiyatlar üzerinden %3 indirim uygulanmaktadır. Dolayısıyla
düzenleyici kurum tarafından belirlenen tarifeler evrensel olup ne BOTAŞ’ın ne de gaz
tedarik eden firmaların fiyatlama hususunda takdir hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle
BOTAŞ’ın kâr saikiyle kesintili-kesintisiz portföyde değişikliğe gitmesi söz konusu
değildir.

17-14/207-85
24/24

(86) Bu açıklamalar ışığında, toptan satış fiyatları düzenlenen BOTAŞ’ın yaptığı portföy
rasyonelleştirmesindeki saik, sistem işletmesinin güvenliği, kontrolü ve güvenilirliğini en
az maliyetle ve en kolay şekilde garanti altına almaktır. Kaldı ki BOTAŞ, pek çok arz
güvenliği parametresini bir arada değerlendirdiği bir simülasyon çalışması yaparak
portföyün yeniden şekillendirilmesinin fayda-maliyet analizini gerçekleştirmiştir. Bu
bağlamda, BOTAŞ’ın BİS ENERJİ ve BOSB’yi kesintili kategoriden kesintisiz kategoriye
geçirmesinin, arz-talep dengesini (sistem güvenliği) sağlamaya yönelik bir fayda-maliyet
analizinin sonucu olduğu, salt BOSB’ye ya da BİS ENERJİ’ye yönelik olmadığı ve bu
çerçevede 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal eder nitelikte olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
(87) Sonuç itibarıyla, dosya münderecatında yer alan tüm bilgi ve belgeler ve yukarıda
sunulan tespit ve değerlendirmeler ışığında; BOTAŞ tarafından soruşturma döneminde
gerçekleştirilen gaz arzı kesintisi ve kategori değişikliği eylemlerinin haklı teknik
gerekçelerinin bulunduğu, eşit durumdaki alıcılara yönelik bir ayrımcılık içermediği ve bu
bağlamda hâkim durumun kötüye kullanılması yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesini ihlal eder nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır.

(88) 10.08.2016 tarih ve 16-27/457-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile
ilgili olarak düzenlenen Rapor’a, Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara ve
incelenen dosya kapsamına göre; Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.’nin 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesini ihlal etmediğine dolayısıyla aynı Kanun’un 16. maddesi uyarınca
adı geçen teşebbüse idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına, OYBİRLİĞİ ile
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, karar verilmiştir.