Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Davacı vekili; Davalı ...'ın 12.08.2013 tarihinde müvekkili şirket nezdinde satış departmanında işe başlayıp 13.05.2024 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, davalının, müvekkili şirket nezdinde çalışmaya başlamadan evvel Rekabet Yasağı ve Gizlilik Sözleşmesi imzaladığını, davalının, işten ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren rakip işletme ... ... ... Sanayi Ticaret Ltd Şti'nde işe girdiğini, ... dökümle iştigal eden şirketlerin sayıca az olması ve hizmet verdikleri alanın sınırlı olması göz önüne alındığında, davalı'nın spesifik bir sektörde önde gelen ve hakim konumda bulunan müvekkil şirkette ticari sırlara ve müşteri çevresine vakıf olması ve rekabet yasağı sözleşmesine rağmen müvekkil şirketin rakibi şirkette işe girmesi müvekkil şirket bakımından büyük risk teşkil ettiğini, davalının birçok projede uzman mühendis olarak çalıştığını,gizli bilgiler içeren yazışmalar gerçekleştirdiğinden bu kurum, kuruluş ve şirketlerle imzalanmış olan gizlilik sözleşmeleri, davalıyı da hukuken bağladığını, olası menfi sonuçlardan sorumluluğunun mevcut olduğunu belirterek sözleşmede düzenlenen ve 838.434 TL ceza koşulunun dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, Davanın görevli mahkemede açılmadığını, taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmadığını, sözleşmenin süre, yer, kapsam belirlemesi kanun hilafına yapıldığını, sözleşmede yer alan üç yıllık brüt maaşın cezai tutar olarak belirlenmesinin kabulü mümkün olmadığını,iş sözleşmesinin müvekkilinin haklı feshi ile sonuçlandığını, müvekkilinin, çalışma hayatı boyunca üstlerinden mobbing gördüğünü, kendisinin rızası olmadan çalışma koşulları değiştirildiğini,iş sözleşmesinin hangi nedenle fesh edildiği ve bu feshin kimin kusurundan kaynaklandığı hususunun belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin ... şirketinde işe başlamasından önce veya sonra müvekkili tarafından Unimetal'e ait herhangi bir gizli bilgi, belge, müşteri bilgisi, ürünlerin yapımına ilişkin teknik veriler kimse ile asla paylaşılmadığını, aynı zamanda daha önce davacı şirkette çalışıp şuan ...'de çalışmakta olan bir çok çalışan bulunduğunu, davacı tarafın iddiasının aksine ülkemizde bir çok ... ... alanında çalışan firma olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece,rekabet yasağına ilişkin bir anlaşma olmadıkça, BK hükümlerinin tek başına işverene talep hakkı vermeyeceğini, taraflarca rekabet yasağı konusunda anlaşma yapılmışsa işveren, sözleşmeye aykırı davranıldığını ileri sürerek cezai şart ya da tazminat talebinde bulunabileceğini, borcun kaynağı kanun değil, iş sözleşmesi olduğunu, Yargıtay HGKnın 22.09.2008 tarih ve 2008/9-517esas - 2008/566 karar sayılı kararında vurgulandığı üzere BK nın348. maddesinde düzenlenen rekabet yasağı asli yükümlülük doğuran bir sözleşme değil, iş akdine bağlı fer’i yükümlülük doğurduğu, yürürlük tarihi TTK ndan daha sonra olan ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan özel nitelikteki 7036 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, dosyanın görevli İstanbul Anadolu İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Davalı vekili; kararın kanuna aykırı olduğunu, tarafına vekalet ücreti hükmedilmediğini, yargılama giderleri hususunda karar verilmediğini, verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Dava, taraflar arasında mevcut iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükmün ihlali nedeniyle cezai şart alacağının davalıdan tahsiline ilişkindir.7036 sayılı kanunun 5.maddesinde, "(1) İş Mahkemeleri;.... 6098 sayılı TBKnın ikinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,.. ilişkin davalara bakar." denilmiştir.Anılan düzenleme ile mülga 5521 sayılı kanun'un 1. maddesinden farklı olarak, İş Kanunu kapsamında kalmayan TBK'nın hizmet sözleşmesi hükümlerine tabi çalışanlara ait uyuşmazlıklar da iş mahkemelerinin görev alanına alınmıştır.Gerek 5521, gerekse 7036 sayılı kanunun iş mahkemelerinin görev alanını düzenleyen hükümlerde işçi ve işveren arasındaki her türlü hukuk uyuşmazlıklarına bakma görevini iş mahkemelerine vermiştir.7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde yapılan düzenlemenin, TTK'nın 4/1.c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemez. Yargıtay 11. HD'nin, 3 Aralık 2021 tarihli ve 2021/1534 esas, 2021/6811 karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararıyla “TBK’nın 444-447 maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin TTK’nın 4/1–c maddesi gereğince aynı Kanun'un 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerine ait olduğu karara bağlanmış olup, bu karar bağlayıcıdır. Uyuşmazlığı çözüme bağlamaya asliye ticaret mahkemesi görevli iken, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; istinaf sebebi olarak ileri sürülmese de mahkemenin görevi kamu düzenine ilişkin olduğundan resen incelendiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/04/2025 Tarih 2024/954 Esas - 2025/306 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davalı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/10/2025