BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin yapımını üstlendiği inşaat projesini beğenmiş ve söz konusu projede yer alan; 20.03.2013 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... Mahallesi, ..... Caddesi No ..... Parsel, ..... Ada, .... Pafta, B1 Blok 11. Kat, 53 numaralı bağımsız bölüm, 20.03.2013 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile İstanbul ili, ....İlçesi, .... Mahallesi, ..... Caddesi, No: 13 15 Parsel, .... Ada, .....pafta B1 Blok 11. Kat 54 numaralı bağımsız bölüm, 03.01.2013 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi İstanbul ili, Esenyurt İlçesi, ..... Mahallesi, ..... Caddesi, No: 13 ..... Parsel, .... Ada, 2/3 Pafta B1 Blok 11. Kat 55 numaralı bağımsız bölüm, 05.05.2017 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi İstanbul ili, Esenyurt İlçesi, ..... Mahallesi, .... Caddesi No: ... Parsel, .... Ada, 2/3 Pafta, D Blok 3. Bodrum kat 307 numaralı dükkan niteliğindeki taşınmaz, 05.05.2017 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi İstanbul ili, ..... İlçesi, ..... Mahallesi, .... Caddesi No: 13 15 Parsel, ..... Ada, ..... Pafta, D Blok 3. Bodrum kat 308, numaralı dükkan niteliğindeki taşınmaz, 05.05.2017 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi İstanbul ili, .... İlçesi, .... Mahallesi, ..... Caddesi No: 13 .... Parsel, ..... Ada, 2/3 Pafta, D Blok 3. Bodrum kat 309, numaralı dükkan niteliğindeki taşınmaz, Bakırköy .... Noterliği .... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi İstanbul İli, ..... İlçesi, .... Köyü, ....Pafta No, .... Ada No, .... Parsel numaralarında kayıtlı, 1.... Arsa Paylı, C/-Blok Nolu, 37 numaralı dükkan niteliğindeki bağımsız bölüm, şeklinde belirtilen bağımsız bölümlerin 1.653.500,00 TL bedel karşılığında satışı ve müvekkile tapuda tescili hususunda taraflar anlaşıldığını, davalının hen inşaatı tamamlama edimini hem de inşaatları tamamlamadığını, bu nedenlerle ilgili taşınmazların tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, davalı adına kayıtlı ilgili taşınmazların müvekkilin adına tapuda tesciline, mahkeme aksi kanaate ise sözleşme karşılığında ödemiş olduğu 1.653.500,00 TL bedelin güncel değeri hesaplanarak ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya, Büyükçekmece ...... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17/09/2025 tarih ..... esas .... karar sayılı görevsizlik ilamı üzerine mahkememize gönderilmekle yukarıda belirtilen esas sayılı sırasına kaydı yapılmıştır.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal ve hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır.
Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu temlik iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir. (İ.İ.K. m. 198)
Somut olayda davacının öncelikli talebi tapu iptali ve tescile yönelik olup bedelin tahsili için sıra cetveline kayıt talebi terditli taleptir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 7.Hukuk Dairesi, 12/11/2020 tarih, 2020/1886 Esas, 2020/1689 Karar, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, 3.Hukuk Dairesi, 2020/1317 Esas, 2020/830 Karar, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2019/1010 Esas, 2019/1164 Karar Sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2020/275 Esas, 2020/302 Karar Sayılı ilamları İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. H.D. 2022/2719 E. - 2022/2557 K. Sayılı ilamı; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1272E. 2023/1072K. ve İstanbul Bam 37 Hukuk Dairesi 2020/1983 E.- 2021/306 K., 2023/1652 E 2024/24K Sayılı kararı ve 2024/846 E.2024/2679K.sayılı kararı)
Somut olayda; davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliği taşımadığı, dava konusu edilen satış işlemine konu bağımsız bölümün dükkan vasfına sahip olduğu, öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Dava konusu edilen satış işlemine konu bağımsız bölümün dükkan vasfında olduğu hususu nazara alındığında davacının tüketici sayılamayacağı ve uyuşmazlığın niteliği gereği davanın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla ticari olmayan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dosyada Büyükçekmece ...... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen17/09/2025 tarih .... esas ..... karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş olduğundan, görev hususunda merci tayini için dosyanın İstanbul Bölge İstinaf Mahkemesi ilgili dairesine gönderilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine,
2-Davaya bakmaya Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğuna,
3-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı karşı görevsizlik mahiyetinde olup, verilen kararın taraf vekillerince yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, masrafların davacı yanca karşılanmasına,
4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/11/2025