İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan dosya üzeri incelemes sonunda,
Davacı vekili 27/02/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 31.10.2025 tarihli stant tasarımı ve inşası hizmet sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme neticesinde Davalı, Müvekkil Şirket’e 01.12.2025 tarihli 41.500 USD bedelli fatura düzenlendiğini, davacı şirketin, davalıya fatura bedelini ödemek üzereyken, davalının davacı şirkete İstanbul ...İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, ilgili ödeme emrine davacı şirket tarafından sehven itiraz edilmemiş ve de dosya kesinleştiğini, akabinde ise davacı şirketin hesaplarına ve de malvarlıklarına haciz konulduğunu, davacının haciz tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, davacının borcu fatura bedeli olan 41.500 USD iken, müvekkili şirketin davalı tarafından işletilen haksız, usule aykırı ve fahiş faiz sebebi ile 26 Şubat 2026 tarihi itibari ile 8.250.871,05 TL, yaklaşık 189.000 USD borç ile karşı karşıya kaldığını, söz konusu faiz usul ve yasaya aykırı olup, Davacı şirketin 41.500 USD Bedel dışında herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı şirketin 41.500 USD bedeli ilgili icra dairesine de ödemediği, bakiye faiz miktarı fahiş olduğunu, davacı şirketin bakiye borcu bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; İstanbul ...İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin HMK’nın 209 maddesi ve de asıl alacak olan 41.500 USD bedelin ödendiği de gözetilerek teminatsız olarak veya taleplerimizin kabul görmemesi durumunda mahkemenin uygun gördüğü teminat karşılığında durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, hacizlerin kaldırılmasına ve ilgili teminat olarak yatırılan bedelin dava sonuçlanıncaya kadar davalıya ödenmemesine, davacının fahiş, usüle ve teamüllere aykırı faiz bedeli kadar davalıya borcu olmadığının tespitine ve İstanbul ... İcra Dairesi ...Esas sayılı takibinin iptaline, iddia edilen borcun tamamının haciz tehlikesi nedeniyle ödenmek zorunda kalınması halinde davaya istirdat davası olarak devam edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
6102 Sayılı TTK nın Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde (28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik); "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Düzenlemesine yer verilmiştir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik ile menfi tespit davaları zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi kılınmış ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunlu bir dava şartı haline getirilmiştir. Anılan değişiklik 7445 sayılı Kanunun 43/1.a maddesi uyarınca aynı kanunun 31. maddesi 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davacı, davasını açmadan önce arabuluculuğa başvurmamıştır. Eldeki dava 07/12/2023 tarihinde açıldığından dava şartı olan zorunlu arabulucuk başvurusuna tabidir.
6235 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası ile davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, aksi durumda davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
HMK'nın 115/1 maddesine göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırabilir, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. HMK' nın 115/2 maddesine göre ise mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle HMK md. 115/2 uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle HMK md. 115 gereği usulden Reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan, yatırılan 40.490,11 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 39.758,11 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmın iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.05/03/2026