ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/621 Esas - 2025/855
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR NO: 2025/855
HAKİM: ......
KATİP:......
DAVACI: ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI:......
VEKİLİ: Av. ......
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: borçlu mülkiyetindeki; ...... Şubesi, 28/05/2025 tarihinde müvekkili ... Şirketi ile iletişime geçtiğini, dava dışı çekin keşide yeri ......, keşide tarihi 28.05.2025, ... seri numaralı, 1.450.000,00 ₺ bedelli çekte keşideci olarak yer aldığını, söz konusu çekin dava dışı ... A.Ş. tarafından sorgulandığını bildirdiğini, ...... Şubesi tarafından haberdar edilen müvekkili şirket çek bedelini ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin söz konusu çekin kim tarafından keşide edildiğini, kimler tarafından ciro edildiğini öğrenmek amacıyla çek yaprağının arkasındaki cirantalar ile iletişime geçtiğini, üçüncü kişiler tarafından imzasının taklit edilmek suretiyle çekin keşide edildiğini öğrendiğini, söz konusu çekin kendisi tarafından keşide edilmediğini, çekin üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, çek defterinin incendiğini bazı boş çek yapraklarının kaybolduğunu, üçüncü kişilerin elinde olduğunu, dava konusu ...... Şubesine ait ... seri numaralı, 1.500.000,00 ₺ bedelli çek yaprağıın müvekkili şirketin iradesi dışında elinden çıktığını, üçüncü kişiler tarafından çekin keşide edildiğini, müvekkili ile çek lehtarı arasında herhangi bir borç ilişkisi olmadığını, kambiyo taahhüdünün temelinde herhangi bir temel borç ilişkisi bulunmadığını, söz konusu çek resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturacak şekilde suça konu fiillerle tanzim edildiğini İİK 72. maddesi uyarınca kambiyo senedinin bedelsizliğinin ve geçersizliğini, müvekkili şirketinin borçlu olmadığının tespit edilmesi iş bu sebeple davaya konu çekle ilgili ödeme yasağı konulmasına ve icra takibinin başlatılmaması yönünden talep ve dava etmiştir.
Yargılama sürecinde, davacı vekili 26/11/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini belirtmiştir.
Yargılama sürecinde, davalı vekili 26/11/2025 davacı tarafın davadan feragat etmesi halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını belirtmiştir.
Tüm dosya kapsamı, davacının vaki feragati birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nun 307. maddesi uyarınca davadan feragat davacının, talep sonucundan kısmen ve tamamen vazgeçmesi olup aynı yasanın 311. maddesi gereği kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Eldeki davanın niteliği gereği tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalardan olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, HMK'nun 307 ve devamı maddeleri gereğince davanın feragat nedeniyle reddine, davacı yan her ne kadar arabuluculuk ücretinini davalıya yükletilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de davanın feragat nedeni ile sonuçlandığı ve feragat hükümleri dikkate alındığında yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, fazla alınan 25.000,85 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacı yana iadesine,
Ara karar ile konulan ödeme yasağına ilişkin tedbirin kararla birlikte kaldırılmasına,
4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27.11.2025