Tazminat

Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18/08/2025 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı taraf Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in 12/07/2023 tarihinde evinden işyerine giderken ... İlçe Emniyet Müdürlüğü önününde yolun karşısına geçerken ... Sigorta A.Ş. ("Davalı") tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralandığını ve hayati tehlike geçirdiğini, müvekkilinin, meydana gelen kaza nedeniyle ... Hastanesi’nde tedavi gördüğünü, gereken tüm tetkik ve muayeneler yapılmışsa da müvekkilinin kaza neticesinde vücudunda çok sayıda kırıklar ve doku hasarı meydana geldiğini, hastane raporları incelendiğinde müvekkilinin maluliyet oranının %23 olduğu anlaşılmaktaysa da halihazırda müvekkilinin rahatsızlıklarının devam ettiğini, kaza akabinde müvekkili ile dava dışı araç sahibi arasında görülmekte olan dava kapsamında alınan kusur bilirkişi raporuna göre müvekkilinin %75, araç sahibinin %25 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında ihtiyari arabuluculuk süreci gerçekleştirilmiş olup davalı tarafından 207.000 TL tutarında ödeme yapıldığını, ancak yapılan bu ödeme miktarının fahiş miktarda düşük olduğunu, müvekkilin ödenmesi gereken maddi tazminatın faiziyle birlikte yaklaşık 600.000 - 700.000 TL civarında olduğunu, bunun yanı sıra müvekkilinin, halen çalışamamakta olup kazadan sonra da bir işte çalışmasının imkansız hale geldiğini, ayrıca tedavisi halen devam etmekte olup tam olarak iyileşmesinin de mümkün olmadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle tüm dişlerini kaybettiğini ve yaptırmak zorunda kaldığını, ayrıca kol ve bacaklarındaki ağır maluliyet nedeniyle sürekli fizik tedavi almak zorunda olup bundan kaynaklı ağır bir borç yükü altına girdiğini, 60 yaşında olan müvekkilinin, davaya konu trafik kazası nedeniyle çalışamamakta olup dava harç ve masraflarını karşılayacak maddi imkanı bulunmadığını beyna ederek adli yardım talebinin kabulüne, davanın kabulüne, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirli hale geldiğinde artırım yapmak üzere şimdilik 1.000 TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihi olan 12/07/2023 tarihinden itibaren mevduata işleyecek en yüksek faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlıkğın müvekkili şirket nezdinde ... sayılı ve 11/03/2023-11/03/2024 vade tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alınan aracın karışmış olduğu trafik kazası neticesinde davacının uğradığı sürekli iş göremezlik talebi olduğunu, davacı tarafça yürütülen ihtiyari arabuluculuk süreci kapsamında ödeme yapılmıştır. yapılan ödeme ile tüm zarar karşılandığından işbu davanın reddinin gerektiğini, ihtiyari Arabuluculuk No: ... numaralı dosya kapsamında ...'in yaralanması sebebiyle tedavi gideri, geçici-sürekli bakıcı gideri, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, yol gideri, rapor ücreti, hastane masrafları, keşif ve bilirkişi ücreti ile sair tüm maddi tazminat taleplerine karşılık olarak Taraf 2, Taraf 1’e toplam 207.000,00 TL (ikiyüzyedibintürklirası) ödemeyi; yine işbu ödemeyi Taraf 1 vekili AV....'ın hesabına ödendiğini, arabuluculuk anlaşması neticesinde; Taraf 1, Taraf 2 tarafından yapılacak işbu ödeme nedeniyle, söz konusu talepler yönünden Taraf 2‘nin, sigortalısının ve araç sürücüsünün başkaca hiçbir sorumluluğunun kalmayacağını, mezkur olay kaynaklı keşide ettiği ve edeceği ihtarnameler, açtığı ve açacağı dava ve icra takipleri ile söz konusu talepleriyle ilgili hasara, hasar dosyasına ve poliçeye konu (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi giderleri, ulaşım gideri, geçici ve sürekli bakıcı gideri, rapor masrafı, hastane masrafları, keşif ve bilirkişi ücreti) alacaklarından munzam zarar da dahil olmak üzere söz konusu talepleriyle ilgili fazlaya ilişkin tüm hakları kapsamında feragat ettiğini kabul ettiğini, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu tarafların anlaşması MADDE 18-(5) arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağını, cevap dilekçesi ekinde sunulan ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi ve HUAK m. 18/5 gereğince davanın reddini talep ettiklerini, başvuranın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı olmadığından, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, başvuran tarafından taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürüldüğü tespit edildiğini, dava konusu taleplerin basit matematiksel hesap ile herkes tarafından belirlenebilecek durumda olduğu için belirsiz olarak ileri sürülmesinde hukukî yarar bulunmadığını, dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuran taraf sigortacılık kanunu ve trafik sigortası genel şartları gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere; kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesinin gerektiğini, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 ve 29/12/2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin iş bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderleri tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli iş bu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının, geçici bakıcı ve tedavi giderleri tedavi teminatı kapsamından olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli olduğundan iş bu giderlerden de davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında olduğunun Yargıtay İçtihatları ile de kabul edildiğini, davacı tarafın kişisel müracaat ile almış olduğu raporu ve raporda belirlenen geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı süresini kabul etmediklerini, pasif dönemde bulunan ve gelir getirici bir işte çalışmayan kişiler, ev hanımları ve çalışma yaşına gelmemiş küçükler için geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağından bu taleplerin reddinin gerektiğini, memurların bu dönemde gelir kaybı yaşamayacağı için davacının memur olması halinde davanın tümden reddi gerektiğini, davacının iş göremezlik kaldığı iddia edilen dönem için ne kadar kazanç kaybına uğradığının tespit edilip, sgkdan bu husus araştırılarak karar verilmesi gerektiğini, başvuranın kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, başvuru sahibinin savcılık aşamasında sigortalı araç sürücüsüyle uzlaşıp uzlaşmadığının tespit edilerek, uzlaşmanın tespiti halinde CKS m253/19 gereğince davanın reddine karar verilmesini istediklerini, mahkeme aksi kanaatte ise uzlaşma kapsamında ödenen miktarın maddi zarardan mahsup edilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/08/2025 tarihli görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesi ile birlikte adli yardım talebinde bulunmuş, mahkememizin 20/08/2025 tarihli ara karar ile HMK md. 334 gereğince davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat isteminden ibarettir.
Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosunun ... Numaralı dosyasında; 29/07/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık, 12/07/2023 tarihli kaza nedeni ile dava dışı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise kusur oranlarının ne olduğu, davacının kaza nedeni ile davacının geçici ve kalıcı iş göremezliğinin olup olmadığı var ise miktarının ne olduğu, davacının maddi tazminat (geçici-kalıcı işgöremezlik, bakıcı gideri, tedavi masrafları) şartların oluşup oluşmadığı, davacının ihtiyari arabuluculuk sürecinde anlaşmış olmalarının HUAK 18/5 uyarınca dava açılıp açılamayacağı noktalarında toplandığı tespit edildi.
2918 sayılı KTK’nin "sorumluluğa ilişkin anlaşmalar" başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasadaki bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir.
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hususlarda arabuluculuğa başvurarak uyuşmazlığı çözmeleri mümkündür. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/4. maddesinde; "Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır." denildiği, aynı maddenin 5. fıkrasında "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz." şeklinde belirtilmiştir. 18/5. maddesinde ise "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz" düzenlemesi getirilmiştir.
Buna göre arabuluculuk faaliyeti sonunda imzalanan anlaşma belgesinin taraflar için bağlayıcı olacağı ve dava açma yasağı teşkil edeceği, arabuluculuk anlaşmasının usul hukukuna ilişkin bir sözleşme olduğu ve ilam gücünde ve doğrudan icra kabiliyetine sahip olduğu kabul edilmiştir. 6325 sayılı HUAK gereğince düzenlenen arabuluculuk anlaşma belgesinin koşulları ve sonuçları 6325 sayılı HUAK hükümlerine tabii olup taraflar arasında yapılan ve borcu sona erdiren "sorumluluğa ilişkin anlaşma" niteliğinde olmadığından KTK'nın 111. maddesi gereğince iptali mümkün değildir.
"...28/12/2020 tarihli İhtiyari Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Anlaşma Belgesi içeriğine göre taraflar 10/07/2020 gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davacının uğradığı bedensel zararlardan dolayı karşılıklı olarak mutabık kalarak 129.000,00 TL maddi tazminat ödenmesi konusunda anlaşmış ve arabuluculuk son tutanağı düzenlenerek imza altına alınmıştır. Açılan dava da sunulan dava dilekçesinde bakiye tazminat talep edildiği yazılmış, davacının maluliyetinin arttığı ve artan maluliyet nedeniyle maddi tazminat talep edildiği belirtilerek açıkça artan maluliyet nedeniyle tazminat talebinde de bulunulmamıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; dava dilekçesinde artan maluliyete ilişkin bir talep olmaması, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı .... plakalı kusuru ile 10/07/2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle tazminat talebi için ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurularak arabuculuk son tutanağı (ihtiyari arabuluculuk) ile anlaşma sağlanmış olması nedeniyle HUAK 18/5. maddesi gereğince davacının davalı sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunması olanaklı olmadığından İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır... " T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında 15/10/2024 tarihli ... numaralı İhtiyari Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Anlaşma Belgesi içeriğine göre taraflar 12/07/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davacının uğradığı bedensel zararlardan dolayı karşılıklı olarak mutabık kalarak 207.000,00 TL maddi tazminat ödenmesi konusunda anlaşmış ve arabuluculuk son tutanağı düzenlenerek imza altına alınmıştır. Bu kez dava dilekçesi ile anlaşma miktarının düşük kaldığından bahisle maddi tazminat talebinde bulunulmuştur. Taraflarının anlaşamama tutanağı 15/10/2024 olduğu iş bu dava için arabuluculuk başvurusunun 29/07/2025 tarihinde yapıldığı, bu süreç içerisinde davacının maluliyetin arttığına ilişkin iddiasının da bulunmadığı dava dilekçesinden anlaşılmaktadır. Gerçekleşen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle tazminat talebi için ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurularak arabuculuk son tutanağı (ihtiyari arabuluculuk) ile anlaşma sağlanmış olması nedeniyle HUAK 18/5. maddesi gereğince davacının davalı sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunması olanaklı olmadığından T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere;

1-Açılan Davanın HUAK 18/5 maddesi gereğince REDDİNE,

2-Davacı tarafın adli yardım talebi kabul edildiğinden ve başlangıçta harç yatırılmadığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL ilam harcı ile 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafın adli yardım talebi kabul edildiğinden resen yapılan 3 E-tebligat ve 1 adet KEP yazışması olmak üzere toplam 47,50 TL toplam yargılama giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun ... dosya numaralı dosyası yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

5-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 22.500,00 TL (ön inceleme aşamasında karar verildiğinden maktu ücretin 1/2 oranında) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
27/11/2025