İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...Otomotiv Pazarlama Ltd.Şti, personel, yolcu ve turizm taşımacılığı yapmakta olan bir firma olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan telefon, mail yazışmaları sonucunda Nisan-Haziran 2024 aylarında çeşitli günlerde çeşitli yerlere davalı firmaya ulaşım hizmeti sağlandığını, yapılan hizmete ilişkin faturalar düzenlendiğini davalı tarafça Nisan 2024 ayında verilen hizmetlere ilişkin kesilen fatura karşılıkları banka kanalıyla ödendiğini, daha sonraki tarihlerde sağlanan ulaşım hizmetlerinin bedelleri ise davalı firma tarafından çeşitli bahanelerle ödenmediğini, davalı firmanın ödemediği ulaşım bedeli borcu 568.720,00 TL olduğunu, davalı firmanın defaten söz vermesine rağmen ödeme yapmaması üzerine ödenmeyen 10.05.2024,25.05.2024,30.05.2024,11.06.2024,22.06.2024,22.06.2024,22.06.2024 tarihli faturalardan doğan 568.720,00 TL olan alacağın işleyecek faizi ile birlikte tahsili için İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlandığını, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalı tarafça borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı/borçlunun itirazlarının hukuken dayanaksız olduğunu, faturalar ve cari hesap ekstresi, sefer kayıtları ve tarafların defter kayıtları incelendiğinde davalı firmaya hizmet verildiğini ve buna karşılık ise takibe konu borcun ödenmediğinin açıkça görüleceğini, davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu ve sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacağın likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durduğunu ve müvekkili şirketin mağdur olduğunu bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, müvekkili tarafından dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış, arabuluculuk sürecinde anlaşmanın sağlanamadığını, belirterek fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile davamızın kabulü ile borçlunun takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız itirazının İptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun itirazının kötüniyetli ve haksız olması nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ve duruşma günün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davaya cevaplarını bildirmediği anlaşılmıştır.
Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında davacının edimini ifa edip etmediği, taşıma edimi ifa edilmiş ise takibe konu edilen 7 adet fatura bedelinin davalı tarafça ödenip ödenmediği ve bunun sonucun başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediğinin istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...esas sayıl takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 7 adet faturadan kaynaklanan toplam 568.720,00 TL'nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı taşıma sözleşmesinde taşıyan konumunda bulunduğundan ücret talep edebilmesi için öncelikle taşımaya ilişkin edimi ifa ettiğini ispatla yükümlüdür. Bu nedenle mahkememizce ön inceleme celsesinde taraflara ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek için mehil verilmiş olup, davalı süresi içerisinde mahkememize bilgi vermediğinden davacı ticari defterleri ile celp edilen B/A formları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup,
Bilirkişinden alınan 10/10/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;" Sayın Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile;
3.1)- Davacı ... Otomotiv Tic. Ltd. Şti.'nin incelenen 2023-2024 takvim yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu,
3.2)- Davacı ... Otomotiv Tic. Ltd. Şti.'nin incelenen ticari defter ve belgelerinde; Davalı... Organizasyon Tic. Ltd. Şti. ...hesap kodu ile Alıcılar hesabında hareket gördüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, takibe konu faturaların kayıt altına alındığı, faturalar elektronik ortamda düzenlendiğinden dolayı vergi dairesine otomatik yapılı davalı şirketçe faturaların beyan edildiği, takip ve dava itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam 568.720,00 TL alacaklı göründüğü,
Davacının, İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas numaralı icra dosyasında icra yaptığı 568.720,00 TL tutarın tarafımıza ibraz edilmiş bulunan incelemeye konu yasal defterler içı inde kayıtlandığı, defter, kayıt, belge ve deliller ışığında takip tarihi itibariyle alacak aslına ilişkin tutarın 568.720,00 TL olduğu," şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir.
Somut olayda, taşıyan/davacı tarafından takibe konu edilen 7 adet faturanın ticari defterlerlere kaydedilip kaydedilmediğinin incelenmesi için davalı tarafa mahkememizce verilen kesin mehile rağmen ticari defterlerin bulunduğu adresin bildirilmediği, davalının celp edilen B/A formlarına göre takibe konu 7 adet faturanın davalı tarafça vergi dairesine beyan edildiği, incelenen davacı ticari defterlerine göre davalının 568.720,00 TL borç bakiyesi verdiği, somut olaya uygun emsal nitelikli Yargıtay 19. H.D.' nin 2018/2293 Esas, 2019/4962 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, "Mahkemece taraflara usulüne uygun şekilde tarafların ticari defterlerinin ibrazı için süre verilmeli ve ibraz edilen ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Ayrıca davacının takip dayanağı yaptığı faturada da davalı müşterinin vergi dairesi ve vergi numarası bulunmaktadır. Bu bilgilerden hareketle davalının bu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verip vermediği sorulmalı, böyle bir beyanname vermiş ise malları teslim almış sayılacağı değerlendirilmelidir. " şeklinde içtihat oluşturduğu görülmektedir. Bu nedenle davacının düzenlediği ve taşıma sözleşmesine ile takibe konu faturalara ilişkin davalının bu faturalar ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verdiği, celp edilen vergi kayıtlarından ve HMK' nun 222. Maddesine göre davalı ticari defterlerinin incelemeye hazır edilmediği görüldüğünden davacının taşıma edimini kesin delil ile kanıtladığı kanaatine varılarak ödeme def'i de ileri sürülmediğinden davanın kabulüne, kabul edilen miktar faturaya dayandığından likit olarak değerlendirilerek davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiştir.
1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Davalının sorumlu olduğu 568.720,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 113.744,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 38.849,26 TL karar ve ilam harcının yatan 6.868,72 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 31.980,54 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 6.868,72 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 75,00 TL posta ve diğer giderler ile 6.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 14.059,12 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 90.995,20 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/11/2025