İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı...Otelcilik Tur. Taş. ve İnş. Tic. A.Ş. arasında mal satımına dayalı hukuki ilişki süregeldiğini, Müvekkili şirketin davalıya sattığı çeşitli mallara ilişkin faturalar keşide edilerek hukuki ilişki boyunca açık hesaba borç olarak kaydedildiğini, buna karşılık davalının yaptığı ödemeler ile verdiği çeklerin bedelleri bu borçtan düşüldüğünü, cari hesabın son durumuna göre, müvekkili şirketin davalıya sattığı mallara ilişkin fatura bedellerine ilişkin olarak işlemiş faiz hariç 281.197,92.-TL’lik alacağı ödenmediğinden müvekkili şirket ödenmeyen fatura bedeli toplamı 281.197,92.-TL ve işlemiş faiz miktarı 35.202,07.-TL olmak üzere toplam 316.399,99.-TL’nin tahsili amacıyla borçlu aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, anılan takip dosyasından tebliğe çıkarılan 7 örnek ödeme emrine davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini ve İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle, İİK. m. 67/2 uyarınca Davalı Borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Kötüniyeti sebebi ile dava açılmasına neden olduğu için davalının HMK. m. 329/I uyarınca, dava tarihinde yürürlükte olan İzmir Barosu Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca müvekkilin avukatlık ücreti olarak ödemiş olduğu bedelin tamamını müvekkile ödemeye mahkum edilmesine, Kötüniyeti sebebi ile dava açılmasına neden olduğu için davalının ayrıca HMK m. 329/2’de öngörülen disiplin para cezasını ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... Endüstriyel Mutfak Sanayi İhracat ve İthalat Limited Şirketi tarafından müvekkil şirket aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü...E. Sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, taraflarca takibe itiraz edildiğini ve mahkemenizce yargılaması yapılan iş itirazın iptali davası açıldığını, davacı tarafın sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, söz konusu işbu davada ispat yükü alacaklı/davacı taraftadır. bu nedenle alacaklı/davacı, alacaklı olduğunu ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacı aralarındaki sözleşme uyarınca yerine getirmesi gereken edimleri yerine getirdiğini ispatlayamadığını, davacı tarafın, alacak iddiasını kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketi temerrüde düşürmemesine rağmen icra takibinde takip öncesi faiz işletildiğini, takip öncesi faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, haksız ve kötü niyetli davası sebebi ile %20 den az olmayacak şekilde davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, İrsaliyeli Fatura suretleri delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 11/09/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ve davalı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
DAVACI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE;
Davacının incelemeye sunduğu 2023,2024 ve 2025 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
DAVALI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE;
Davalının incelemeye sunduğu 2022,2023 ve 2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
DAVACIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA;
Davacının, davalıya KDV dahil toplamı 11.042.081,89 TL olan 20 adet fatura düzenlediği,
Davalının davacıya 16 adet işlem karşılığında toplam 10.760.883,97 TL ödeme yaptığı,
Davacı ticari defterlerine göre 11.12.2024 takip tarihi itibariyle takibe konu edilen 4 adet faturadan kaynaklı olarak davacının davalıdan 281.197,92 TL alacaklı olduğu, takipte talep edilen asıl alacak tutarı ile davacı ticari defterlerinin birebir uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
DAVALIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA;
Davacının, davalıya KDV dahil toplamı 11.042.081,89 TL olan 20 adet fatura düzenlediği,
Davalının davacıya 16 adet işlem karşılığında toplam 10.760.883,97 TL ödeme yaptığı,
Davalı ticari defterlerine göre 11.12.2024 takip tarihi itibariyle takibe konu edilen 4 adet faturadan kaynaklı olarak davacının davalıdan 281.197,92 TL alacaklı olduğu, takipte talep edilen asıl alacak tutarı ile davalı ticari defterlerinin birebir uyumlu olduğu,
tarafların ticari defter kayıtlarının birbiri ile birebir uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
DAVACININ İŞLEMİŞ FAİZ TALEBİNE İLİŞKİN İNCELEME
Davacının T.C. İzmir ... İcra Dairesi... E. Sayılı dosyasında TTK. 1530/4 md uyarınca (09.12.2024 tarihine kadar hesaplanan) 35.202,07 TL işlemiş faiz talebi olduğu görülmekle beraber, dosya kapsamında davacı tarafından davalıya gönderilen davalıyı temerrüde düşüren bir ihtarname görülmemiş olup, Sayın Mahkemenizin, davacının TTK 1530/4 md gereğince faiz talep edebileceğinin takdir edilmesi durumuna binaen bilirkişiliğimizce TTK 1530/4 md uyarınca hesaplanan işlemiş faiz hesabı aşağıda takdirlerinize sunulmuştur.
Bilirkişiliğimizce TTK 1530/4 md uyarınca yapılan hesaplamalar neticesinde 36.254,05 TL işlemiş faiz talep hesaplandığı, davacının takipte 35.202,07 TL işlemiş faiz talebinin bulunduğu, HMK 26. Maddesi taleple bağlılık ilkesi gereğince takdirin sayın mahkemeye ait olduğu hususlarını arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
1-Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık takip ve dava konusu fatura içeriği satışlar nedeniyle davacının bakiye açık hesap alacağı bulunup bulunmadığı ve itirazın iptali talebi noktalarında toplanmıtşrı.
3-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
4-Mahkememizce her iki taraf ticari defterleri SMMM bilirkişi aracılığıyla incelenmiş, taraflar arasındaki 06/03/2023 tarih 13.216,00 TL tutarlı davacı faturasıyla başladığı ve ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi şeklinde sürdürüldüğü görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap şeklinde sürdürüldüğü gözetilerek değerlendirme yapılmıştır.
5-Her iki tarafça ticari defter ve kayıtlar SMMM bilirkişi incelemesine sunulmuş, dosyaya sunulan 11/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre
-Davacı tarafından düzenlenen 20 adet faturanın tamamının davalı ticari defterlerinde aynı miktarlarla kayıtlı oldukları,
-Davalının gerçekleştirdiği davalının gerçekleştirdiği 16 adet ödemenin yine aynı miktarda davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
-Takip tarihi itibariyle taraf ticari defterlerinin uyumlu olduğu ve davacının 281.197,92 TL alacaklı göründüğü,
Tespit edilmiştir.
6-Buna göre, davacı tarafça 4 adet faturaya dayalı olarak talepte bulunulmuş ise de tarafların ticari ilişkisinin açık hesap şeklinde sürdürüldüğü ve açık hesap bakiyesinin yine 4 adet fatura bedeli olan 281.197,92 TL davacı lehine alacak bakiyesi verdiği, davacının alacağının varlığını ve miktarını her iki tarafın birbiriyle uyumlu ticari defterleri yoluyla ispat ettiği gözetilerek asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
7-Davacı tarafça takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunulmuş, davalının faize ve faiz oranına karşı itiraz sunduğu görülmüştür.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında belirli ve kesin vade içeren bir yazılı sözleşme bulunmadığı gibi takip öncesinde davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil de bulunmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 1530. maddesinin yalnızca mal ve hizmet tedarik sözleşmelerine ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanabileceği, TTK’nın 1530. madde gerekçesinde belirtildiği gibi, bu maddenin konuluş amacının, üreticiler ile küçük ve orta boy işletmelerin (TTK.m.1522,1523, Yönt.m.4/b), mal ve hizmet tedarik ettikleri güçlü ticari işletmeler, (özellikle market, süper market, hiper market gibi alışveriş merkezleri) karşısında korunması olduğu, bir başka deyişle büyük ve güçlü ticari işletmelerin uzun süreli tedarik sözleşmeleri kapsamında geç ödemeyi bir finansman aracı olarak kullandıkları için mal ve hizmet tedarik edenleri çok güç durumda bıraktığı, finansal durumlarını sarstığı, hatta iflasa dahi sürüklediği için bu kötü ve haksız uygulamanın önüne geçilmesi amacıyla TTK 1530.maddesinde yer alan düzenlemenin yasalaştığı, bu haliyle taraflar arasında bu türde bir tedarik sözleşmesi ilişkisi bulunmadığı anlaşıldığından temerrüt olgusu gerçekleşmeksizin faiz uygulanamayacağı değerlendirilmiştir.(Bkz: Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 2024/2569 Esas 2025/2593 Karar sayılı 26/06/2025 tarihli ilamı)
8-Davacı tarafça inkar tazminatı talep edilmiştir. Dosya kapsamına göre alacağın faturadan kaynaklandığı ve faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki taraf ticari defterlerinin uyumlu olarak davacı alacak bakiyesini doğruladığı, davalının soyut savunmaları dışında ayıbın varlığını ve ödeme yapılmamasını haklı kılan başkaca bir durumun varlığını gösterir delil bulunmadığı anlaşıldığından fatura bedelinden kaynaklanan alacak miktarı likit kabul edilmiş ve kabul edilen dava değerinin %20'si oranında davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmiştir.
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, İzmir ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının 281.197,92 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktarda asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmasına, fazlasına dair istemin reddine,
2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si oranında belirlenen 56.239,58 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.208,62 TL harçtan peşin olarak alınan 3.821,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.387,29 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 35.202,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.821,33 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça sarf edilen 615,40 TL başvuru harcı ile 90,00 TL posta ve tebligat ücreti, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 6.705,40 TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 5.959,36 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 2.772,87 TL'sinin davalıdan, 347,13 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/11/2025