İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Yedieminlik Ücreti)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Yedieminlik Ücreti) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait, Menderes Otopark & Yediemin Deposuna 25.12.2019 tarihinde... Plaka sayılı aracın, 26.12.2019 tarihinde... plaka sayılı aracın ve 28.12.2019 tarihinde..., ... plaka sayılı araçların suça karışmış olması sebebi ile Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/29420 soruşturma sayılı dosyası ile başlatılan soruşturmanın tamamlanması neticesinde muhafaza amacıyla getirildiğini, söz konusu araçlara ilişkin 27.12.2019 tarihinde Aydın .... Sulh ceza ...D. İş kararı ile arama ve el konma kararı verildiğini, soruşturmanın tamamlanması ile Aydın ....Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile kovuşturmaya geçildiğini ve kararın kesinleşmiş olup dosyanın derdest olmadığını, daha sonra tekrar Aydın ... Sulh Ceza Hakimliği'nin 26.09.2024 tarih ve Değişik iş No: 2024/3188 sayılı kararı, Aydın .... Sulh Ceza Hakimliği'nin 26.09.2024 tarih ve Değişik iş No:...sayılı kararı, Aydın ... Sulh Ceza Hakimliği'nin 26.09.2024 tarih ve Değişik iş No: ...sayılı kararı,Aydın 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 26.09.2024 tarih ve Değişik iş No: ... sayılı kararı ile söz konusu plaka sayılı araçlar hakkında el koyma kararları verilerek 09.10.2024 tarihinde..., 10.10.2024 Tarihinde..., 15.10.2024 Tarihinde ...,14.10.2024 Tarihinde ise... plaka sayılı araçların ...nce müvekkiline ait Menderes Otopark & Yediemin Deposundan çekiminin yapıldığını, bu süre zarfında müvekkilinin, araçların muhafazası için gereken tüm önlemleri aldığını, hizmetlerini eksiksiz ifa ettiğini, muhafaza hizmeti karşılığı yedieminlik ücreti talep edildiğini ancak davalı kurum tarafından muhafaza edilen gün kadar ödeme yapılması talebinin reddedildiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını ancak taraflar arasında yazışmalar ve teslim tutanaklarının hizmetin ifasını ve dava konusu alacağın varlığını ortaya koyduğunu, arada herhangi bir sözleşme olmamasının tarife ile bağlı kalma zorunluluğu da doğurmadığını, alacak miktarının hizmetin süresi, araç sayısı ve piyasa rayiçleri göz önüne alınarak bilirkişi incelemesi ile belirleneceğini, ...ne yapılan 02.01.2025 tarihli başvuruda, söz konusu araçlara ait ardiye ücretlerinin güncel tarife üzerinden, muhafaza tarihinden itibaren ödenmesinin talep edildiğini, plakası ı belirtilen araçların, otoparka muhafaza için getirildiği tarihlerin tek tek belirtildiğini, bu husus ele alındığında söz konusu araçların muhafazasına ilişkin ücretin 2. el koyma tarihinden itibaren hesaplanmasının müvekkilin işbu araçları 2019 yılından 2024 yılına kadar yaklaşık 5 yıl ücretsiz muhafaza etmesi anlamına geldiğini, bu hususun müvekkilini ciddi bir şekilde hak kaybına uğrattığını beyanla haklı davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilin yerine getirmiş olduğu yedieminlik ücretine ilişkin şimdilik 250,00 TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın konusunun davaya konu araçlara el konulma karan öncesindeki döneme ilişkin muhafaza ücretine ilişkin olduğu; bu nedenle araçları otoparklarına teslim eden kolluk birimleri olan Aydın İl Emniyet Müdürlüğünün davada hasım sıfatı ile yer alması gerektiğinden; müvekkili idarenin davaya konu alacağa ilişkin taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davaya konu araçların davacıya ait .... Otopark ve Yediemin Deposunda muhafazası için müvekkili idare ile imzalanmış ardiye sözleşmesi/muhafaza anlaşması bulunmadığını, dava konusu...,...,... ve ... plakalı araçların, Aydın Asayiş Şube Müdürlüğünün ... sayılı tahkikatı gereği oto hırsızlık ekiplerince 24-26.12.2019 tarihlerinde yakalanarak muhafaza edilmek üzere davacıya ait Menderes Yediemin otoparkına teslim edildiğini, yediemin deposunda iken araştırma ve tespitlerin yaptırılmasını müteakip söz konusu araçların yurtdışından ülkeye girişi yapılan araçlardan olduğu ve şase numaralarında değişiklik yapıldığı anlaşıldığından Aydın 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.09.2024 tarihli ... Değişik İş numaralı kararlan ile söz konusu araçlara CMK'nun 127. maddesi uyarınca el konulmasına karar verildiğini, söz konusu el koyma kararlarına karşılık İzmir Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünün müvekkili idareye muhatap 02.10.2024 tarihli ..., ... ve 101419862 sayılı yazılan ile araçlann yediemin otoparkından teslim alınmasının istenildiğini, davacı vekilinin 02.01.2025 tarihli ... sayılı dilekçesi ile Müdürlüğe başvuruda bulunarak Menderes Otopark ve Yediemin Deposunda muhafaza edilmiş olan...,... ve ... plakalı araçların otoparka alındığı 25.12.2019 tarihi saat 15: 00'den itibaren güncel tarife ile ardiye ücretinin ödenmesi talebinde bulunulduğunu aksi takdirde müvekkili tarafından fatura kesilmeyeceğinin belirtildiğini, davacı vekiline muhatap 13.01.2025 tarihli 105013601 sayılı yazı ile, ardiye ücretinin ödenmesine ilişkin mevzuat hükümlerinde bahisle müvekkili bulunduğu firmaya Katma Değer Vergisi (KDV) dahil toplam 256,00 TL ödeme yapılacağı, faturanın müvekkili Müdürlüğe ibrazı sonrasında ödeme yapılabileceği, araçlara el konulduğu tarih ile Müdürlüklerince teslim alındığı tarih arasında geçen sürenin muhafaza süresi olarak belirlenmiş olması dolayısıyla araçlara el konulma karan öncesindeki döneme ilişkin Müdürlüklerince herhangi bir ödeme yapılma imkanının bulunmadığının, elkoyma tarihi öncesi muhafaza ücreti konusunda araçlan otoparka teslim eden kolluk birimleri ile irtibata geçilmesinin uygun olacağının bildirildiğini, bu süreç içerisinde konuya ilişkin herhangi bir fatura ibraz edilmediğinden anılan firmaya/davacı tarafa herhangi bir ödeme yapılamadığını, dava konusu araçların 25.12.2019 tarihinde kolluk kuvvetleri tarafından yakalanarak davacıya ait yediemin deposuna teslim edilmiş ise de; 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunua Göre Elkonulan Eşya ve Alıkonulan Taşıtlara ilişkin Uygulama Yönetmeliği"nin IVnci maddesi uyannca araçlara el konulduğu tarih ile Müdürlüklerince teslim alınan tarih arasında geçen sürenin muhafaza süresi olarak belirlenmiş olması nedeniyle araçlara el konulma karan öncesindeki döneme ilişkin müvekkili idarece herhangi bir ödeme yapılma imkanı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dava, soruşturma kapsamında suça karışan ve el konulan araçların soruşturma süresince muhafazasından kaynaklı yedieminlik alacağı istemine ilişkindir.
HMK’nun 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler; kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile mahkeme re'sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK’nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m. 99), İcra İflas Kanunu (m. 154), Finansal Kiralama Kanunu (m. 31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m. 22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK’nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK’da yeterli görülmüştür.
6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2. maddesi ile değişik TTK’nın 5/1. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Buna göre, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay tarafından re’sen dikkate alınır.
Somut olayda, dava konusu edilen...,...,... ve ... plakalı araçların, Aydın Asayiş Şube Müdürlüğünün 2019/326 sayılı tahkikatı gereği oto hırsızlık ekiplerince 24.12.2019-26.12.2019 tarihlerinde yakalanarak muhafaza edilmek üzere davacıya ait .... Yediemin otoparkına teslim edildiği, yediemin deposunda muhafaza altında bulunan araçların yapılan tahkikat kapsamında yurtdışından ülkeye girişi yapılan araçlardan olduğu ve şase numaralarında değişiklik yapıldığının tespiti ile Aydın ... Sulh Ceza Hakimliğinin ....Değişik İş numaralı kararlan ile araçlara CMK'nun 127. maddesi uyarınca el konulduğu, el koyma kararı sonrası İzmir Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünün 02.10.2024 tarihli ..., ... ve 101419862 sayılı yazılan ile araçların davalı tarafça yediemin otoparkından teslim alındığı, davacı tarafça yediemin otoparkına muhafaza için 2019 yılında getirilen araçların davalı idare tarafından 2024 yılında teslim alınmasından kaynaklı araçların muhafazasına ilişkin yedieminlik ücretinin tahsili talep edilmiş olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ile uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi tarafından çözülebilmesi için, uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur.
Uyuşmazlık konusu işin, davacı şirketin ticari işletmesiyle ilgili olduğu konusunda tereddüt bulunmamakta ise de, TTK’nın 16/2. maddesi uyarınca devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılamayacağından T.C. Ticaret Bakanlığına bağlı Tasfiye İşletme Müdürlüğünün tacir olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. (Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... Esas,... Karar, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... Esas,... Karar)
Açıklanan bu gerekçelerle, ticari dava niteliğinde olmayan eldeki davanın, göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, dosyanın davaya bakmaya görevli olan İzmir Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın görev yönünden USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
2-6100 sayılı HMK nun 20. maddesi uyarınca karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde DOSYANIN GÖREVLİ İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli Mahkemece gözetilmesine,
4-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin belirtilen süre içerisinde talep edilmemesi halinde HMK nın 20. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 27/11/2025