İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazası 22.11.2023 tarihinde, müvekkile ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı... plakalı araç arasında gerçekleştiğini, kaza sonucu müvekkile ait araçta maddi hasar meydana geldiğini,... plakalı araç, ... poliçe numarası ile 01.08.2023/2024 tarihleri arasında karşı taraf sigorta şirketi nezdinde "Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi" ile sigortalı bulunduğunu, müvekkilin aracında meydana gelen hasar tazminatından davalı kasko sigortacısının sorumluluğunun bulunduğu sabit olduğunu, kazanın oluşumunda sigortalı ... plakalı karşı araç sürücüsü tek başına kusurlu olup bu durumun dilekçe ekinde sunulu kaza tespit tutanağı ve eksper raporu ile de sabit olduğu, somut olayda sürücü... sevk ve idaresindeki sigortalı ... plakalı araç, müvekkilin park hâlinde bulunan ... plakalı aracına çarptığını, söz konusu hasara ilişkin... plakalı aracın trafik (ZMMS) sigortacısı... Sigorta A.Ş., poliçe teminat limitleri gereğince 90.766,43 TL hasar ve 29.233,45 TL değer kaybı olmak üzere toplam 120.000,00 TL bedelin tamamını ödeyerek sorumluluğunu yerine getirdiğini, ancak müvekkilin zararı tam olarak karşılanmamış olup bakiye hasar tazminatı alacağı bulunduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket nezdinde Kasko Poliçesi ile sigortalı bulunan plakalı aracın dilekçe ekinde sunulu olduğu poliçeden de anlaşılacağı üzere İhtiyarı Mali Mesuliyet Teminatı bulunduğunu, bir kabul beyanı olmamak kaydıyla bu teminatı 1.000.000 TL ile sınırlı olduğunu, kabul beyanı olmamak kaydıyla, İhtiyari Mali Sorumluluk Teminatı trafik poliçesi teminat kapsamında olmak şartıyla, trafik poliçesi teminat limitinin üzerinde bir zarar varsa devreye gireceğini, kabul beyanı anlamına gelmemek kaydıyla, başvuran tarafından imzalanan mutabakatnamenin müvekkil sigorta şirketini bağlayıcılığı bulunmadığını, kaza tespit tutanakları kesin delil olmadıkları gibi bilirkişi raporu niteliğinde de olmadığını, kusur, derecesi ve dağılımı, hatta olayın oluş şekli özel ve teknik bir çözümleme gerektirdiğini, bu nedenle talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı istemine ilişkindir.
Adli trafik uzmanı... ve Otomotiv uzmanı...in 09/07/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davalı Kasko sigorta poliçeli aracı kullanan dava dışı sürücü...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara uygun araç kullanmamasından dolayı sebebiyet verdiği kazada, 2918 sayılı Karayolları trafik kanununun 52/1-b (Sürücüler, Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.), 84/f (Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma,) ve 84/L (Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma) maddelerinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu, Davacının maliki olduğu park halindeki araç (...) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliği ile ilgili mevzuatı ihlal eden zararlı sonuç üzerinde kazanın oluşumunda etken olmadığı, dava konusu ... plaka sayılı araçta, kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 138.600,00 TL (KDV Dahil) hasar meydana gelebileceği, dava konusu araçta tespit edilen hasarlar araçla karşılaştırılmış, mevcut hasarlar ile kazanın oluş biçimi, hasarın alınma şekli, açısı ve darbenin şiddeti bir bütün olarak ele alınıp, irdelendiğinde nitelik ve boyut anlamında kaza tespit tutanağını doğrular şekilde teknik olarak uyumlu olduğu, Piyasa koşullarında yapılan inceleme ve araştırmalarda; davaya konu ... plaka sayılı aracın marka, model, tipi, km.si, yakıt cinsi, vites türü ve kullanım şekli dikkate alındığında kazadan önceki piyasa rayiç değerinin ortalama 500.000,00 TL seviyelerinde olabileceği, buna göre; Yargıtay kararları doğrultusunda dava konusu aracın mevcut teknik özellikleri, rayiç değeri ve hasar toplamı dikkate alındığında pert total şartlarının oluşmadığı, aracın hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aşmadığından, aracın mevcut hali ile tamirinin teknik ve ekonomik açıdan uygun olacağı, bahse konu ... plaka sayılı araçta, kaza tarihi 22.11.2023 itibariyle 75.000.00 TL değer kaybı meydana gelebileceği tespit edilmiştir.
Araç işletenlerin, 2918 sayılı yasanın 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi,...n zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Motorlu araç işletenin bu aracın işletilmesinden dolayı 2918 sayılı yasa ve genel hükümlere göre oluşan zorunlu mali mesuliyet sigortası sınırları dışında kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami sınırlara kadar sigorta güvencesi altına alan sigorta sözleşmesi ihtiyari mali mesuliyet sigortası olarak adlandırılır. Tanım gereği İMMS sigortacısının sorumluluğu ikincil bir sorumluluktur. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasındaki limitleri aşan kısımlar için ancak ihtiyari mali mesuliyet sigortasına başvurabilir.
Bu bilgiler ışığında yapılan inceleme neticesinde Davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin ihtiyari mali mesuliyet sigortascısı olduğu ve düzenlenen poliçelerde 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır.
İhtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu ile ilgili 2918 sayılı yasanın 100.maddesi gereği işlem yapılması gerektiği, bu doğrultuda davacı tarafça ilgili hükme uygun bir şekilde başvuruların yapıldığı anlaşılmıştır.
Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ihtiyari mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Bu doğrultuda davacıların ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı şirkete başvurdukları ancak sigorta şirketi tarafından sekiz iş günü içinde ödeme yapılmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin 21/11/2024 tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir,
Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir.
Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir,
Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir.
Tüm dosya kapsamı bir arada incelendiğinde, 22.11.2023 tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan... plaka sayılı araç arasında trafik kazası meydana geldiği, kaza nedeniyle davacı aracında meydana geldiği iddia olunan hasar bedeli tazminatı istemiyle huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.
Sürücülerin kusur durumlarının incelenmesi ve araçta meydana geldiği iddia olunan hasar bedelinin hesaplanması amacıyla dosyanın otomotiv ve adli trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, adli trafik bilirkişisince yapılan tespitlerde, ... plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı kanunun 52/1-b maddesinde yer alan ' Sürücüler, hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uymak zorundadırlar.' hükmünü, yine aynı kanunun 84/f maddesinde yer alan ' Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma.' ve 84/L maddesinde yer alan (Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma) hükümlerini ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın oluşumuna etki eden bir fiilinin bulunmadığı, otomotiv bilirkişisince yapılan incelemede, davaya konu ... plaka sayılı aracın meydana gelen kaza nedeniyle sağ ön kısımlarından ve ayrıca mekanik aksamlarından araç gövdesinde ve sökülebilir parçalarda hasar olacak şekilde darbe alarak hasarlandığı, mevcut hasarlar ile kazanın uyumlu olduğu, yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam KDV dahil 138.600,00 TL hasar onarım bedeli meydana geldiğine ilişkin görüş ve kanaatleri bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 23/07/2025 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ettiği, ıslah dilekçesinin davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, dava dışı... Sigorta Anonim Şirketince Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi teminat limitleri kapsamında davacıya 90.766,43 TL hasar tazminatı ve 29.233,47 TL lik değer kaybı ödemesi yapıldığı, bu haliyle, Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçe Teminat Limitinin tüketildiği, bu aşamadan sonra dava konusu kazaya ilişkin olarak bakiye hasar bedelinin tazmini amacıyla İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta teminatına başvurmak için gerekli koşulların oluştuğu, alınan bilirkişi heyet raporu, dosyada mevcut belgeler ve sürücülerin kusur durumları ışığında, davalı sigorta şirketinin İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi (kasko) kapsamında davacı aracında meydana gelen bakiye hasar bedelinden 21/11/2024 tarihinden itibaren sorumlu olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-)47.833,45 TL nin davalıdan 21.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-)Alınması gerekli 3.267,50 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 800,00 TL ıslah harcının mahsubu ile 1.852,10 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-)Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 800,00 TL ıslah harcı, 7.500,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 940,00 TL posta tebligat ücreti ve 1.250,00 TL ekspertiz rapor ücreti olmak üzere toplamda 11.720,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-)3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı ve feri müdahil vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2025