GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ...
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin 19.12.2014 tarihli protokol içeriğine göre davalı şirketin kuruluşundan itibaren fiilen % 50 pay ile gizli ortak ve yönetici olduğunu,... 7. Noterliği 08.02.2021 tarih ve 02958 yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiği ve ve akabinde davalı şirketin anlaşma talebi ile müvekkili ile görüştüğünü,mali müşavir ...'ün ofisinde görüşme yapıldığı ve davalı şirket temsilcisi Mehmet Sait Çitfçi yerine akrabası ... ve kardeşi Arap Çiftci'nin katıldığı ve tarafların fiilen bir arada bulunup çalıştığı sürede daavlı şirket yetkilsi Sait Çifçi'nin fazladan aldığı 160.000 TLyi davacıya iade etmeyi ve davacının şirketin kuruluşundan itibaren getirdiği sermayeye karşılık ise 140.000 TL ödeyerek sulh olmayı istedikleri ve anlaşma olmadığını,,müvekkilinin davalı şirkete yarı yarıya fiilen ortak olmadan önce davalı şirketin hali hazırdaki mevcut adresinin müvekkilinin eski şirketi olan İs-Den Elmaslı Soket Sanayi şahıs işletmesinin olduğunu,davalı şirket yetkilisinin ... aracılığı ile müvekkline ortaklk teklif ettiğini,müvekkilinin Türkiye genelinde az bulunan elmaslı soketler işinin imalatında kendine has formüllerin sahibi olduğunu,davalı şirket yetkilisinin isteği üzerine kendisinin işlettiği İs-Den Elmaslı Soket Sanayi şahıs işletmesinin faaliyetini sonlardırarak işletmeye ait makina ve teçhizatları sermaye olarak yeni kurulacak olan davalı şirkete getirdiği ve gerçek bedelleri gösterilmeyerek 31.12.2013 tarihli fatura ile davalı şirkete sermaye olarak devrettiğini, halihazırda aile şirketindeki müdürlüğünün yapılandırma borç ödemesi devam ettiğinden fiilen birlikte kurdukları şirketi hukuken Mehmet Sait Çifçi üzerine yapıldığını, bir süre sonra müvekkilinin şirkete alınmadığını, 19.12.2014 tarihli protokole istinaden kuruluşundan beri gizli ortak olduğu şirketin %50 paylı limited şirket yada adi ortaklığın tespitini ve ticaret sicil il müdürlüğüne tescilini,müvekkiline ödenmeyen aylık alacaklarının,kar payı ve sair alacaklarının tahsilini,aksi halde şirketin kuruluşunda sermaye olarak konulan, araçların,makina, teçhizat ve formülleri ile tüm taşınır ve taşınmaz malların tespiti ile dava tarihindeki değeri itibariyle aynen iadesi mümkün değilse fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL'sinin protokol tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını,davacının 19.12.2014 tarihli protokole dayandığından TBK 147. Maddesi gereği taleplerinin zamanaşımına uğradığıno,davacı tarafın her ne kadar 31.12.2013 tarihli fatura ile sermaye koyma borcunu ifa ettiğini belirtse de bunların şirkete sermaye olarak getirilmiş değerler olmadığını,faturanın kurulacak şirket adına düzenlenmediğini,davacının borçları nedeniyle işletmesini kapatma kararı aldığıbu sebeple mevcut makina ve malzemelerini şirkete satarak parasını elden aldığını,davacının fatura tarihi itibariyle şirket ortağı olmaması nedeniyl faturada 3. Şahıs olduğunu şirketten alacaklı olduğundan fatura kestiğini,şirket sermayesi olduğuna dair protokolde kayıt olmadığı, sermaye olarak getirilmiş olsa dahi faturada belirtilen değerler üzerinden hisse tespiti yapılması gerektiğini, davacının 19.12.2014 tarihli protokol ile fiili ortak olduğunun ifade edilmesinin şirketin kuruluşundan sonra ortak olduğu anlamına geldiği ve TTK hükümleri gereği limited şirkette pay devrinin nasıl yapılacağının düzenlendiği bu kapsamda yasanın kapsadığı şartlar yerine getirilmediğinden davacı lehine pay olduğunun söylenemeyeceği, davacının şirkette 12.12.2014 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını,bu tarihten önce de para ihtiyacı olduğunda şirket yetkilisine yardım ettiğini ve ücretini de elden aldığını hatta şirket yetkilisinden borç aldığını, sigortalı olarak çalışmaya başladıktan sonra şirkete ortak olmak istediğini,sermaye getirerek ortak olacağını belirttiğini fakat sermaye getiremediğini,ileride şirkete ortak olmak üzere protokol yapıldığını fakat davacının sermaye koyamadığını,davacının sermaye olarak koyduğunu belirttiği makinelerin şirket kayıtlarında olmadığını,davacının iddialarının yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini şirket yönünden husumet itirazında bulunduklarını,davacının ortak olduğu kabul edilecek ise kendisine ödenen maaş, sgk primleri gibi alacakların mahsubu gerektiğini ve davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, SGK'ya, ... 7. Noterliği'ne, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Gevher Nesibe Vergi Dairesi'ne, Ziraat Bankası'na, Noterler Birliği'ne, Neteks Makine Limited Şirketi'ne, SMA Aras Makine Her Nevi Makine İmalatı Tasarım Şirketi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği ve ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu anlaşılmıştır.
Dava, davacının davalı şirkette adi ortaklığının tespiti, payına düşen belirsiz aylık gelirlerinin, kar payının, sair alacaklarının tespiti, olmadığı taktirde terditli olarak şirketin kuruluşunda koyduğu, araçlar, makinelerin, teçhizatların, formüllerin, sermayesinin, tüm malların tespiti, dava tarihi itibariyle değerinin aynen iadesi, iade olmazsa alacak taleplerine ilişkindir.
Talimat yoluyla ...'ın 27/01/2022 tarihinde alınan beyanında; tarafları tanıdığını, daha önce ...'in yanında çalıştığını, kendisinin annesinin dayısının oğlu olduğunu, söz konusu şirketin daha önceden İstem şirketi olduğunu, bu şirketi davacının kurduğunu, davacının önceden Kırıkkale'de aynı mahiyette iş yaptığını, sonradan ...'ye gittiğini, İstem şirketini kurduğunu, faaliyeti devam ederken işi büyütmek için şirkete yeni ortaklar alındığını, şirketin yeni isminin Anayurt Elmaslı Soketleri İmalat Paz. Ltd. ŞTi. olduğunu, resmi olarak davacının bu şirkette ortak olduğunu bildiğini, hatta bu şirkete zaman zaman ziyarete gittiğini, resmi olarak niye ortak olmadığını bilemediğini beyan etmiştir.
Talimat yoluyla ...'in 27/01/2022 tarihinde alınan beyanında; Davacının ağabeyi olduğunu, daha önce de ağabeyiyle birlikte Kırıkkale'de aynı mahiyette aile şirketlerinin olduğunu, ağabeyinin davacı 2012 yılında ...'ye giderek İstem isimli aynı mahiyette iş yapan şirketi kurduğunu, 2013 yılının sonuna kadar İstem isimli firmayı ağabeyinin çalıştırdığını, kendisini de usta olarak orada çalıştığını, 2014 yılının başında Mehmet Sait Çiftçi ile davaya konu şirketin kuruluşunun yapıldığını, ağabeyinin Kırıkkale'deki mali yükümlülükleri sebebiyle ağabeyinin şirkete resmi ortak olmadığını, aralarında protokol yapıldığını, ancak şu an Mehmet Sait Çiftçi'nin ağabeyinin hissesine düşen kar payını ve şirketten doğan alacaklarını ağabeyine vermediğini beyan etmiştir.
Talimat yoluyla ...'in 27/01/2022 tarihinde alınan beyanında; Davacının kız kardeşinin eşi olduğunu, taş kesiminde kullanılan elmas kesicilerinin imalatını yapan bir firma olarak Kırıkkale'de davacının çalıştığını, eniştesi olan davacının 2012 yılında ...'ye giderek İstem isimli aynı mahiyette iş yapan şirketi kurduğunu, 2013 yılının sonuna kadar İstem isimli firmayı eniştesinin çalıştırdığını, 2014 yılının başında Mehmet Sait Çiftçi ile davaya konu şirketin kuruluşunun yapıldığını, eniştesinin Kırıkkale'deki mali yükümlülükleri sebebiyle ağabeyinin şirkete resmi ortak olmadığını, aralarında protokol yapıldığını, protokolde kendisinin de imzanın bulunduğunu, protokol hazırlanırken kendisinin de orada olduğunu, bildiği kadarıyla Mehmet Sait Çiftçi'nin eniştesinin hissesine düşen kar payını ve şirketten doğan alacaklarını eniştesine vermediğini beyan etmiştir.
Talimat yoluyla ...'in 14/07/2022 tarihinde alınan 2. Beyanında; Davacının kardeşi olduğunu, kardeşi İsrafil'in daha önceden Kırıkkale'de üretim yaptığını, sonra ...'de farklı bir isim ile şahıs şirketi kurduğunu, ancak davalı şirketin yetkilisi Sait Çiftçi ile Anayurt Elmaslı şirketini kurdulklarını, birlikte sermaye koyup üretim faliyetlerine geçtiklerini, birlikte elmas testere ürettiklerini, kardeşinin sermaye olarak 2002 model transit araç, bir adet taşlama makinesi, bir adet gerilim presi, bir adet kaynak aparatı, bir adet ayaklı matkap, bir miktar çelik gövde, balans kontrol cihazı, alet edevat vs. koyduğunu, şirketin kurulduğu tarih itibari ile bu malzemelerin ederinin 250.000 TL civarında olduğunu, bugün ise 1.000.000 civarında olduğunu, ayrıca müşteri portfoyü, üretim şifreleri ve 17.000 TL civarında çek ve nakit sermaye koyduklarını, şirket kurulduğunda İstanbul'a Netex makina isimli sinter pres makinesini 30.000 dolara 2014 yılında yaptırdılarını, bu makinenin parasını da Sait Çiftçi ile ortak ödedilerini, daha sonra ...'de 12.000 TL'ye 2014 yılında soğuk pres makinesini yaptırdılarını, yine çelik kalıplar yaptırıldığını ve bunların değerinin de 5.000 TL civarında olduğunu, bunun parasının da ortak ödendiğini, bilgisinin bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir.
Talimat yoluyla ...'ın 14/07/2022 tarihinde alınan 2. Beyanında; davacının yanında 12 yıl çalıştığını, davacının önce ...'de kendisi fabrika kurduğunu, daha sonra Mehmet Sait ile birlikte farklı bir şirket kurdularını, işyerinde ki malzemelerin %80'inin davacıya ait olduğunu, Mehmet Sait ile ortak olduktan sonra iki tane daha tezgah aldıklarını, bu tezgahların değerinin o dönem 30.000 dolar olduğunu, yan ekipmanların olduğunu, ancak onların değerlerinin ne olduğunu bilemediğini, Ford transit marka bir aracın davacıya ait olduğunu, ancak ne şekilde ortaklığa dahil olduğunu bilemediğini, tarafların arasındaki ortaklık protokolü konusunda çok bilgi sahibi olmadığını, yukarıda anlattığı gibi zaten malzemelerin ortaklık öncesinde davacının kendi kullandığı malzemeler olduğunu, davacının en büyük katkısı ise bu işteki uzmanlığı ve kullandığı formüller olduğunu, şirketin yarı ortaklarının Mehmet Sait ve resmi olmayan ortak ...'ın bu işlerden anlamadıklarını, birinin otelci diğerinin ise kamyoncu olduğunu, bilgisinin bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir.
Tanık ...'in 14/01/2022 tarihinde alınan beyanında; Öner Doğaltaş şirketinin müdürü olduğunu, davalı şirket ile ticari alışverişlerinin olduğunu, taşları kesmiş oldukları elmas ve soketlerinin davalı şirketten aldıklarını, davacı ...'i Kırıkkale'de bulunan şirketinden dolayı tanıdığını, daha sonra İsrafil bey'in ...' ye geldiğini, burada İs-Dem Elmaslı Soket isimli firmayı kurup çalışmaya devam ettiğini, daha sonra ortak alıp firma isminin şirket olarak değiştiğini kendisinin ... ile geldiğinde söylediğini, davacı ve kardeşi ile dava dışı Muhittin bey ve dayısı Sait beyin davalı şirketi kurduğunu bildiğini, işletmelerine gelip soketleri kendilerinin vermesi için ... ve Muhittin beyin geldiğini, orada şirket kurduklarını öğrendiğini, ayrıca davacının Kırıkkale' de bulunan eski firmasından kalma hacizleri olduğu için davalı şirkette resmi ortak olarak görünmediğini bildiğini, davalı şirketle alışveriş yaparken davacı ile muhatap olduklarını, kendisinin ...' de kaliteli bir soket ustası olarak bilindiğini, davacının daha önce ki ...' de bulanan iş yerinin isminin değiştirdiğini aynı iş yerinde davalı şirketin adı ile üretim yapılmaya devam edildiğini, yani iş yerinde bulanan malzemeler makine vs. kullanılmaya devam edildiğini, daha sonra iş yerinde büyüme yapıldığı için soğuk, sıcak pres makineleri ile balans makineleri alındığını bildiğini beyan ettiği, davacı ile daha önce çalıştıklarını, davalı şirketinin kendisinin olduğunu söylediği için kendisi ile iş yaptıklarını, dükkanlarına yani Doğu Sanayi' de bulunan şirketin merkezine gittiğinde de fabrikaya gittiğinde de İsrafil beyi gördüğünü, davacının kendisine soğuk pres ve balans makinelerini bir kısmını buradan bir kısmını Kırıkkale'de yaptırdıklarını söylediğini, şirkete konulan sermayenin miktarına ilişkin bilgisinin olmadığını, davacının önceki firmasında bulunduğu yerde işine devam ettiği için orada bulunan malzemelerin kullandığını bildiğini beyan etmiştir.
Tanık ...'ün 15/04/2022 tarihinde alınan beyanında; ...'in ...'de tanıdığında mermer bıçakları işi yaptığını, iş yerini neden kapattığını bilemediğini, bundan sonra Mehmet Sait Çiftçi'nin davalı şirketi kurduktan sonra davacının burada işçi olarak çalışmaya başladığını, davacının bu şirkete sermaye koyup ortak olacağını, sermaye koymadığı için ortak olmadı diye bildiğini, davacının, davalı şirkette çalışmaya başladığında bu şirkete herhangi bir malzeme satışı vs yaptı mı bilemediğini, söylemiş olduğu işle aynı olduğunu, davacının öncesinde mermer kesen aletler yaptığını, bu protokolü duyduğunu, kendi aralarında yapıldığını, arabuluculuk görüşmesinden önce davacı vekilinin sorduğu gibi bir toplantı yapıldığını, bu toplantıda Sait Çiftci'nin olmadığını, böyle bir teklifin yapılmadığını, davacı vekilinin sorduğu diğer hususlar hakkında bilgisinin olmadığını, ... olduğunda ondan Mehmet Sait Çiftci olduğunda da ondan teslim alıyordum, evrakları ...' den çalışan olarak teslim aldığını beyan etmiştir.
Tanık ...'in 15/04/2022 tarihinde alınan beyanında; talimat mahkemesinde alınan beyanlarını tekrar ettiğini, şirkete sermaye olarak 17.000,00 TL gibi nakdi sermaye koyduğunu ve önceki şahıs işletmesinde ki malzemeleri (gerilim makinası, testere, taşlama aleti, kaynak yapılan makina, serviste kullandıkları transit aracı vs,) davalı şirkete sermaye olarak koyduğunu bildiğini, ortak olduktan sonra şirkete malzeme olarak sonradan ilave edilen soğuk ve sıcak pres makinesini aldıklarını, sıcak pres makinesini 250.000,00 TL'ye soğuk pres makinesini 50.000,00 TL'ye aldıklar diye bildiğini, transit araç servis içerisinde kaza yaptığını ve pert olduğunu, yeniden bir ford marka transit ortak olarak alındı diye bildiğini, kendisine gösterilmiş olan protokol kendisinin yanında imzalandığını, hatta protokolü kendisi yazdığını, imzanın da kendisine ait olduğunu, Amarok marka pikap'ı 70.000,00 TL'ye şirketin alacağına karşılık olarak alındığını bildiğini, hangi firmadan alındığını bilemediğini, taş kesme makinesini de 160.000,00 TL'ye aldıklarını bildiğini, pikap ve taş kesme makinesinin bedellerini alacaklarına karşılık aldıklarını, önceki söylediği malzemelerin parasının davalı şirketten ödendiğini, ancak ortak olarak aldıklarını, davacı ile akraba olması sebebiyle sohbet esnasında öğrendiğini, şirkete gidip geldiği için malzemeleri de gördüğünü, sermayenin 15.000,00 TL' sini davacıya verdiğini, transit aracı da hem önceki firmada hem de davalı şirkette kullanılırken gördüğünü, sıcak ve soğuk pres makinelerinin o fiyatlara alındığını davacıdan sohbet esnasında duyduğunu beyan etmiştir.
Tanık ...'ın 15/04/2022 tarihinde alınan beyanında; davacının önceki İs-dem isimli iş yerini davacı işlerinin kötüye gitmesi nedeniyle Sait Çiftci' ye devrettiğini, bu iş yerinde ki malzemelerin davalı şirkete devredildiğine ilişkin bilgisinin bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan protokolden sonradan haberinin olduğunu, hissi devri neden yapılmadığını bilemediğini, davacının davalı şirkete ortak alındığını iddia ettiği malzemelere ilişkin bilgisinin bulunmadığını, ...'in davalı şirkette usta başı olarak işçi olarak çalıştığını, bir emeği olduğunu söylediklerini, Sait Çiftci adına formüller karşılığında 300.000,00 TL verelim diye teklif yapıldığını beyan etmiştir.
Tanık ...'nün 15/04/2022 tarihinde alınan beyanında; daha önce Yalçın izalasyonun sahibi olduğunu, şuanda da damadının üzerine olan Dursun Madencilik isimli firmasının olduğnu, bu iki firmanın davalı şirketten taş kesen testere almakta olduğunu, bu şirketin temsilcisini Sait Çiftci olarak bildiğini, ...' i tanıdığını, orada usta olarak çalıştığını, şirket ortağı olduğuna ilişkin bir duyumunun olmadığını, davacının önceki İs-dem isimli firmanın sahibi olduğunu duymadığını, buradaki malzemelerin davalı şirkete sermaye olarak getirildiği veya satıldığına ilişkin bir bilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizce 07/07/2022 tarihinde mahallinde keşif yapıldığı, yapılan keşif sonucunda Mali Müşavir, Makine Mühendisi ve Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, alınan 12/08/2022 tarihli raporda özetle; Davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 19.12.2014 tarihli 'protokol' başlıklı belge davacı ve davalı şirket arasında %50 şer pay oranında adi ortaklık kurulduğunu göstermekte olduğu, protokol başlıklı belgede M. Sait Çifci'nin isminin altında davalı şirketin kaşesi ve M. Sait Çifci'nin imzasının bulunduğu bu durumda ortaklığın davacı ile davalı şirket arasında kurulduğu, 'Protokol' içeriğinden anlaşıldığı üzere davacı davalı limited şirkete gizli ortak konumunda olduğu, ortaklığa bağlı olarak davalı şirketten kar payı talebinde bulunabileceği bunun için ortaklığın sona ermesine gerek olmadığı, davalı şirketin kuruluşundan dava tarihine kadar geçen dönemde elde etmiş toplam kar tutarının 689.187,30 TL olduğu, davalı şirketin dava tarihi itibariyle makine ve tesislerinin piyasa rayiç değerleri göz önüne alınarak hesaplanan öz kaynaklar toplamının 780.538,93 TL olduğu, bu tutarın içinde 689.187,30 TL geçmiş dönem karlarının, 20.000 TL davalı şirketin diğer ortağının ödemiş olduğu sermayenin ve 71.351,63 TL sabit kıymetlerdeki değer artışının olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce Mali Müşavir, Makine Mühendisi ve Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 05/01/2023 tarihli ek rapor özetle; dosya içeriğindeki bilgi, belge ve yapılan serbest piyasa araştırmasında; Sıcak Sinter Pres makinesinin 50.000 TL' ye alıcı bulabileceği, Soğuk Pres makinesinin ise 30.000 TL' ye alıcı bulabileceği, davacının davalıdan kar payı talebi hususunda karar verilecek olması durumunda dava tarihi itibariyle davalı şirketin toplam karının 696.754,66 TL olduğu, davacının ½ payı dikkate alındığında davacıya isabet eden tutarın 348.377,33 TL olacağı, davacının ayrılma akçesine hükmedilmesi durumunda Mahkemece homojen bir tarih belirlenerek bu tarih itibariyle davalı şirketin mali verileri elde edilmeli, SGK ve vergi borçları dosyaya getirtilmeli ve yine bu tarih itibariyle keşif icra edilerek şirketin makine, tesis, demirbaş ve taşıtların piyasa rayiç bedelleri belirlenmeli; ancak kar payı talebine hükmedilecekse bunlara gerek olmadığı, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 19.12.2014 tarihli 'protokol' başlıklı belge davacı ve davalı şirket arasında %50 şer pay oranında adi ortaklık kurulduğunu gösterdiği, protokol başlıklı belgede M. Sait Çifci'nin isminin altında davalı şirketin kaşesi ve M. Sait Çifci'nin imzasının bulunduğu bu durumda ortaklığın davacı ile davalı şirket arasında kurulduğu, 'Protokol' içeriğinden anlaşıldığı üzere davacı ile davalı limited şirkete gizli ortak konumunda olduğu, adi ortaklıktan doğan davalarda zamanaşımının ortaklığın sona ermesi ile işlemeye başlayacağı, sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce, 05/04/2023 tarihinde; Davanın Kısmen Kabulü Kısmen Reddi İle, Davacı ile davalının 19/12/2014 tarihli protokol gereğince 19/12/2014 tarihinden itibaren adi ortak olduklarının tespitine, 348.377,33 TL kar payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Mahkememizden verilen 05/0/2023 tarih 2021/268 Esas - 2023/286 Karar sayılı karar, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi' nin 2023/1134 Esas - 2023/1140 Karar sayılı ilamıyla ;''...
Davacının davalı limited şirketin gizli ortağı ve %50 pay sahibi olduğunu iddia ettiği, bunun tespitini ve alacak talebinde bulunduğu görülmüştür.
Davalı ise limited şirkette hisse devirlerinin şekli tabi olduğunu, kanunun aradığı şeklin gerçekleşmediğini, davacının taleplerinin reddi gerektiğini savunduğu görülmüştür.
Davacı ile davalı şirket arasında 19.12.2014 tarihli Protokoldür başlıklı adi yazılı bir sözleşmenin bulunduğu, bu sözleşmede davalı şirketin %50 hisse ile ortak davacı ve Mehmet Sait Çifci tarafından kurulduğu, şirketin resmi işlemlerinin şirket ortağı olarak görünen Mehmet Sait Çifci tarafından yapılacağı, şirketin %50 hissesinin davacı veya davacının gösterdiği kişiye 01.08.2015-30.08.2015 tarihleri arasında devredileceğinin belirtildiği görülmüştür. Bu sözleşme ile davacının söz konusu şirkette pay sahibi ve gizli ortak olduğu anlaşılmaktadır. Tüzel kişiliği bulunmayıp sözleşmeye dayanan her türlü ortaklık ilişkisi hakkında adi ortaklık hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2012/15532 Esas 2014/5978 sayılı kararı doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerektiği...''gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Dosyanın Kaldırma ilamı doğrultusunda ek rapor düzenlenmek üzere, bilirkişi heyetine tevdi ile rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu 07/12/2023 tarihli ek raporda; Yargıtay 11. HD. Emsal kararı ve kaldırma kararı incelenmiş olmakla davacının, davalı Limited şirkete Y450 oranında ortak olduğu ve 9450 ortaklığın tespiti ve tesciline karar verilecek ise bu durumda davalı şirketin limited şirket olması ve elde ettiği karın dağıtımında yasal oran hariç şirket organlarının karar vermesi gerektiği, dosyada kar payı dağıtımına ilişkin müdürler kurulu kararı vs bulunmadığı, bu sebeple kar payı talebinin mümkün olmadığı, davacının davalı limited şirkete % 50 oranında adi ortak olduğu ve adi ortak olduğunun tespitine karar verilecek ise bu durumda BAM kararında da işaret edildiği üzere adi ortaklık hükümleri uygulanacağından kök raporumuzda %50 hissesine düşen kar payı hesaplandığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Davacının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü müvekkiline ödenmeyen aylık alacak ve sabit kıymetlerdeki değer artış alacağı, huzur hakkı talepleri yönünden inceleme yapılarak talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarlarının belirlenmesine yönelik ve davalı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü talepler yönünden dosyanın bilirkişi heyetine yeniden tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından Mahkememize sunulan 03/04/2024 tarihli ek raporda özetle; davacı talepleri arasında bulunan müvekkiline ödenmeyen aylık alacak ve sabit kıymetlerdeki değer artışı alacağı, huzur hakkı talepleri yönünden inceleme yapılarak talep edilip edilemeyeceği, edilebilecekse miktarının belirlenmesi talep edildiği, davacının davalı şirkette 22.04.2014-30.09.2019 döneminde ücretli çalışan olduğu dosyadaki SGK kayıtlarından anlaşıldığı, şirket kayıtlarında ödenmeyen ücret borcu gözükmediği, davacının davalıdan ücret alacağı talebi varsa bu hususun İş Mahkemesinde incelenmesi gerektiğinin düşünüldüğü, davacı taraf davalıdan huzur hakkı talep etmekte ise öncelikle genel kurulda alınmış bir karar olması gerektiği, çünkü huzur hakları düzenli olarak yapılan toplantılara iştiraki sağlamak ve toplantı yapmayı teşvik etmek üzere toplantı başına ödenen bir bedel olduğu, genel kurul kararı ile müdürlere huzur hakkı ödenebilmesi için şirkette birden fazla müdürün bulunması ve bunların kurul oluşturularak belli aralıklarda toplantı yapması gerektiği, dosyada bu yönde bilgi bulunmadığı, davacı vekili sabit kıymetlerdeki değer artış olduğunu ve bu tutarın ödenmesini talep ettiği, davacının davalı şirkete ortaklık payı tescil edildiğinde zaten şirketin tüm mal varlığı üzerinde sermaye payı oranında hak sahibi olacağı, dolayısıyla şirkete sermaye payı olarak konulan varlıklardaki değer artışını talep etmesi mümkün gözükmediği, davacının davalıdan kar payı talep edebilmesi için şirket genel kurulunda kâr payı dağıtımına ilişkin alınan bir karar ve dağıtılan kar olması gerektiği, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında ve dosyadaki belgelerde kar dağıtımı kararı alınmadığı ve kar dağıtımı yapılmadığının anlaşıldığı, serbest piyasa koşulları dikkate alınarak yapılan araştırmada ürünlere ait fiyat bilgileri kök raporda tek tek tespit edilmiş olup iş bu ek raporda da bu fiyat bilgilerinde sabit kalındığı, soğuk şekil verme hidrolik presi ve sıcak şekil verme (sinterleme makinesi) prese ait dosya içeriğinde ve Cd görüntülerinde bir veri olmaması, preslerin marka, model ve teknik özelliklerine ait bir durumun tespit edilememesi nedeni ile fiyatı hakkında bir değerlendirme yapılmadığı, KOMPRESÖRE ait veriler değerlendirildiğinde serbest piyasa koşullarında 2.000 TL' ye alıcı bulacağı, OKSİ-ASETİLEN KAYNAK APARATINA ait veriler değerlendirildiğinde; mutfak tüpü, 2 adet Oksijen tüpü ve tesisatı ile serbest piyasa koşullarında 5.000 TL' ye alıcı bulacağı, SÜTUNLU MATKAP TEZGAHINA ait veriler değerlendirildiğinde; serbest piyasa koşullarında 2.500 TL' ye alıcı bulacağı, GERİLİM PRESİNE ait veriler değerlendirildiğinde; serbest piyasa koşullarında 1.500 TL' ye alıcı bulacağı, TAŞLAMA MAKİNESİNE ait veriler değerlendirildiğinde; serbest piyasa koşullarında 10.000 TL' ye alıcı bulacağı, BALANS KONTROL ALETİNE ait veriler değerlendirildiğinde; serbest piyasa koşullarında 250 TL' ye alıcı bulacağı, TESTERE BIÇAKLARINA ait veriler değerlendirildiğinde; farklı ebat ve özelliklerde toplamda 754 adet testere bıçağı olduğu, bunlara ait detaylı yapılan çalışmada fiyatları Ek te detaylıca verilmiş olup, toplam tutar 52.594 $' olacağı, keşif esnasında giriş ve üst katta bulunan ikinci el muhtelif el aletleri, masalar, elektronik tezgah üzeri tartı, elektrikli çay semaveri, sandalyeler, araç lastikleri, tahta raflar ve naylon kaplar değerlendirildiğinde; serbest piyasa koşullarında 3.000 TL' ye alıcı bulacağı kök rapor ile de hesaplanmıştır.İş yerinde ürünlerin hazırlanmasında kullanıldığı iddia edilen bazı hesaplamalar ve formüllere ait bir değerlendirme; dosya içeriğinde ve keşif esnasında görülemediği, ayrıca taraflar arasında bu konuda yapılan bir sözleşme, bilgi ve belge dosya içeriğinde görülmediği, tarafların firmadaki işleyiş açısından hazırlamış olduğu bu tür bilgilerin ticari sırların ihlal edilmesi hususunda da somut bir bilgi dosya içeriğinde görülmediği, tarafların ticari sırların korunması konusunda resmi olarak bir tescil işlemi yaptırdığına dair belgeler de dosya içeriğinde görülmediği, TBK'da adi ortaklık sözleşmesinin geçerliliği için herhangi bir koşul öngörülmediği, Yargıtay kararlarında sözlü olarak dahi adi ortaklığın kurulabileceği hususunun içtihat edildiği, taraflar arasında ise 19.12.2024 tarihli protokolün düzenlendiği ve protokol başlıklı belgede M. Sait Çifci'nin isminin altında davalı şirketin kaşesi ve M. Sait Çifci'nin imzasının bulunduğu, Adi ortaklık sözleşmesinde sermaye unsuru yönünden herhangi bir düzenleme olmaması yahut kararlaştırılmaması halinde Yargıtay 3. H. D. 2020/3659 e. 2020/6509 K. Sayılı ilamında ortaklığın kurulması açısından sorun olmayacağı ancak karşı tarafa fesih hakkı vereceği hususunun düzenlendiği, Yargıtay kararlarının takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
İstinaf mahkemesinin kaldırma ilamı sonra mahkememizin 2023/638 esas 2024/583 sayılı karar dosyasında,bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek rapordan da anlaşılacağı üzere davacının huzur hakkı talebi yönünden genel kurul toplantısı yapılıp davacının da katılımıyla karar alındığına dair dosyada delil bulunmadığı,bu haliyle huzur hakkı bedeli talep edilemeyeceği,yine sabit kıymetlerdeki değer artış talebinin, şirkete ortaklık payı tescili halinde şirketin malvarlığı üzerinde hak sahibi olacağından değer artış talebinde bulunulamayacağı,mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davacının 387.433,97 TL kar payı talep edebileceği, davacının talebinin 348.377,33 TL olduğu gözetilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının 19/12/2014 tarihli protokol gereğince davalı şirkette 19/12/2014 tarihinden itibaren %50 hisse ile adi ortak olduğunun tespitine, 348.377,33 TL kar payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararının istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/1977 esas, 2024/2177 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/185 esas 2025/5001 karar sayılı ilamıyla;''... Mahkemece davacının talebi üzerine kâr payı alacağı belirlenip tahsiline karar verilmişse de; davacının ortak olduğunun tespitine karar verilen şirketin limited şirket olması karşısında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 616/1-e hükmü uyarınca 19.12.2014 tarihinden sonra şirket ortaklar kurulunca alınmış bir kâr payı ve diğer ortağa karın dağıtılması kararı olması halinde kâr payı alacağı talep edebileceği, kâr payı hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporu ve dosya kapsamı dikkate alındığında bu yönde alınmış bir karar olmadığının tespiti karşısında davacı ortağın kâr payı alacağı talep edemeyeceği dikkate alınmaksızın kâr payı alacağına hükmedilmesi doğru görülmemiş...'' gerekçeyle mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, kâr payı dağıtılmasına ilişkin şirket ortaklar kurulunca alınmış karar bulunmadığından davacının kar payı talep edemeyeceği gözetilerek davanın kısmen kabulü ile, davacının 19/12/2014 tarihli protokol gereğince davalı şirkette 19/12/2014 tarihinden itibaren %50 hisse ile adi ortak olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davacının 19/12/2014 tarihli protokol gereğince davalı şirkette 19/12/2014 tarihinden itibaren %50 hisse ile adi ortak olduğunun TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 59,30 TL peşin harç ve 5.951,15 TL tamamlama harcından mahsubu ile artan 5.278,45 TL karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç, 5.951,15 TL tamamlama harcı ile 97,70 TL tedbir harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 387,00 TL tebligat, 721,10 TL posta ve müzekkere ücreti, 7.350,00 TL bilirkişi ücreti, 250,00 TL araç ücreti, 571,90 TL keşif ücretinden oluşan toplam 9.280,00 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 4.640,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan, 215,60 TL yargılama giderinden red oranına göre hesaplanan 107,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 55.756,70 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 660,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 660,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
10-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/11/2025