Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/01/2023 tarih ve 2022/93 E. - 2023/3 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı ... tarafından yayımlanan ... isimli kitaplarda, yazarı ve hak sahibi olduğu kitaplardan intihaller yapıldığını, davalıların eylemleri nedeniyle kendisinin zarara uğradığını ileri sürerek, söz konusu kitapların basım ve dağıtımlarının engellenmesine, şimdilik FSEK'in 68. maddesi uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminat ile 25.000,00 TL manevi tazminatın ve FSEK'in 70/3. maddesi uyarınca elde edilen karın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Bakanlığı vekili, açılan davada ... Bakanlığına husumet yöneltilemeyeceğini, ihtilaf konusu ile ilgili davacının açıklamalarının yetersiz olduğunu, davacının dava konusu kitapları hangi sıfatla yazdığının belli olmadığını, ders kitaplarının öğrencilere ücretsiz dağıtılması nedeniyle herhangi bir kazanç elde edilmediğini, bu nedenle davacının tazminat taleplerinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının davasının somut iddialara dayanmadığını, dava dilekçesinde hangi kitaplarda nasıl intihaller yapıldığına dair en ufak bir açıklamaya yer verilmediğini, iddialarını ispatlama yükünün davacıda olduğunu, açılan davanın haksız olduğunu, tablo kullanımının herhangi bir alana özgü olmayıp, Türkçe Dil bilgisi öğretiminde de kullanılabilen herhangi görsel ögelerden biri bulunduğunu, dava konusu Bakanlık yayınlarında kullanılan tabloların içerik olarak davacının kullandığı tabloların aynısı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının dayandığı dava dosyalarının taraflarının ve dava konusu kitapların/eserlerin (davalı eserlerinin) huzurdaki davadan farklı olduğu, uyuşmazlıklara konu kitap incelemelerinin huzurdaki dava için emsal teşkil edemeyeceği, her bir dava yönünden karşılaştırılan kitapların içeriği, sorular ve tabloların birbirlerinden farklı olduğu, bu nedenle söz konusu eserlerde tespit edilen intihal ya da benzerliklerin bu davaya etki etmeyeceği, delil olarak dayanılan davalara ilişkin kararların bir kısmının kesinleşmediği, yargılamanın devam ettiği, davacının dayandığı dava dosyalarının bu davaya etkilerinin olmadığı, davaya konu yayınların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında, “ilim ve edebiyat eseri” niteliğinde olduğu, davacının yazarı olduğu dava konusu kitapların eser sahibi olduğu ve davacı tarafın yayınladığı eserler üzerinde FSEK’ten doğan manevi ve mali hakları tasarruf yetkisinin bulunduğu, davacıya ait Türkçe kitaplardan davalıya ait Türkçe kitaplarına izinsiz iktibas yapılmadığı, dolayısıyla dava konusu eserler yönünden 5846 sayılı kanun kapsamında herhangi bir hak ihlali söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, ilk derece mahkemesince, istinaf dairesinin HMK'nın 353/1-a-6 maddesi kapsamındaki kaldırma kararına uyulmadığı, anılan kararda belirtilen hiçbir incelemenin yapılmadığını ve davalı ... Bakanlığının korunmaya çalışıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi heyetinde davalı ... bünyesinde çalışan bir öğretmenin yer almasının doğru bulunmadığını, davalı tarafça müvekkiline ait eserlerden usulsüz alıntılar yapıldığını, davalıya ait eserde kullanılan tabloların ilk defa müvekkili tarafından oluşturulduğunu ve bu tabloların eser sahibinin müvekkili olduğunu, eser mahiyetindeki bu tabloların davalı yanca kullanılmasının müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklanan haklarını ihlal ettiğini, nitekim söz konusu tabloların izinsiz kullanılmasının, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlali niteliğinde bulunduğuna dair çok sayıda mahkeme kararının bulunduğunu, dosyaya sundukları mahkeme kararlarının ve bu kararlara esas bilirkişi raporlarının hiç değerlendirilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün ref'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen ilk kararın, davacı yanca istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 20.01.2022 tarih, 2020/407 E., 2022/15 K. sayılı kararında, "...davacı taraf, gerek ilk derece safhasında gerekse istinaf dilekçesinde, işbu davaya da konu ettiği tabloların içeriklerinin değiştirilerek kullanılmasının, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlali niteliğinde olduğunun kabul edildiği kesinleşmiş mahkeme kararlarının olduğunu ileri sürmüş, ilk derece mahkemesince bu iddia üzerinde durulmamış ve herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. ...davacı tarafın, yukarıda belirtilen iddialarına ilişkin hiçbir delil toplanmamış ve değerlendirilmemiş, varsa kesinleşmiş mahkeme kararlarının işbu uyuşmazlığa etkisinin ne olacağı, bu dava yönünden kesin delil teşkil edip etmeyecekleri tartışılmamıştır. Bu itibarla, yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemece, davacının dayandığı dava dosyalarının incelenmesi ve bu davaya etkilerinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden ve anılan hususlar işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesine yer verilmek suretiyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Dairemizin yukarıda anılan kararı sonrasında ilk derece mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda, davacı tarafça dayanılan dava dosyaları özetlendikten sonra "davacının dayandığı dava dosyalarının taraflarının ve dava konusu kitapların/eserlerin (davalı eserlerinin) huzurdaki davadan farklı olduğu, uyuşmazlıklara konu kitap incelemelerinin huzurdaki dava için emsal teşkil edemeyeceği, her bir dava yönünden karşılaştırılan kitapların içeriği, sorular ve tabloların birbirlerinden farklı olduğu, bu nedenle söz konusu eserlerde tespit edilen intihal ya da benzerliklerin bu davaya etki etmeyeceği, delil olarak dayanılan davalara ilişkin kararların bir kısmının kesinleşmediği, yargılamanın devam ettiği" yönünde görüş bildirilmiş, ilk derece mahkemesince de aynı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de bu hali ile Dairemizin 20.01.2022 tarih, 2020/407 E., 2022/15 K. sayılı kararının gereğinin yerine getirildiği söylenemez. Zira, her şeyden önce söz konusu rapor denetime açık olmayıp davacı tarafça dayanılan davalarda, davacı tablolarının başlı başına eser sayılıp sayılmadığı, eser sayılmış ise bu eserlerden hangi alıntıların yapıldığı, bu alıntıların eser sahipliğinden kaynaklanan hakları ihlal edip etmediği, etmiş ise hangi gerekçelerle ihlal ettiği açıklanmadığından, bu rapora dayalı olarak hüküm kurulması mümkün değildir. Öte yandan davacı tarafça, işbu davaya da konu ettiği tabloların içeriklerinin değiştirilerek kullanılmasının, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlali niteliğinde olduğuna karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği ileri sürülmüş olup, bu iddia yönünden de bir değerlendirme yapılmamıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ilk derece mahkemesince, HMK'nın 266. vd. maddelerine uygun bir biçimde bir telif hakları uzmanı ile üniversitelerin Türkçe Öğretmenliği bölümünde görev yapan iki akademisyenden oluşacak bir bilirkişi kurulu kurulması, bu bilirkişi heyetinden davacının intihal yapıldığını ileri sürdüğü kitapların ilgili bölümleri ile davalı tarafa ait kitapların ilgili bölümlerini karşılaştırılmalı olarak gösterir bir tablo yapılarak, davacı kitaplarından usulsüz alıntı yapılıp yapılmadığı hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli bir rapor aldırılması, raporda ayrıca bu davada dayanılan tabloların, davacı tarafın dayandığı diğer dava dosyalarında eser olarak kabul edilip edilmediklerinin, eser olarak kabul edilmiş iseler bu eserlerden hangi şekilde yapılan alıntıların usulsüz alıntı olarak kabul edildiğinin ve bu kararların kesinleşip kesinleşmediğinin, kesinleşmiş karar mevcut ise bu davaya etkisi olup olmadığının değerlendirilmesinin istenilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı iddiaları değerlendirilmeden, yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan yukarıdaki hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/01/2023 gün ve 2022/93 E. - 2023/3 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,

5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,

7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/03/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.