İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememize açılan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile dava dışı Sigortalı... Restaurant İşletmeciliği Ticaret Ltd. Şti, arasında 11.07.2017 - 11.07.2018 vade tarihli Kobi Paket Sigorta-Dahili Su Sigorta Poliçesinin bulunduğunu, sigorta sözleşmesinin, bir tarafta sigortacının sigorta himayesini üzerine aldığını, diğer tarafında ise sigorta ettirenin bir prim ödeme borcunu üzerine aldığı tam iki taraflı borç doğuran bîr sözleşme olduğunu, 05.03.2018 tarihinde, ... ili, ... .... .... Alışveriş Merkez inde gider borusunun tıkandığını, davalı tarafından tıkanan gider borusuna çözücü kimyasal döküldüğünü, gider borusundan akan suların dava dışı sigortalının işletmesinin deposunun bulunduğu alana akarak mutfak makinelerine sirayet ettiğini ve zarara sebep olduğunu, sigortalı taraf hasarı aynı gün müvekkiline bildirdiğini, ekspertiz işlemlerinin gerçekleştirildiğini, ekspertiz raporu ile belirlenen 49.935,17 TL tazminat alacağının hak sahiplerine 18.05,2018 tarihinde ödendiğini, davalıya 14.09.2018 tarihinde rücu mektubu gönderilmiş olduğunu ancak herhangi bir tahsilat sağlanamadığını, müvekkili tarafça sigortalısına ödenen meblağın takibe giriş miktarı olan 49.935,17 TL'nin tahsili amacıyla ... 18. İcra Müdürlüğünün 2019/13937 E. numaralı takip dosyası ile Borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafından borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, müvekkilinin sigortalısında meydana gelen hasar sonucu ödenen meblağdan davalının aslî kusurlu olarak sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptaline, bu miktarın %20'sinden aşağı o'marnak üzere İnkâr tazminatına hükmedilmeslne, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle; dava dışı... ile müvekkili arasındaki Kira Sözleşmesine göre Davacı Şirketin Müvekkili Şirkete Rücu Hakkının bulunmadığını, davacı şirket bakımından tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin, dava dışı...'un İşletmesinin bulunduğu ve kiracı olarak yer aldığı ... AVM'nin Yöneticisi olduğunu, Müvekkili Şirket tarafından AVM yönetimi kapsamında yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin bulunduğunu. Davaya konu zarara sebebiyet verdiği iddia edilen 05.03.2018 tarihinde yaşanan tıkanma, AVM içerisinde gerçekleştiğini, tıkanmaya müdahale edilmemesi halinde daha kötü sonuçlara sebebiyet verebileceğini, müvekkili Şirket tarafından tıkanmaya sebep olan tesisatın kontrol edildiğini, en hızlı ve doğru çözümle müdahale edildiğini, yapılan müdahalenin ardından Madalyonca ait makine ve eşyaların bulunduğu kısımda tesisattan kaynaklı sızma yaşandığını ve kullanılan bazı makinelerin ve duvarların zarar gördüğünün tespit edildiğini, Madalyon da bu zararını davacı sigorta şirketinden karşılamış olduğunu, müvekkili Şirket İle dava dışı... arasında 18,06.2016 tarihli Kira Sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkili Şirket ile dava dışı sigortalı... arasında imzalanan Kira Sözleşmesinin 18.4. maddesi gereği müvekkili Şirketin oluşan zarardan sorumlu olmayacağı açıkça hüküm altına alınmış olduğunu, söz konusu maddeye göre..., tüm sigortaları, her ne sebeple olursa olsun sigortacının müvekkili şirkete rücu etmemesini sağlayacak şekilde yaptırmakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirket tarafından kullanılan madde, marketlerde kolayca bulunan, konutlardaki tıkanmalar için de kullanılan standart bir lavabo açıcı kimyasal olduğunu, bu nedenle müvekkili Şirketin ağır kusurunun bulunmadığının açık olduğundan davanın reddinin gerektiğini, davacı Şirket tarafından her ne kadar 03.04.2018 tarihli Ekspertiz Raporu kapsamında alacak miktarının belirli olduğu iddia edilse de bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu raporda belirtilen zarar kalemlerinin hepsinin müvekkili şirket tarafından kullanılan çözeltiden kaynaklanmasının mümkün olmadığını, somut uyuşmazlıkta müvekkili Şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davacı Şirket tarafından açılan davanın reddi ile, kötü niyetli açıldığını, davacı aleyhine %20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce 2020/120E. Sayılı dosyada verilen 2020/599K. sayılı 21/12/2020 tarihli karara karşı istinaf kanun yoluna gidilmesi üzerine ... BAM 23. Hukuk Dairesi'nin 2021/690 E. 2026/233 K. Numaralı kararı ile kaldırılmış ve iş bu esasa kaydı yapılmıştır.
Davacı sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu ödemenin 6102 sayılı TTK'nun 1472. Maddesinde yer alan halefiyete ilişkin düzenlemeye dayanarak iş bu davayı açtığı görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” sulh hukuk Mahkemesi görevlidir.
Görev hususu 6100 sayılı H.M.K. nun 114/1-c Maddesinde dava şartı olarak sayıldıktan sonra, Usul Kanunun 115/1 Maddesi gereğince, davanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığı, davanın taraflarınca ileri sürülebileceği gibi, Mahkemece de re sen gözetileceği bildirilmiş, 114/2 Maddede ise Mahkemenin, dava şartı noksanlığını tespit ettiğinde davanın usulden reddine karar vereceği öngörülmüş olup somut olayda davacının sigortalısı... Anonim Şirketi ile davalı arasında kira sözleşmesinin mevcut olduğu ve sigortalının davalı taşınmazını kira ilişkisine dayanarak kullandığı sırada hasarın oluştuğu tarafların ve mahkemenin kabulünde olup, davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişki kira sözleşmesi olduğundan uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği, görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;

1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,

3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ NE gönderilmesine,

4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2026