...
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememize ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine gelip yukarıdaki esasa kaydedilen Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketin, müvekkili adına tescilli ... .... ... ... ... ... ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile 02.09.2024 tarihinde ... .... .... plaka sayılı araç mülkiyetlerinin müvekkili tarafından davalı şirkete devredildiğini, davalı tarafından dava konusu üç aracın satış bedeli karşılığında müvekkiline 30.09.2024 vade tarihli 1.675.000,00 TL bedelli senedin müvekkiline verildiğini, araç satış sözleşmelerine satış bedelinin altında yer alan ödeme/satış bedeli başlıklı kısmında senet ile yapılacağının belirtildiğini, 30.09.2024 ödeme tarihli 1.675.000,00 TL bedelli senedin müvekkiline verildiğini, senedin vade gününde müvekkiline araç satışlarına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirket tarafından vadesi gelmiş olmasına rağmen araç satış bedellerinin müvekkiline ödenmediği gibi tüm şifahi görüşmelerin de olumsuz sonuçlandığını davalı tarafından ödeme yapılmayacağının iradesinin açıkça ortaya konulduğunu, dava konusu araçların sözleşme ilişkisine uygun olarak müvekkili tarafından belirlenen tarihlerde davalı şirkete devredilmişse de belirlenen vadede araç satış bedellerinin müvekkile ödenmemiş olması sebebiyle müvekkilini maddi anlamda zor durumda bıraktığını belirterek davanın kabulünü, dava konusu ... .... .... ... ... ... ... plaka sayılı araçların satış bedellerinin yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı şirket cevap vermemiştir.
Dava dosyası incelendiğinde, arabuluculuk tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylı suretinin olmadığı görülmüş, davacıya bu eksikliği gidermek için tebligat çıkartılarak, "arabuluculuk son tutanağının aslını veya onaylı suretini mahkememize sunması için 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi uyarınca bir haftalık kesin süre verilmiş olup, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği hususu" ihtarda belirtilmiştir.
Tebligat davacı tarafa 15/02/2026 tarihinde tebliğ edilmiş, verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylı sureti dosyaya sunulmamıştır.
Dava, alacak istemine ilişkindir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 de "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denilmiştir. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş, iş bu dava 26/05/2025 tarihinde açılmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 uyarınca iş bu menfi tispit davası, arabuluculuğa tabidir ve bu husus dava şartıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari dava olup davacının talep sonucu dikkate alınarak zorunlu ara buluculuğun işbu davada dava şartı olduğu muhakakktır. Netice olarak yukarıda anılan hükümlere göre dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup davacının arabulucuya başvurmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1.-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2.-492 sayılı Harçlar Kanuna göre alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 304,40 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/03/2026