İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN ARA KARARIN
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 25/07/2019 tescil tarihi ile kurulduğunu, ... adı altında lojistik ve depolama alanlarında faaliyet gösterdiğini, TPMK nezdinde ... tescil numaralı "...+ŞEKİL" ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirkete ait marka ismini kullanmak suretiyle haksız şekilde depolama faaliyetlerinde bulunduğunu, davalı tarafın gümrük müşavirliği alanında faaliyet göstermek üzere kurulduğunu ve bu alanla yıllarca faaliyet gösterdiğini, ancak daha sonra lojistik ve depolama faaliyetlerine de girdiğini, davalının dava konusu kullanımlarının müvekkilinin tescilli markası ile aynı mal ve hizmetler sınıfına dahil olduğunu, davalı tarafın haksız kazanç elde ettiğini, bu nedenlerle öncelikle delil tespiti yapılarak akabinde davalı tarafından "..." ibaresini içeren logosunun ve ibaresinin websitesi, tabelalar ile işyerindeki ve tanıtıcı materyallerindeki ve en nihayetinde sosyal medya hesapları dahil olmak üzere her türlü kullanımına tedbiren son verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 18/12/2025 tarihli kararı ile; "İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacının, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/155 E. sayılı dosyası kapsamında verdiği 18.12.2025 tarihli ihtiyati tedbirin reddi kararına karşı yerel mahkemenin yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı yönündeki gerekçesinin dosyadaki bilirkişi raporu ve somut delillerle çeliştiğini, bilirkişi raporunda davalının internet sitesinde sunduğu depolama ve lojistik hizmetlerinin müvekkilinin 39. sınıfta tescilli markasıyla örtüştüğünün ve "..." ibaresinin her iki taraf için de asli unsur olduğunun tespit edildiğini, antrepo faaliyetinin özü itibarıyla bir depolama hizmeti olup gümrük müşavirliğinden farklı olduğunu ve bu durumun ortalama tüketici nezdinde ciddi bir iltibas tehlikesi yarattığını, nitekim müvekkilinin müşterilerinden gelen şikayetlerin bu karıştırılma ihtimalini somutlaştırdığını, ihtiyati tedbir için tam ispat değil yaklaşık ispatın yeterli olduğunu ve mevcut delillerin bu eşiği fazlasıyla aştığını savunarak, usul ve yasaya aykırı olan ret kararının kaldırılmasını ve ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın faaliyetlerini, Müvekkili Şirketin ... faaliyetleri ile, yüksek bilinç seviyesine sahip sektörel tüketicilerin karıştırma/andırışma ihtimalini mümkün görmediğini, zira müvekkili şirketin gümrük sahasına ek olarak lojistik sahasında taşıma ve depolama hizmeti bulunmadığını, bu şekilde karışma ihtimali ile müvekkili Şirkete başvurulsa dahi müvekkilin bu müşteri adaylarına hizmet vermesi ve davacı tarafın müşteri portföyünden haksız çıkar sağlamasının mümkün olmadığını, ileri sürerek davacı tarafın, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü tüm taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiasına dayalı olup dava dilekçesi ile, davacının ... adıyla lojistik ve depolama alanında faaliyet yürüttüğünü, ... tescil numaralı “... + ŞEKİL” markasının sahibi olduğunu, davalının ... ibaresini depolama/lojistik faaliyetlerinde kullanarak aynı/benzer hizmetler bakımından iltibas yarattığını, haksız kazanç sağladığını beyanla; delil tespiti yapılmasını ve davalının ... ibaresini içeren logo ve ibareyi web sitesi, tabela, işyeri ve tanıtıcı materyaller ile sosyal medya dahil her türlü mecrada kullanımının tedbiren durdurulmasını istemiştir.15/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacıya ait ... alan adlı sitede Depolama, Gümrük Hizmetleri, Kara,Deniz, Havayolu taşımacılığı, ..., proje taşımacılığı, yurtiçi dağıtım, ..., sigorta gibi hizmetlerin sunulduğunu, davalıya ait ... sitesinde “depolama ve lojistik çözümleri” ile “gümrük müşavirliği” hizmetlerinin birlikte tanıtıldığını, “...” ibaresinin markasal kullanıldığını, alan adının 30.04.2024’te tescillendiğini ancak ... bilgilerinin gizli olduğunu, “...” adlı Instagram hesabının Mayıs 2024’te açıldığını ve içerikte “... / ...” ibarelerinin şirket/unvan gibi kullanıldığı, paylaşımlarda markasal görseller bulunduğunu, 27.10.2025 tarihinde ... Tuzla/İstanbul adresinde ... (“...”) faaliyetinin ve bina dışında “... + Şekil” tabelasının görüldüğünü, davacının ... sayılı markasının 39. sınıfta (taşımacılık, malların depolanması/paketlenmesi/sandıklanması vb.) tescilli olduğunu, davalıya ait ... sayılı markanın 36. sınıfta “gümrük müşavirliği ve idaresi” hizmetlerini kapsar şekilde tescilli olduğunu, her iki tarafta da asli unsurun “...” ibaresi olduğunu, davalının fiili kullanımlarında şekil ve antrepo ibaresi bulunsa da asli unsurun ... olduğunu, davalının davacı markasının 39. sınıf kapsamına giren kullanımının bulunması halinde iltibas tehlikesi doğabileceğini, davalının markasının daha eski tarihli olduğu hususu da gözetilerek, somut kullanımın davalının kendi tescil kapsamı 36. Sınıf içinde mi yoksa davacının tescil kapsamına (39. sınıf depolama/lojistik) taşacak şekilde mi olduğunun netleştirilmesi gerektiğini, bu noktada gümrük sektöründen meslek bilirkişisi görüşünün daha sağlıklı olacağını, buna karşılık davalının web sitesinde depolama/lojistik çözümlerinin geniş yelpazede sunulduğu ifadeleri bulunduğundan karıştırılma/ilişkilendirilme tehlikesini doğabileceği kanaatinin oluştuğunu bildirilmiştir.Mahkemece, davalının “...” ibareli kullanımının davalının kendi tescilli hizmet alanı olan “gümrük müşavirliği ve idaresi” kapsamında mı yoksa davacının 39. sınıftaki “malların depolanması/paketlenmesi/sandıklanması” hizmetleri kapsamında mı olduğunun raporda kesin biçimde tespit edilemediği, bunun yargılamayı gerektirdiği, mevcut aşamada HMK m.389 kapsamında aranan “yaklaşık ispat” koşulunun sağlanmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. ...sayılı,11.11.2022 başvuru tarihli, “ ... ” ibareli markanın 36 sınıfta Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri. için davalı adına tescilli olduğu, bilirkişi raporu ile tespit edilen davalının fiili markasal kullanımının “... + Şekil” ve web/sosyal medya kullanımının da “...” ile “... / ...” ibareleri şeklinde olduğu, ... sayılı 22.12.2022 başvuru tarihli, “... + ŞEKİL” markasının, 39 sınıfta Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri.için davacı adına tescilli olduğu, görülmektedir. Gümrük müşavirliği hizmeti, Gümrük Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca; eşyanın gümrük rejimine tabi tutulması, beyanname düzenlenmesi, gümrük işlemlerinin takibi, idare nezdinde temsil ve danışmanlık faaliyetlerini kapsayan bir hizmeti ifade eder. Nice Sınıflandırmasında bu hizmetler 36. sınıfta yer almaktadır. Buna karşılık antrepo işletmeciliği, eşyanın gümrük gözetimi altında muhafazası ve depolanmasına yönelik bir hizmettir. Malların muhafazası, saklanması ve lojistik organizasyonunun sağlanması faaliyetleri Nice sınıflandırması kapsamında 39. sınıfta düzenlenen “malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri” kapsamında yer alır.Somut olayda, davalı adına tescilli ... sayılı “...” markasının 36. Sınıfta tescilli olduğu gümrük müşavirliği hizmetlerinin 39. sınıfta yer alan depolama ve lojistik hizmetlerini kapsamadığı, davalının kabulünde olduğu üzere fiilen gümrük alanındaki depolama faaliyeti olan antrepo hizmeti sunduğu, bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere davalının fiili kullanımlarının ... şeklinde olduğu, ... internet sitesinde, depolama çözümleri, Lojistik çözümler, Taşıma yönetimi, Eşyalarınızı güvenle depolamak için bize güvenebilirsiniz şeklindeki hizmet tanıtımlarının depolama ve lojistik hizmetlerini kapsadığı, dolayısıyla davalının markasını davacı markasının tescil kapsamındaki 39. sınıfta yer alan bu hizmetlerde kullandığı anlaşılmaktadır. Her iki taraf markasında asli unsurun “...” ibaresi olduğu da dikkate alındığında, mevcut durumda ihtiyati tedbir talebi bakımından HMK m.389 anlamında yaklaşık ispat şartının sağlanmış olduğu gözetilmeden ve gerekli görüldüğü halde yeterli bir rapor alınmadan yaklaşık ispat bulunmadığı gerekçesi ile talebin doğrudan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu açıklamalara göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m.353/1-a-6 gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesinin 18/12/2025 tarihli ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, tedbir talebi hakkında karar verilmek üzere dosyanın iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/12/2025 tarih, 2025/155 E. sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026