BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... isimli şahsın müvekkil bankanın borçlusu olduğunun, İcra takibinin 07.11.2025 tarihi itibariyle toplam borcu 1.168.450,19 TL olduğu, .... 'ın davalı ve iflası istenen ... Turizm İnşaat Temizlik Yemek Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi üzerindeki tüm hisselerine 24.10.2025 Tarihli müdürlük kararı ile alacağımız için haciz kararı verildiğinin, Müvekkil banka yapılan bu hisse haczi ile beraber şirketten kar payı ve şirketin sahibinin alacaklı olduğu tüm kalemler için alacak sahibi olduğunun, İİK m 159 ve devamı hükümleri dahilinde aşağıda belirtilen tedbirlerin ve Sayın Mahkemenin resen alacağı tedbirlerin davalı iflası istenen .... Turizm İnşaat Temizlik Yemek Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi(mersis ....) için uygulanmasına, Davalı iflası istenen şirketin bilirkişi marifetiyle tüm borçluları tespit edilerek, tespit edilen şahıs ve şirketlere yapılan bildiri ile bundan sonra borçluya ödeme yapmalarının yasaklanmasına, davalı iflası istenen şirketin tüm banka hesaplarının tedbiren bloke altınmasının sağlanmasına, davalı iflası istenen şirketin tüm araçlarının ve taşınmazlarının üzerine 3. Kişilere devredilemez şerhi konularak iflas dairesinin kontrolüne alınabilmesi için araçlar üzerine yakalama dahil her türlü tedbirin uygulanmasına, davalı-iflası istenen ... Turizm İnşaat Temizlik Yemek Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi (mersis ...)'nin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
İİK 156.maddesi kapsamında iflas istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı banka tarafından, borçlu olarak gösterilen şahsın sahibi olduğu şirketin iflasının talep edilmesinden, ancak dayanak gösterilen icra takip dosyasının şirketi değil, yalnızca şirket ortağı veya sahibi olan şahsı borçlu göstermesinden kaynaklanmaktadır.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne ve İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'ne müzekkere yazıldığı anlaşıldı.
İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu şahıs aleyhine takip başlatıldığı, takip borçlusunun ... isimli gerçek kişi olduğu; takipte borçlu olarak herhangi bir tüzel kişiliğin olmadığı, takip konusu alacağın, borçlu gerçek kişinin kredi/kredi kartı borçlarından kaynaklandğıı, dosyada davalı şirket adına düzenlenmiş herhangi bir ödeme emri, borç kaydı veya takip işlemine rastlanmadığı anlaşıldı.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Davacı banka vekili tarafından açılan davada, davalı .... Turizm İnşaat Temizlik Yemek Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin, davacı tarafın alacağına ilişkin olarak başlatılan İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı takip dosyasında borçlu bulunduğu, takibin kesinleşmesine rağmen borcun ödenmediği, şirketin aciz halinde olduğu ve bu nedenle şartlarının oluştuğu ileri sürülerek davalı şirketin iflasına karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkememizce, iflas talebine dayanak gösterilen icra takip dosyasının borçlu sıfatı yönünden incelenmesi zorunlu görülmüş; zira İcra ve İflas Kanunu uyarınca bir şirket hakkında iflas kararı verilebilmesi için ya şirket hakkında kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması ya da kanunda öngörülen diğer iflas sebeplerinin doğrudan şirket yönünden gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, icra takibinde borçlunun kim olduğunun açıklığa kavuşturulması amacıyla ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... sayılı dosyaya ilişkin borçlu bilgileri talep edilmiştir. İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nden gelen cevap yazısında, anılan takip dosyasında borçlu olarak "..." isimli gerçek kişinin yer aldığı; dosyada davalı .... Turizm İnşaat Temizlik Yemek Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketin borçlu olarak geçmediği, şirket hakkında herhangi bir takip yapılmadığı açıkça bildirilmiştir. Cevap yazısındaki bilgiler, UYAP sisteminde yapılan inceleme ile de doğrulanmış olup, takip dosyasında borçlu sıfatının yalnızca gerçek kişiye ait olduğu görülmüştür.
Bu durumda, davacı tarafın iflasını talep ettiği tüzel kişi ile dayandığı icra takibinde borçlu olarak görünen kişi arasında hukuki özdeşlik bulunmadığı, takip borçlusu ile iflas davası davalısının aynı olmadığı sabittir. Hukukumuzda, şirket tüzel kişiliği ile şirket sahibi veya ortağı olan gerçek kişinin hukuken ayrı kişi olduğu, borç ve sorumluluklarının birbirinden bağımsız bulunduğu tartışmasızdır. Bu nedenle, gerçek kişi hakkında yürütülen bir icra takibi, tüzel kişi hakkında iflas talebine dayanak teşkil etmez. İcra ve İflas Kanunu’nun 154 ve devamı maddeleri uyarınca, iflas yoluna başvurulabilmesi için takip borçlusunun iflası istenen kişi olması, husumetin doğru yöneltilmiş bulunması ve iflas koşullarının doğrudan bu kişi yönünden gerçekleşmiş olması gereklidir. Somut olayda, davalı şirket hakkında herhangi bir takip bulunmadığından, iflas davasının en temel dinlenebilirlik şartı olan doğru borçluya yöneltilmiş bir icra takibi mevcut değildir.
Somut olayda; takip borçlusu ile iflası talep edilen şirketin ayrı kişiler olması nedeniyle, davanın taraf ehliyeti ve husumet yönünden iflas davasının açılabilmesi için gereken yasal koşulları taşımadığı anlaşılmıştır. Bu eksiklik, davanın esasına girilmesine engel olup, giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı niteliğindedir. Tüm bu nedenlerle, davacının talebinin davacı tarafça dayanılan takip dosyasında borçlunun şirket olmaması sebebiyle hukuken dinlenebilir nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi. 28/11/2025