KONYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas - ...
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
1.BEYANLAR:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 29/09/2018 günü sürücü ...ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç, Kadınhanı İlçesi istikametinden Konya ili istikametine seyir halindeyken tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında ..., hayatını kaybettiğni, kaza, ... plaka sayılı aracın sürücüsü olan ...ın kusuru nedeniyle meydana geldiğini, müvekkili ...’ın imam nikâhlı eşi ... ... doğumlu olup trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğinde 52 yaşında ve eşine destek olduğunu, müvekkili ...'ün desteği imam nikahlı eşi ..., kaza neticesinde vefat etmeseydi eşine maddi destek sağlamaya devam edeceğini, ... plakalı aracın sigortalı bulunduğu ... Sigorta A.Ş.'nin dava konusu maddi tazminata ilişkin tutardan sigorta poliçe limitleri aşılmamak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda işletilecek ticari/avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, taraflarınca, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığını, başvuru kapsamında, davalı sigorta şirketi herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle taraflarnca ticari dava şartı olarak arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş; ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla; 6100 sayılı HMK'nun 109. Maddesi uyarınca, toplanacak delillere göre; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, trafik kazası sonucu eşinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan davacı eş ... için DYK tazminatı olarak şimdilik 155.004,19 TL maddi tazminat alacağının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı şirketinden sigorta teminatı ile sınırlı olmak üzere tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu ıslah dilekçesinde özetle; Dava değerini ıslah yoluyla arttırma taleplerinin kabulüne, arttırdıkları kısımlar ile dava dilekçesinde talep ettikleri miktarların birleştirilmesi sonucu; Davacı ...'ın destekten yoksun kalma zararından doğan alacağı olarak 155.004,19 TL + 22.829,54 TL = 177.833,73 TL toplam maddi tazminatın davalıdan teminat limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri, arabuluculuk giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesinin gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda zamanaşımına uğradığnıı, iş bu nedenle 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesini, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, davacının tazminat taleplerine ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından 19.09.2024 tarihinde 81,506.57 TL ödendiğini, yapılan bu ödeme ile başvuranın müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı kalmamış olduğundan başvurunun reddi gerektiğini, kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesinin gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için sayın mahkememizce dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesinin gerektiğini, SGK'ya müzekkere yazılarak davacının iş kazası nedeniyle bir başvurusu bulunup bulunmadığının, bulunuyor ise ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, ödeme yapılmış ise rücu edilebilecek peşin sermaye değerinin sayın mahkememize bildirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu 87. madde uyarınca hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini beyanla; haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen 22/10/2025 tarihli raporda; Davacı ...'ın hesaplanan destekten yoksun kalma zarar toplamının 317.543,07 TL, davacının, garame hesabına göre poliçe limitinden alabileceği payın 242.358,61 TL, poliçe limitinden alabileceği tutardan, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında hükmedilen tutarın mahsubu ile bakiye zararının ise (242.358,61-64.524,88)= 177.833,73 TL olduğu rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu görülmüştür.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Borçlar Kanunu’nda sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
Anlatılan somut olay ve diğer hususlar dikkate alındığında; ...’ın imam nikâhlı eşi ... ... doğumlu olup trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğinde 52 yaşında ve eşine destek olduğu, davacının mahkememizin ... E sayılı dosya üzerinden talepte bulunduğu, iş bu dosyanın ek dava niteliğinde olduğu, ilgili ana dosya yönünden kararın kesinleştiği, ilgili ana dosyada hükmedilen bedel ve garame hesabına göre davacının 177.833,73 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Davanın KABULÜ İLE,
1-177.833,73 TL'nin 04/02/2020 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limiti dahilinde) işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 12.147,82 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 715,40 TL nin mahsubu ile eksik kalan 11.432,42 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 715,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan: 615,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 2.655,00 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,
9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2025