İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından; davalının "........., ..........." arası nakliye işinin 1.338.640,00 TL Bedel karşılığında anlaşılmak surwetiyle yapıldığını, karşılığında 07/02/2025 tarihli 1.338.640,00 TL bedelli e fatura düzenlenerek davaloya gönderildiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini, 19/03/2025 tarihli dekontta görüleceğe üzere dava konusu borca ilişkin "... faturasına istinaden" ibaresiyle 500.000,00 TL ödeme yaptığını; ancak bakiye 838.640,00 TL'nin ödenmediğini, davalının aleyhine başlatılan takibe haksız itiraz ettiğini, fatura karşılığı kısmi ödeme de yapılmış olması karşısında davacı alacağının sabit olduğunu ileri sürerek; davalının takibe itirazının iptaline ve davalının inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, ayrıca davalının borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi 08/01/2026 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2026/10 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerin, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı, karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmadığı, İİK 257. Maddesinde aranan koşulların gerçekleşmediği, uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği gerekçesi ile, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dava ve takip konusu fatura karşılığında "... faturasına istinaden" açıklaması ile kısmi ödeme yapmasının ve faturaya itiraz etmemiş olmasının alacağın varlığı ve muacceliyeti hususunda yaklaşık ispat koşulunu sağladığını, zira kısmi ödemenin borcu ikrar mahiyetinde olduğunu, davalının ödemeyi geciktirmek için kötü niyetli davrandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin 08/01/2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taşıma ilişkisinden doğan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile takibe konu alacağa ilişkin davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, mahkemece istem 08/01/2026 tarihli ara karar ile reddedilmiş ve davacı vekili tarafından bu ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut olayda; davacının; 07/02/2025 tarihli 1.338.640,00 TL bedelli nakliye faturasından bakiye alacağının varlığı ve miktarı hususunda, delil olarak dayanılan dekont üzerinde hangi faturaya istinaden ödeme yapıldığına dair bir açıklık bulunmadığı da nazara alındığında, mevcut delil durumuna göre bu aşamada yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı, davacının muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, değişen delil durumuna göre mahkemeden yeniden geçici hukuki koruma talep edilebileceği, mahkemece istemin reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.