KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

1.BEYANLAR:
Davacı vekilleri dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı Mitsubishi marka kamyonetin müvekkil site yöneticiliği sorumluluk sahasında bulunan otomatik garaj kapısına çarparak kapıyı kullanılmaz hâle getirdiğini, güvenlik kamerası görüntülerinden sürücünün kapı kapanmaya başlamasına rağmen “geçerim” düşüncesiyle hızını artırarak kazaya sebebiyet verdiğinin açıkça görüldüğünü, olay sonrası site görevlisince kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, araç maliki ve sigorta şirketi ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, sigorta şirketine KEP üzerinden başvuru yapıldığını, akabinde ... numaralı zorunlu arabuluculuk sürecinin işletildiğini ancak sonuç alınamadığını, kapının onarımı için birden fazla firmadan teklif alınarak en uygun teklifi veren firmaya onarım yaptırıldığını ve faturanın dosyaya sunulduğunu, kusur durumunun aksi kanaatte olunması hâlinde bilirkişi aracılığıyla tespitini, zararın da yine bilirkişi tarafından belirlenmesini talep ettiklerini belirterek netice-i talep kısmında poliçe limiti aşılmamak kaydıyla müvekkilin trafik kazası nedeniyle uğradığı zararın sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekâleten istemişlerdir.
Davalı vekilleri cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının 11/03/2025 tarihli kazada oluşan hasar nedeniyle 08/04/2024–08/04/2025 vadeli ... numaralı ZMSS poliçesi kapsamında şimdilik 1.000 TL talep ettiğini, ancak müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, başvurunun yalnızca mail yoluyla yapıldığını ve Genel Şartlar C.5 uyarınca noter, taahhütlü mektup veya poliçede kararlaştırılmış iletişim yöntemleri kullanılmadığından başvurunun geçerli olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca itirazları saklı kalmak kaydıyla hasar bedelinin ZMSS Genel Şartları’na göre belirlenmesi, onarımın mümkünse onarım, değilse eşdeğer parça, bu da mümkün değilse yeni parça esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, sigortalının anlaşmalı servis yerine başka yerde onarım yaptırmış olması hâlinde tedarik iskontosu uygulanacağını ve müvekkilin sadece kendi ekspertiz raporuyla sınırlı sorumluluk taşıdığını, bu çerçevede tazminat üzerinden asgari %45 iskonto yapılması gerektiğini, KDV’den müvekkilin sorumluluğunun ancak davacı tarafından KDV ödendiğinin fatura ile ispatlanması hâlinde mümkün olacağını, aksi hâlde KDV’nin tazminata dâhil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faiz talebi yönünden müvekkilin temerrüde düşmediğini, KTK 99 gereği usulüne uygun başvuru olmadığından faiz başlangıcı oluşmadığını ve sigorta şirketinin hususi araçlarda yalnızca yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, avans faiz talebinin reddi gerektiğini, müvekkilin temerrüde düşmediği için yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek netice-i talep kısmında davanın usulden reddini, aksi hâlde hasarın bilirkişi incelemesiyle tespitini, faiz, baro pulu ve vekâlet suret harcı taleplerinin reddini ve müvekkilin yargılama giderleri ile vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmişlerdir.

Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun haksız fiile dayalı maddi tazminat olduğu görülmüştür.
Davacının site yöneticiliği olduğu, davalı sigorta şirketince sigortalanmış olan ... plakalı aracın davacı site yönetiminin sorumluluk sahası içerisinde yer alan site alanındaki giriş kapısına zarar verdiği, bu sebeple davacının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) şartlarına dayanarak iş bu davayı dermeyan ettiği, meydana gelen haksız fiilin Karayolları Trafik Kanunu ve ZMSS Sigorta Genel Başvuru Şartları dikkate alındığında trafik kazası niteliğinde olmadığı, ilgili zararın genel hükümler dairesinde dava dışı araç sürücüsü ve/veya işletenden istemesi gerektiği dikkate alındığında davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

(Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere):
1-) Davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU SEBEBİYLE REDDİNE,
2-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-) Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına)
6-) Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2025