İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında satış sözleşmeleri yapıldığını, ... seri nolu... Şubesi 200,000 TL 25.10.2022 keşide tarihli, ... seri nolu ...Şubesi 200.000 TL bedelli, 27.10.2022 keşide tarihli, ... seri nolu...Şubesi 100.000 TL bedelli, 30.10.2022 keşide tarihli çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişki dolayısıyla düzenlendiğini, sözleşme karşılığında davacıların dava konusu çekleri davalıya önden avans olarak verdiğini, davalı şirket yetkilisinin müvekkilleri tarafından verilen çekleri aldığına dair imza attığını, müvekkili şirket taraflar arasında yapılan sözleşme gereği, davalı tarafın sözleşme gereği yerine getirmesi gereken yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkiline malları ve almış olduğu çekleri teslim etmediğini davalı şirketin 10.10.2022 tarihinde sözleşmenin tek taraflı olarak fesih edildiğini bildirdiğini, bu sözleşme kapsamında alınmış olan vadesi gelmemiş olanların da firmaya iadesi yapılacaktır demek suretiyle malların teslim edilmediğini bildirdiğini, davacının, davalı şirket nedeni ile ciddi olarak mağduriyet yaşadığını, davalı şirketin, tüm taleplere rağmen dava konusu çekleri iade etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin tüm yasal haklar saklı kalmak kaydıyla çeklerin karşılıksız (bedelsiz) kaldığının tespitine, çekler hakkında ödeme yasağı konulmasına, çeklerin icra takibine konu yapılmamasına ve dava konusu çeklerin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla öncelikle teminatsız aksi halde teminatlı ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine, çeklerin iptaline, müvekkillin davalıya dava konusu çekler nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava; ... seri nolu... Şubesi 200,000 TL 25.10.2022 Keşide tarihli, ... seri nolu ...Şubesi 200.000 TL 27.10.2022 Keşide tarihli, ... seri nolu...Şubesi 100.000 TL 30.10.2022 Keşide tarihli çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişki dolayısıyla (taraflar arasında yapılan yedi sözleşme ile) davalı tarafından davacı şirkete teslim edilecek ürünlere ilişkin verildiği ancak davalı şirketin (0-14 yaş arası çocuk kıyafetleri) ürünleri davacı şirkete teslim etmediği, bu nedenle davalı tarafından teslim edimi ile yükümlülüğünün yerine getirilmediği iddiasıyla çeklerin bedelsiz kaldığının tespiti, çeklerin iptali, davacının borçlu olmadığının tespitine yönelik açılan menfi tespit davasıdır.Cezaevinden gelen son cevabi yazıda davalının 20/09/2023 tarihinde tahliye edildiği bildirilmekle davalı asile 26/03/2024 tarihli duruşma günü ile dava dilekçesi ve ekleri 02/03/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup cevap dilekçesi sunulmamıştır.Dava konusu ... seri nolu çekin ... tarafından ibraz edildiği, ödeme yapılmadan müşteriye iade edildiği, ... seri nolu çekin .... Şti. tarafından ibraz edildiği ve karşılıksız çek işlemi yapıldığı, ... seri nolu çekin ... tarafından ibraz edilmiş olması nedeni ile ödeme yasağı kaldırılarak karşılıksız çek işlemi yapıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu her üç çekin dava dilekçesi ekinde davacı tarafça sunulan sözleşmeler gereğince dava dışı ... Şti. adına bu şirketin yetkilisi davalı asile teslim edildiği, davalı asilin bu çekleri şirket adına aldığı, dava dilekçesi anlatımında da çeklerin şirket adına verildiğinin açıklandığı, yine çeklerdeki ciro silsileleri incelendiğinde çeklerde dava dışı .... Şti.'nin cirosunun bulunduğu görülmekle davalı asil yerine husumetin dava dışı .... Şti.'ne yöneltilmesi gerektiğinden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında mal alımından kaynaklı anlaşma yapıldığını, bu anlaşmanın gereği ... tarafından yerine getirilmediğini, teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ...'ın davalara konu çekleri müvekkiline teslim etmediği gibi kötüniyetli olarak 3.kişilere ciroladığını, malların teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğu gibi aynı zamanda vermiş olduğu çeklerin vadesinin gelmesinden dolayı zor durumda kaldığını, nitekim aynı çekle ilgili çekin cirolanması nedeniyle muhatap değiştiğini, çekin ilgili bankada takasa konulduğunu, yerel mahkemece taraflar arasında imzalanan 19.10.2022 tarihli sözleşme incelenmeden karar verildiğini, bu sözleşme gereğince ... tarafından ...'a verilecek ürünlere ilişkin çeklerin alındığı, ancak ürünlerin teslim edilmediği, ...'ın teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği, teslim edilmeyen ürünler nedeniyle borçlu olduğu, ...'ın iş bu çekler sebebiyle borçlu olmadığı, çeklerin karşılıksız kaldığı iş bu çeklerden dolayı bizzat ...'ın sorumlu ve borçlu olduğu hususlarının düzenlendiğini, ...'ın iş bu sözleşmeye bizzat imza attığını, bu sözleşmede tarafların .... Şti., ....Şti.ve bizzat ... olduğunu, dolayısıyla ...'ın şahsi sorumluluğu olduğunun açıkça ortada olduğunu, iş bu sözleşme ve dava konusu çekler incelendiğinde çekin asıl borçlusunun 19.10.2022 tarihinde imzalamış olduğu borcun kabulü ile 3.kişilere karşı müvekkilinin değil ... ın bizzat sorumlu olduğunu gösterir taahhütname bulunduğunu, teslim edilmeyen çekler karşılığında müvekkiline asıl sözleşme esas alınarak teslim edilen teminat senedi (bono) dosyaya sunulduğunu, mahkemece husumetin dava dışı .... Şti.'ne yöneltilmesi gerektiği belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamına sunulan 19.10.2022 tarihli sözleşmeye, taahhütname ve sair evraklar nazara alındığında ...'ın hukuken taraf konumunda olduğunun açık olmakla yerel mahkeme kararın kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve müvekkilin dava konusu çekler nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Dava, İİK'nın 72.maddesi uyarınca, dava konusu çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, davalı ve davalının yetkilisi olduğu şirketler ile arasında ticari bulunduğunu, bu kapsamda dava konusu çeklerin davalıya avans olarak teslim edildiğini, ancak malların teslim edilmediğini ileri sürerek, dava konusu çekler sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. ... Şubesine ait, ... seri nolu, 25.10.2022 tarihli, 200,000 TL bedelli çekin incelenmesinde; keşidecisinin davacı ..., lehtarının dava dışı .... Şti.olduğu görülmektedir. ...Şubesine ait, ... seri nolu, 27.10.2022 keşide tarihli, 200.000 TL bedelli çekin incelenmesinde; keşidecisinin davacı ..., lehtarının dava dışı .... Şti.olduğu görülmektedir. ...Şubesine ait, 30.10.2022 keşide tarihli, ... seri nolu, 100.000 TL bedelli çekin incelenmesinde ise; keşidecisinin davacı ..., lehtarının dava dışı .... Şti.olduğu, çeklerin lehtar şirketlerin yetkilisi olduğu anlaşılan davalı tarafından teslim alındığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından sunulan ''Sözleşme'' başlıklı 19.10.2022 tarihli belgenin incelenmesinde; dava konusu çeklerin davalı tarafından teslim alındığının, ürünlerin teslim edilmediğinin, çeklerin iade edilmediğinin, çeklerden kaynaklı davalı ...'ın bizzat kendisinin asıl borçlu olduğunu, tüm faiz ve feri tüm borçlardan hem ..., hem de çekin el değiştirdiği üçüncü kişiler yönüyle borcun tamamının bizzat kendisine ait olduğunun belirtildiği, belgenin altının .... Şti., .... Şti.ile davalı ... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Taraf sıfatı, dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir davanın tarafları o davada gerçekten davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme, dava konusu hakkın esası hakkında inceleme yapıp karar veremez; davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilir. Taraf sıfatı bir dava şartı değildir. Çünkü sıfat, usul hukuku sorunu olmayıp dava konusu hakka ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Sıfat yokluğu bir defi olmayıp davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Somut olayda, keşideci olan davacının borçlu olmadığının tespitini talep ettiği çeklerde lehtarın, .... Şti.ile .... Şti. olduğu, davalı ...'ın bu iki şirketin yetkilisi olduğu, menfi tespit talebi bakımından çekte ciranta sıfatı bulunmayan davalının pasif husumeti olmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple mahkemece davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Davacının dayandığı 19.10.2022 tarihli sözleşmede davalının çeklerden doğan sorumluluğun kendisine ait olduğunu beyan etmesinin kendisinin taraf sıfatı kazanmasına sebep olmaz. Bu nedenle, davalının 04.11.2022 tarihli davayı kabul ederim şeklindeki beyanına da hukuki sonuç atfedilemez. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 05.03.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.