Davacı, dava dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... 27.06.2025 tarihinde yapılan son genel kurul toplantısında yönetim kuruluna seçildiğini, ancak eski yönetim kurulu üyelerinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 73. maddesine aykırı olarak defter ve belgeleri kendisine teslim etmediğini, konu ile ilgili davalılara noter vasıtası ile ihtarname çekildiğini, görev süresi sona eren eski yönetim kurulunun, defter ve evrakları yeni yönetime teslim etmeyerek tescil sürecini engellediğini, bu durumun, yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesini zorlaştırdığını, eski yönetimin bununla da kalmayarak 11.08.2025 tarihinde kimseden izin almadan ve yetkisiz olarak tekrar genel kurul seçim kararı aldığını, davalıların yetkisiz olarak almış olduğu bu kararın iptali gerektiğini ileri sürerek, yetkisiz şekilde alınan 11.08.2025 tarihli genel kurul toplantısı kararının iptaline karar verilmesini, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, şirket yönetim kurulu kararının iptaline ilişkindir. Her ne kadar davacı toplantıya çağrı kararının iptalini talep etmiş ise de bu bir yönetim kurulu kararı olduğundan dolayı esasen dava yönetim kurulunun kararının iptali davasıdır. Ancak gerek ticaret sicil kayıtlarından gerekse duruşmadaki beyanlardan; kooperatifinin 27/06/2025 tarihinde genel kurulunun gerçekleştiği, bu genel kurul toplantısında kooperatifin yönetim kurulunun seçildiği, söz konusu bu kararın ticaret siciline de tescil edilmiş bulunduğu, davacının iddiasının aksine 27/06/2025 tarihli genel kurul kararının ticaret sicilde tescil edildiği; bilahare 11/08/2025 tarihinde genel kurulun gerçekten toplandığı, burada davalılardan ... ve ...'nin yeniden yönetim kuruluna seçildiği, ... yerine ise bir başkasının yönetici seçildiği ancak 11/08/2025 tarihli genel kurul kararının ticaret sicili tarafından tescil edilmediği, tescil talebinin reddedildiği belirlenmiştir.Davacının talebi 11/08/2025 tarihli genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin yönetim kurulu kararını iptal ettirmek ve 11/08/2025 tarihli genel kurul toplantısına engel olmaktır. Bu toplantı yapılmış olup, bu nedenle dava konusuz kalmıştır; kaldı ki davacının istemediği 11/08/2025 tarihli genel kurulda alınan kararlarda ticaret sicilde tescil ettirilememiş, uygulamaya geçirtilememiştir. Bu nedenle de davaya devamda hukuki menfaat kalmamıştır. Bu nedenle dava konusu kalmadığından mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.

Karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği zaman yargılama gideri ve vekalet ücretleri dava anındaki haklılığa göre belirleneceğinden; mahkememizce bu konu incelenmiş; davacı tarafın 27/06/2025 tarihli genel kurul kararının ticaret sicile tescil ettirilemediğini bildirmesine rağmen esasen tescil ettirildiği; söz konusu tescilin davadan önce gerçekleştiği nazara alınarak yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmış, kendisini vekille temsil ettiren ...'nin lehine de vekalet ücreti takdir edilmiştir." gerekçesiyle, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, kendisinin davanın açılmasına yol açtığı gerekçesiyle yargılama gideri ve vekâlet ücretini davalı ...'ye ödemem gerektiğine karar verilmiş ise de, mahkemece "karar verilmesine yer olmadığı" yolunda verilen kararın, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu tespitini içeren bir karar türü olmadığı gibi, davanın taraflarından herhangi birinin haklılığı ya da haksızlığını ortaya koyacak nitelikte bir karar da olmadığını, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğinde vekalet ücretine davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre karar verileceğini, bu itibarla, yargılama sonucunda tarafımın haksız çıktığı veya davalının haklı olduğu sonucunu çıkarmak mümkün bulunmadığından, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin tarafına yüklenmesinde hukuki isabet bulunmadığını, davanın konusuz kalması halinde vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre belirleneceğini, Yargıtay kararlarının da böyle olduğunu, kendisinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bilakis kendisinin hukuka aykırı bir işlemle karşı karşıya kaldığını, davayı haklı gerekçelerle açtığını, buna rağmen mahkeme, hiçbir hukuki değerlendirme yapılmadan, soyut hakkaniyet gerekçesiyle aleyhine vekâlet ücretine hükmettiğini, HMK'nın 333.maddesi gereğince, mahkemece mecburen davanın açıldığı andaki haklılık durumunun incelemedi gerektiğini, davanın konusuz kalmasına hangi tarafın sebebiyet verdiğini tespit edilmesi, giderlere buna göre hükmedilmesi gerektiğini, ancak ilk derece mahkemesinin bu incelemeyi yapmadığını, somut değerlendirme yerine soyut ve denetime kapalı bir “hakkaniyet” söylemiyle hüküm kurduğunu, bu durumun, kanun hükmünün yok sayılması ve takdir yetkisinin keyfi kullanılması olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Dava, dava dışı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ...yönetim kurulunun 11.08.2025 tarihinde olağan genel kurul toplantısı yapılmasına yönelik kararının iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, dava dışı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... 2024 yılına ait 27.06.2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi seçildiğini, davalıların Kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olduğunu, genel kurul kararı sonrasında davalıların Kooperatifin defter ve belgelerinin kendisine teslim etmediğini, bunun yanında 11.08.2025 tarihinde yeni 2024 hesap yılı için yeni bir genel kurul toplantısı yapılması kararı alarak çağrı kağıdı gönderdiğini ileri sürerek, 11.08.2025 tarihinde yeni bir genel kurul toplantısı yapılması yönündeki yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamında 11.08.2025 tarihinde genel kurul toplantısı yapılmasına dair bir yönetim kurulu kararının bulunmadığı, ancak davacıya dava dışı kooperatif kaşe ve imzası ile gönderilen ve 11.08.2025'de genel kurul toplantısı yapılacağı bilgisini içeren çağrı kağıdının gönderildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının 11.08.2025 tarihinde yeni bir genel kurul toplantısı yapılmasına dair yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Taraf sıfatı (husumet) dava konusu sübjektif hakka (maddi hukuk sorunu) ilişkindir. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (davacı sıfatı- aktif husumet ehliyeti) o hakkın sahibine ait olup hakkını o hakka uymakla yükümlü kişiden (davalı sıfatı-pasif husumet ehliyeti) isteyebilir. Sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu, daha açık bir ifadeyle bir davada davacı ve davalı sıfatlarının kimlere ait olduğu hususu, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin olması nedeniyle maddi hukuk sorunudur ve mahkemece resen nazara alınır.Somut olayda, davacının, dava dışı kooperatifin 11.08.2025 tarihinde genel kurul toplantısı yapılmasına dair alınan yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Yönetim kurulu, dava dışı olan ve tüzel kişiliği haiz kooperatifin organıdır. Bu durumda eldeki davanın, kararı alan ve koperatifin organı olan yönetim kurulu üyelerine değil, kooperatif tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekmektedir. Bu sebeple davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddi gerekirken, bu husus gözden kaşırılarak işin esasına girilmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi usule aykırı olmuştur. Bu durumda, davacı vekilinin istinaf sebepleri yernde görülmemekle birlikte Dairemizce resen gözetilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. Dava pasif husumet sebebiyle reddedildiğinden, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de davacıya yüklenmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33,355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesini istinaf konu kararının yukarıdaki gerekçeyle resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
HMK'nın 33,355 ve 353/1.b.2 hükümleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-Davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine,

2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,6 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden, AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı ...'ye verilmesine,

6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:
a) Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harçlarının ise talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince, davacıya iadesine,
b)Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara tebliğine,

8-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 33,355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 05.03.2026 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.