Zayi belgesinin verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari defterlerinin incelenmek üzere ...'ya gönderildiğini, söz konusu incelemeden sonra ticari defter ve kayıtların teslim alındığını, ancak yaşanan mali müşavir değişikliği nedeniyle söz konusu defterlerin kaybolduğunu belirterek, zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " ...Dava; Zayi belgesi verilmesi davasıdır...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça ortaklar pay defterinin kaybolduğu belirtilerek zayi belgesi verilmesi talep edildiği, kural olarak basiretli tacirin ticari defter ve belgelerinin muhafaza ve korunması için gereken önlemleri alması gerektiği, davacı tarafın defterlerini özenle koruması gerektiği, davacının ileri sürdüğü hususun TTK'nın 82/7. maddesinde sayılan sebeplerden de olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir."gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin zayi olma nedenlerini sınırlı sayıda düzenlenmiş gibi değerlendirdiği ni, maddenin lafzı ve sistematiği incelendiğinde zayi hâlleri bakımından bir sınırlama öngörülmediğini, zayi belgesinin 15 gün içerisinde değil 30 gün içerisinde talep edilebileceğini, müvekkili şirkete ait ticari defterlerin incelenmek üzere ...’ya gönderildiğini, yapılan inceleme sonrasında ticari defterler ve kayıtların teslim alındığını, ancak mali müşavir değişikliği nedeniyle anılan defterlerin daha sonra kaybolduğunu, bu durumun, müvekkilinin bilgi, irade ve kontrolü dışında gerçekleştiğini, defterlerin zayi olmasında müvekkiline atfı kabil bir kusur veya sorumluluk bulunmadığını, müvekkilinin her hâlükârda tedbirli bir tacir gibi hareket etmiş olmasına rağmen zayi olayının önüne geçemediğini, mahkemenin herhangi bir inceleme yapmaksızın hazır gerekçelerle karar vermesinin hukuka uygun olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Talep, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Mali müşavirler, kendilerine tevdi edilen defter ve belgeleri işlerinin gerektirdiği süre içinde iyiniyetle muhafaza etmek ve işin bitiminde de defter sahibine iade etmek zorundadırlar. Davacı vekili, müvekkili şirketin 2022-2023 envanter, 2022 yılına ait kebir ve yevmiye defterlerinin kendisine teslim edilen dava dışı mali müşavirlerinin elinde bulunduğu sırada mali müşavir değişikliği nedeniyle zayi olduğunu iddia etmiştir. Dava, mali müşavire teslim edilen ticari defterlerin, mali müşavir değişikliği aşamasında zayi olduğunu iddia etmektedir. TTK'nın 82/7. maddesinde zayi belgesi verilebilmesi için aranan zayi halleri tahdidî olarak sayılmamıştır. Zayi olayının, tacirin engelleyemeyeceği bir olaydan ve tacire atfedilecek bir muhafaza kusuru olmaksızın gerçekleşmiş olması yeterlidir. Ancak, dosya kapsamı ile davacı tarafça zayi olduğu iddia edilen defterlerin şirketin mali müşavir değişikliği sebebiyle mali müşavirler elinde kaybolduğu dava dilekçesinde beyan edilmiş ise de buna ilişkin delil ibraz edilemediği gibi davacı ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğüne uygun davrandığını yani basiretli bir tacir gibi davrandığını kanıtlayacak delil göstermemiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.03.2017 tarihli ve 2015/13372 Esas, 2017/1346 Karar sayılı kararı).Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı tarafça ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;