YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR NO: 2025/849
HAKİM: ......
KATİP: ......
DAVACI: ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI:
1- ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI:
2- ......
VEKİLLERİ: Av. ......
Av. ......
Av. ......
Av. ......
Av. ......

Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR Y.TARİHİ: 02/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

I-İDDİALAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ......Bayisinden 2 adet araç satın aldığını, araçların teslimi, müvekkili şirketin adresine 24/01/2025 tarihinde sevk edilerek yapılarak teslim edildiğini, teslim edilen araçlardan birinin ...... model, ... model, mavi renk, elektrikli aracın arka sağ kapısının renginin farklı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket yetkilisi tarafından durumun fark edilmesi üzerine satış şubesi ile görüşüldüğünü ancak fabrika çıkışlı olduğu ve herhangi bir iade yada bedel indirimine gidilemeyeceğinin şifahen bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından sonuç alınamaması üzerine ihtarname gönderildiğini, ayıplı araç için ......A.Ş. ... yolu şubesi yetkili servisine götürüldüğünü ve 11.02.2025 tarihinde "kabul iş emri " düzenlendiğini, ancak ayıba yönelik herhangi bir onarım veya düzeltme işleminden bahsedilmediğini, müvekkili şirketin aracın ayıplı olması nedeniyle değer kaybına uğradığını, müvekkilinin zararından davalıların sorumlu olduğunu belirterek araçtaki ayıp nedeniyle oluşan gerçek değer kaybının bilirkişi incelemesi ile belirlenerek, bu bedelin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ...... Mahkemesi olduğunu, davada görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu aracın ithalatçısı, distribütörü yada üreticisi olmadığını, müvekkili şirketin üretici, ithalatçı, distirübütüre olmaması sebebiyle üretim kaynaklı olduğu iddia edilen davacı taleplerinin müvekkili şirkete yöneltmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı aracında herhangi bir ayıbın bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından davacı tarafından aracın kontrol edilmiş ve tam eksiksiz şekilde olduğunun teyit edildiğini, söz konusu aracın davacıya satım işini tam ve eksiksiz biçimde tesliminin gerçekleştirildiğini, davacının iddia ettiği ayıbın var olduğu varsayımları dahi söz konusu ayıbın üretim kaynaklı mı yoksa kullanım esnasında meydana gelenin belirsiz olduğunu, davacı şirketi dava konusu aracın 2 yıla yakın süre sebeplerle de arıza vermesinin olası olduğunu savunmuş öncelikle görev, yetki, zamanaşımı, husumet, hak düşürücü süre ile sair tüm usuli itirazların değerlendirilerek davanın usulden reddine, esasa ilişkin olarak da haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... marka araçların ve bu araçların yedek parçalarının ithalatçısı olup, ... marka araçların pazarlanması, dağıtımı ve bu araçlar için satış sonrası hizmetlerinin yetkili satıcı, yetkili servis ve yetkili yedek parça satıcıları kanalıyla sağlanması hususunda faaliyet gösterdiğini, müvekkil Şirket, üretici/imalatçı ya da satıcı sıfatını haiz olmadığını, Müvekkili Şirketin yalnızca ithalatçı/distribütör firma sıfatını haiz olup, huzurdaki davanın Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereğince Müvekkil Şirkete yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili aracın ithalatçı firması (distirbütör) konumunda olduğu, işbu nedenle kendilerine herhangi bir husumet yöneltilemeyeceğini, gizli ayıp ihbarının süresi içerisinde yapılmadığını, ilgili davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, iddiaların soyut nitelikte oluğunu, ayıbı kabul anlamına gelmemekle birlikte boya kalınlığının yasal sınır içerisinde kaldığını savunmuş davanını usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.

2.İhtarname örneği.

3.Fatura örnekleri.

IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava, değer kaybı istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Görev konusu dava şartı olup, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında, talep halinde veya resen incelenebilir. Mahkememizde açılan bu davada öncelikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığı ve ticaret mahkemesinin bu davada görevli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur.
6502 sayılı Kanunun 3/1-(k) maddesinde tüketici, "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden" gerçek veya tüzel kişi; tüketici işlemi ise "Mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına hareket eden kişilerle tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tarif edilmiştir.
Bu nedenlerle, mal veya hizmet alımına dair bir ilişkinin Tüketici Kanunu kapsamında kabul edilebilmesi için, satıcı/sağlayıcı kişinin "Ticari veya mesleki amaçla hareket eden" bir kişi, mal veya hizmet alan kişinin ise ticari veya mesleki amaçla hareket "etmeyen" bir kişi olması ve taraflar arasında sözleşme veya hukuki işlem bulunması gerekmektedir.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukukî işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için tarafların arasındaki işlemin tüketici işlemi olması gerekir.
Somut olayda, dava, satın alınan araçta gizli ayıp bulunduğundan bahisle araçtaki gizli ayıbın tespiti, dava konusu aracın değer kaybının tahsiline ilişkindir. Davaya konu ... plakalı aracın ruhsatından aracın cinsinin otomobil( ......), kullanım amacının “yolcu nakli -hususi” olarak kayıtlı bulunduğu, bu halde uyuşmazlığın; görev olarak ticari dava sayılmaması nedeniyle konusu itibariyle mutlak ticari davalardan olmadığı ve yerleşik yargısal kararlar dikkate alındığında; dava konusu işlemlerin ve uyuşmazlığın tüketici işlemine yönelik olduğu ve davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1 ve 20 maddeleri uyarınca, görevli ...... Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
2) Görevli Mahkemenin, Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine;
3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle, kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın, görevli olan ...... Tüketici Mahkemesine gönderilmesine;
4) İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) ihtarına;
Dair davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ......Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 01/12/2025 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 01/12/2025