İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Vekil eden şirket tarafından davalı hakkında, Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılarak davalıdan ticari satımdan kaynaklanan faturaların, alacak bedellerine ilişkin bakiye alacak bedelinin tahsili talebinde bulunulduğunu, davalı tarafın ise 12.08.2025 tarihli borca itiraz dilekçesi ile borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş olduğunu ve itiraz üzerine takibin durduğunu, davalının itirazlarının usul ve yasaya aykırı olup iptali gerektiğini, vekil eden ile davalı arasında 12.05.2023 tarihinden itibaren süreklilik arz eden bir ticari ilişki kurulduğunu, bu kapsamda vekil eden şirketin, davalıya muhtelif triko ürünleri (yaka, kol, manşet, polo, iplik, kemer vs.) sattığını, taraflar arasında aksi kararlaştırılmadığından satışların bedeli peşin olarak ödenmesi gerekirken, davalı çoğu kez edimini yerine getirmediğini, vekil eden şirkette taraflar arasındaki ticarete duyduğu saygı nedeniyle bu durumu idare ettiğini, davalının son dönemlerde vekil eden şirkete karşı ödeme yapmamasına rağmen triko parçalarını istemeye devam etmesi üzerine vekil eden şirketin davalıya karşı triko parçalarının satışını durdurduğunu ve kalan bakiye alacağın ödenmesini talep ettiğini, davalı ise aldığı malzemelerin bedellerini ödemesi konusunda çeşitli bahaneler ileri sürerek hiçbir ödeme yapmadığını bu suretle vekil eden şirketi zarara uğrattığını, davalının, Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle, fiili ödeme tarihindeki USD kuru üzerinden davalıdan tahsiline ve takibin devamına, davalının kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere takdir edilecek icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava, cari hesap alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davaya konu Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı takip dosyası uyaptan dosyamız arasına kazandırılmış olmakla, icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 20.817,00 USD asıl alacak ve 167,22 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.984,22 USD alacağın tahsili talebine ilişkin başlatıldığı, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Dava konusu uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağına istinaden başlatılan Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği, davacının takip tarihi itibariyle alacağı olup olmadığı, varsa asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının tespiti davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur.
Anılan değişikliğin gerekçesinde, yapılan yeni düzenlemede alacaklının yabancı para alacağının Türk Parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyorsa bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para alacağına ilişkin faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esası getirildiği ifade edilmiştir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 24/02/2025 tarih, ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile; ".... İİK'nın 58/3. maddesinde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60/1-1. maddesinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı)...." gerekçesi ile takip talebinde talep olunan yabancı para alacağın Türk parası ile tutarı ve yabancı para alacaklarında alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin gösterilmesinin gerekip gerekmediği hususundaki uyuşmazlık giderilmiştir.
Takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Ancak, yabancı para alacağın karşılığı Türk Lirası’nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasaca zorunlu kılınmıştır. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkemece re’sen gözönüne alınması gerekir (HGK’nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E, 1999/301 K. sayılı kararı).
İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Bu sebeple, davalı hakkında açılan işbu dava yönünden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir. (İstanbul BAM 43.Hukuk Dairesi'nin 30/12/2021 tarihli, 2021/2153 Esas, 2021/1638 Karar sayılı ilamı)
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/2. maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı olduğu ve HMK'nın 115/2. Maddesinde de, mahkemece giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Usulüne uygun bir icra takibinin bulunması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, HMK'nın 115/1. Maddesine göre ise, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın kendiliğinden araştırır. Takip talebinde ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunmaması nedeniyle davanın, 6100 sayılı HMK'nun 114/2 fıkrası gereğince özel dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 fıkrası gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın, 6100 sayılı HMK'nun 114/2 fıkrası gereğince özel dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 fıkrası gereğince USULDEN REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 10.454,78 TL harcın mahsubu ile artan 9.839,38 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,

3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK M.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE,

6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/12/2025