İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "...Müvekkil şirket ile dava dışı üçüncü şahıs olan ... T.C. Kimlik numaralı... arasında Kayseri ... Noterliğinin 03.03.2025 tarihli ... Yevmiye Numaralı Alacağın Devri Sözleşmesi (EK-1) imzalanmıştır. Söz konusu sözleşmede yer alan; "Ben devir eden olarak...vergi numaralı İzmir Büyükşehir Belediyesi isimli kurumda bulunan 07.02.2025 tarih ve ... Fatura numaralı 6.083.864,64 TL tutarlı faturanın sadece 1.000.000,00 TL alacağımın Türk Borçlar Kanununun ilgili maddelerine göre ...Lastik ve Petrol Ürünleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi isimli şirkete devir bedeli olan 1.000.000,00 TL bedelli borcuma karşılık devrettim. Devir ettiğim şirketin devre konu alacağımı... vergi numaralı İzmir Büyükşehir Belediyesi isimli kurumdan talep ve tahsil etmeye yetkili olduğunu kabul ve beyan ederim." şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.İşbu düzenleme doğrultusunda davalı Belediye ile dava dışı... arasında akdedilen 10.10.2024 tarihli Suni Çim Halı, Halı Saha Tavan Kaplama Filesi, Yürüyüş ve Koşu Yolu İçin Sentetik Zemin Kaplama Alımı Sözleşmesi kapsamında elde etmiş olduğu hakedişine ilişkin olarak 07.02.2025 tarih ve ...Fatura numaralı 6.083.864,64 TL tutarlı fatura kesilmiş işbu faturaya konu bedelin 1.000.000,00 TL'lik kısmı müvekkil şirkete temlik edilmiştir. Yukarıda belirtilen temlik sözleşmesinin akdedilmesinin ardından bahsi geçen sözleşme davalı Belediyeye ihbar edilmiş, işbu ihbara karşı davalı Belediye tarafından müvekkil şirkete yazılan 30.04.2025 tarihli ve ...Sayılı yazı ile; "İlgili temlik ihbarında yemlik eden ...'ın Suni Çim Halı, Halı Saha Tavan Kaplama Filesi, Yürüyüş ve Koşu Yolu İçin Sentetik Zemin Kaplama Alımı işinden doğmuş 1.000.000,00 TL temliği kayıtlarımıza alınmış olup firmanın söz konusu alacağı üzerinde idaremize bildirilmiş herhangi bir haciz, rehin temlik ya da takyidat bulunmamaktadır. Ancak ödeme sırası geldiğinde temlik verenin varsa Belediyemize borcu temlik veren ve temlik alana ait vergi dairesinden alınmış vergi borcu yoktur yazısı ile SGK kurumundan alınacak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 90. Maddesinin ikinci fıkrasına istinaden, hakediş ödemeleri için ihale makamına ibraz edilmek üzere düzenlenen belgenin Müdürlüğümüze teslimi halinde yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan tutar ... Lastik ve Petrol Ürünleri Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. Türkiye...Bankası T.A.O. nezdindeki TR... IBAN nolu hesabına yatırılacaktır." şeklinde açıklamalarda bulunulmuştur. İşbu yazının ardından gerek müvekkil şirket gerekse dava dış... tarafından, bahsi geçen yazıda belirtilen borcu yoktur yazıları davalı Belediyeye gönderilmiştir . Ancak davalı Belediye tarafından müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Davalı Belediye tarafından müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine tarafımızca İzmir ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasıyla icra takibine geçilmiş ancak davalı Belediye tarafından yapılan haksız itiraz sebebiyle takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Ayrıca, tarafımızca işbu dava açılmadan önce, söz konusu uyuşmazlığın çözülmesi amacıyla zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulmuşsa da, yapılan arabuluculuk toplantısında anlaşma sağlanamadığından tarafımızca işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olmuştur. Söz konusu arabuluculuk tutanağı işbu dava dilekçemiz ekinde mevcuttur. Davalı Belediye tarafından davaya konu icra takibine yapılan itirazın ardından, müvekkil şirket hesabına bahse konu alacağa ilişkin olarak 14.07.2025 tarihinde 603.580,21 TL ödeme yapılmıştır İşbu ödemenin yapılması üzerine tarafımızca icra dosyasına haricen tahsil bildiriminde bulunulmuştur. Ancak yapılan bahse konu kısmi ödeme dışında herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Yüksek Mahkeme kararları kapsamında, İtirazın iptali davası açılmasından önce borcun kısmen ödendiği hallerde alacağın varlığının dava tarihi gözetilerek belirlenmesi ve takibin devamına dava tarihi itibariyle belirlenen miktar üzerinden imkan sağlayacak şekilde hüküm kurulması gerekmektedir. Açıklamış olduğumuz hususlara ilişkin olarak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin... Karar ve 19.02.2025 Tarihli içtihadında "...Dava dilekçesinde, icra takibine itiraz edildikten sonra ancak dava açılmadan önce 25/09/2020 tarihinde 5.350,00 TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir. İtirazın iptali davası açılmasından önce borcun kısmen ödendiği hallerde alacağın varlığının dava tarihi gözetilerek belirlenmesi ve takibin devamına dava tarihi itibariyle belirlenen miktar üzerinden imkan sağlayacak şekilde hüküm kurulması gerekmektedir..." şeklinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin... Karar ve 12.09.2022 tarihli kararında "...Diğer yandan, icra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK 100. maddesine göre, yapılan kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faiz, takip masraflarına, ferilere mahsup edileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce icra dosyası üzerinde işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında mahkemece bir karar verilmesi gereklidir.TBK 100 gereği yapılan ödeme öncelikle ferilere mahsup edileceğinden, dava tarihi itibariyle kalacak miktarın daima asıl alacak olacağı da gözönünde bulundurulmalı, dava tarihi itibariyle hesaplanan alacağa göre hüküm verilmelidir. Buna göre TBK'nun 100. Madde uyarınca yapılan kısmi ödemelerin ödeme tarihleri itibariyle alacak tutarı ferileriyle birlikte hesaplanarak öncelikle ferilerinden mahsup edilmek suretiyle kalan bakiyeye karara verilmesi gerektiği, ancak bu yolda bir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, belirtilen şekilde hesaplama yaptırılarak sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün HMK 353(1)a-6 gereği kaldırılmasına karar verilmiştir..." şeklinde, Yargıtay.. Hukuk Dairesi'nin 07.04.2014 T.... K. Kararında özetle "...Öte yandan, kural olarak kısmi ödemeler öncelikle alacağın fer'ilerinden düşülür (mülga 818 sayılı BK.'nın m.84,6098 sayılı TBK.'nın m.100). Yine alacaklı haklı bulunduğu takdirde takip giderlerinin de hüküm altına alınması gerekeceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Görüleceği üzere Sayın Mahkemeniz tarafından yapılacak bilirkişi incelemesinde TBK'nın 100. Maddesi dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği kuşkusuzdur..." şeklinde açıklamalarda bulunulmuştur. Bu sebeple de tarafımızca eldeki dava, takip çıkış miktarı olan 1.000.000,00 TL bedelden ödeme miktarı olan 603.580,21 TL'nin mahsup edilmesi ile ortaya çıkan bedel üzerinden açılmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere, davalı Belediye icra takibine konu borcu kabullenerek müvekkil şirket hesabına icra takip tarihi olan 30.06.2025 tarihinden sonra kısmi ödemede bulunmuştur. Bunun öncesindeyse müvekkilin haklı alacağının tahsilini sağlamak için açmış olduğumuz icra takibine borcun mevcut olmadığı iddia edilerek haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz edilmiştir. Sayın Mahkemenizin de takdirinde olacağı üzere, davalı Belediye müvekkile olan borcunu ödememek amacıyla icra takibine kötü niyetli şekilde itirazda bulunmuş olup, işbu davamızın kabulüne karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olmuştur. Borçlunun; haksız ve hukuka aykırı, icra takibini sürüncemede bırakmak maksadı ile kötüniyetli olarak yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE VE TAKİBİN DEVAMINA KARAR VERİLMESİNİ, Davalı tarafın, dava ve takip değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATINA MAHKUM EDİLMESİNİ,
3-) Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.

Davalı tarafların cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.

Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” Ticari Dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri Mutlak Ticari Davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar Nispi Ticari Davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Eldeki Uyuşmazlıkta; ihtilafa neden olan sözleşmenin hizmet alım sözleşmesi olarak adlandırıldığı, özü itibariyle eser sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Eser sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen sözleşmelerden olması nedeniyle eldeki dava Mutlak Ticari Dava olarak nitelendirilemeyecektir. Davacı taraf tacir olup, davalı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının ise tacir olmadığı nazara alındığında davanın Nisbi Ticari Davanın koşullarını da taşımadığı görülmektedir.
Davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi tacir sıfatını taşımadığı gibi dava konusu da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden, 6102 sayılı TTK'nın 4/1 maddesi hükmünce, davayı ticari dava saymak ve Asliye Ticaret Mahkemesini görevli kabul etmek mümkün değildir. Davacı ve davalılardan birinin tacir olması davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesini gerektirmemektedir. Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
TTK'nun 5. maddesine göre davanın mutlak ticari davalardan olması veya her iki tarafın tacir ve açılan davanın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunması halinde açılan davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içinde olacağı, açılan davanın ise ticari davalardan olmadığı, dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda mahkememizce, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

1-.Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1-c,115/2 madddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,

2- HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,

3- Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 01/12/2025