Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ... San. Tic. Ltd. Şti. yayıncılık sektöründe faaliyet göstermekte olup Türkiye çapında bu faaliyetini sürdürdüğünü, Ticari faaliyetleri çerçevesinde çekle ödemeler yapan ve çek kabul eden .... San. Tic. Ltd. Şti'nin hamiline yazılan ve teslim edilen ve sonrasında müvekkil şirket tarafından cirolanarak imzalanan aşağıda bilgileri verilen bir adet çek, müvekkili zilyedliğinde zayi olduğunu, Müvekkili hamiline yazılan işbu çekin arkasına kaşe ve imza atarak usulüne uygun ciroladığını, ... Bankası .... Şubesi,Keşidecisi ... olan, hamiline olarak ... Paz. Ltd.Şti olan verilen ve arkasına müvekkil şirket tarafından usulüne uygun ciro yapılan, 200.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek zayi olduğunu, Müvekkili elinde iken, yukarıda bilgileri verilen çek müvekkili tarafından kaybettiğini, çalınma şüphesi de bulunduğunu, Zayi olan çekin üçüncü şahısların eline geçmesi halinde müvekkili ve müvekkilinin çalıştığı çek sahibi şirketin mağdur olacağı açık olduğu, Bu nedenle kötü niyetli üçüncü kişilerin haksız şekilde yararlanarak sebepsiz zenginleşmesinin önlenmesi ve müvekkili mağdur olmaması için ihtiyati tedbir kararı verilerek zayi olan çek için ödeme yasağı konulmasını, kayıp nedeniyle çekin iptaline karar verilmesi amacıyla iş bu davayı açma zaruretimiz hasıl olduğunu, davanın kabulü ile, öncelikle dava konusu çekin ödenmesini önlemek için ivedilikle ödeme yasağı konulmasını, dava sonunda söz konusu çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, kıymetli evrak iptali istemine ilişkindir.
Kambiyo senetleri, 6102 sayılı TTK'nın 670 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu nedenle, TTK'da düzenlenmiş olan kambiyo senedinden kaynaklanan hukuk davaları, mutlak ticari dava olup aynı Kanunun 5/1. maddesi gereğince uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 651/2. maddesi “Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir.” Aynı kanunun 818. maddesinin atıf yaptığı 757/1. Maddesi ise “İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.” hükmünü haizdir. Senedin iptaline karar verilebilmesi için senedin ziyaı sırasında veya ziyaın öğrenildiği tarihte senet üzerinde hak sahibi bulunmak gerekir. Kıymetli evrak hukukunda senet üzerinde hak sahibi olmaktan anlaşılan, senede malik bulunmaktır.
HMK'nın 114/1. maddesinde dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında da "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü ile diğer kanunlarda dava şartlarına ilişkin düzenlemelerinde dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır.
HMK'nın 115. maddesi; "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklindedir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;

Dava konusu çeke ilişkin müdahale talebinde bulunan ... A.Ş vekili tarafından dosyaya sunulan müdahale dilekçesi sunulduğu anlaşıldı.
Duruşma sırasında talepte bulunanın beyanından, söz konusu çekin bedelinin ihtiyati haciz tehdidi altında ödendiği, talepte bulunanın duruşmadaki beyanı ve müdahale talebinde bulunanın dilekçesi dikkate alındığında çek ortaya çıktığının anlaşıldığı, çek istirdadı davası açmak için süre vermenin faydasının olmayacağı, zira talepte bulunan aleyhine yapıldığı iddia edilen icra takibi neticesinde çek bedelinin ödendiğinin beyan edildiği, bu nedenle çekin istirdadı davasının açılmasının beklenmesinin usul ekonomisi ile de bağdaşmayacağı dikkate alınarak talep hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Talebin REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,

3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine burakılmasına,

4- Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

5-Ödeme yasağı kararının kaldırılmasına, uygulanmış olması halinde bu konuda ilgili banka müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,

6-Hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması halinde teminatın iadesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere talep eden vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 01/12/2025